EntellektuelForum Forum Ana Sayfa EntellektuelForum

 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Eylemler

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    EntellektuelForum Forum Ana Sayfa -> İÇ SİYASET
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
admin
Site Admin


Kayıt: 31 Arl 2006
Mesajlar: 833
Konum: Belarus

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 6:22 pm    Mesaj konusu: Eylemler Alıntıyla Cevap Gönder

Kadıköy günlerdir susuz: Eylemler başladı
28 Eylül 2014



İstanbul'un kalbi sayılan ilçelerinden Kadıköy'de tam dört gündür sular akmıyor. Vatandaş isyan noktasına geldi, ilçede eylemler başladı.



Kadıköy belediyesi suların kesik olduğu bölgelerde yaşayanların ihtiyaçlarını gidermek için harekete geçti, 5 noktada tankerlerle su dağıttı.

Belediyenin dağıttığı kuyu suyunu almak için ellerinde damacanalarla su sırasına girenler, "Sular 4 gündür kesik, boruda arıza olduğunu söylüyorlar" dedi. Su almaya gelen Seher Kadıoğlu "Perşembe gününden beri sular kesik, kesinlikle oyalama taktiği uygulanıyor. Sebep olarak arızayı gösteriyorlar" diye konuştu.

EKİPLER ARIZA NOKTASINDA ÇALIŞIYOR

Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı ekipler kesintiye neden olan arıza yerinde çalışmalarını sürdürüyor. Söğütlüçeşme caddesi üzerinden geçen hatta yeni bir boru eklenmeye çalışılıyor. İSKİ'nin sitesinde Caferağa mahallesi'nde bir şebeke arızasının duyurusu yer alıyor.

Duyuruda arızanın bugün 20.00 sıralarında bitirilmesinin planlandığı bildiriliyor.

BORNOZLU EYLEM

"Caferağa Dayanışması" Moda Parkı'nda bir araya gelerek suların akmamasını protestı etti. Grup, "TOMA'ya değil Moda'ya su" ve "Susma Sustukça sular hiç gelmeyecek" şeklinde slogan atarken, bazı eylemcilerin ise bornozla eyleme katılması dikkat çekti. Bornozla eylem yapan vatandaşlar, 4-5 gündür suların kesik olması nedeniyle böyle bir eyleme katıldıklarını belirtti.
Cumhuriyet

Bolu'da Mirzabeyoğlu'na özgürlük eylemi
28 ARALIK 2012



28 Şubat post-modern darbesi sürecinde IBDA/C lideri olduğu iddiasıyla müebbet hapis cezası alan Salih Mirzabeyoğlu'na destek Bolu Cezaevi önünde toplanan grup Mirzabeyoğlu'nun yeniden yargılanmasını istedi.

Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda İBD-C davası hükümlüsü Salih Mirzabeyoğlu'na destek vermek isteyen grup eylem alanındaki barikatı aşmak isteyince kısa süre gerginlik yaşandı.

2001 yılından bu yana Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü bulunan Salih Mirzabeyoğlu'na destek için yurdun çeşitli bölgelerinden Bolu'ya gelen gruplar, F Tipi Cezaevi önünde eylem yaptı. Salih Mirzabeyoğlu'nun cezaevinde zor şartlar altında tutulduğunu ve yeniden yargılanması gerektiğini vurgulayan topluluk cezaevine yaklaşmak isteyince polisle gerginlik yaşadı.

Araya polis amiri ve gruptan bir şahsın girmesiyle gerginlik büyümeden yatıştırıldı. Grup daha sonra sessiz protesto yaptı.

28 Şubat Alt Komisyonu Başkanı AK Parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel, 'Hiçbir silahlı eylemi saptanamamış yalnızca kitapları ve fikirlerinden dolayı mahkum edilen Mirzabeyoğlu'nu dinleyeceğiz' açıklamasını yapmıştı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağababa da hukuksuzluğa maruz kaldığını söylediği Mirzabeyoğlu için Meclis'te soru gönergesi vermişti.

Kaynak: http://www.yenisafak.com.tr/



ABD Büyükelçisi’ne Bodrum’da protesto

Francis Ricciardone protesto şoku yaşadı...
Bodrum’a, ABD’li bale grubunu izlemeye giden ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone protesto şoku yaşadı. Ricciardone, “Olur böyle şeyler” dedi, gözaltına alınan 2 kişi serbest bırakıldı.
26.08.2011
DEVLET Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ve Bodrum Belediyesi tarafından, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde, önceki akşam saatlerinde, Washington Bale topluluğu ’Rock’n Roll’ isimli bir gösteri düzenledi.

Büyükelci Ricciardone’nin Kareograf Christopher Bruce ile birlikte gösterinin ikinci arasında, Bodrum Yurttaş İnsiyatifi Üyeleri Ayhan Karahan ve İskender Doğer sahneye çıktı. İki protestocu, “Şu anda katil sürüsü bir devletin temsilcisi ABD’nin katili, Suriye’nin katili, ortadoğunun katili, Françis çık dışarıya, Françis defol, Yankee Go Home, Türkiye’nde katilisiniz, defolun” diyerek bağırdı. Büyükelçi Ricciardone’nin korumaları, özel güvenlik görevlileri ve sivil polislerin müdahalesi sonucu Karahan ve Doğer sahneden yaka paça indirilip, dışarı çıkarıldı.
vatan

HAÇLILARA DESTEK TEZKERESİNE KARŞI EYLEM
24 Mart 2011
TBMM Genel Kurulu'nda AKP hükümetinin Libya halkına uygulanan haçlı ambargosuna destek tezkeresi görüşülürken, Meclis önünde ise çeşitli sivil toplum örgütü üyeleri eylem yaptı. Meclis'ten tezkerenin geçmemesini isteyen eylemciler, "Türkiye-Libya kardeştir, ABD kalleştir" sloganları attı.

Görüşmeler sürerken BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tan, "Libya tezkeresini desteklemeyeceğiz" açıklaması geldi. haber1001

YENİ ABD B.ELÇİSİNE PROTESTOLU KARŞILAMA
20 Ocak 2011
Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi bir grup, görevine yeni atanan ABD Büyükelçisi Francis J. Ricciardone'yu Ankara'ya gelişi öncesinde havalimanında protesto etti. ABD aleyhine slogan atıp, Türk bayrağı açan grup, polis tarafından bölgeden uzaklaştırıldı. Ricciardone'un Ankara'ya atanmasını protesto eden grubun, Türk bayrağı açıp, Atatürk posteri taşıdığı görüldü. "Go home yanky" şeklinde slogan atan grup, havalimanında bulunan sivil ve resmi polis ekiplerinin engellemesiyle karşılaştı. habertaraf

Antalya'da ABD askerlerine yumurtalı protesto
Antalya Limanı açıklarına demirleyen Eisenhower gemisinden gelen bir grup asker, tarihi Kaleiçi'ni gezerken protesto ile karşılaştı. Ellerinde pankartlarla, "Yankee go home" diye bağıran bir grup genç, Amerikan askerlerine yumurta attı. Kısa bir süre şaşkınlık yaşayan ABD askerleri, yumurtalı saldırıdan korunmak için çevredeki kafelere kaçtı. 06.07.2010 ANTALYA netgazete

ABD uçak gemisine protestolar sürüyor
Antalya'da, Güllük Caddesi'nde toplanan Türkiye Komünist Partisi üyesi yaklaşık 30 kişi, üzerinde "Eisenhower Gemisi Komutanı'nı makamında ağırlayan CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı'nı kınıyoruz" yazan siyah çelenk ile Büyükşehir Belediyesi'ne yürümek istedi. 08.07.2010 ANTALYA netgazete

ABD Adana Konsolosluğu Kurşunlandı
03 Şubat 2010
ABD'nin Adana Konsolosluğu binasına silahlı saldırı düzenledikten sonra kaçan kişiler yakalandı..

Adana'da dün gece ABD'nin Adana Konsolosluğu binasına silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıyı gerçekleştirdikten sonra kaçan ve El Kaide mensubu olduğu sanılan 6 kişi gözaltına alındı.

Dün gece Girne Bulvarı üzerindeki ABD Konsolosluğu binasına bir otomobilden silahla ateş edildi. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişiler olay yerinden kaçtı. Saldırıda mermiler konsolosluk binasına isabet etti.

Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Bugün sabah bazı adreslere operasyon düzenleyen ekipler 6 kişiyi gözaltına alındı.

Olayda kullanıldığı tahmin edilen silahlar da ele geçirildi. Gözaltına alınan kişilerin saldırıyı, Adana'da El Kaide'ye yönelik gerçekleşen operasyonda 21 kişinin gözaltına alınması ve 16'sının tutuklanmasına misilleme olarak gerçekleştirdikleri öğrenildi. haber101

Bodrum'da ABD savaş gemisine protesto
Bodrum'a ziyaret amacıyla gelen Amerikan savaş gemisi ''USS John L. Hall''i protesto etmek isteyen bir grup, polis tarafından engellendi.
05 Nisan 2010

Bodrum Yurttaş İnisiyatifi üyesi yaklaşık 20 kişilik grup, 136 metre uzunluğunda ve 14 metre genişliğindeki Amerikan savaş gemisi USS John L. Hall'in demirli bulunduğu Bodrum Gemi Yanaşma İskelesi'ne 30 metre mesafede toplandı.

Ellerinde, üzerinde ''Küresel saldırı, küresel direniş'', ''Susma haykır halklar kardeştir'' gibi dövizler taşıyan gruptakiler, geminin demirli bulunduğu bölgeye yürümek isterken polis tarafından durduruldu.

Bu arada gruptakilerden bazılarının yaktıkları meşaleler de polisin uyarısı üzerine söndürüldü.

Polisin ''Gece basın açıklaması yapmak suçtur, lütfen dağılın'' sözleri üzerine, Bodrum Yurttaş İnisiyatifi Sözcüsü Ayhan Karahan ve polis arasında tartışma yaşandı.

Karahan, gazetecilere yaptığı açıklamada, protesto gösterini yarın saat 11.00'e ertelediklerini ifade ederek, ''Amerikalılar denizin üzerine yüzer disko kurmuşlar, buna nasıl izin verirler. Yarın saat 12.00'de buradan ayrılacaklar. Onlar gitmeden biz kapılarına dayanacağız'' dedi.

Gruptakiler daha sonra dağıldı.

Bu arada gemiden inen bazı Amerikan askerleri Cumhuriyet Caddesi'ndeki eğlence mekanlarına gitti.
habertürk

Obama Türkiyenin Her Yerinde Protesto Edildi!

ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama'nın Türkiye ziyareti, İzmir, Mersin, Denizli ve Trabzon'da protesto edildi.
07/04/2009
ABD Başkanı Barack Obama'nın Ankara ziyareti dolayısıyla çeşitli gruplarca protesto gösterisi düzenlendi.

Aralarında DTP, EMEP, ÖDP, Sosyalist Parti ve Türkiye Komünist Partisi ile çeşitli konfederasyon, sendika ve sivil toplum kuruluşları mensuplarının bulunduğu eylemciler, gruplar halinde Sakarya Caddesi'ne geldi. ABD politikalarını eleştiren sloganlar atan gruptakiler, aynı içerikli Türkçe, Kürtçe ve İngilizce pankart ile dövizler açtılar.

Gruptakiler adına yapılan basın açıklamasında, ''Obama'nın Türkiye ziyareti ile ABD'nin bir takım isteklerinin Türk tarafına iletileceği'' öne sürülerek, ''Obama'nın gelişi Türkiye emekçilerinin ve bölge halklarının hayrına değildir'' iddiası dile getirildi.

Gruptakiler, açıklamanın ardından sloganlar atarak dağıldı.

AKAY KAVŞAĞINDAKİ PROTESTOLAR
Bir başka protesto eylemi ise Akay Kavşağında gerçekleşti. Kendilerini ''Türkiye Gençlik Birliği'' mensubu olarak adlandıran gruptakiler, ABD politikalarını eleştiren açıklama yaparak, Obama'nın resminin yer aldığı kukla maketi parçaladılar. Gruptakiler açıklamanın ardından dağıldı. Ancak aralarından üç kişi TBMM'nin Çankaya kapısı karşısında izinsiz pankart açmak istedi. Bu kişiler polis tarafından gözaltına aldı.

Akay Kavşağı'ndaki bir başka eylem ise ÖDP'li oldukları belirtilen başka bir grup tarafından yapıldı. ABD politikalarını eleştiren sloganlar atarak Akay Kavşağı'na gelen gruptakiler adına polis barikatı önünde yapılan açıklamada, Obama'nın TBMM'de bulunduğu anımsatıldı. Açıklamayı yapan grup kişinin, ''Obama Meclis'e giriyor da biz niye giremiyoruz. Yürüyün arkadaşlar'' diye seslenmesi üzerine harekete geçen protestocular polis barikatına doğru harekete geçti. Güvenlik güçlerinin gruptakilerin TBMM'ye yürümesine izin vermemesi üzerine, gruptakilerden bazıları barikatı zorla geçmeye çalıştılar. Polisin müdahale ettiği gruptakilerden yaklaşık 20 kişi göz altına aldı.

Bir süre sonra Akay Kavşağı'nda na gelen Halkın Kurtuluş Partisi mensupları, pankart açarak basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasında ABD'nin politikaları ve Obama protesto edildi.

İZMİR

İzmir'de, Konak Meydanı'na gelen bir grup, pankart açıp slogan atarak, ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye'ye gelişini protesto etti. Gruptaki 3'ü kadın, 4 kişi, Saat Kulesi'nin altındaki çeşmelerin yanında bulunan demire kendilerini zincirle bağladı.

Polisin uyarısına rağmen eylemlerini sürdürmeye çalışan 4 kişi, zincirleri açılarak gözaltına alındı. Ayrıca eyleme katılan 2 kişinin daha gözaltına alındığı belirtildi.

MERSİN
Mersin'de, Cumhuriyet Kadınları Derneği Mersin Şubesi üyesi bir grup, Atatürk Evi ve Müzesi önünde toplanarak, Obama aleyhine sloganlar attı.

Cumhuriyet Kadınları Derneği Mersin Şube Başkanı Günsel Bozkurt, burada yaptığı açıklamada, Amerikan yandaşlarının günlerdir Obama'nın Türkiye'ye gelişine ''ön yargılı yaklaşmayın'' şeklinde telkinde bulunduklarını öne sürdü.

Bunun kabul edilebileceğini, ancak bazı istekleri olduğunu belirten Bozkurt, şunları kaydetti:

''Yeter ki Obama, başta Azerbaycan olmak üzere komşularımız İran, Suriye ve Rusya ile Irak ve Orta Doğu'nun Arap halkları ve Türk cumhuriyetleri ile aramıza kama sokmasın. Azerbaycan'a ve tarihimize rağmen Ermenistan sınırını açtırmak için baskı yapmasın. KKTC'deki haklarımızdan vazgeçmemizi istemesin. Irak'tan asker çekmek bahanesiyle topraklarımızı, limanlarımızı kullanmaya kalkmasın.''

Açıklamanın ardından, Obama'yı kara tahta başında Türkçe öğretirken gösteren ''photoshop''lu bir fotoğraf yırtılarak protesto edildi.

DENİZLİ
Denizli'de, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Denizli Şubesi Başkanı Mustafa Kaykan, bir grup üye ile Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) kampüsü girişinde yaptığı basın açıklamasında, Türkiye'nin NATO'dan çıkmasını ve Afganistan'a asker gönderilmemesini istediklerini bildirdi.

Ellerinde ABD ve NATO aleyhine pankartlar taşıya grup, çeşitli sloganlar attıktan sonra dağıldı.

TRABZON
Karadeniz Teknik Üniversitesinde (KTÜ) Kanuni Kampüsü'ndeki Mimarlık Fakültesi önünde toplanan bir grup öğrenci, ellerinde bulunan pankart ve dövizlerle NATO ve ABD Başkanı Obama'yı protesto ederek slogan attı.

Grup adına açıklama yapan Fatma Sönmez, eşit, özgür ve tam bağımsız Türkiye'den yana olan üniversiteliler olduklarını belirterek, ''NATO'nun kirli emellerine maşa olmak istemediklerini'' belirtti.

Yapılan açıklamanın ardından grup üyeleri dağıldı
anadoluhaber

Örtü eylemlerinde ABD ve İsrail’e öfke

22 Aralık 2008
Başörtüsü yasağına karşı haftalık düzenlenen protestolar ve basın açıklamaları bütün hızıyla sürüyor

Akyazı, Kocaeli, Van ve Sakarya ile yurdun çeşitli illerinde yapılan basın açıklamalarına yüzlerce kişi katılırken, basın açıklamalarının bu haftaki genel konusu, Filistin’deki İsrail zulmü, başörtüsü mağduriyeti ve işgal altındaki Irak’a giden Amerikan Başkanı'na fırlatılan ayakkabıydı.

FİLİSTİN VE HAMAS DİRENİŞİNE SELAM OLSUN
Sakarya Dayanışma Derneği Sakarya kent merkezinde gerçekleştirdiği 171. Basın Açıklamasını dernek adına Kadrican Mendi okudu. Mendi, sözlerine "Filistin'e, Hamas'a, direnişe bin Selam" diyerek başlarken, son haftalarda İstanbul'daki camilere dönük çirkin saldırılar ve Iraklı gazetecinin Bush nezdinde dünya istikrarının suratına fırlatılan ayakkabı, açıklamada ve taşınan dövizlerde yer buldu. Mendi’nin konuşmasında 21. yaşını kutlayan HAMAS ve kuşatma altındaki Gazze'ye verilen destek ise esas gündemi oluşturdu.
"Başörtüsü, Müslüman kadının kimliğidir" "Tevhid Adalet Özgürlük" pankartları ve "dünyanın tüm zorbalarına bir ayakkabıda sen at" "solidarity with gazza we are all palestinians!" "Filistinli kardeşlerimizi siyonist-işbirlikçi ambargoya kurban etmeyeceğiz" dövizleri taşınan eyleme, çok sayıda vatandaş da destek verdi.
GİZLİ İŞKENCE MERKEZLERİNDE İŞKENCE GÖREN KARDEŞLERİMİZİN ACILARINA ORTAK OLUNMALI
Van Hak ve Özgürlükler Platformu 120.'sini gerçekleştirdikleri başörtüsüne özgürlük eylemine çok sayıda vatandaş katıldı. Eyleme platform bileşenlerinden Gökkuşağı Derneği, İnsan-Der, Erdem-Der, Memur-Sen, Mazlum-Der, VİMDER, Umut Işığı Derneği ve Anadolu Gençlik Derneği katıldı. Platform adına konuşan Umut Işığı Derneği Bşk. Yrd. Erhan Şengül, yaptığı açıklamada dünyanın çeşitli yerlerinde sıkıntı, baskı ve zorbalığa maruz kalarak direnen Müslümanlara dikkat çekti. Şengül, “Sabra’da, Şatilla’da, Halepçe’de, Cenin’de, Cenk Kalesi’nde, Ebu Gruyb’de, Guantanamo’da ve gizli işkence merkezlerinde işkence gören kardeşlerinin acılarına ortak olunmalıdır.
Siyonist tanklara sapanlarla fırlatılan taşlar, kibir ve zulmün sembolü büyük şeytanın yüzüne savrulan bir çift ayakkabı ne çok şey anlatmaktadır. Taşlar ve ayakkabılar. Onları kavrayan öpülesi ellere selam olsun.
Zalim bir ambargo altındaki Gazze aç, bîilaç. Gazze yavaş yavaş ölüyor. Ağıtlar arş'ı âlâya yükseliyor. Gazze’nin hayat damarları bir bir kesiliyor. Gazze, Peygamber dönemi Mekke'si gibi, Gazze Şib’i Ebi Talip, Mü'minler taş bağlıyorlar karınlarına, kutlu bir sevdanın bedeli olarak, insanlığın bedeli olarak” diye konuştu.
Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu ise 192. hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. İnanç Özgürlüğü Platformu'nun yaptığı eylemde işgalci ABD'ye ve Filistin'de kan dökmeye devam eden eli kanlı İsrail'e tepki yağdı.
KEYFÎ YASAK KARŞISINDA YILMADAN MÜCADELE EDECEĞİZ
Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu’nun düzenlemiş olduğu 98. basın açıklamasında ise Türkiye’de sürdürülen başörtüsü ayrımcılığının dünyanın birçok ülkesinde uygulanan zulmün bir benzeri olduğu belirtilirken, hiçbir yasak olmamasına rağmen Türkiye’deki üniversitelerde, üniversiteye perukla girişe dahi engel olunması sert bir dille eleştirildi. Başörtüsüne özgürlük platformu adına söz alan Mazlum-Der'den açıklamada bulunan İrfan Alemdar, şunları söyledi. "Türkiye'de devam eden, başörtülülere yönelik ayrımcı uygulamalar, Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerinde de yasakçı uygulamalara örnek oluşturmaktadır. Hiçbir yasal engel olmamasına rağmen sürdürülen bu keyfî yasak, perukla üniversiteye alınmama gibi ilginç uygulamalara dönüşmüştür. Bugüne kadar yasağın kalkmasına yönelik bütün toplumsal talepler gözardı edilmiştir. Bunlar karşısında yılmadan, kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz..."
http://anadoluhaber.blogspot.com/2008/12/rt-eylemlerinde-abd-ve-israile-fke.html

Bursa'da Albaya Örgüt İnfazı
Geçen pazartasi evinde ölü bulunan Emekli Piyade Albay Aytekin İçmez cinayetini bir örgüt üstlendi.
30 Eylül 2009
EMEKLİ Piyade Albay 64 yaşındaki Aytekin İçmez, geçen pazartesi günü Bursa'daki evinde, eşi İsmet İçmez tarafından boğazından tek kurşunla vurularak öldürülmüş bulundu. Maoist Komünist Parti- Halk Kurtuluş Ordusu (MKP- HKO) cinayeti üstlenerek, Emekli Albay İçmez'i, 1981 yılında Tunceli'de yüzbaşı rütbesiyle görev yaparken örgüt üyesi Behzat Firik'i yakarak katlettiği için öldürdüklerini ileri sürdü. Emekli Albay Aytekin İçmez'in kayınpederi Emekli Albay Mehmet Kırmızıoğlu, damadının uzun süredir tehdit aldığını açıkladı.

Olay, geçen pazartesi günü, merkez Yıldırım İlçesi'ne bağlı Namazgah Mahallesi Meydan Sokak'taki 5 katlı İlkkus Apartmanı'nın en üst katındaki dairede meydana geldi. Emekli Albay Aytekin İçmez'in eşi 60 yaşındaki İsmet İçmez, kahvaltıdan sonra, İbrahimpaşa Mahallesi'nde yalnız yaşayan eşi gibi emekli Albay olan babası Mehmet Kırmızıoğlu'nu ziyarete gitti. Öğleden sonra eve dönen İsmet İçmez, evininin salonunda eşi Aytekin İçmez'in cesedini buldu.

Şoke olan İsmet İçmez, polisi aradı. Eve gelen polisler, başı masanın üzerine düşen ve çevresinde kan izleri bulunan Aytekin İçmez'in cesedi, savcının talimatıyla otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Morgu'na götürüldü. Yapılan inceleme sonucu Aytekin İçmez'in boğazından giren tek kurşunla vurulup öldüğü belirlendi.

Evde de silah bulamayan polis, olayın cinayet olduğunu belirleyip araştırma başlattı. Cumhuriyet Savcılığı'nca da geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

MKP- HKO ÖRGÜTÜ ÜSTLENDİ

Soruşturma devam ederken, MKP- HKO'nun Aytekin İçmez'i infaz ettiği iddia edildi. Bir internet sitesinde yer alan MKP- HKO'nun açıklamasında, “1981 yılında Tunceli Ovacık- Hozat sınır bölgesinde yer alan Hülükuşağı Köyü'ne bağlı Kale Deresi'nde (Deru Garedesi) yoldaşımız Behzat Firik'i yakarak katleden, bölgede ‘Kulaksız Yüzbaşı’ olarak bilinen Yüzbaşı Aytekin İçmez, HKO milisleri tarafından ‘ölüm cezasıyla’ cezalandırılmıştır” denildi.

İsmet ve Aytekin İçmez çitinin tek çocukları olan oğullarının Ankara'da turizmcilik yaptığı, emekli Albay Aytekin İçmez'in Eğirdir Dağ Komando Okulu Komutanlığı'nda görevliyken Ankara'ya tayininin çıkması üzerine 1996 yılında emekli olduğu ve daha sonra Bursa'ya yerleştiği öğrenildi.

Cinayete kurban giden Emekli Albay Aytekin İçmez'in kayınpederi emekli Albay Mehmet Kırmızıoğlu, damadının uzun süreden beri ölüm tehditleri aldığını belirterek, “Bu tehditler üzerine kendi çapında önlemler alıyordu. Bu cinayet, polis tarafından iyi irdelenmeli ve failleri bir an önce bulunmalıdır” dedi. aktifhaber

Esenler'de iki markete bomba
13 Aralık 2008
Esenler'de ses bombası atılan iki markette maddi hasar meydana geldi.
Mimar Sinan Mahallesi Atatürk Caddesi 99. Sokak ile Kazım Karabekir Mahallesi 1056. Sokaktaki iki markete, kimlikleri henüz belirlenemeyen kişilerce ses bombası atıldı. haber7

AKP'ye Parça Tesirli Bomba...
01 Aralık 2008
İstanbul Valisi Muammer Güler, AKP İstanbul İl Başkanlığı önündeki patlamaya parça tesirli bombanın yol açtığını söyledi.
İstanbul Valisi Muammer Güler AK Parti İstanbul İl Başkanlığı önündeki patlamada yaralanan 10 kişiden 4'ünün ameliyata alındığını, 3'ünün ise tedavilerinin ayakta yapıldığını bildirdi. Güler, patlamaya parça tesirli bombanın yol açtığını söyledi.

Vali Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er ile Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne giderek, buradaki yaralıların sağlık durumları hakkında bilgi aldı.
Güler, buradan ayrılırken gazetecilere, olayda toplam 10 kişinin yaralandığını, bunlardan 4'ünün durumunun ağır olduğunu, yaralılar arasında basınçtan etkilenenler de bulunduğunu söyledi.

Gazetecilerin, olayın oluş şekli ve patlayıcıya ilişkin sorulara Vali Güler, "araştırmanın devam ettiği" yanıtını verdi.

İstanbul Valisi Muammer Güler ile Belediye Başkanı Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu daha sonra Memorial Hastanesi'ne gitti.

Vali Güler buradan ayrılırken yaptığı açıklamada da olayda yaralanan 2 polis memuru ve 2 güvenlik görevlisinin, kaldırıldıkları hastanelerde ameliyata alındıklarını, bazılarının ameliyatlarının sürdüğünü bildirdi.

Ameliyata alınan 2 polis memuru ve 2 güvenlik görevlisinin sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğunu kaydeden Güler, gazetecilerin patlayıcının türünü sorması üzerine patlamaya parça tesirli bombanın yol açtığını kaydetti.

Bir başka soru üzerine de Güler, "Paketin kargo ya da kurye ile gelip gelmediği, patlamanın x-ray cihazından geçirilirken olup olmadığının araştırıldığını, elde edilen delillerin incelendiğini" söyledi.

"Kesin olarak 'şudur' demem, şu anki aşamada mümkün değil. Eksiklikler olur" şeklinde konuşan Vali Güler, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın da İstanbul'a gelerek olayla ilgili bilgi alacağını dile getirdi. haber7

Fatih'teki patlamanın nedeni ses bombası. Kaldırımdaki çöp kutusu havaya uçtu: 3 kişi yaralı
Fevzi Paşa Caddesi üzerindeki bir bankanın önünde bulunan çöp konteynırında saat 19.00 sıralarında patlama meydana geldi. Yaralılar çevredeki çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınırken, olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Patlamanın parça tesirli ses bombasından kaynaklandığı tahmin edilirken, olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alındı 06.12.2008 İSTANBUL netgazete

Batman Tüpraş'a molotoflu saldırı
Batman'da Ipragaz caddesi üzerindeki Tüpraş rafinerisi tesislerinin giriş kapısına molotoflu saldırı düzenledi.25 Kasım 2008 haber7

Gül'ü protesto eden 41 öğrenci gözaltında
24 Ekim 2008
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne gelişi öncesi protesto eylemi yapan 41 öğrenci gözaltına alındı. OMÜ'nün 2008-2009 akademik yılı açılışına katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, programı öncesinde iç kampüs kısmında toplanan bir grup öğrenci, AK Parti aleyhinde yazdıkları pankartlar eşliğinde yürüyüş düzenledi.

Açılış törenin yapılacağı OMÜ Atatürk Kültür Merkezi'ne yaklaşan öğrencileri üniversite güvenlik görevlileri, İlahiyat Fakültesi önünde durdurdu. Uyarılara rağmen dağılmayan öğrencilere önce üniversite güvenlik görevlileri müdahale etti. Yaşanan arbedenin ardından Çevik Kuvvet'in desteğiyle öğrenciler gözaltına alındı. haber7

PKK yandaşları korsan gösteri düzenledi
17 Ekim 2008 - Ümraniye'de PKK örgütü sempatizanı bir grup, korsan gösteri düzenledi. Yolda kurdukları barikatları ateşe vererek molotof kokteyli atan grup, polisin olay yerine gelmesiyle ara sokaklara kaçıştı.
Edinilen bilgiye göre, akşam saat 22.15 sıralarında ellerinde molotof kokteyli bulunan yüzleri maskeli bir grup, Mustafa Kemal Mahallesi girişindeki yol üzerine kurdukları barikatları ateşe verdi. Yaklaşık 50 kişilik grup,PKK örgütü lehine slogan atıp cadde üzerine molotof kokteyli fırlattı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen çevik kuvvet ekipleri, panzerler eşliğinde mahalleye giriş yaptı. Polisin gelmesi üzerine göstericiler, ara sokaklara kaçışarak izlerini kaybettirdi.
KÜÇÜKÇEKMECE'DE ALIŞVERİŞ MERKEZİNE MOLOTOF KOKTEYLİ ATILDI
Küçükçekmece'de bir alışveriş merkezine molotof kokteyli atıldı.
Alınan bilgilere göre, saat 22.00 sıralarında Küçükçekmece ilçesi Kanarya Mahallesi Şahin Caddesi üzerinde bulunan bir alışveriş merkezine molotof kokteyli atıldı. Camları kırılan alışveriş merkezinde çıkan yangın, olay yerine gelen itfaiye ekiplerince söndürüldü.

İSTANBULDA Kİ GÜRCÜLER : RUSYA ÇEÇENİSTANI TANISIN

İstanbul'da bulunan Gürcistan Dostluk Derneği yöneticileri bir basın toplantısı düzenleyerek, Rusya'ya Çeçenistan'ı tanıma çağrısında bulundular
31 Ağustos 2008
İstanbul'da bulunan Gürcistan Dostluk Derneği yöneticileri bir basın toplantısı düzenleyerek, Rusya'nın Osetya ve Abhazya'nın bağımsızlıklarını tanıma kararını eleştirdiler.
Dernek Başkanı Ali Rıza Altunel tarafından okunan basın açıklamasında "Rusya özgürlük bağımsızlık ve demokrasiden yana ise derhal Çeçenistan'ın ve diğer bağımsızlık talebi olan halkların da taleplerini karşılamalıdır" dendi.

"Kukla ve figüran değil gerçekte özgür bir Kafkasya'yı hep beraber kurmak, topraklarımızda kardeşçe refah ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bunun için ne Rusya, ne Amerika, bağımsız özgür Kafkasya." cümlelerinin dikkat çektiği basın açıklaması şöyle;Gürcülerin gözyaşı, başkalarının mutluluğu olmamalı
"Karadeniz suları çalkalanmaya, ısınmaya kısacası Karadeniz bir tehlikeli deniz olma durumuyla karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır.Özgürlük taleplerinin, bağımsızlık taleplerinin tüm toplumların en doğal hakları olduğu kabul edilen bir gerçektir. Bu bağımsızlık talepleri azınlığın çoğunluğa veya güçlünün zayıfa tahakkümü değil demokrasi, insan hakları, adalet, eşitlik ve hakkaniyet kuralları etrafında yeşertilmelidir.Yine bu talepler kendi doğal süreçleri ile ortaya çıkmalı birilerinin isteği veya siyasi oyun olmamalıdır. Zira bu oyun öyle bilinen çocuk oyunu değil, kan ve gözyaşı, en kötüsü savaş oyunudur.

Emperyalist güçler, Balkanları Orta Doğu'yu ve özellikle de Kafkasları savaş oyun alanı haline getirmiş, bütün silah teknolojilerini yine bölgenin kaynakları ile bölge üzerinde dener hale gelmişlerdir. Bölge üzerinde maalesef söz sahibi olamayanlar karar verip figüranları ile bölgeyi yeniden yaşanmaz kılmak istemektedirler.

Artık yeter diyor ve derhal bu güçlerin bölge üzerinden ellerini çekmelerini istiyoruz
Bağımsızlığını ilan eden Osetya veya Abhazya da iyi biliyor ki, asırlardır özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi veren bölge halklarına Rusya göz açtırmamış, bölgeyi küçük lokmalar halinde yutma planları ile yıllardır büyük oyunlar oynamış ve oynamaya devam etmektedir.Rusya özgürlük bağımsızlık ve demokrasiden yana ise derhal Çeçenistan'ın ve diğer bağımsızlık talebi olan halkların da taleplerini karşılamalıdır.Abhaz ve Oset Komşu ve kardeşlerimize sözümüz ve sitemimiz odur ki, sevinmek eğlenmekte acele etmesinler. Asırlardır bölgeyi ezen sömüren Rusya onları orada maalesef rahat bırakmayacaktır.Bölgeden göç eden evleri yakılan yağmalanan mazlum, mağdur Gürcü halkının gözyaşları onların mutluluğu olmamalıdır. Bölge yıllarca bu toplumların kardeşliğine ve iyi komşu ilişkilerine şahit olmuştur.

Kukla ve figüran değil gerçekte özgür bir Kafkasya'yı hep beraber kurmak topraklarımızda kardeşçe refah ve huzur içinde yaşamak istiyoruz.

Bunun için ne Rusya, ne Amerika, bağımsız özgür Kafkasya."
anadoluhaber

ÖğrencilerAtatürk Büstünü Söküp Ve Bayrağı İndirdi
13 Mart 2008
Kocaeli'de Atatürk büstünü söktüler, Türk bayrağını direkten indirdiler...

Kocaeli'nin Körfez İlçesi, Hereke Beldesi'nde, Nuh Çimento Vatan İlköğretim Okulu'nda bir grup öğrenci, Atatürk büstünü kaidesinden sökerek Türk bayrağını direkten indirdi.
Okula gelen jandarma ekipleri yaptıkları araştırmada mermer kaidesinden sökülen Atatürk büstünü, yaklaşık 300 metre uzaklıktaki dere kenarında bırakılmış buldu.
Meydana gelen olayla ilgili soruşturma başlatan jandarma ekipleri, 8 öğrenciyi gözaltına aldı.

CHP'nin Parti Otobüsüne Saldırı
03 Mayıs 2008 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanlığı'na ait parti minibüsün, park halindeyken 4 tekeri faili meçhul kişi ya da kişilerce kesildi.

CHP Malatya İl Başkanlığı'nın Turgut Temelli caddesi Bilgi İş Merkezi'nin de bulunan parti binasının yanındaki otoparkta sürekli park halinde bulunan 44 DE 667 plakalı parti minibüsüne gece kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce 4 tekerinin de kesilerek zarar verildiği belirtildi.
aktifhaber

Gazi Mahallesi'nde Eylem
28 / 02 / 2008
Gazi Mahallesi'nde bir grup korsan gösteri yaptı.
Edinilen bilgiye göre meşaleli yaklaşık 50 kişi Gaziosmanpaşa Gazi Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde toplandı. Tuzla tersanesinde yaşanan işçi ölümlerini protesto eden grup, sloganlar atarak, İsmet Paşa Caddesi'ne doğru yürüdü.

Gruba polis müdahale etmezken, herhangi bir taşkınlığa karşı polis, grubu uzaktan izledi.

İstanbul'da Yine Patlama
28 Aralık 2007

Şişli itfaiyesi yakınlarında çöp konteynırına bırakılan bir cismin patladığı öğrenildi. Patlamanın ardından bölgeye polis ekipleri sevk edildi.
Şişli itfaiyesi yakınlarında çöp konteynerine bırakılan cisim, büyük bir gürültü ile patladı. Olayda ölen ya da yaralananın bulunmadığı belirtildi.

Saat 17:45 sularında Şişli İtfaiyesi yakınlarında patlama meydana geldi. Patlamaya itfaiye binası ile Şahin Petrol Ofisi benzin istasyonu arasındaki çöp konteynerine bırakılan cisimin neden neden olduğu öğrenildi.

Ölen yada yaralananın olmadığı olayın ardından bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis patlamanın ardından olay yerinden kaçan bir şüpheliyi aramak için çalışma başlattı.

Patlamanın etkisiyle konteynerdaki çöpler çevreye saçıldı. Patlamaya ses bombasının neden olabileceği ihtimali değerlendiriliyor.
aktifhaber

Araçları PKK Değil TAK Yakıyor
27 Aralık 2007
İstanbul ve diğer şehirlerde 100'e yakın aracı yakanların Teyrebazen Azadiya Kurdistan (TAK) üyesi oldukları ortaya çıktı. Liderleri Bahoz Erdal...
İstanbul'da son 17 günde 50'den fazla aracın yakılması olayının ardında PKK'nin metropol örgütlenmesini sağlayan TAK (Teyrebazen Azadiya Kurdistan- Kürdistan Özgürlük Şahinleri) adlı birimler bulunuyor.

Güneydoğu'da daha çok askeri personele ait araçları ve AKP ve MHP binalarını hedef olan militanlar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt 'ın "milis" diye tanımladığı gençlik gruplarından oluşuyor. 1 milyon dolarla kurulan TAK'ı Suriyeli "Bahoz Erdal" yönetiyor.

İstanbul başta olmak üzere bazı kentlerde yoğunlaşan kundaklama olayları "Dağdaki PKK mi daha tehlikeli, kentlerdekiler mi" sorusunu bir kez daha gündeme getiriyor. Basının "Neron" a mal ettiği kundaklama olaylarını da bu kapsamda sorgulamak gerekiyor! Araçları hedef alan molotofkokteyllerinin fitillerini kimler ateşliyor? PKK'lilerin aylar önce yaptığı tehdit içeren açıklamalar soruyu yanıtlamaya yetiyor. PKK'lilerin kaçırdığı askerleri DTP milletvekillerine teslim ederken gündeme gelen PKK yöneticisi Yücel Halis' in 25 Nisan 2007'de yazdığı "Artık zamanı geldi" başlıklı yazısı "milis" leri yönlendiriyor: "Ekonomik altyapıyı çökertmek savaşın doğası gereğidir. Ulaşım ve ikmal hatları, havaalanları, stratejik tesisler, devlete ait ulaşım araçları hedeflenerek tahrip edilecektir!"

"Alişer Koçgiri" kod adlı militan 27 Mayıs 2007'deki çağrısında, "Fedailer ordusunun harekete geçmesi durumunda onların hali ne olur acaba? Yoksa siz savaşın sadece dağlarda süreceğini mi zannettiniz!" diyor. 28 Ağustos 2007'de yayımlanan " İntifada" içerikli yazı ise PKK'nin kırsaldaki kaybını kent eylemleriyle gidermeye çalıştığını bir kez daha kanıtlıyor. "Aram Masis" imzasıyla yayımlanan yazıda, gençlere "Radikal serhildana (başkaldırı) kalk! Kendi öz savunma örgütlülüğünü mahalle mahalle, şehir şehir geliştir" çağrısı yapılıyor. Örgütün yayın organlarında "Yakın!.." içerikli onlarca talimat bulunuyor. Milisler TSK'nin sınır ötesi hazırlıkları sırasında İstanbul'da başlattıkları araç yakma eylemlerini Kandil'in vurulmasının ardından yoğunlaştırıyor. Salt İstanbul değil, Adana'da da benzer eylemler yapılıyor. Militanlar Hakkâri'nin ilçelerinde ise askeri personelin araçlarını hedef alıyor.

'KÜRT İNTİKAM TUGAYI'
PKK'nin yayın organları dün "Kürtler tepkilerini sokaklarda göstermeye başladı ve İstanbul'da şehir gerillası görüntüleri oluştu! Eylemleri kendilerine çeşitli adlar takan Kürt gençlerinin yaptığı öğrenildi" diye yazdı. Saldırıları yapanlar "Apocu Gençlik İnisiyatifi", "Önder Apo Savunma Birimleri", "Komalen Ciwanen Gewer" ve "Komalen Ciwan" adlı gruplardan oluşuyor. İşte tüm bu birimleri "Kürt İntikam Tugayı" diye tanımlanan TAK adlı örgüt yönetiyor. Daha önce de Kuzey Irak'tan getirilen A-4 patlayıcılarla başta İstanbul olmak üzere büyük kentler ve turizm merkezlerinde bombalı saldırılar gerçekleştiren, İstanbul'da bir otobüsü yakarak 3 kişiyi öldüren TAK eski PKK'lilerden oluşuyor.

PKK'Lİ NEYİ YAKIYOR
PKK'den ayrılarak "Partiya Welatparezen Demokraten Kurdistan- Kürdistan Yurtsever Demokrat Parti" yi (PWD) kuranlardan Hıdır Sarıkaya' nın TAK'la ilgili ilginç iddiaları bulunuyor. Abdullah Öcalan' ın yakalanmasının ardından özel bir grup kurulduğunu, başına da "Nasır" adlı militanın getirildiğini belirten Sarıkaya, şunları anlatıyor: "Nasır'ın 2 ay sonra görevi bırakması üzerine beni Kandil'e çağırdılar. Kandil'de Osman Öcalan ve Cemil Bayık ile konuştum. Bana, tamamen bir terör dalgası yaratacak özel bir terörist güç kurduklarını söylediler. Bunun PKK'den bağımsız bir güç olacağını, sadece Bayık ile ilişki içinde ve sonsuz yetkili olacağını ifade ettiler. Bu grup için ayrılan ödenek 1 milyon dolardı. Bu gücün komutasını da bana vermek istediler. Ben üstlenmeyeceğimi, eylemi yapmayacağımı, eylem yapmayan ama istihbarat toplayan bir örgütün daha çok gerekli olduğunu söyledim. Bu terör grubunun başında olmayı esasta Murat Karayılan istemişti. Çünkü 'vur ama üstlenme' tarzı ona uygundu. Ancak herhalde siyasal kaygılarla bu görev ona verilmemişti. Daha sonra 2003 Ağustos'u sonundaki askeri konsey toplantısında TAK kuruldu.''
(..)
Haber: Mehmet Faraç/Cumhuriyet

Beşiktaş'ta Sabancı Center'ın girişindeki
Bank Pozitif Şubesi önünde bomba patladı

12 Ocak 2009 - Beşiktaş 4. Levent'te yer alan bir banka şubesinin önünde patlama meydana geldi. Sebebi bilinmeyen patlamada, banka şubesinde maddi hasar oluştu.
Alınan bilgiye göre, 4. Levent Büyükdere Caddesi üzerinde bulunan Sabancı Center'ın girişindeki Bank Pozitif Şubesi önünde saat 23.00 sıralarında, sebebi bilinmeyen bir patlama meydana geldi. Can kaybı ve yaralanmanın yaşanmadığı patlamada banka şubesinde maddi hasar meydana geldi. Olayın ardından bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi.
netgazete

Sakarya'da eski vagonlar kundaklandı

Sakarya'nın Arifiye ilçesindeki tren istasyonunda bulunan eski vagonlar kundaklandı.
19 Ocak 2009
Alınan bilgiye göre, Arifiye ilçesindeki tren istasyonunun hemzemin geçidinde bulunan kullanılmayan vagonlar, bilinmeyen kişi yada kişilerce kundaklandı. Vagonlarda çıkan yangın, kısa sürede büyüdü.
haber7

Polise Kundaklama
31 Mart 2009
Şanlıurfa’nın Hilvan İlçesi’nde, polis memuru Cihan Çelik’e ait özel otomobil, kimliği belirsiz kişiler tarafından kundaklandı.

Hilvan Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Cihan Çelik’e ait 06 BLA 83 plakalı otomobil, Bağlar Mahallesi Ofis Sokak’taki evinin önünde park halindeyken kimliği belirsiz kişi veya kişilerce üzerine benzin dökülüp ateşe verildi. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye görevlileri tarafından söndürülen otomobil kullanılamaz hale gelirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
aktifhaber

Türksolu, Obama'yı İstanbul'da protesto etti
İstanbul Taksim'de toplanan Türksolu Dergisi çalışanları ve okurlarından oluşan yaklaşık 30 kişilik grup, ellerinde Türk bayrakları ve "Obama defol" yazılı döviz taşıdı. sloganlarla Obama'yı protesto eden grup adına bir açıklama yapan Türksolu Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ali Özsoy, "ABD silahlarıyla, PKK'lı teröristlerce şehit edilen her Mehmetçiğin kanı Obama'nın ellerindedir. O elleri sıkanları uyarıyoruz. Obama'nın Türkiye'ye gelmesini kınıyoruz" dedi. Grup, daha sonra derginin Sıraselviler'deki merkezine yürüyerek eylemi sonlandırdı. 05.04.2009 İSTANBUL netgazete

Mersin'de PKK yandaşları karakola saldırdı

Mersin'de, PKK yandaşları dün Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde meydana gelen olayları için korsan gösteri düzenledi. Polis merkezine doğru yürüyen yüzleri maskeli kalabalık, merkez önündeki polisleri taş yağmuruna tutunca gaz bombası ve tazyikli su sıkılarak dağıtıldı. Göstericiler, panzer ve çevik kuvvet ekiplerinin müdahalesi ile ara sokaklara kaçarak izlerini kaybettirirken, 1 çocuk gözaltına alındı. 05.04.2009 netgazete

Adana'da bir gecede 6 araç kundaklandı

06 Mayıs 2009 Adana'da 6 araç kimliği belirsiz iki kişi tarafından üzerlerine benzin dökülerek kundaklandı.
Alınan bilgiye göre, saat 02.00 sıralarında Dadaloğlu Mahallesi, 2568 Sokak'ta park halinde bulunan 01 B 0371, 01 GJ 998, 01 KB 393, 01 NJ 935 ve 01 LH 592 plakalı otomobil ile 01 LT 393 plakalı kamyonet kimliği belirsiz iki kişi tarafından üzerlerine benzin dökülerek ateşe verildi. Araçlar alev alev yanmaya başlarken şahıslar da olay yerinden hızla uzaklaştı netgazete

Rize İkizdere'de yapılması planlanan 16 hidroelektrik santral, horonla protesto edildi
22 Haziran 2008
Kadıköy'de gerçekleştirilen "Vadime Dokunmayın" mitinginde, Rize'nin İkizdere vadisinde yapılması planlanan 16 hidroelektrik santrali protesto edildi.
İkizdere'de yapımına başlanan 16 adet hidroelektrik santraline ilişkin projenin iptal edilmesi amacıyla Kadıköy İskele Meydanı'nda düzenlenen mitingde, "İkizdere cennettir, cennet kalacak", "Vadimize dokunmayın, sabrımızı taşırmayın", "Dereler özgürdür, özgür akacak" sloganları atıldı.
İkizdere Derneği Başkanı Kadem Ekşi, burada yaptığı konuşmada, yapımına başlanan ancak bölge idare mahkemesinde yürütmeyi durdurma davası açılan hidroelektrik santrallerine ilişkin projenin hayata geçirilmesi halinde bunun bir çevre katliamına neden olacağını savundu.
Hidroelektrik santrallerinin Türkiye'nin yıllık enerji ihtiyacının çok küçük bir kısmını karşılayacağını ancak İkizdere'yi yok edeceğini ifade eden Ekşi, İkizdere'nin enerji projeleri ile değil, turizm ile kalkınacağını söyledi.
Mitingde, Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA), Doğa Derneği, Fırtına Deresi Derneğinin aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşu temsilcileri de görüşlerini ifade etti.
İkizdere halkoyunu ekibinin horon gösterisine çeşitli şehirlerinden gelen İkizdereliler de katıldı. Mitinge, Karadenizli sanatçılar Fatih Mühürdar ile Hüseyin Erbaş'ın yanı sıra "Anadolu Kaplanları" isimli motosikletli bir grup da destek verdi.
netgazete

Polisle çatışan kızlara sağlık kontrolü
27 Ekim 2009 Ankara, Hacettepe Üniversitesinde stand açmak isteyen öğrencilere izin verilmemesi üzerine öğrenciler ve polis ekipleri arasında çıkan arbedede gözaltına alınan 69 öğrenci sağlık kontrolünden geçirildi. Öğrencilerin sağlık kontrolünden geçirilmesi sırasında emniyet ekipleri yoğun güvenlik önlemi aldı. Öte yandan, çıkan çatışmada bıçaklanan polis memurunun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. netgazete

Şehit Yakınlarının Protestosunda Olay
Şehit yakınları ankarada protesto yürüyüşü düzenledi...
31 Ekim 2009
Şehit Aileleri Federasyonunun Abdi İpekçi Parkı'nda düzenlediği toplantının ardından Meclis'e yürümek isteyen şehit yakınlarına polis müdahale etti.

Sıhhiye Abdi İpekçi Parkı'ndaki "Vatana Sevgi, Şehit ve Gaziye Saygı" toplantısına katılanlar daha sonra TBMM'ye yürümek istedi.

Güvenlik güçlerinin yürüyüşe izin vermemesi üzerine arbede yaşandı. Grupta bulunanlar oluşturulan polis barikatını aşarak Atatürk Bulvarı üzerinde ilerledi.

Terör örgütü PKK'yı ve hükümet politikalarını protesto eden grup, Atatürk Bulvarı'nı bir süre trafiğe kapattı.

Takviye polis kuvvetinin gelmesinin ardından grup, Necatibey Caddesi istikametine yönlendirildi. Yürüyüş sırasında "Türkiye uyuma, şehidine sahip çık" sloganları atan gruba, çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdi.

Necatibey Caddesi'nde sloganlar atarak bekleyen grup üyeleri, açtıkları büyük Türk bayrağının çevresinde toplanarak İstiklal Marşı okudu. Grup, polisin uyarısı ve anonsları üzerine bir süre sonra dağıldı. aktifhaber

Sevk isteyen diş hekimleri koltuk yaktı
Adana'da diş hekimleri, Sağlık Bakanlığı'nın diş hekimlerine karşı uygulamasını protesto etmek için il sağlık müdürlüğü önünde koltuk yaktı. 03.11.2009 ADANA netgazete

Emekliler, SGK binası önünde ilaçlı eylem yaptı
SGK Mersin İl Müdürlüğü önünde toplanan bir grup emekli, burada ellerindeki ilaç kutularını yere atarak sağlık alanındaki uygulamalara tepki gösterdi. Yapılan düzenlemelerin ardından muayene ücretlerinin yüzde 650 artırıldığına dikkat çeken emekliler, SGK'nın bazı ilaçları ödeme listesinden çıkardığını hatırlatarak geçmişte katkı payı ödenmeden alınan raporlu ilaçlara artık ödeme yaptıklarını dile getirdi ve bu duruma artık bir son verilmesi talebini yineledi. 11.11.2009 MERSİN netgazete

Emekliler 4 günlük dönüşümlü açlık grevinde
Emekli-Sen üyeleri, emekli aylıkları arasındaki farklılıkların giderilmesi, bütçeden emeklilere ayrılan payın artırılması gibi taleplerle 4 günlük dönüşümlü açlık grevine başladı. Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen, "Artık yeter bıçak kemiğe dayandı" yazılı pankartın önünde yaptığı açıklamada, emeklilerin büyük bölümünün emekliliğini yaşayamadan tekrar çalışmak zorunda kaldığını söyledi. 14.11.2009 ANKARA netgazete

ABD'li askerlere meydan dayağı
18 Kasım 2009
Anadolu Haber
İzmir'in Alsancak Semti'nde ABD'li askerlerin kafasında şişe kırdılar,Yumurta atıp yanki go home diye bağırdılar.Olay karşısında Coniler adeta şok oldu!

İzmir'in Alsancak Semti'nde, Irak'tan dönerken 3 bin 500 personeli ile kente uğrayan ABD savaş gemisi 'USS Bataan'da görevli askerlerden 25 yaşındaki Seth Aaron Yates, eğlence dönüşü tartıştığı kimliği belirsiz bir kişinin başına bira şişesiyle vurması ile yaralandı. Hastaneye kaldırılan Yates, yapılan tedavisinin ardından kendi isteğiyle hemen ayrıldı.

Irak'taki görevlerini tamamlayıp ABD'ye dönmek üzere yola çıkan ve geçen pazartesi günü İzmir'e demirleyen 'USS Bataan' adlı gemide bulunan 3 bin 500 asker, gece geç saatlere kadar kentte eğlenmeyi sürdürdü.

Saat 01.30 sıralarında Gündoğdu Meydanı ile Cumhuriyet Bulvarı'nın kesiştiği yerde, eğlenceden dönen Amerikalı askerler ile kimliği belirsiz kişiler arasında tartışma çıktı.

Bir grup arkadaşı ile gece geç saatlere kadar içki içen Amerikalı asker Seth Aaron Yates, aldığı alkolün de etkisi ile bazı kişilerle tartıştı. Tartışmanın büyüyüp kavgaya dönüşmesi üzerine, başına bira şişesiyle vurulan Yates yaralandı.

Amerikalı askerin kanlar içerisinde kaldığını gören çevredekiler, durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Gelen sağlık ekipleri, Amerikalı askere ilk müdahaleyi yaptı. Polislere nasıl yaralandığı konusunda açıklama yapmayan Seth Aaron Yates, ambulansla Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hayati tehlikesi bulunmayan Yates, yapılan tedavi ardından kendi isteğiyle hastaneden ayrıldı. Yaralanmasıyla ilgili olarak kimseden şikayetçi olmayan Yates'in karakolda ifade de vermediği bildirildi.

ÖNCE BİRA ŞİŞESİ SONRA YUMURTA

İzmir'de, Türkiye Komünist Partisi İzmir İl Örgütü, kente gelip Alsancak Limanı'na üç günlüğüne demirleyen, içinde 3 bin 500 askerin bulunduğu 'USS Bataan' adlı gemiyi protesto etti. Grup, yürüyüş sırasında bir eğlence yerinde oturan ABD'li askerlere yumurta atınca arbede yaşandı. Kargaşa, polisin araya girmesiyle büyümeden önlendi.

Dün, akşam saatlerinde Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi girişinde toplanan TKP İzmir İl Örgütü üyeleri, ellerindeki döviz ve attıkları sloganlarla ABD'yi ve kente gelen askerlerini protesto etti. Grup adına yapılan açıklamada, "3 bin 500 işgalci ABD askeri İzmir Limanı'na demirlemiş bulunuyor.

Afganistan ve Irak'taki işgal ve katliam görevlerini layıkı ile yerine getirmenin huzuruyla İzmir'de birkaç gün stres atacakları söyleniyor. Ülkemizi bir sömürge eyaleti kertesine indiren, gücünün, kaynağının ABD emperyalizmi olduğunu belirtmekten çekinmeyen AKP iktidarı, piyasacı ve tüccar zihniyetinin tüm çıplaklığı ile halkımızın onurunu hiçe saymaktadır.

YANKEE GO HOME

ABD'nin jandarması olarak Afganistan ve Irak'ta görev almayı büyük Osmanlı diye pazarlarken, ülkemizin topraklarını da işgalci yankee'lere tüm edepsizliklerini giderecekleri eğlencelik mekanlar olarak sunmaktan çekinmemektedir. Yalnız ABD ve işbirlikçisi AKP iktidarının yanıldığı bir nokta var. Bu topraklarda emperyalizme ve işgalcilere karşı onuruna ve bağımsızlığına sahip çıkan yurtsever, ilerici, devrimci ve antiemperyalist irade vardır. Yankee'lerin dolarları İzmirlilerin onurunu satın alamaz. İşgalciler her zaman kaybeder. Yankee Go Home" denildi. Grup, daha sonra ellerindeki meşalelerle cadde de yürüyüşe geçti.

YUMURTA ATTILAR

Çevik Kuvvet timlerinin oluşturduğu koridor da yürüyen grup, caddenin ortasında bir eğlence yerinde oturan ABD'li askerleri gördü. Gruptakilerden bazıları ceplerinden çıkardıkları yumurtaları, ABD'li askerlere attı. ABD'li askerlerden de bazıları eğlence yerinin içine kaçarken, bazıları ise tepki göstermedi. Yaşanan arbede, polislerin araya girmesiyle büyümeden önlendi. Bir süre daha slogan atan grup, dağıldı

Limonlu protesto Adıyaman'a da sıçradı

TEKEL işçilerinin Ankara'da süren eylemlerine destek vermek için işçi yakınlarının Adıyaman'da yapılan eylemlerinde polis ile işçiler arasında kısa süreli arbede yaşandı. Gözyaşlarına boğulan TEKEL işçilerinin yakınları AK Parti'ye yaklaştırılmadı. 22.12.2009 ADIYAMAN netgazete

Tekel işçilerine destek
23 ARALIK 2009
1 Saat iş bırakacaklar..

Türk-İş, Tekel işçilerinin sorunlarının çözümü için 25 Aralık Cuma günü bir saat iş bırakacak. Türk-İş Başkanlar Kurulu'nun konfederasyon genel merkezindeki toplantısı sona erdi.
Toplantıda, Konfederasyon üyelerinin 25 Aralık Cuma günü bir saat iş bırakması kararlaştırıldı.
www.aksam.com.tr

AKP'ye Ses Bombalı Saldırı
AKP Zeytinburnu İlçe Başkanlığı önüne bırakılan ses bombası büyük bir gürültüyle patladıHaberi
07 Şubat 2010
AK Parti Zeytinburnu İlçe Başkanlığı önüne bırakılan ses bombası büyük bir gürültüyle patladı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken çevrede kısa süreli panik yaşandı.

Edinilen bilgiye göre, 58. Bulvar 56 Sokak'ta saat 19.00 sıralarında meydana gelen olayda; AK Parti İlçe Başkanlığı önüne bırakılan ses bombası büyük bir gürültüyle patladı.
aktifhaber

'Parasız eğitim' pankartına iki tutuklama

17/03/2010
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Roman Buluşması’nda ‘parasız eğitim istiyoruz alacağız’ yazan pankart açan üç eylemciden ikisi tutuklandı.

Pazar günü Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlenen Roman Buluşması’nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşma yaptığı sırada ‘parasız eğitim istiyoruz alacağız’ yazan pankart açıp, slogan atan göstericiler sabah saatlerinde Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirildi.

Üniversite öğrencisi eylemciler Ferhat Tüzer, Berna Yılmaz ve Utku Aykır savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edildi. Örgüt üyesi olmak suçundan hakim karşısına çıkan şüphelilerden İstanbul Üniversitesi öğrencileri Ferhat Tüzer Berna Yılmaz tutuklandı. Utku Aykır ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Radikal

Mazlum-Der'den, ABD büyükelçiliği önünde eylem

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önüne gelen yaklaşık 15 kişilik Mazlum-Der üyeleri, yaptıkları basın açıklamasıyla 8'nci yılını dolduran Irak'taki işgal nedeniyle ABD'yi protesto ettiler. 'Irak'ta insanlar değil, insanlık ölüyor' yazılı pankart taşıyan eylemciler adına basın açıklamasına okulayan Mazlum-Der Ankara Şube Başkanı Üstün Bol, Irak'a özgürlük ve demokrasi getirmek için başlatıldığı iddia edilen bu savaşın, Irak ve Ortadoğu'ya yıkım, kaos ve ölümden başka hiçbir şey getirmediğini belirtti. 20.03.2010 ANKARA netgazete

Üniversiteliler, Ali Sabancı'ya yumurta attı
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde (OMÜ) "Girişimcilik" konusunda konferans veren Pegasus Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, öğrencilerin yumurtalı saldırısına uğradı. netgazete

ABD savaş gemisinin iskelesine kanlı atlet astılar

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, ABD savaş gemisinin yanaştığı gemi yanaşma iskelesinin demir parmaklıklı kapısına kanlı bir atlet asıldı. Bodrum Gemi Yanaşma İskesi'ne demirleyen ABD Donanması'na ait "USS John L. Hall" savaş gemisini protesto etmek isteyen bir grup bugün bölgeye gitti. Saat 12.00 sıralarında Bodrum'dan ayrılacağı belirtilen geminin demir alıp açıldığı ve iskelede olmadığı görüldü. 06.04.2010 MUĞLA netgazete

Akdeniz Üniversitesi'ndeki olaylar unutulmadı

Akdeniz Üniversitesinde bir grup öğrenci, 2008 yılında Akdeniz Üniversitesinde çıkan olayların yıl dönümü dolayısıyla protesto gösterisinde bulundu. Yürüyüş yapmak isteyen gruba üniversitenin güvenlik görevlileri izin vermedi. 06.04.2010 ANTALYA netgazete

ABD Büyükelçiliği önünde nükleer karşıtı eylem

Kendilerine "Barış Hareketi" adını veren bir grup, ABD Büyükelçiliği önünde nükleer silahsızlanma eylemi yaptı. Büyükelçilik önünde grup adına yapılan açıklamada, "Adana'daki İncirlik Üssünde 90 nükleer silah olduğu" iddia edilerek, "bunların ABD'ye iade edilmesi" istendi. 08.04.2010 ANKARA netgazete

Okulun nöbetçi kulübesine molotof: 1 polis yaralı
Adana'da bir ilköğretim okulunun nöbetçi kulübesine molotofkokteyli atıldı. Molotoflu saldırı sırasında bir polis memuru yaralanırken, olayın şokunu üzerinden atamayan bazı öğrenciler gözyaşlarına boğuldu. 04.05.2010 ADANA netgazete

25 Mayıs 2010
KESK Yarın İş Bırakıyor
KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, KESK'in yarın "bir tam gün grev yaparak üretimden gelen gücünü kullanacağını" bildirdi.

Şimşek, yaptığı yazılı açıklamada, kimi yayın kuruluşlarında, "yarın 4 konfederasyonun 1 saatlik iş bırakma eylemi yapacağına" ilişkin haberlerin yer aldığını, bunların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

KESK'in yarınki greve ilişkin çalışmalarını büyük ölçüde tamamladığını belirten Şimşek, "KESK, kararın gereği olarak yarın 1 tam günlük grev yapacak, hizmet üretiminden gelen gücünü kullanacaktır" dedi.

Sendikalar 26 Mayıs Çarşamba gününü "uygulanan emek karşıtı politikalara karşı mücadele günü" ilan etmişti. aktifhaber

İzmir'de başörtüsü yasağına ve CHP'ye protesto

Özgür Düşünce Derneği ve Eğitim Hakları Derneği (ÖZGÜR-DER) İzmir Şubesi üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Başörtüsü sorununu çözeceğiz" açıklamalarını ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin başörtülü öğrencilere indirimli kart vermemesini protesto etti. 28.08.2010 İZMİR netgazete

ABD Büyükelçiliği önünde eylem
2 Ekim 2010
Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi bir grup, Türkiye'ye gelecek NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'i protesto etti.

Çeşitli slogan atarak Kurtuluş Metrosu'ndan yürüyerek ABD Büyükelçiliği önüne gelen grup, polis barikatı nedeniyle büyükelçiliğe yaklaştırılmadı. Grup adına basın açıklaması yapan TGB Genel Başkanı İlker Yücel, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, NATO'yu Türkiye'ye çağırdığını ve Kürt meselesine müdahil olmasını istediğini'' iddia etti.
NATO Genel Sekreteri Rasmussen'in 7 Ekimde Türkiye'ye geleceğini belirten Yücel, ''ABD'nin savaş örgütü NATO, gittiği her coğrafyaya iç savaş götürmüş, etnik çatışma götürmüş, bölünme götürmüştür'' dedi. Yücel, ''NATO'yu, üslerini ve Genel Sekreter Rasmussen'i Türkiye'de istemediklerini'' söyledi.

Yücel ile 2 kişi, açıklamanın ardından polisler tarafından göz altına alındı.

Öte yandan, Yenişehir Postanesi önünde toplanan Jose Marti Küba Dostluk Derneği üyesi bir grup ise 1998 yılından beri ABD cezaevlerinde tutuklu bulunan 5 Kübalı'nın serbest bırakılması talebiyle ABD Başkanı Barack Obama'ya kartpostal gönderdi. Star gazetesi

Rasmussen Türkiye Ziyaretini Protesto Ettiler

06 Ekim 2010
Kendilerine Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyeleri adını veren bir grup, NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in Türkiye'ye yarın yapacağı ziyareti protesto etti.
NATO Genel Sekreteri Rasmussen, 19-20 Kasım'da Lizbon'da düzenlenecek NATO zirvesi hazırlıkları çerçevesinde yarın Ankara'ya geliyor. Rasmussen'in Türkiye'ye gelmesini istemeyen TGB üyeleri, Rasmussen maketi ile yürüdü. TGB'li gençler, 'NATO kafa, NATO mermer' sloganı atarak, NATO'yu ve Rasmussen'i protesto etti. Özgürlük Parkında konuşan TGB İl Başkanı Anıl Okan Şan, "İktidarı uyarıyoruz. Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi(BOP)'nin Eşbaşkanı olduğunu söyleyen Tayyip Erdoğan'ı uyarıyoruz. Türkiye'yi bölünmeye götürüyorsunuz. Bu yüzden gayri meşrusunuz. NATO'cu Amerikancı olduğunuz için gayri meşrusunuz." şeklinde konuştu.

Şan, konuşmasının ardından Rasmussen maketini önce boyun kısmından kırdı ardından maketi parçalamaya başladı. Hızını alamayan gençler, maket parçalarını ateşe verdi. aktifhaber

AKP Önünde Protesto
09 Kasım 2010
İZMİR'de Gençlik Muhalefeti üyesi bir grup, Mersin Üniversitesi'ndeki olayları protesto etti.
İzmir'de Gençlik Muhalefeti üyesi bir grup, Mersin Üniversitesi'ndeki olayları protesto etti. Gösteriler dağılırken AKP İl başkanlığına yumurta attı.

Konak Meydanı'nda toplanan yaklaşık 30 kişilik grup, slogan atarak AKP İl Başkanlığı'na kadar yürüdü. Grup adınan yapılan basın açıklamasında, ''Çok açık anlaşılıyor ki özgür ve demokratik üniversite mücadelemiz baskı ve şiddet yoluyla sindirilmeye çalışılmaktadır. Üniversitede büyüyen muhalefete karşı tahammülsüzlük kendini faşist saldırılarla engelleme çabalarında göstermektedir. Okullar karakollara dünüştürülmeye uğraşılmakta, klasik saldırılar yine sistemli bir şekilde sürdürülmektedir'' denildi. aktifhaber

Öğrenciler Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü Osman Yıldırım'a Bayrak Direkleriyle Saldırdı!

04 Aralık 2010
Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü Osman Yıldırım'a, öğrenciler saldırdı. Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü çevik kuvvet polisleri kurtardı.
Başbakan Erdoğan'ın rektörlerle buluşmasını protesto etmek isteyen bir grup öğrenci ile polis arasında arbede çıktı. Polisle çatışan gruptan bazı kişileri gözaltına almak isteyen Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü, saldırıya uğradı. Müdürü, çevik kuvvet polisleri kurtardı.

BİBER GAZIYLA MÜDAHALE

Başbakan Erdoğan'ın rektörlerle buluşmasını protesto etmek isteyen öğrenci gençlik sendikası üyesi bir grup Dolmabahçe'deki çalışma ofisine yürümek istedi. Polis tarafnıdan uyarılan grup yürüyüşe devam edince polis biber gazıyla müdahale etti.

10 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Gazdan etkilenenler kafelere dükkanlara sığınırken polis önlemlerini artırdı. Grup üyeleri tekrar yürüyüşe geçmeye çalışınca polisin müdühalesi sert oldu. Polisle grup arasında arbede çıktı, 10 kişi gözaltına alındı.

BEYOĞLU EMNİYET MÜDÜRÜ'NÜN ZOR ANLARI

Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü Osman Yıldırım, polisle çatışan gruptan bazı kişileri gözaltına almak istedi. Ancak grup üyeleri ellerindeki bayrak direkleriyle ilçe emniyet müdürüne saldırmaya başladı. Zor durumda kalan Yıldırım'ın yardımına çevik kuvvet polisleri yetişti. Polislerin müdürlerine saldıran eylemcilere müdahalesi çok sert oldu. aktifhaber

ÜLKÜCÜLER DİZİ SETİNİ BASTI!

'Öyle Bir Geçer Zaman ki' dizisinde, bir grup ülkücünün, sol görüşlü bir genci kıstırdığı sahne ülkücüleri çok kızdırdı

Eşi, çocukları ve sevgilisi arasında kalan Ali Kaptan’ın 1967 yılında başlayan ve günümüze kadar sürecek olan hikâyesinin anlatıldığı “Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisi ülkücüleri kızdırdı.

Dizideki “5 ülkücü gencin sol görüşlü bir genci kıstırıp ‘Bakalım seni kim kurtaracak’ dedikler sahne”ye tepki gösteren ülkücüler dizinin Fatih Cibali’deki setinde protesto gösterisi yaptı. Ellerinde “Öyle Büyük Bir Yalan ki”, “Ülkücülük Güneştir” pankartları taşıyan ülkücüler sete bir de siyah çelenk bıraktı.
HABERTÜRK

Gaz bombalarını alıp, tekrar polise fırlattı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ndeki (ODTÜ) öğrenci eylemi olaylı bitti. Öğrenciler, geri çekilen polise kartopu ve taş atınca polis gaz bombalarıyla karşılık verdi. ODTÜ'deki eylemlerini sürdüren öğrenciler, geri çekilmeye başlayan polisi sloganlar ve kartopu ve taş atarak bir süre takip etti. Bunun üzerine çevik kuvvet ekibi, öğrencilere gaz bombası atarak müdahale etti. 15.12.2010 ANKARA netgazete

''19-22 Aralık'ta Bayrampaşa'da kadınları diri diri yakanlar cezalandırılsın''
İSTANBUL - 19 Aralık katliamın sorumluların cezalandırılması için dün CHP Beyoğlu ilçe binasını işgal eden Halk Cephesi üyeleri bugün de Galata kulesini işgal ettiler.

Eylemciler kulenin tepesine ''19-22 Aralık'ta Bayrampaşa'da kadınları diri diri yakanlar cezalandırılsın'' pankartı astılar.

Grup, yaklaşık bir saat kuleden "Katliamın sorumluları yargılansın", "Adalet istiyoruz" sloganları attı. Olay yerine gelen polis pankart asan eylemcileri kuleden darp ederek dışarı çıkararak gözaltına aldı.

Galata kulesinin 7 katında tutulan 3 eylemcinin görüntüsü çekmek isteyen gazetecilere de saldıran güvenlik görevlileri, 3 gazeteciyi asansöre sıkıştırıp copladılar.
ANF NEWS AGENCY

15 otomobili yakıp, marketi molotofladılar!

İstanbul'da önceki akşam Şişli, Maltepe ve Esenler'de park halindeki otomobilleri benzin döküp ateşe verdiler habertürk

Amerikan askerlerine yumurtalı protesto
8 Şubat 2011
Marmaris'e dört günlük liman ziyaretine gelen Amerikan donanmasında bulunan Amerikan askerleri protesto edildi.

Türkiye Gençlik Birliği üyesi bir grup genç olayın ardından gözaltına alındı. Bu sabah saat 07.00 sularında Marmaris Körfezi'ne giriş yapan dev gemi USS Enterprise ile gelen askerler öğle saatlerinde ilçeye tur tekneleri ile taşındı. ABD askerleri esnafın yüzünü güldürürken, Marmaris Emniyet müdürlüğü ekiplerine gelen istihbarat doğrultusunda bir gurup TGB üyesi gencin askerleri protesto edeceği öğrenildi. Yaklaşık 10 kişiden oluşan TGB'li gençler önce askerlerin yoğunlukla bulunduğu Barlar Sokağına geldi.

Burada emniyet güçleri tarafından askerleri protesto etmeleri önlenen gençlerle bir süre emniyet yetkilileri oturup konuştu. Hazırladıkları pankartları bırakan gençler yat limanından yürüyerek Atatürk Anıtı önüne oradan da Tansaş Mağazası önüne kadar polis eşliğinde yürüdü.

Burada bir süre bekleyen TGB'li gençler tekrar Atatürk Anıtı önüne yürüdü. Anıt önünde görüntü ve fotoğraf çeken Amerikan askerlerine bir süre bakan gençler ceplerinde bulunan yumurtaları çıkararak sloganlarla Amerikan askerlerine attı. Grubun çevresinde bulunan emniyet güçleri olaya hemen müdahale ederken protestoya katılan gençler polis tarafından gözaltına alınarak ilçe emniyet müdürlüğüne götürüldü. haber10

AK Parti Denizli İl Başkanlığı'na eylem girişimi
3 Mart 2011
Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi bir grup, AK Parti Denizli İl Başkanlığına zorla girip pankart asmak istedikleri gerekçesiyle gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, TGB'li bir grup genç, akşam saatlerinde Delikliçınar Meydanı'ndaki AK Parti Denizli İl Başkanlığının bulunduğu binaya girip asansörle partinin olduğu kata çıktı.

İl Başkanlığına girip pankart açmaya çalışan eylemciler, çelik kapıyı zorladılar. Bu sırada il binasında bulunan partililer TGB'li gruba engel oldu.

Olay yerine gelen çevik kuvvet ekipleri, TGB'li 19 kişiyi gözaltına aldı. TGB'li grubun Ergenekon davası kapsamındaki bugünkü arama ve gözaltıları protesto için eylem yapmak istedikleri bildirildi. haber10

Okmeydanı'nda gösteri
26 Mayıs. 2013



NTV'nin haberine göre; İstanbul Okmeydanı'nda trafiği keserek araçlara zarar veren ve kendilerine müdahale etmek isteyen polislerle çatışane yüzleri maskeli göstericiler, biber gazıyla dağıtıldı.
haber1001

"Milletin a.... koyacağız" diyen Mehmet

En son admin tarafından Cmt Ekm 18, 2008 1:56 am tarihinde değiştirildi, toplam 3 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Pts Mar 31, 2008 11:30 pm    Mesaj konusu: Küçükmece'de molotoflu saldIrI Alıntıyla Cevap Gönder

"Milletin a.... koyacağız" diyen Mehmet Cengiz'in inşaatını millet durdurdu



Artvin'in Murgul ilçesi Damar köyünde yapımına başlanan siyanür havuzu yaklaşık iki bin kişi tarafından protesto edildi. Yüzlerce kişi şantiye alanına yürüyünce işçiler de iş bıraktı.
Cumhuriyet

ABD Konsolosluğu Önünde Kur'an Yakma Protestosu
04.03.2012

Has Gençlik İstanbul ABD Konsolosluğu Önünde protesto gösterisi yaptı. Eylemde Afganistan'da Kuran Yakan Amerikalılar kınandı.
MBR Haber

Beşiktaş maçında İsrail Protestosu
15 EYLÜL 2011



UEFA Avrupa Ligi'nde bugün TSİ 20.00'de oynanacak olan Beşiktaş Maccabi Tel Aviv karşılaşması öncesinde gerilim yüksek.

Gerilimin arkaplanında ise futbol içi rekabetten ziyade, Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi gerilim var.

UEFA Avrupa Ligi grup elemeleri ilk maçında Beşiktaş ile karşılaşacak olan İsrail'in Maccabi Tel Aviv takımı, kaldığı otelin önünde toplanan bir grup tarafından protesto edildi.
Göstericiler, TSİ 00.30'da takımın Taksim'de kaldığı otel önünde toplandı.

"Mavi Marmara'yı unutmadık, unutmayacağız" yazılı pankart açan grup, "Katil İsrail" ve "Siyonist İsrail Filistin'den defol" şeklinde sloganlar attı.

Eyleme katılanlar, İsrail'deki sporcuların da birer İsrail askeri olduğunu savunarak, "İsrail devletinin uluslararası organizasyonlarda bulunmasını istemiyoruz; ülkemize ne bir müzik grubunu, ne de bir futbol takımını kabul edebiliriz" dediler.

Grup, bugün TSİ 18.30'da geniş çaplı bir eylem yapılacağını da duyurdu.
BBC

Katil ABD Afganistan'dan DEFOL!
21 Şubat 2010
Afganistan'da ABD ve NATO güçlerinin bulunması protesto edildi

- Ankara Filistin Dostları Platformu, İLKAV ve çeşitli dernek ile bazı sivil toplum örgütleri Afganistan'da ABD ve NATO güçlerinin bulunmasını protesto etti.
ABD Büyükelçiliği yakınında bulunan Kennedy Caddesi'nde toplanan grup ellerinde "İşgale son, suç ortaklığına hayır", "Terör devleti ile el sıkışanlar katliamdan sorumludur", "Terör devleti ile ilişki Türkiye'nin utancıdır" yazılı dövizler taşıdı. Grup, "Kahrolsun işgalci NATO", "Kahrolsun işbirlikçi hainler", "Katil ABD Afganistan'dan defol" gibi sloganlar atarak tekbir getirdi. Grup adına yapılan açıklamada, ABD ve NATO'nunAfganistan'da müslüman kanı döktüğü belirtilerek

Türkiye'nin NATO ve ABD'den desteğini çekmesi istendi.

Ellerinde ABD ve NATO aleyhtarı döviz ve pankartlar taşıyan İLKAV üyeleri, Kennedy Caddesi, Atatürk Bulvarı kavşağı yakınlarında, çevik kuvvet tarafından oluşturulan barikat önünde toplanarak protesto eylemi gerçekleştirdi.

Sık sık tekbir getiren grup üyeleri, ABD ve NATO aleyhine sloganlar attı.

Grup adına okunan basın açıklamasında, ABD ve NATO birliklerinin Afganistan'da gerçekleştirdikleri askeri operasyonlar protesto edilerek, Türkiye'nin Afganistan'daki askeri birliklerini geri çekmesi istedi.

Kurtuluş Savaşı'nda Afgan halkının Türk halkına destek verdiği de hatırlatılan açıklamada, aynı desteğin Afgan halkına da verilmesi gerektiği ifade edildi.

Obama'ya Ankara'da protesto
Ankara Kızılay Milli Müdafaa Caddesi'nde toplanan İLKAV(İlmi Kültürel Araştrımalar Vakfı) yanlısı bir grup tarafından "NATO'ya hayır , katillere geçit yok", "Yaşasın İslami direnişimiz", "Katil ABD Ortadoğu'dan defol " gibi sloganlar atıldı. Grup adına yapılan açıklamada, ABD emperyalizminin politikalarının sömürü hedefleri üzerinde olumsuz etki yaptığı görülünce imaj değişikliğine gidildiği vurgulanarak zulüm gören bir siyahiyi başa getirilerek imaj tazelendiği iddia edildi. Yapılan açıklamanın ardından grup olaysız dağıldı. 05.04.2009 ANKARA netgazete

Ankara'da arbede
03 Haziran 2009
Ankara'da Yüksel Caddesi'nde dün akşam yaşanan olayların devamında bugün çıkan kavgada biri emniyet amiri iki kişi yaralandı

Dün Kızılay Konur Sokak'ta üç ayrı grubun açtığı standa müdahale eden kişiler ile stand başında bekleyenler arasında kavga çıkmış, olayla ilgili 18 kişi gözaltına alınmıştı.

Olayların ardından bugün öğle saatlerinde çeşitli sivil toplum örgütlerine üye kişiler stand önünde toplanarak, olayları protesto eden basın açıklaması yaptı.

Açıklamanın ardından bir süre daha slogan atan eylemcilere, elinde “sallama” olarak tabir edilen kesici alet bulunan bir kişi saldırdı. Bu sırada emniyet amiri Mehmet Işık saldırganın elindeki aleti almak için müdahale etti. Gruptakiler de saldırganı linç etmek istedi. Saldırgan ile müdahalede bulunan Işık yaralandı. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Bu sırada polis, gruba göz yaşartıcı gaz sıkarak müdahale etti. Gruptakilerin taşla karşılık vermesi üzerine Konur Sokak, Mithatpaşa Caddesi ve Yüksel Caddesine açılan sokaklarda polis ile gruptakiler arasında kovalamaca yaşandı. Mithatpaşa Caddesine yönelen gruba Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı'ndan (TOMA) tazyikli su sıkıldı.

Eylemciler ile polis arasında çıkan olaylar devam ederken, olayların gerçekleştiği yerdeki esnaf dükkanlarını kapatarak koruma altına almaya çalıştı. aktifhaber

Adliye önünde Çeber'in katillerine öfke yağdırdılar
15 Nisan 2009
Gözaltında bulunduğu karakolda ve tutuklu kaldığı Metris Cezaevi'nde gördüğü işkence sonucu öldüğü öne sürülen Engin Çeber ile ilgili açılan davanın 5. duruşması başladı. Duruşmada iddia edilen sözkonusu işkence görüntülerinin de izleneceği öğrenildi.
İstanbul, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma şu sıralar devam ederken, duruşma öncesi adliye önünde toplanan Halk Cephesi üye yaklaşık 30 kişilik grup çeşitli sloganlar atarak suçluların cezalandırılmasını istedi. "Özür değil, adalet istiyoruz" yazılı pankart açan grup adına okunan basın açıklamasında ise Engin Çeber'in işkence ile öldürüldüğü vurgulanarak, "Her yeni çıkan belgeler, tanıklar Engin'in işkence ile katledildiğini kanıtlıyor. Duymayan, bilmeyen kalmadı. Ama Engin'in katilleri hala cezalandırılmadı. Lafa gelince "Türkiye bir hukuk devletidir" sözleri devlet yetkililerinin ağzından hiç düşmüyor. Cezalarını verin. 15. Ağır Ceza Mahkemesi halen yargılamayı sürdüren heyetin mahkemeden çekilme kararı üzerine verdiği kararda Engin Çeber'in avukatlarını ve suçluların cezalandırılmasını isteyen herkesi yargılamayı hukuk boyutundan çıkartıp, siyasal zemine çekmek isteyen bir kısım mihraklar olarak nitelendirmektedir. Bunun anlamı "adalet istemeyeceksindir", bunun anlamı görmeyeceksin, duymayacaksın, bildiğini de söylemeyeceksindir. Suçluların cezalandırılması için buradayız. Suçlular cezalandırılıncaya kadar peşlerinde olacağız" denildi.
Çağdaş Hukukçular Derneği adına açıklamada bulunan avukat Güray Dağ ise Engin Çeber'in öldürülmesine ilişkin Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren yargılamanın avukatlık mesleğine ve adalet arayışlarına yönelen bir dizi saldırıya sahne olduğunu öne sürerek, "İşkence sanığı polislerin müdahil avukatlara yönelik saygısız tutum takınmalarına ve hakaret içeren sözlerine engel olunması ve taraflara karşı tam bir tarafsızlık içerinde bulunulmasının gerektiği hatırlatılması üzerine yargılamadan çekilme kararı almıştır. Kararı değerlendiren Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi kararı reddederken, kabul edemeyeceğimiz ve hukuki olmayan gerekçelerle müdahil avukatları suçlamayı da kendine görev bilmiştir. 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı hukuka değil, siyasete dayanmaktadır" dedi.
Soruşturma safhasında ifadeler alındıktan hemen sonra gizlilik kararı verilerek dosyanın hem avukatların hem de kamuoyunun denetiminden kaçırılmak istendiğini iddia eden Dağ, "Sanıklar olaydan sonra kamera kayıtlarının kaybolmasını sağlamaya çalışmış, aynı zamanda sahte izin tutanakları düzenlemişlerdir. Dernek üyelerimizin de içinde bulunduğu tam 850 avukat, işkencecilerin cezalandırılması için davaya müdahil olmuştur. Biz hukukla siyasetin birbirinden ayrı olmadığını biliyoruz. O yüzden adalet mücadelemizi mahkeme salonlarından ibaret görmüyoruz" diye konuştu
netgazete

31 Ağustos 2008
İSTANBULDA Kİ GÜRCÜLER : RUSYA ÇEÇENİSTANI TANISIN !

İstanbul'da bulunan Gürcistan Dostluk Derneği yöneticileri bir basın toplantısı düzenleyerek, Rusya'ya Çeçenistan'ı tanıma çağrısında bulundular

İstanbul'da bulunan Gürcistan Dostluk Derneği yöneticileri bir basın toplantısı düzenleyerek, Rusya'nın Osetya ve Abhazya'nın bağımsızlıklarını tanıma kararını eleştirdiler.
Dernek Başkanı Ali Rıza Altunel tarafından okunan basın açıklamasında "Rusya özgürlük bağımsızlık ve demokrasiden yana ise derhal Çeçenistan'ın ve diğer bağımsızlık talebi olan halkların da taleplerini karşılamalıdır" dendi.

"Kukla ve figüran değil gerçekte özgür bir Kafkasya'yı hep beraber kurmak, topraklarımızda kardeşçe refah ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bunun için ne Rusya, ne Amerika, bağımsız özgür Kafkasya." cümlelerinin dikkat çektiği basın açıklaması şöyle;Gürcülerin gözyaşı, başkalarının mutluluğu olmamalı
"Karadeniz suları çalkalanmaya, ısınmaya kısacası Karadeniz bir tehlikeli deniz olma durumuyla karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır.Özgürlük taleplerinin, bağımsızlık taleplerinin tüm toplumların en doğal hakları olduğu kabul edilen bir gerçektir. Bu bağımsızlık talepleri azınlığın çoğunluğa veya güçlünün zayıfa tahakkümü değil demokrasi, insan hakları, adalet, eşitlik ve hakkaniyet kuralları etrafında yeşertilmelidir.Yine bu talepler kendi doğal süreçleri ile ortaya çıkmalı birilerinin isteği veya siyasi oyun olmamalıdır. Zira bu oyun öyle bilinen çocuk oyunu değil, kan ve gözyaşı, en kötüsü savaş oyunudur.

Emperyalist güçler, Balkanları Orta Doğu'yu ve özellikle de Kafkasları savaş oyun alanı haline getirmiş, bütün silah teknolojilerini yine bölgenin kaynakları ile bölge üzerinde dener hale gelmişlerdir. Bölge üzerinde maalesef söz sahibi olamayanlar karar verip figüranları ile bölgeyi yeniden yaşanmaz kılmak istemektedirler.

Artık yeter diyor ve derhal bu güçlerin bölge üzerinden ellerini çekmelerini istiyoruz
Bağımsızlığını ilan eden Osetya veya Abhazya da iyi biliyor ki, asırlardır özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi veren bölge halklarına Rusya göz açtırmamış, bölgeyi küçük lokmalar halinde yutma planları ile yıllardır büyük oyunlar oynamış ve oynamaya devam etmektedir.Rusya özgürlük bağımsızlık ve demokrasiden yana ise derhal Çeçenistan'ın ve diğer bağımsızlık talebi olan halkların da taleplerini karşılamalıdır.Abhaz ve Oset Komşu ve kardeşlerimize sözümüz ve sitemimiz odur ki, sevinmek eğlenmekte acele etmesinler. Asırlardır bölgeyi ezen sömüren Rusya onları orada maalesef rahat bırakmayacaktır.Bölgeden göç eden evleri yakılan yağmalanan mazlum, mağdur Gürcü halkının gözyaşları onların mutluluğu olmamalıdır. Bölge yıllarca bu toplumların kardeşliğine ve iyi komşu ilişkilerine şahit olmuştur.

Kukla ve figüran değil gerçekte özgür bir Kafkasya'yı hep beraber kurmak topraklarımızda kardeşçe refah ve huzur içinde yaşamak istiyoruz.

Bunun için ne Rusya, ne Amerika, bağımsız özgür Kafkasya."
anahaber

Adana ve Ş. Urfa'da 3 otomobil kundaklandı
Seyhan ilçesine bağlı Gülpınar Mahallesi 75 sokakta meydana geldi. Gece saat 02.30 sıralarında park halindeki 01 ZU 785, 01 SH 685 ve 34 HSB 94 plakalı otomobiller kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce ateşe verildi. Araçların yandığını gören vatandaşlar durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. 09.11.2008 ADANA netgazete

AKP Bürosuna Saldırı
03 Kasım 2008
Manisa'da AKP irtibat bürosuna molotofkokteylli ve taşlı saldırıda bulunuldu.

AK Parti'nin Adnan Menderes Mahallesi'ndeki bürosunun önüne gelen 3 kişi, ellerindeki molotofkokteyllerini girişe attı.

Molotofkokteylleri kaldırıma düşerken, saldırganların attığı taşlardan büronun camı kırıldı.

Gürültüyü duyarak olay yerine gelen mahalle sakinlerinin kovaladığı 3 saldırgan ara sokaklarda izlerini kaybettirdi.

AK Parti il başkanlığı önünde patlama
31 Ekim 2008
Erdoğan'ın Pazar günü ziyaret edeceği Hakkari'de AK Parti il başkanlığı önünde patlama meydana geldi.
Hakkari'de, AK Parti İl Başkanlığı önünde meydana gelen maytap patlaması polisi alarma geçirdi.

Edinilen bilgiye göre, Namık Erdoğan Caddesi üzerinde bulunan Hakkari Belediye Başkanlığı yanındaki AK Parti İl binasında akşam saatlerinde meydana gelen patlama güvenlik güçlerini harekete geçirdi. haber7

Küçükmece'de molotoflu saldırı
01 Nisan 2008
Küçükçekmece'de, molotof kokteyli atılan markette yangın çıktı.
Alınan bilgiye göre, İkitelli Atatürk Mahallesi Atatürk Caddesi 3. sokaktaki 3 katlı binanın giriş katındaki markete, kimliği belirsiz kişilerce molotof kokteyli atıldı.

Molotof kokteylinin alev alması nedeniyle çıkan yangın, Sefaköy itfaiye ekiplerince söndürüldü.

Olayda, markette maddi hasar oluştu. haber7

OKMEYDANI SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ
11 Ekim 2008
Okmeydanı'nda yaklaşık bir grup, Abdullah Öcalan'ın Suriye'den Avrupa'ya geçişini protesto ederek gösteri düzenledi

Grup, molotoflar ile işyerleri ve sokakları ateşe verdi. Olay yerine gelen çevik kuvvet ekipleri gruba anında müdahale etti. Polis, biber gazı ile göstericilere karşılık verdi.

Havai fişeklerin de kullanıldığı gösteride sokak aralarında sık sık gösterici ve polis arasında kovalamaca yaşandı.

Bir iş yerine atılan molotof, işyeri çalışanları tarafından söndürüldü. İşyeri maddi hasar gördü.

Vatandaşlar polis tarafından atılan biber gazlarından etkilendi. Esnaf kepenk kapattı.

Adana'da dernek baskını 10 yaralı
02 Şubat 2009
Adana'da, aralarında terör örgütü üyelerinin de bulunduğu öne sürülen grubun, bir derneğe düzenlediği bıçak, taş ve sopalı saldırıda 10 dernek üyesi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Toplumsal Dayanışma ve Şura Derneği'nin (Şura-Der) Dağlıoğlu Mahallesi Eminağa Caddesindeki binasına gelen ve aralarında terör örgütü mensuplarının da yer aldığı ileri sürülen kalabalık bir grup, sohbet toplantısı yapan dernek üyelerine saldırdı.

Saldırıda, Mustazaflar İle Dayanışma Derneği Adana Şube Başkanı Abdulkadir Turgay ile Şura-Der üyeleri Hüseyin Güney, Mesut Talhan, Hasan Süslü, Bedir Çiftçi, Kasım Karayel, Ali Güneş ve Celal Çetin taş ve sopalarla, Zekeriya Yeniay ve Regaip Karacan ise bıçakla yaralandı.

Olay yerine gelen Terörle Mücadele Şube Müdürlü ve Çevik Kuvvete bağlı ekipler, grupları dağıtırken, yaralılar ambulanslarla Adana'daki çeşitli hastanelere sevk edildi. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

Dernek yöneticilerinden Ayhan Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplantı sırasında bir grubun önce binadaki güvenlik kamerasını kırdığını, ardından ''Sizi burada istemiyoruz'' diyerek saldırdığını, binada ciddi hasar meydana geldiğini söyledi.

Bu arada, gün içinde bölgedeki ara sokaklarda yasa dışı gösteri yaptıkları belirlenen 9 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. haber7

Avcılar'da polis yaralayanlar eylem hazırlığındaymış
08 Kasım 2009
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Avcılar'da kimlik soran polise ateş açan 2 saldırganın eylem hazırlığında olduklarını belirterek, "Üst üste pantolon ve mont giymişler. Üstlerini çıkartıp eşkal tarifini zorlaştırmayı düşündüklerini sanıyoruz" dedi. netgazete

Tüketici Derneği'nden GDO'lu ürün protestosu
Başkent'te Kızılay Güvenpark'ta toplanan Tüketici Hakları Derneği üyesi bir grup, "GDO'ya hayır", "Kobay değil, insanız", "Böcek yiyor ölüyor, biz neden yiyoruz?" şeklinde sloganlar attı. GDO'lu ürünlerin alerjik ve toksik etkisi olabileceğini, kansere sebep olabileceğini ifade eden Tüketci Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, GDO olabilecek ürünleri tek tek sıralayarak ürünleri çöpe attı. 08.11.2009 ANKARA netgazete

ÖSS'de katsayıyı protesto için Beyazıt'a yürüdüler

Danıştay'ın, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararını iptal etmesini protesto etmek isteyen yüzlerce öğrenci ile Özgür Der ve Mazlum Der'in de aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşu temsilcileri Fatih Postanesi önünde bir araya geldi. Çoğunluğunu imam hatip liselilerin oluşturduğu yüzlerce öğrenci, "Danıştay ancak yürütmeyi durdurur, eşitlik ve adalet yürüyüşümüzü durduramaz" yazılı bir pankart taşıdı. Grup daha sonra Beyazıt Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. 26.11.2009 İSTANBUL netgazete

Danıştay'ın Kararı Protesto Edildi
Danıştay'ın, YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulamasını öngören kararının yürütmesini durdurma kararı, protesto edildi..
11 Şubat 2010
Danıştay 8. Dairesi'nin, Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) üniversiteye girişte farklı katsayı uygulamasını öngören kararının yürütmesini durdurma kararı, Çanakkale ve Elazığ'da protesto edildi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden (ÇOMÜ) bir grup öğretim üyesi, ortak basın açıklaması yaptı.

Farklı katsayı uygulamasının akademik bir konu olmasına rağmen üniversiteler dışında bir çok kurum ve kuruluşun bu konuda görüş bildirdiği hatırlatılan açıklamada, üniversite mensupları olarak akademik bakış açısının da kamuoyuyla paylaşılması gerekliliğinin görüldüğü bildirildi.

Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

''Tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kendi istediği alanda eğitim alma hakkı bulunmaktadır ve bu hak Anayasa ile denetim altına alınmıştır. Bu bağlamda kendi eğitim kurumlarında yetişmiş insanların, orta öğretimden yüksek öğretime tam bir eşitlik gözetilerek geçmesini sağlamanın, devletin yasalarla tanımlanmış bir görevi olduğunu düşünmekteyiz.

Eğitimi bir fırsat değil hak olarak gören ve bu hakkın da dayanağını hukuktan aldığına inanan bilim insanları olarak, gençlerin eğitim almalarına engel teşkil eden sorunların çözümünün akademik düşünce ortamında ve sorunun paydaşlarının katılımıyla sağlanacağına inanıyoruz.''

-ELAZIĞ-

Elazığ İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği (ELİMDER) üyeleri de, Danıştay'ın farklı katsayıyı durdurma kararını protesto etti.
ELİMDER Başkanı Hüsamettin Gül, Elazığ Anadolu İmam Hatip Lisesi önünde yaptığı basın açıklamasında, yıllardır kamuoyunun vicdanını kanatan katsayı uygulamasını düzelten YÖK'ün büyük bir yanlıştan döndüğüne ve katsayı adaletsizliğini ortadan kaldırdığına dikkati çekti.

Danıştay 8. Dairesi'nin yürütmeyi durdurma kararıyla yüzbinlerce aile ve öğrencinin mağdur olacağını hatırlatan Gül, katsayı uygulamasının zaten Anayasa'nın ''eşitlik'' ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. aktifhaber

AKP binasını işgal eden işçiler gözaltında
2 ayı aşkın bir süredir Ankara'da eylemini sürdüren TEKEL işçlerinden oluşan bir grup, işçi Hamdullah Uysal geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetmesinin ardından AK Parti Ankara İl Başkanlığı'nı işgal etti. 26.02.2010 ANKARA netgazete

İzmir’de belediye otobüsüne saldırı!
İzmir'in Narlıdere ilçesinde, belediye otobüsüne, molotof kokteyli ve taş atıldı
10 Temmuz 2010
Alınan bilgiye göre, Mehmet Köksal (34) yönetimindeki 35 CTP 44 plakalı Narbel-Halkapınar seferini yapan ESHOT otobüsüne, İnönü Mahallesi İnönü Meydanı 1. durakta beklediği sırada, yüzleri maskeli bir grup tarafından molotof kokteyli ve taş atıldı. Yolcu bulunmayan otobüse isabet eden molotof kokteyli nedeniyle aracın ön camı çatladı. İçinde yanmamış bir molotof kokteyli bulunan otobüsün bazı camları da atılan taşlar nedeniyle kırıldı.

Otobüs şoförü Köksal ile durakta bulunan Ecevit Karakaş (36), başlarına taş isabet etmesi nedeniyle hafif yaralandı. habertürk

Üniversiteliler, çıplak ayakla otobüs istedi
Ege Üniversitesi'nde eğitim gören bir grup kız öğrenci, Bornova metro istasyonundan kalkan ve yerleşke içinde sefer yapan Büyükşehir Belediyesine ait 525 numaralı otobüsün ücretli olmasını bu kez de çıplak ayakla yürüyerek protesto etti. "Duy bizi Aziz, bakiyemiz yetersiz, geceler artık daha güvensiz" şeklinde slogan atarak, çıplak ayakla İzmir Büyükşehir Belediyesine kadar yürüdü. 09.07.2010 İZMİR netgazete

Şehit Yüzbaşının Kardeşi Başbuğ'un ve Ali Babacan'ın Elini Sıkmadı!
Yüksekova'daki patlamada yaralanan ve dün şehit olan Piyade Yüzbaşı Barış İbrahim Yurtseven toprağa verildi.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 18 Temmuz'da meydana gelen patlamada yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Piyade Yüzbaşı Barış İbrahim Yurtseven toprağa verildi. Şehitin kızkardeşi Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ için 'Ben bu adamın elini sıkmam' diye tepki gösterdi...

Şehit Yüzbaşı Yurtseven için Kocatepe Camisi'nde düzenlenen cenaze törenine, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Aslan Güner, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit katıldı.

BAŞBUĞ KÜÇÜK BİR ÇOCUĞU ÖPTÜ

Orgeneral Başbuğ, Babacan ve diğer yetkililer, Yurtseven'in eşi Gamze Yurtseven ile anne ve babasına başsağlığı dileklerini iletti. Orgeneral Başbuğ, bu sırada, Yurtseven'in yakınları arasında bulunan küçük bir çocuğu öptü.

Yurtseven'in Türk bayrağına sarılı tabutu, askerlerce alınarak top arabasına konuldu. Bu sırada cenazeye katılanlar Yurtseven'i selamladı.

BABASINA EL SALLADI

Şehit Yüzbaşı Yurtseven'in 2 yaşındaki kızı Ece, cenaze boyunca elinden düşürmediği oyuncağıyla babasına el sallayarak, onu son yolculuğuna uğurladı.

Yurtseven'in cenazesi bir süre top arabasında taşındıktan sonra cenaze aracına konularak Cebeci Askeri Şehitliğine götürüldü.

Cenazeye katılmak için sağlanan araçlara binilirken cenazeye katılanlardan birisi ''Bunların hesabı sorulacak'' dedi. Şehit Yüzbaşı Yurtseven, şehitlikte dualar arasında toprağa verildi.

BEN BU ADAMIN ELİNİ SIKMAM

Öte yandan şehit piyada yüzbaşı Barış İbrahim Yurtseven'in kardeşi törene katılan Başbuğ'un elini sıkmadı.

Taraf Gazetesi'nden Arzu Yıldız'ın haberine göre Yüzbaşı İbrahim Yurtsever'in kardeşi Hülya Yurtseven Çeçen, Genelkurmay Başkanı İbker Başbuğ için 'Ben bu adamın elini sıkmam' diyerek tepki gösterdi. Çeçen, törende bulunan Devlet Bakanı Ali Babacan'ın da elini sıkmadı... aktifhaber

Emekliler de toplu sözleşmeye katılmak istiyor

DİSK'e bağlı Emekli-Sen üyesi bir grup, toplu görüşmede emeklilerin temsilcisinin bulunmadığı gerekçesiyle protesto gösterisinde bulundu. Başbakanlık Eski Bina önünde toplanan protestocular, "Sadaka değil, toplu sözleşme" yazılı pankart açtı, çeşitli sloganlar attı. 15.08.2010 ANKARA - netgazete

Kas hastalarından 'eylemli' çare arayışı
13:20 - Taksim'de eylem yapan kas hastaları, Türkiye'de kök hücre araştırmalarının başlatılması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan yardım istedi. Eyleme 5 yaşındaki kas hastası oğlu ile birlikte katılan Gülseren Kuşluk, "Oğlum kas hastası, 20 yaşına kadar yaşayacağını söylediler. Yani bize 'oğlun ölene kadar bekleyin' dediler. Buradan başbakana sesleniyorum kas hastası çocuklar için bir şeyler yapılsın" dedi. 15.08.2010 İSTANBUL netgazete

Kayıpların telâfîsi için 310 lira zam istiyorlar

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, kamu görevlilerinin geçmiş yıllardaki kayıplarının telâfîsi için maaşlarda 310 lira artış talebinde ısrarcı olacaklarını bildirdi. Bircan Akyıldız, toplu görüşmeler için Başbakanlık Merkez Bina'ya gelişinde açıklamada bulunurken, bundan önceki sekiz dönemde uzlaşma arayanın, fedâkârlıkta bulunanın, sınırları ve sabrı zorlananın hep kamu çalışanları ve Türkiye Kamu-Sen olduğunu söyledi. 15.08.2010 ANKARA netgazete

Atanamayan Öğretmenler Sokakta
31 Ağustos 2010
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB) tarafından bugün yapılması planlanan 30 bin öğretmen atamasının 2010 KPSS'de yaşanan kopya iddiaları nedeniyle ertelenmesi sonrası atanamayan öğretmenler, MEB önünde eylem yaptı.

Öğretmen adayları KPSS'nin kaldırılmasını, öğretmen atamalarının koşulsuz yapılmasını isteyerek, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'yu istifaya çağırdı. Eğitim-Sen “300 bin öğretmenin ataması koşulsuz olarak gerçekleştirilmelidir. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamaları tamamen kaldırılmalıdır” açıklaması yaptı

Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen atanamayan öğretmenler, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve(Eğitim-Sen) ve Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYÖP) saat 10.30'da Milli Eğitim Bakanlığı önüne gelerek basın açıklaması yaptı.
KPSS'ye yönelik iddialar ve öğretmen atamalarının ertelenmesi ile ilgili olarak sendika adına basın açıklaması yapan Eğitim?Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, öğretmen atamalarının ertelenmesine neden olan KPSS'ye yönelik iddiaların bütün yönleriyle araştırılmasını ve sorunun yeni mağduriyetler yaratılmadan çözülmesini istedi.

-"DELİL YOKSA ATAMA YAPILMAMASI BİR ÇELİŞKİDİR"-
Mehmet Bozgeyik, KPSS'de yaşanan kopya iddiaları nedeniyle sınava giren kişilerin ve ailelerin tedirgin olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "İddiaları daha önce yalanlayan YÖK ve ÖSYM, KPSS sınavında yaşananlara yönelik tepkilerin ve kuşkuların artmasının ardından soruların sızdırılmış olabileceğini kabul etmiştir. YÖK başkanı 'henüz elimizde delil yok' diyor olsa da, bugün yapılması planlanan öğretmen atamaları 'ulaşılan deliller neticesinde sınavının bütününü etkileyecek bir durumun ortaya çıkma ihtimali' gerekçe gösterilerek ve başvuruda bulunan öğretmen adayları açısından 'telafisi güç hukuki ihtilafların yaratılmaması amacıyla' durum netleşinceye kadar ileri tarihe ertelenmiştir."

-"ÖĞRETMENLER MAĞDUR EDİLDİ"-
Okullar açılmadan önce öğretmen atamalarının gerçekleşmesini istediklerini belirten Bozgeyik, 30 bin öğretmen ataması ileri bir tarihte yapılsa bile öğretmen açıklarının kapatılmasının mümkün olmadığını ifade etti. Bu durumun nedenini Bozgeyik MEB'nın yanlış atama politikası olarak göstererek konuşmasına şöyle devam etti: "Ataması yapılması düşünülen öğretmen sayısı yeterli olmamakla birlikte özellikle müzik ve beden eğitimi branşlarında ve kimi mesleki alanlarda yeterince atama yapılmayarak bu alanlardan mezun olan öğretmenler mağdur edilmiştir. Hükümet bir taraftan mesleki eğitimi özendireceğini açıklarken, mesleki alanlarda atamaların az olması çelişki yaratmaktadır. Ayrıca sözleşmeli, ücretli vb adlar altında gerçekleştirilen öğretmenlik uygulamaları öğretmenlerin iş güvencesinden yoksun, düşük ücretlerle çalışması anlamına gelmekte ve bu durum eğitimin kötüleşmesine neden olmaktadır."

-"MEB'İN TAŞERON İŞÇİSİYİZ"-
Eğitim-Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik'in basın açıklamasının ardından AYÖP'ü temsilen Yasemin Çakıcı'da atanamayan öğretmenlerin sorunlarını dile getirdi. Kendilerini MEB'nin taşeron işçileri olarak tanımlayarak KPSS'deki kopya iddialarına ilişkin şöyle konuştu:

"Bu yıl kopyacılar yaptıkları hatalar ve aç gözlükleri sonucu kendi kendilerini ele verdiler. Soruların servis edildiği apaçık ortaya çıkan da belirli cemaatlere mensup olduklarını paylaşmak istiyoruz. Yaşanan olaylar karşısında ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan'ın yaptığı açıklamalar tüm öğretmenleri hayrete düşürmüştür. Sonuçların açıklanmasından kısa bir süre sonra tüm adaylarca ve öğretim görevlilerince de kopya çekildiğine kanaat getirilmişken yöneticiler bakar körler gibi davranmışlar ve halkı yanıltmaya çalışmışlardır. Öğretmenlerin gözünde kurumlara duyulan güven yok olmuştur."

-"ÇUBUKÇU İSTİFA ETSİN"-
Çakıcı, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve kopya olayına karışmış ÖSYM'deki sorumluları istifaya çağırdıklarını açılayarak isteklerini şöyle dile getirdi: "KPSS derhal kaldırılmalıdır. Öğretmen ihtiyacını karşılayacak olan 300 bin öğretmenin ataması koşulsuz olarak gerçekleştirilmelidir. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamaları tamamen kaldırılmalıdır."

-"EĞİTİMİNİ ALDIĞIMIZ MESLEĞİ YAPMAK İSTİYORUZ"-
AYOP'un basın açıklamasının ardından ise Eğitim Emekçileri Derneği, İşsiz ve Güvencesiz Eğitimciler Platformu, Öğrenci Gençlik Sendikası, Özel Öğretim Kurumları Çalışanları Derneği ve Öğrenci Velileri Derneği birlikte bir basın açıklaması yaptı. Derneklerler adına konuşma yapan temsilci de KPSS'nin kaldırılmasını isteyerek, Türkiye'deki eğitimin mezarlığa döndüğünü ileri sürdü. Son dönemde yaşanan öğretmen ve öğrenci intiharlarını hatırlattı. aktifhaber

ÖZGÜR-DER: CHP başörtüsünü istismar ediyor
Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (ÖZGÜR-DER), CHP'yi başörtüsünü istismar etmekle suçladı. Kışlahan Çarşısı önünde toplanan dernek üyeleri, üniversite ve resmî dairelerdeki başörtüsü yasağını protesto etti. Grup adına basın açıklamasını okuyan dernek üyesi Gülendal Pektaş, başta başörtüsü olmak üzere, Türkiye'de inanca ve özgürlüklere yönelik baskı ve dayatmaların devam ettiğini söyledi. 05.09.2010 ANTALYA netgazete

Şırnaklılar, Türkçe Ve Kürtçe Sloganlarla İsrail Ve Amerika'ya Tepki Gösterdi
25 Eylül 2010

Şırnaklılar Amerika'da gerçekleşen Kur'an-ı Kerim yakma girişimini Cumhuriyet Meydanı'nda protesto etti. Tekbir getiren protestocular Kürtçe ve Türkçe sloganlarla İsrail ve Amerika'ya lanet yağdırdı.
Amerika'da Kur'an-ı Kerim'i yakma girişimi Cizre'den sonra Şırnak'ta da protesto edildi. Cumhuriyet meydanın da toplanan binlerce kişiler ellerinde Kur'an-ı Kerimlerle, pankart açarak, İsrail ve Amerikan aleyhine sloganlar attı.

"Basın açıklamasını okuyan Nuh Eğitim Der yöneticilerinden Emcet Yalçın, "Amerika ülkesi, Florida eyaletinde polis güvenliği altında Kur'an-ı Kerime karşı vuku bulan iğrenç hakaret çok büyük bir olaydır. Bunu sadece değersiz, kendini bilmez ve kiralık bir kaç kişi tarafından yapılmış ahmakça bir hareket olarak hesap etmemek gerekir. Bu yıllardır İslam düşmanlığını gündemlerinden hiç düşürmeyen büyük Şeytan Amerika ve onun cinayet ortağı Siyonist İsrail Yahudilerinin yüzlerce metot, binlerce propaganda ve operasyonel araçlarla İslam ve Kur'an-a karşı mücadele sürdüren merkezlerin çok ince hesaplı bir girişimidir.

İslam'ı hedef alan ve Müslümanlara yönelik yapılan bu çirkince saldırılara bundan önce olduğu gibi şimdi de gerekli tepkilerini ortaya koymaları ve seslerini her platform da yükseltmeleridir. Böylece Aziz İslam ve Kur'an-ı Kerim'e yönelik yapılacak hiç bir saygısızlığa müsamaha göstermeyeceklerini ve duyarsız kalmayacaklarını bütün dünyaya göstermelidirler. Ve şöyle haykırmalıdırlar; 'Kur'an'ın Rabbine and olsun ki Ya Kur'an-ı Kerimi yakanlar cezalandırılacaklar ya da biz kendimizi bu yolda feda edeceğiz.' Allah'ın bütün insanlık için göndermiş olduğu hidayet kaynağı Kuran-ı Kerime yönelik bu çirkin girişimleri telin ediyoruz. Bu saldırıları gerçekleştirenlerin şahsında büyük şeytan ve Siyonist şer güçleri ve uzantıları olan fitne odaklarını nefretle kınıyoruz." dedi.

Konuşmanın ardından protestocular Kürtçe ve Türkçe olarak Amerikan ve İsrail aleyhine slogan attı. aktifhaber

Taksim'de Bombalı Saldırı
31 Ekim 2010

Taksim Meydanı'nda çevik kuvvet polis araçlarının bulunduğu noktada saat 10.38'de meydana gelen "canlı bomba" saldırısında 10 vatandaş, 12 polis olmak üzere toplam 22 kişi yaralandı. Yaralıların tedavileri çevredeki hastanelerde devam ediyor. aktifhaber

BBP'den Ayasofya önünde eylem
BBP'lilerden oluşan bir grup, öğle Ayasofya önünde toplandı. Sümela Manastırı ve Akdamar Kilisesi'nde ayin yapılmasına tepki gösteren grup, buna rağmen Ayasofya Camii'nde bayram namazı kılmaya yönelik taleplerinin geri çevrilmesini eleştirdi. 06.11.2010 İSTANBUL netgazete

TEDAŞ'a molotofkokteylli saldırı
Yüksekova'da atılan molotofkokteyli, lojman katındaki balkonlardan birine isabet etti.
14 Kasım 2010
Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde TEDAŞ'a ait binaya atılan molotofkokteyli lojman katındaki balkonlardan birine isabet etti. habertürk

İstanbul'da bomba patladı!
Sultangazi'de mahalle muhtarlığı önüne bırakılan bomba infilak etti!
13 Kasım 2010
İstanbul Sultangazi'de mahalle muhtarlığı önüne bırakılan bombanın patlaması sonucu maddi hasar meydana geldi. habertürk

Eylemde ölen dolmuşcu göz yaşlarıyla uğurlandı
17:10 - Samsun'da dolmuş hatlarının güzergah değişikliği nedeniyle düzenlenen eylemde, heyecana dayanamayarak kalp krizi sonucu hayatını kaybeden 22 yıllık dolmuş hattı sahibi üç çocuk babası Ali Demir (58), gözyaşları arasında toprağa verildi. 30.11.2010 SAMSUN netgazete

Fakülte önünde 'maskeli' eylem
18:00 - Çeşitli nedenlerle üniversiteden uzaklaştırıldıklarını ileri süren bir grup öğrenci, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi önünde maske takarak, "Meçhul Öğrenci" adını verdikleri heykelle okul yönetimini protesto etti. 09.12.2010 ANKARA netgazete

Eylem Yapan 14 İşçi Gözaltına Alındı
21 Aralık 2010
Kütahya'da Toplu Konut İdaresi (TOKİ)'nin yaptırdığı evlerin inşaatında çalışan taşeron firma işçileri maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle eylem yaptı.
Çıktıkları inşaatın çatısını ateşe verip tuğlaları ve çatı oluklarını kıran 14 işçi gözaltına alındı. Akkent Mahallesi'nde TOKİ tarafından yaptırılan 576 konutluk inşaat alanında taşeron firmaya bağlı olarak çalışan ve 1.5 aydır yaklaşık 120 bin lira tutarındaki maaşlarını alamadıklarını iddia eden işçiler eylemlerine şantiye önünde çektikleri halayla başladı. Bir süre şarkılar söyleyip halay çeken işçiler daha sonra inşaatların çatısına çıktı. İki inşaatın çatısına çıkan işçiler, pankart astıkları binanın kiremit ve yağmur oluklarını kırmaya başladı. TOKİ'den bir yetkiliyle görüşmek istediklerini belirten işçilerin eylemi nedeniyle olay yerine çok sayıda polis ekibi, 112 Acil Servis ve itfaiye ekibi sevk edildi.

Polisin ikna çabaları sonuç vermezken, işçiler inşaatlardan birinin çatısını ateşe verdi. Yaklaşık 1 saat süren eylem, polis yetkililerin çabası sonucu sonlandırıldı.

Ankara'da olaylı gün!
Öğrenciler AK Parti binasına yürümek isteyince polis müdahale etti
05 Ocak 2011
[img]http://im.haberturk.com/galeri/2011/01/05/405302/0721233747b43f91445cf7caae4c8e96_k.jpg [/img]
Polisin üniversitelere müdahalesini protesto eden, çeşitli üniversitelerden yaklaşık 500 öğrenci, ODTÜ kampüsünde toplanarak AK Parti Genel Merkezi'ne yürümek istedi. ''Başkaldırıyoruz'', ''Eşit, parasız bilimsel ana dilde eğitim istiyoruz'' yazılı pankart açan ve slogan atan öğrenciler, kampüsün çıkışına geldi. Polis, grubun kampüsten çıkmasını önlemek için panzerlerle yolu kapatırken öğrenciler ''Başkaldırıyoruz'' yazan suntadan kalkanlarla üniversite girişine barikat kurdu. Bir süre barikatın arkasında bekleyen ve çeşitli sloganlar atan öğrenciler, AK Parti Genel Merkezi'ne doğru yürüyüşe geçti. Güvenlik güçleri, öğrencilerden dağılmalarını istedi. Uyarıları dikkate almayan öğrenciler ile çevik kuvvet ekipleri arasında arbede çıktı.

Polis barikatını aşmak isteyen öğrencilerin taş ve sopalarla saldırması üzerine polis ekipleri tazyikli suyla müdahalede bulundu. Polis, taş atmaya devam eden öğrencilere biber gazı sıktı. Dağılarak kampüse kaçan öğrenciler, tekrar toplanarak polis noktasına doğru yürüyüşe geçti. Öğrenciler, burada da polise taş ve sopalı saldırılarını sürdürdü. Polisin tazyikli su ve biber gazıyla müdahalesi de devam etti.
habertürk

İzmir'de 'Balyoz' davası protestosu
12 Şubat 2011 İzmir'de bir grup İşçi Partili, ''Balyoz Planı'' davasında mahkemenin verdiği tutuklama kararlarını protesto etti.

İzmir'de bir grup İşçi Partili, ''Balyoz Planı'' davasında mahkemenin verdiği tutuklama kararlarını protesto etti.

Saat 22.30'da Alsancak'taki Kıbrıs Şehitleri Caddesi girişinde toplanan grup, hükümet aleyhine slogan attı. haber7

Ağrı'da İki Otomobil Kundaklandı
18 Şubat 2011
Ağrı'da gece saatlerinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce 40 AV 632 Halit Aslan'a ait otomobil ile 04 AE 66 Turgay Çelebi'ye ait iki otomobil kundaklandı.
Cumhuriyet Mahallesi 1537. Sokak'ta oturan biri polis, biri öğretmene ait otomobiller, gece saat 19.00 sularında kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından ateşe verildi. aktifhaber

YGS'de 'şifre' iddialarına, zincirli protesto

Antalya'da, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı(YGS) sonrası ortaya atılan 'şifre' iddialarını protesto etmek isteyen Halkevleri üyesi 6 genç, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önündeki demir kapıya kendilerini zincirledi. Polis tarafından makasla zincirleri kesilen gençler gözaltına alındı. 06.04.2011 ANTALYA netgazete

09 Nisan 2011
İstanbul'da bombalı pankart paniği
İstanbul Bahçelievler'de bombalı pankart paniği yaşandı.

Bahçelievler'de yasadışı örgüt üyesi 10 kişilik grup, Yenibosna Merkez Mahallesi'nde molotofkokteyli attıktan sonra yol kenarındaki ağaca bomba süsü verilmiş pankart asarak kayıplara karıştı.

Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen emniyet güçleri, çevrede güvenliği sağladı. Bomba süsü verilmiş pankart fünye ile patlatılırken, cadde yaklaşık 1.5 saat trafiğe kapandı.

Polis çevredeki güvenlik kameralarını inceleyerek yasadışı grup üyelerinin kimliklerini belirlemeye çalışıyor. Yenibosna Merkez Mahallesi Okul Sokak üzerine saat 21.00 sıralarında gelen yasadışı örgüt üyesi yaklaşık 10 kişilik bir grup önce yola molotofkokteyli attı. Grup üyeleri ardından kaldırımdaki iki ağacın arasına "Kızıldere'den bugüne parti-cephe ile umudu büyütüyoruz. Şehitlerimizi selamlıyoruz. Cephe" yazılı bir parkart astı.
www.bireyhaber.com

Kendini yakan depremzede yine eylemde

Eylemlerine soba yakarak ve sopalarla çöp konteynera vurarak devam ettiler.
Kocaeli'nde dün Arızlı Konutları'nda çıkan olaylarda üzerine benzin dökerek kendini yakan şahıs, evleri kendilerinden alınırsa tek tek canlarına kıyacaklarını söyledi. Hastanede tedavileri tamamlanan iki kardeş bugün yine eylemdeydi. 19.04.2011 KOCAELİ netgazete

Mazlum-der Kocaeli Şubesi: Kur’an eğitimi önündeki engeller kaldırılsın
20 Ağustos 2011
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Kocaeli Şubesi Başkanı Selehattin Mengül, 14 yıl önce getirilen 12 yaş altı Kur’an eğitimi yasağının kaldırılmasını istedi.

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der) Kocaeli Şubesi Başkanı Selehattin Mengül, 14 yıl önce getirilen 12 yaş altı Kur’an eğitimi yasağının kaldırılmasını istedi.
Mazlum-Der Kocaeli Şubesi üyeleri, 12 yaş altı çocuklara Kur’an eğitiminin yasaklanmasını protesto etmek için Sabri Yalım parkında bir araya geldi. Mazlum-Der adına açıklama yapan Mazlum-Der Kocaeli Şube Başkanı Selehattin Mengül, 28 Şubat sürecinden sonra Kur’an eğitimine bazı yasaklar getirildiğini hatırlattı. Mengül, 12 yaş altı çocuklara 28 Şubat sürecinde getirilen Kur’an eğitimi yasağının kaldırılmasını istedi. Anayasa ve bazı uluslararası belgelere göre devletin hiç kimseyi eğitim hakkından yoksun bırakamayacağını dile getiren Mengül, “Devletin, verilecek eğitimde anne babanın kendi dini ve felsefi inançlarına göre eğitim verilmesini isteme hakkına saygı gösterme ve bu anlamda gerekli kolaylıkları sağlama ödevi vardır. Buna aykırı olarak yapılan düzenlemeler, din eğitimi alanında getirilen yasaklar, eğitim hakkının, din ve vicdan hürriyetinin ihlali anlamına gelir.” diye konuştu.
Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Kanunu’nun ek 3. maddesinin birinci fıkrası başta olmak üzere din eğitimi alanında getirilen kısıtlamaların kaldırılmasını istediklerini belirten Mengül şu şekilde devam etti: “Din eğitimi alanı düzenlemelerin inananların kitaplarına, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve diğer uluslararası sözleşmelere ve evrensel ahlak ve tabii hukuk kurullarına göre tekrar oluşturulmasını talip ediyoruz.”
pirsushaber.com

CHP'liler “Füze kalkanına hayır” diyecek
01 Ekim 2011
Malatya’nın Kürecik beldesinde yarın füze kalkanı sistemine karşı “İsrail Kalkanına Hayır” eylemi düzenlenecek. CHP’li milletvekillerinin de katılacağı eylem saat 13.00’da başlayacak.

CHP’den eyleme Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiraz, Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat, Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Çorum Milletvekili Tufan Köse, İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, Antalya Milletvekili Gürkut Acar, İstanbul Milletvekili Melda Onur ve Muğla Milletvekili Nurettin Demir katılacak.
mynet.com/

Atama bekleyen öğretmenlerden protesto: ''Ücretli Öğretmenlik Kaldırılsın, Öğretmenler Atama İstiyor'
31 Ekim 2011
Beyoğlu'nda bir grup öğretmen, atamalarının yapılmadığı gerekçesiyle protesto eylemi yaptı.



Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın önünde toplanan grup, ''Ücretli Öğretmenlik Kaldırılsın, Öğretmenler Atama İstiyor'' yazılı pankart açarak, Van depreminde hayatını kaybeden öğretmenler anısına yaktıkları meşalelerle Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüdü.

Yürüyüşün ardından, lisenin karşısındaki bir binanın duvarında yansıtılarak gerçekleştirilen sinevizyon gösterisinde, televizyonların haber bültenlerine çıkan öğretmen atamalarıyla ilgili haberler sunuldu.

Daha sonra grup adına açıklama yapan Nilay Kılınç, 300 bin atama bekleyen öğretmenin sesi olmak için burada toplandıklarını belirterek, ''Bizler ataması yapılmayan ve güvencesiz öğretmenler olarak sadaka değil, kadrolu atama ve güvenceli çalışma hakkımızı istiyoruz'' dedi.

Kılınç, kendilerine 24 Kasım'a kadar verilen 44 bin kişilik atamanın yapılması gerektiğini vurgulayarak, ''Eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması eğitimin en temel hak olduğunun benimsemesi ve çocuklarımızın daha nitelikli yetişebilmesi için 'ücretli öğretmenlik kaldırılsın' başlıklı imza kampanyası başlatıyoruz. İmza kampanyasına destek verenler hem çocuklarının geleceğine hem de atama bekleyen öğretmenlere destek vermiş olacak'' diye konuştu.

Grup daha sonra, eyleme destek veren eğitim sendikalarının temsilcileriyle attıkları imzayla kampanyalarını başlattı.
haber10

Yargıtay'ın N.Ç. Kararı Ankara'yı Karıştırdı
2011.11.03

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 86. kuruluş yılı etkinliği protesto nedeniyle başlamadan iptal edildi.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin 86'cı kuruluş yıldönümü etkinliği, öğrencilerin protestosu nedeniyle başlamadan iptal edildi. Öğrencilerin binadan çıkmasının ardından salonun bir üst katında alternatif kutlama yapıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve çok sayıda Yargıtay üyesinin davetli olduğu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 86'ncı kuruluş yıl dönümü etkinliği öncesinde bazı öğrenciler salon dışında protesto gösterisinde bulundu. Bunun üzerine üniversite yetkilileri öğrencilerle görüşerek, slogan atmamaları halinde etkinliğin yapılacağı salona girebileceklerini söyledi.

Yapılan görüşmeler sonucunda Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Altaç, slogan atılmamayacağı yönünde söz veren öğrencileri içeri aldı. Ancak öğrenciler salona girer girmez 'Polis defol, üniversiteler bizimdir', 'YÖK polis medya, bu abluka dağıtılacak' sloganları attı.

'TÜRKİYE'NİN TEMELİNE DİNAMİT KOYUYORSUNUZ'

Okulda sivil polis bulunduğunu söyleyen öğrenciler ile okulun güvenlik göirevlileri arasında kısa süreli arbede yaşandı. Yaşanan gerginliğin ardından protestoların kesilmemesi üzerine Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Altaç, kürsüye çıkarak öğrencileri sakin olması konusunda uyarmaya çalıştı. Prof. Dr. Altaç şöyle dedi:

"Üniversitenin kuruluş yıldönümü gönül isterdi ki, davul- zurna eşliğinde halaylar çekilerek kutlansaydı. Gösterici grup programı karıştırmak için gelmiştir. Siz bu hareketinizle Türkiye'nin temeline dinamit koyuyorsunuz. Bu protestolar eşliğinde bu etkinliği daha fazla uzatmamıza gerek yok."

TECAVÜZ EDİLEN 13 YAŞINDAKİ KIZI HATIRLATTI

Dekanın konuşmasının ardından kürsüye çıkan bir öğrenci ise, "Yargıtay'ın 13 yaşındaki kız çocuğuna çok sayıda kişi tarafından tecavüz edilmesi davasında, kızın kendi rızasıyla ilişkiye girdiği için zanlıların cezasının düşürülmesini onamasını kabul etmiyoruz" diye konuştu. Kürsüye çıkan öğrenci bu nedenle Yargıtay Başkanı ve üyelerinin salonda istemediklerini belirtti. Yapılan açıklamaların ardından katılımcılar ve öğrenciler salonu terk etti.

Okul bahçesine çıkan gösterici grup, daha sonra bahçede bulunan çevik kuvvet ekiplerine taş attı. Okul güvenliği ile kısa süreli arbede yaşandı.

Olayların ardından okul yönetimi etkinliğin yapıldığı salonun bir üst katında alternatif kutlama töreni gerçekleştirdi. Yapılan törenin ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve Yargıtay üyeleri güvenlik önlemleri altında fakülteden ayrıldı. -
http://www.son-dakika.gen.tr/

Balıkesir'de Memurlar Hükümeti Protesto Etti
30 Aralık 2011
Memur- Sen Konfederasyonu'na bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (EĞİTİM BİR-SEN) Balıkesir Şubesi üyeleri, hükümetin toplu sözleşme yasasını geciktirmesini protesto etti.
Hükümete yakınlığı ile bilinen Memur-Sen'e bağlı Eğitim-Bir-Sen üyeleri, bugün saat 16.00’da Alihikmetpaşa Meydanı'nda toplandı. Eylemde kamu çalışanları, 'Mafyaya selam, şikeye devam, vekile zam, memura haram', 'Öğretmendi polis oldu, şehit oldu, bakan sağolsun', 'Ömer'den adalet istiyoruz' yazılı pankartlar taşıdı. Eylemci memurlar, 'Toplu sözleşme hakkımız, söke söke alırız', 'Hükümet şaşırma, sabrımızı taşırma', 'Vur vur inlesin, hükümet dinlesin', 'Sadaka değil hakkımızı isteriz' sloganları attı. Davullu zurnalı eylemde milletvekili ve milletvekili maaşlarına yapılan zam da protesto edildi. Maaşı yetmeyen milletvekiline yardım toplandı. Bir memur, 'Maaşını beğenmeyen vekiller istedikleri zaman kendilerine başka bir iş bakabilirler' yazılı pankartla oynadı. Eyleme Memur-Sen İl Temsilcisi Mustafa Erol ile Memur-Sen'e bağlı sendika başkan ve yöneticileri de katıldı.
aktifhaber

Genel Kurul'da 'Uludere' Eylemi

03 Ocak 2012
BDP milletvekilleri Şırnak Uludere'de yaşanan olayı protesto etmek için Meclis Genel Kurulu’nu terk etmeme eylemi yapıyor.

Meclis Genel Kurulu çalışmalarının bitmesine kısa bir süre kala BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak ile birlikte çok sayıda BDP milletvekili Meclis Genel Kurulu salonuna geldi. Meclis Başkanvekili Mehmet Sağlam’ın oturumu kapatmasından sonra BDP’li milletvekilleri salondan ayrılmadı.

Meclis Genel Kurulu boşaldıktan sonra BDP lideri Demirtaş locada bulunan gazetecilerle konuştu. Yaptıkları eylemin Meclis’i protesto amacı taşımadığını belirten Demirtaş, “Parlamentodaki grupları protesto ediyoruz. Çözüm getirmeyen tezkereye onay verenleri protesto ediyoruz, çözüm bu çatı altındaysa konuşma, yasa teklifleri ile sesimizi duyuramıyorsak, sesimiz kısılmaya çalışılıyorsa biz de burada oturarak protesto ediyoruz” dedi.

Daha önce DTP milletvekilleri 23 Nisan 2009 tarihinde güvenlik güçlerine taş atan çocukların ağır cezalarla yargılanmasını protesto etmek için Meclis Genel Kurulu’nu terk etmeme eylemi yapmıştı.
aktifhaber

Zamları, fatura yakarak protesto ettiler
DİSK/EMEKLİ-SEN üyesi yaklaşık 100 kişilik grup, intibak yasası ve zamları protesto etmek amacıyla Galatasaray Meydanı'nda toplandı. Ellerinde dövizler ve sloganlarla hükümeti eleştiren emekliler, Taksim Meydanı'na yürüdü. Taksim Meydanı'nda grup adına basın açıklaması yapan Veli Beysülen, sağlık politikaları ve son yapılan zamlar nedeniyle hükümeti eleştirdi. Basın açıklaması ardından ceplerindeki faturaları çıkaran eylemciler, çakmakla ateşe verdi. Grup eylemin ardından sessizce dağıldı. 21.04.2012 İSTANBUL - netgazete


En son Ekim tarafından Cmt Şub 27, 2010 12:37 am tarihinde değiştirildi, toplam 12 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Sal Arl 09, 2008 8:48 pm    Mesaj konusu: GÜNGÖREN'DE PATLAMA: 13 ÖLÜ 100 YARALI Alıntıyla Cevap Gönder

Bir IMF temsilcisinin yumurtayla imtihanı!
13 Ekim 2011

Türkiye Ekonomi Kurumu (TEK) tarafından Uludağ Üniversitesi'nde düzenlenen 16'ncı İktisat Sempozyumu, yumurtalı protestoya sahne oldu. Sempozyuma katılan IMF Türkiye Temsilcisi Mark Lewis'e, salondaki iki öğrenci tarafından yumurta atıldı.

Türkiye Ekonomi Kurumu (TEK) tarafından düzenlenen sempozyum Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Salonu'nda başladı. Sempozyum sabah saatlerinde sunulan bildirilerle oldukça sakin geçerken, öğleden sonra yapılan oturum, protesto gösterisinin merkezi oldu. Öğleden sonraki oturumun konuşmacısı Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Temsilcisi Mark Lewis, alkışlarla kürsüye çıktı. Kısa bir süre Türkçe sunum yapan Lewis, Türkçesinin iyi olmadığını, bundan sonraki bölüme İngilizce devam edeceğini söylediği sırada salondaki iki öğrenci, birinde "IMF Defol" yazılı iki pankart pankart açıp, Lewis'e yumurta fırlattı.
habertürk

Beyoğlu'nda NATO karşıtı protesto
06 Şubat 2010
Anadolu Haber
Afganistan ,Irak başta olmak üzere dünyanın her yerinde terör estiren Emperyalist katillerin İstanbulda gerçekleşen Nato toplantısı protesto edildi.

NATO Savunma Bakanları toplantısı kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü'nde NATO Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Francois Bureau'nun katılımıyla düzenlenen "Barış ve Güven İçin Bilim" konulu toplantı bir grup öğrenci tarafından protesto edildi.

Toplantının yapıldığı Süleyman Demirel Kültür Merkezi önünde toplanan öğrenci kollektiflerine bağlı 15 kişi, "Katil NATO defol, İTÜ Bizimdir" yazılı pankart açtı . Yaptıkları açıklamada NATO karşıtı olduklarını dile getiren öğrenciler, bir arkadaşlarının toplantıya katılım talebini yetkililere iletti. Bu talepleri reddedilen öğrenciler, toplantının yapıldığı binanın kapısına yumurta ve kartopu fırlattılar. Grup daha sonra konferans merkezi önünden ayrıldı

NATO'ya füzeli saldırı!

Öğrenci Kollektiflerinin protesto gösterisinin ardından bu kez aynı yere 4 kişilik bir öğrenci grubu geldi. Öğrenciler kartondan yaptıkları füze maketini yetkililere teslim etmek istediler. Bunu kabul etmeyen güvenlik görevleriyle öğrenciler arasında sözlü tartışma yaşandı. Yaptıkları füzeyi bina içerisine atan grup, alkışlarla ayrıldı. Öğrenciler binadan ayrılırken konferansa katılan bir araca da kartopu attılar

NATO'nun, ''dünya halklarına karşı kullanılan bir katliam karargahı'' niteliğinde olduğu iddia edilen açıklamada, ''Emperyalizm, tüm güç gösterilerine, üstün teknolojilerine rağmen halkların kurtuluş umudunu yok edemez'' denildi.

Grup, basın açıklamasının ardından bir süre slogan attıktan sonra dağıldı.

Eylemciler NTV Bürosunu Bastı
06 Haziran 2009
İzmir'de bir grup eylemci, NTV bürosuna girerek, pencereden pankart astı.

Cumhuriyet Meydanı'ndaki bir apartmanın 3. katındaki NTV televizyonunun bürosuna giren Dev-Lis'e mensup bir grup, pencereden büyük bir bez parçası sarkıttı.

Üzerinde ''ÖSS geçen yıl 1.5 milyon hayat aldı'' yazılı büyük bez parçasını tutan gruptakiler, pencereden slogan attı. Gruba, bina önündeki eylemci arkadaşları da sloganlarla destek verdi.

Olay yerine gelen polis ekipleri, eylemci grubu televizyon binasından çıkarmak için ikna etmeye çalışıyor.
aktifhaber

ÖSS, 15 metrelik 'Ferman'la protesto edildi

Eğitim-Sen Mersin Şube binasının önünde toplanan çok sayıda öğrenci, ellerinde flamalarla slogan atarak Büyükşehir Belediyesi binasına kadar yürüdü. Burada "Sınav sizin hayat bizim olsun" yazılı pankart açan grup, 15 metre uzunluğunda, ÖSS ile ilgili görüşlerinin yer aldığı "ferman"ı yere serdi. Grup adına açıklama yapan öğrenci Hüseyin Öksüz, ÖSS ve benzeri sınavların olmadığı, parasız, bilimsel, nitelikli ve kurumsal eğitim almak istediklerini söyledi. 06.06.2009 MERSİN
netgazete

Maslak Harp Akademileri karşısında bomba patladı

28 Nisan 2009 İstanbul Maslak'ta bulunan Harp Akademileri Komutanlığı'nın karşısındaki otoparkta meydana gelen patlama paniğe neden oldu.
Maslak'ta bulunan Harp Akademileri Komutanlığı'nın karşısındaki otoparkta meydana gelen patlamaya parça tesirli bombanın yol açtığı tespit edildi. netgazete

Güngören'de bir sokakta 15 otomobil kundaklandı
10:15 - Çaldıran Sokak üzerinde park halinde bulunan 15 otomobil, saat 03.30 sıralarında kimliği belirsiz kişilerce kundaklandı. Araçlarda çıkan yangına ilk olarak vatandaşlar müdahale etti. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yangını kısa sürede söndürerek soğutma çalışması yaptı. Kundaklamanın ardından olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polisin çevrede yaptığı araştırma sonucu şüpheli 2 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. 08.03.2009 İSTANBUL


Şişli ve Ümraniye'de 13 araç kundaklandı

15 Ocak 2009 Şişli'de park halindeki 6 araç kundaklandı.
Edinilen bilgiye göre, Şişli Mahmut Şefketpaşa Mahallesi Şahin Kaya Sokak içerisinde park halinde bulunan 6 araç kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kundaklandı. Kundaklama sonucu bir otomobil tamamen kullanılmaz hale gelirken, diğer araçlarda maddi hasar meydana geldi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yanmakta olan araçları kısa sürede söndürdü. Polis, olayın ardından çevrede araştırma başlattı.
Görgü tanıkları, "Dışarıdan cam kırıkları sesleri duyduk. Ve bir anda herkes 'araçlar yanıyor' diye bağırdı. Yanan araçlara müdahale etmeseydik tamamen yanabilirlerdi" diye konuştular.
Polis olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, olay yerinde bulunan molotof kokteyllerine ait cam kırıkları ise dikkat çekti.

ÜMRANİYE'DE PARK HALİNDEKİ 7 ARAÇ KUNDAKLANDI
Ümraniye'de park halinde bulunan 7 araç, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kundaklandı. Ufak çapta maddi hasarların oluştuğu otomobiller vatandaşlar tarafından söndürüldü.
Alınan bilgiye göre, saat 22.00 sıralarında Atakent Mahallesi Türkler Caddesi üzerinde park halinde bulunan 7 araç, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kundaklandı. Kundaklama sonucu araçlarda küçük çapta maddi hasar meydana geldi. Yanan araçlara ilk müdahale, çevreden yetişen vatandaşlar tarafından yapıldı. Araçlar itfaiye araçları gelmeden kısa sürede söndürüldü. Olayın ardından bölgeye sevk edilen polis ekipleri, çevrede araştırma başlattı.
Olayın görgü tanıkları çocuklar, "Geldiğimizde 3 kişi vardı, ellerinde benzin bidonları vardı. Peşlerinden koştuk, yakalayamadık. Daha sonra sitenin önüne geldiğimizde araçlar yanıyordu. Vatandaşlar itfaiye gelmeden ellerinde bidonlarla söndürdüler" diye konuştu. netgazete

Adana'da 5 araç kundaklandı
18 Ocak 2009
Adana'da bir apartmanın otoparkındaki 5 araç kundaklandı. Vatandaşlar kundaklamaları Türk bayrakları ile protesto etti.

Merkez Seyhan ilçesi 2000 Evler Mahallesi 76001 Sokak'taki Barış Apartmanı'nın otoparkına giren ve henüz kimliği belirlenemeyen 3 kişi, yanıcı madde dökerek park halindeki otomobilleri ateşe verdi.

Vatandaşlar tarafından söndürülen yangında 01 FZ 575, 01 LMT 266, 01 TM 101, 01 PY 493 VE 01 FK 868 plakalı otomobiller hasar gördü.

Olay yerine gelen polis ekiplerine kundaklamayla ilgili bilgi veren apartman sakinleri, 16-17 yaşlarında 3 kişinin araçları ateşe verip kaçtığını belirtti.
haber7

Diyarbakır'da 2 otomobil kundaklandı
Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde iki otomobil kimliği belirsiz kişi veya kişilerce kundaklandı. Vatandaşların bildirmesi üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürürken, araçlarda büyük hasar meydana geldi. 13.02.2011 DİYARBAKIR netgazete

Yüksekova'da 2 araç kundaklandı

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde park halindeki 2 araç kundaklandı.
24 Ocak 2009
Yüksekova şehir merkezindeki 23 Nisan Caddesi üzerinde 2 araç, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce kundaklandı. Kundaklanan araçların 2 öğretmene ait olduğu bildirildi
haber7

Mersin'de olaylı eylem! Pankart sopalarıyla saldıran göstericileri polis biber gazı kullanarak dağıttı

27 Aralık 2008 - Mersin'de hükümetin ekonomi politikalarını protesto etmek isteyen KESK Şubeler Platformu üyeleri ile polis arasında arbede çıktı. Polisin biber gazı ve cop kullandığı olaylarda 6 kişi gözaltına alınırken, yaralanan bir gösterici hastaneye kaldırıldı.
KESK Mersin Şubeler Platformu tarafından organize edilen protesto gösterisine katılmak isteyen kamu çalışanları, İstiklal Caddesi üzerindeki Eğitim-Sen Mersin Şube binası önünde toplanmaya başladı. Burada meşaleler yakıp sloganlar atan grup yürüyüşe geçmek isterken, polis eylemin Gösteri ve Toplantı Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı olduğu gerekçesiyle izin vermedi. Polise direnen göstericiler yürümekte ısrar edince arbede yaşandı. Polis göstericileri dağıtmak için biber gazı ve cop kullanırken, eylemciler de pankart sopalarıyla polise karşılık verdi.
Olaylar nedeniyle İstiklal Caddesi trafiğe kapatılırken, eylemci gruba katılmak isteyen diğer grupların caddenin karşı tarafına geçmesine polis tarafından izin verilmedi. Bu duruma tepki gösteren ve çıkan olayları protesto etmek isteyen Mersin Halkevi üyesi 6 kişi, caddeyi trafiğe kapattı. Duruma müdahale eden polis, göstericileri polis aracına bindirerek gözaltına aldı. Yürümekte kararlı olan sendika üyeleri bir kez daha harekete geçince polis anında müdahale etti. Yeniden biber gazı kullanan polis ile eylemciler arasında tansiyon iyice yükseldi. Polisin sıktığı biber gazından etkilenen ve yere düşüp yaralanan bir eylemci, ambulansla Mersin Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Göstericiler, bir süre oturma eylemi yaptıktan sonra sendika binasına girdi.
netgazete

PKK saldırıyı üstlenmediğini açıkladı
28 Temmuz 2008
Güngören'deki gibi "iki bomba"lı saldırı Türkiye'de ilk kez gerçekleşti. Saldırıyı henüz hiç bir örgüt üstlenmezken PKK'dan şu şaşırtıcı açıklama geldi:
NAMIK DURUKAN'ın haberi

İstanbul Güngören'de "iki bomba" kullanılarak gerçekleştirilen patlamaların, Türkiye'de ilk defa yapıldığı belirtilirken, bu eylem türünün daha önce İsrail'de yapılan saldırılara benzerliği dikkati çekti. Saldırıların PKK tarafından yapıldığı şüphelerine karşın, örgüt üstlenmedi.

İki bomba kullanılarak gerçekleştirilen saldırıların, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, (TSK) PKK'ya karşı son haftalarda Güneydoğu Anadolu'da ve Kuzey Irak'ta yürüttüğü etkili kara ve hava harekâtlarına misilleme amacıyla yapıldığı iddia edildi. Örgüte büyük zayiat verdiren bu harekâtlara karşın, PKK saldırıları üstlenmedi. Örgüte yakın bir kaynağın, PKK'nın Kandil Dağı'ndaki üst düzey bir yöneticisinden aktardığı bilgiye göre; örgüt saldırıyı "Bizimle ilgisi yok" diyerek reddetti. İki bomba kullanılarak meydana gelen patlamanın, PKK tarafından daha önce büyük kentlerde gerçekleştirilen bombalı saldırılarla benzerlik göstermediği de belirtildi.

İsrail'dekilere benzer

Saldırının önce bir ses bombası, ardından asıl bombanın patlatılarak gerçekleştirilmesi, İsrail'de gerçekleştirilen bombalı saldırıları anımsattı. Bu tür saldırılar daha önce, Filistinli örgütler tarafından İsrail'e, İsrail tarafından ise Filistin ve Lübnan'a karşı gerçekleştirilen eylemlerle parallellik gösterdi. Böylesi bir eylemin, profesyonelce hazırlandığı belirtilirken, saldırının El Kaide tarafından yapılmış olma ihtimalinin yanı sıra, PKK'nın TSK'nın saldırılarına misilleme amacıyla gerçekleştirdiği yeni bir eylem türü olma olasılığı üzerinde de duruldu.

PKK SALDIRIYI KABUL ETMEDİ

PKK/Kongra-Gel'in başkanı Zübeyir Aydar, İstanbul Güngören'de 17 kişinin ölümüne ve 153 kişinin yaralanmasına yol açan terör saldırısını kınadı. Aydar, PKK'nın olayla ilgisi olmadığını öne sürdü.

Aydar, Fırat Haber Ajansı'na (ANF) yaptığı açıklamada, İstanbul'da gerçekleştirilen saldırıyı nefretle kınadığını belirterek, olayın "Kürt özgürlük mücadelesiyle" ilintilendirilmesi gerektiğini bildirdi. Saldırının karanlık güçlerce düzenlendiğini savunan Aydar, AKP ve Ergenekon'a yönelik davaların olduğu bir dönemde bu olayın gerçekleşmesinin dikkat çekici olduğunu dile getirdi.

Aydar, şöyle konuştu: "Olay karanlık bir olaydır. Geçmişte de buna benzer bir sürü karanlık olaylar oldu. Bu saldırı bize bu tür karanlık olayları hatırlattı. Ergenekon ve AKP davaların görüldüğü bir dönemde böyle bir saldırı düşündürücüdür. Kürt özgürlük hareketinin bu olayla bir ilgilisi yoktur, PKK ile ilintilendiremezler. Böyle bir anlayışımız yoktur. Bu tür saldırılara karşıyız. Olayın karanlık güçler tarafından yapıldığını düşünüyoruz. Bu katliamda yaşamı
HABER7-Milliyet

Arıboğan Baykal'ın çağrısını eleştirdi

28 Temmuz 2008
Bombalı saldırnın analizini yapan Prof. Deniz Ülke Arıboğan, "PKK'ya uymuyor, El Kaide de olabilir Ergenekon da" dedi, Baykal'ın milli gösteri çağrısını eleştirdi.

Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, halkın teröre karşı “ayaklanması” çağrısının yanlış olduğunu söyledi, “Buradaki görüntü bir iç çatışma ihtimalini ortaya çıkarır” dedi.
Prof. Dr. Arıboğan NTV’nin Güngören’de meydana gelen bombalı saldırıyla ilgili sorularını yanıtladı. Eylemin PKK’nın genel stratejisiyle uyumlu olmadığını, bu tür bir eylemin PKK için “tehlikeli” olduğunu, El Kaide’nin yapmış olabileceğini, ama El Kaide’nin de “soyut” bir örgüt haline geldiğini anlatan Arıboğan, “Ergenekon olayıyla bağlantılı da olabilir” yorumu yaptı.
Deniz Ülke Arıboğan şöyle konuştu:
ÖNCE ÖRGÜTÜN BELİRLENMESİ LAZIM
“Önceden bir görüş sahibi olmak doğru değil. Ama ben saldırının üstlenileceğini de zannediyorum. Çünkü bu tür eylemler yapıldıktan sonra yapan örgüt tarafından üstlenilirler. Emniyet güçlerinin elinde de bizim sahip olduğumuzdan daha geniş çapta bilgiler olduğunu tahmin ediyorum. Bunun beklenmesi gerektiği inancındayım. Yani henüz kimin tarafından yapıldığını net olarak tespit etmeden bu yönde tavır almak çağrılarda bulunmak doğru değil.
ERGENEKON DA OLABİLİR, EL KAİDE DE
“Çünkü bu tür saldırılar El Kaide tarafından da yapılabilir yani El Kaide artık iyice soyut bir örgüt haline geldi kimin El Kaide olup kimin olmadığını da tespit edilemiyor. Ama böyle arkada bir güç de söz konusu olabilir. Bir taşeron örgüt yapmış olabilir, Ergenekon olayıyla bağlantılı olarak da gerçekleşmiş olabilir. Yani Türkiye zaten çok gergin bir atmosferde. Bir çok açılım söz konusu olabilir. Onun için bu işi PKK da yapmış olabilir ama beklememiz ve görmemiz gerekiyor kimin yaptığını. Önden yargılarda bulunmak gerçeklerle buluşturamaz bizi.
PKK’ya yönelik operasyonların örgütün önemli hedeflerini yöneldiği bir dönemde İstanbul’da kalabalık bir bölgeye böyle bir saldırının düzenlenmesini nasıl yorumluyorsunuz?
MİSİLLEME OLABİLİR AMA
“Böyle bir tarihin uygun olduğunu söyleyebilirim. Bir misilleme davranışı olarak PKK tarafından gerçekleştirilmiş olabilir. Ancak bu PKK’nın genel stratejisiyle çok uyumlu bir tutum değil açıkçası. PKK’nın böyle geniş kitleyi hedef alan kent saldırılarından ziyade daha devlet güçlerine yönelik kır bölgelerinde yaptığı saldırılar söz konusu. Şehirde eyleme geçmeleri bunların yeni bir faza geçtiği anlamına gelir. O da tabii PKK’nın genel olarak uluslararası desteğini azaltacak bir şeydir.
PKK’NIN ULUSLARARASI DESTEĞİ AZALIR
PKK kendisini bir terör örgütü olarak tanıtmaktan kaçındı bugüne kadar. Yani ona bazı ülkelerin milis güç, gerilla gibi kelimeler kullanarak yaklaşması da bizi kızdırıyor. Bu sebeple yapıyorlar. Genel olarak şehre geçtikleri andan itibaren uluslararası kamuoyu tarafından terör örgütü olarak kabul edilecekler. Güçleri kırda önemli ölçüde kırılmış kente doğru bir eylem geliştiriyor olabilirler: Bu çok tehlikeli bir eylem türüdür.
İÇ ÇATIŞMA İHTİMALİ ORTAYA ÇIKARIR
Buradaki görüntü ileri dönemde bir iç çatışma ihtimalini ortaya çıkarır. Çünkü halkın genelinin empati kurabileceği bir Türk-Kürt çatışmasına götürebilecek bir zeminin hazırlandığını gösterir. O açıdan buna karşı çok dikkatli olunması gerekir. Yani teröre karşı duruş sergilemek iç çatışma için başlangıç sağlayacak şekilde yönlendirilirse ve bir hani Kürtlere karşı Türkiye içerisinde bir tavra doğru dönüşürse bu çok sağlıksız olur.
YATIŞTIRICI ÇAĞRILAR YAPILMALI
Ben halkın ayaklanması çağrılarına kesinlikle katılmıyorum. Tam tersine yatıştırıcı çağrılar yapılması gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde tam arzu ettikleri hedefe doğru götürürler Türkiye’yi.
NTV

Eylemde ölen ve yaralıların isimleri
28 Temmuz 2008
Güngören'de meydana gelen patlamaların ardından ölen ve yaralananların kimlikleri belli olmaya başladı. Son gelen bilgi ile ölü sayısı 17'ye yükseldi...

Güngören'de yaşanan bombalı eylemde ölenlerin kimlikleri belli oldu.

Hayatını kaybedenlerden isimleri belli olanlarlar şöyle:
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılanlardan; Fadime Beşkan (55) ile kimliği belirlenemeyen 60 yaşlarındaki bir erkeğin öldüğü belirlendi.
Bahçelievler JFK Hospital İstanbul'a kaldırılan; Macide Aydın (52)
Özel İlgi Hastanesi'ne kaldırılan; Hayrettin Güler ve Şeyma Özkan,
İÜ Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan; Aleyna Çelik (3), Dursun Ali Aydemir (42), Murat Ağca (14) ve Taha Yıldız (5
Olayda yaşamını yitirenlerin diğer vatandasların isimleri ise, Yavuz Öztürk (26), Abdullah Güler (63), Servet Aşan (49), Halit Öğe (51), Halil Makaracı (51) ve Perihan Durmuşoğlu olarak açıklandı.

Olayda yaralananlardan ismi tespit edilen diğer kişiler ve bulundukları hastaneler ise şunlar:
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Tahir Yıldırım, Uğur Kılıçarslan, Dilek Karahan, Neriman Güner, Hikmet Ali Erin, Remzi Tanrıkulu, Buse Hazarlı, Selma Koska, Nurten Süpürgeci, Bekir Demir, Erdi Kılıçsoy, Süleyman Çamur, Erdal Çelebi, Rahime Güneşgil, Sebiha Karınca, Ahmet Karınca, Sabriye Karınca, Vedat Karınca, Hayriye Yardım, Mehmet Turan, Başaran Üstünel, Yılmaz Erinç, Gülsüm Irazlı.
JFK Hospital İstanbul: Furkan Kuru, Enver Menekşeoğlu, Fikriye Çamlıbel.
Güngören Özel İlgi Hastanesi: Muhtar Gelve, Yasin İnceyılmaz, İbrahim Aykut, Gülşah Keçeci, Samet Algül, İrfan Fırat.
International Hospital: Bedir Onur Dağdeviren.
Güngören'deki Özel Kolan Hastanesi: Ramazan Kırıktaş, Selçuk Satil, Özcan Güneş.
Bağcılar Devlet Hastanesi: 4 yaralı var, 7 yaralı da tedavilerinin ardından taburcu edildi.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesinde açıklama yapan Prof. Dr. Cemalettin Ertekin...

Hastanelerde tedavi altına alınan yaralılardan 7'sinin durumunun ağır olduğunu, kol ve bacaklarından yaralanan 3 kişinin ameliyata alındığını öğrenildi

Ölü sayısı 15'e yükseldi, yaralı sayısı ise 154
28 Temmuz 2008
İstanbul Valiliği Kriz Merkezi, Güngören'de meydana gelen patlamalarda 15 kişinin öldüğünü, 154 kişinin yaralandığını bildirdi.

İstanbul Güngören’deki patlamanın TSK’nın son günlerde PKK’ya dönük operasyonlarına misilleme olarak gerçekleştirilmiş olabileceği bildirildi. Emniyet Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, olayın tipik bir PKK eylemi olduğu ihtimali üzerinde duruluyor.

GÜNGÖREN'DE PATLAMA: 13 ÖLÜ 100 YARALI
27 Temmuz 2008
Güngören'de henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Alınan bilgiye göre, patlamanın ardından polis, itfaiye, ambulans ve doğalgaz ekipleri Güven Mahallesi Kınalı Caddesi Menderes Çıkmazı'na sevk edildi.
Alınan bilgiye göre, patlamanın ardından polis, itfaiye, ambulans ve doğalgaz ekipleri Güven Mahallesi Kınalı Caddesi Menderes Çıkmazı'na sevk edildi.

Patlamada, 13 kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi. Patlamaların doğalgazdan meydana geldiği bildirildi

Adana'da 4 otomobile bombalı saldırı

Adana'da, gece saatlerinde kimliği belirsiz iki kişi, pet şişe içine asit, tuz ruhu ve metal parçalar koyarak hazırladığı bombaları aynı sokaktaki 4 aracın altına yerleştirerek kaçtı16 Ocak 2009 08:21

Bombalardan 2'si büyük bir gürültüyle patlarken, 2'si ise mahalle sakinleri tarafından etkisiz hale getirildi. Olayda can kaybı olmazken, araçlarda küçük çapta maddi hasar meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre olay, saat 23.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesindeki Dağlıoğlu Mahallesi 15 sokak'ta meydana geldi. Sokağa motosikletle gelen kimliği belirsiz iki kişi, önceden hazırladıkları bombayı birbirine yakın mesafede bulunan park halindeki 01 BU 490 plakalı kamyonet ile 01 NC 276, 01 DU 640 ve 01 NL 607 plakalı otomobillerin altına yerleştirip kaçtı. İki otomobilin altındaki bombalar, büyük bir gürültüyle patladı. Patlama sesi üzerine panikle dışarı çıkan araç sahipleri ve vatandaşlar, busırada motosikletli iki kişinin kaçtığını gördü. Çevredekiler, bunun üzerine durumu 155 Polis İmdat Hattı'na bildirdi.

Sokaktaki vatandaşlar iki aracın altında patlamaya hazır iki bomba buldu. Vatandaşlar, pet şişe içerisine; asit, tuz ruhu ve metal parçalar konularak hazırlanan bombayı, şişenin kapağını açarak etkisiz hale getirdi. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri, kaçan şahısları yakalamak için verilen bilgiler doğrultusunda çevrede geniş çaplı araştırma başlattı.

Patlamanın yaşandığı bölge şeritle çevrildikten sonra bomba uzmanları incelemelerine başladı. Yapılan araştırmada, sokak üzerinde bomba yapımında kullanılan demir parçaları bulundu. Patlamamış pet şişede yapılan incelemede ise bombanın; asit, tuz ruhu ve metal parçalarla hazırlandığı belirlendi. Can kaybının ve yaralananın olmadığı olayda, otomobillerde küçük çapta maddi hasar meydana geldi. Kamyonetin sahibi mobilyacı Yusuf Makul(36), gürültüyle dışarı çıktıklarını ifade ederek, "Arka arkaya patlama sesi gelince çok korktuk. Dışarıya çıktığımızda iki kişi motosikletle kaçıyordu. Araçların altında iki pet şişe bulduk. Kapaklarını açarak etkisiz hale getirdik" dedi.
haber7

Beyoğlu'nda otobüs durağında patlama!
Bahriye Caddesi üzerinde bulunan AK Parti Beyoğlu İlçe Teşkilatı yakınında bulunan otobüs durağına konan ses bombası, saat 20.00 sıralarında büyük bir gürültüyle patladı. Durakta kimsenin bulunmayışı nedeniyle facianın eşiğinden dönülürken, olayda bir kişinin korkudan baygınlık geçirdiği belirtildi. Yetkililer, patlamanın ses bombasından kaynaklandığını tespit etti. 23.01.2009
netgazete

Belediye otobüsüne motoloflu saldırı
24 Ocak 2009
Mersin'in Tarsus ilçesinde bir belediye otobüsüne, maskeli bir grup tarafından molotof kokteylli saldırı düzenlendi.

Ölen ve yaralananın olmadığı olay sonucunda otobüste büyük çapta maddi hasar meydana geldi.

Adana'da molotoflu saldırı
Adana'da bir markete molotofkokteyli ve taşla saldırı gerçekleştirildi.
28 Ocak 2009
Alınan bilgiye göre, Ova Mahallesi Şakirpaşa Caddesi'ndeki bir markete, içeride müşteriler bulunduğu sırada kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından molotofkokteylleri ve taşlarla saldırı geçekleştirildi.

Atılan molotofkokteyli ve taşlar nedeniyle camları kırılan ve reyonlardaki bazı ürünleri de zarar gören markette çıkan küçük çaplı yangın ise çalışanlar tarafından söndürüldü.
haber7

Şişli'de patlama: 1 yaralı
02.02.2009
Şişli'deki bir market önündeki patlamada bir kişi yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, Okmeydanı Fatih Sultan Mehmet Caddesindeki bir marketin önündeki çöp yığınında patlama meydana geldi.

Patlama sonucu market çalışanı Cihat Çakıroğlu (17) hafif şekilde yaralandı.

Cevahir AVM'de slogan atan 10 kişi gözaltına alındı
Halk Evleri üyesi 10 kişilik grup, öğlen saatlerinde Şişli'deki Cevahir Alışveriş Merkezi önünde toplandı. Ekonomik krize dikkat çekmek isteyen grup, alışveriş merkezi içinde basın açıklaması yaparken, aynı dakikalarda Halk Evleri üyesi 10 kişi de, alışveriş merkezi içindeki bir mağazada sloganlar atmaya başladı. İhbar üzerine mağazaya giden polis, göstericileri yaka paça gözaltına aldı. Polis nezaretinde alışveriş merkezinden çıkarılan göstericilerden birinin kanlar içinde kaldığı gözlendi. Dışarıda bekleyen grubun dışarıya çıkarılan göstericileri polisin elinden almaya çalışması üzerine ise kısa süreli gerginlik yaşandı. 13.06.2009 İSTANBUL netgazete

Tunceli'de Gergin Saatler
29 Eylül 2009
Polis, DTP'li başkanın konutu ile belediye misafirhanesinde arama yaptı. Haberi Paylaş : Google Yahoo Facebook Digg Del.icio.us Reddit

TUNCELİ'de, terör örgütü PKK adına bildiri dağıttığı için gözaltına alınan P.K.'nın verdiği ifade doğrultusunda, polisler, savcılık izni ile Belediye Başkanı DTP'li Edibe Şahin'in konutu ve belediye misafirhanesinde arama yaptı. Misafirhanede kalan bazı kişilerin gözaltına alınmasından sonra bir grup DTP'li sloganlar atarak Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü.

Tunceli'de bugün PKK terör örgütü adına bildiri dağıtırken yakalanan P.K., İl Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulandı. P.K. sorgusunda, Belediye Başkanı DTP'li Edibe Şahin'in konutunda bölücü terör örgütü PKK'ya ait belge ve dökümanların olduğunu ve bazı teröristlerin de belediye misafirhanesinde kaldığını iddia etti. P.K.'nın sorgusunun ardından, polis savcılıkan aldığı izinle, akşam saatlerinde DTP'li Edibe Şahin'in konutu ve belediye misafirhanesini aradı. Kar maskeli ve ağır silahlarla donanımlı polisler, P.K.'nın verdiği bilgiler doğrultusunda konutta ve misafirhanede arama yaptı. Yapılan arama ve kontrollerden sonra misafirhanede kalan bazı kişiler gözaltına alındı. Bu sırada misafirhane önünde toplanan DTP'li bir grup, sloganlar atarak polisin tutumunu protesto etti.

Polis gözaltına alınanları Emniyet Müdürlüğü'ne götürdü. Yaklaşık 300 kişi, Cumhuriyet Meydanı'na doğru yürüyüp sloganlar attı. DTP'li grubun protestoları sürerken, polis de geniş güvenlik önlemleri aldı.
aktifhaber

İstanbul'da "Artvin'de santral istemiyoruz" eylemi
Artvin Derelerinin Kardeşliği Platformu adı altında yaklaşık 500 kişilik grup, öğle saatlerinde Galatasaray Meydanı'nda toplandı. Grup, derelerini kurutacak hidroelektrik santrallerine (HES) karşı çıktıklarını belirterek, tepkilerini dile getirdi. Ellerinde "Su temel haktır, satılamaz" yazılı pankart bulunan grup, "HES'e dur de" sloganları attı. 13.03.2010 İSTANBUL netgazete

Mersin'deki Bdp Mitingi Sonrası Olaylar Çıktı
01 Ağustos 2010

Mersin'in Akdeniz ilçesinde Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tarafından düzenlenen mitingin ardından terör örgütü yandaşları olay çıkardı.
Şevket Sümer Mahallesi'nde bulunan BDP İlçe binası önünde düzenlenen mitinge BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici de katıldı.

Konuşmaların ardından dağılan grup Siteler Polis Merkezi önünden geçerken kalabalık içindeki terör örgütü yandaşları taşlarla merkez önünde bekleyen polislere saldırdı. Polis, gruba gaz bombası ile müdahale etti. Atılan taşlardan yaralanan bir vatandaş ise polislere tepki gösterdi.

Polisi taşlayan yüzleri maskeli grubu BDP'li yöneticiler durdurmaya çalıştı. Ancak grup karakol önündeki polislere havai fişek ve taşlarla saldırmaya devam etti.

Polisin Güneş, Şevket Sümer, Kurdali mahallelerindeki güvenlik önlemleri sürüyor. aktifhaber

Para alamayan asistanlar eylem yaptı

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde çalışan asistanlar, döner sermaye ve nöbet paralarını alamadıkları için eylem yaptı. 18.08.2010 BOLU netgazete

STK'lar defileye namaz kılarak tepki gösterdi
Mardin'deki 44 sivil toplum kuruluşu, "Bir Doğu Masalı Dört Mevsim" defilesinin Kasımiye Medresesi'nde yapılmak istenmesine medresede cuma namazı kılarak tepki gösterdi. Kasımiye Medresesi'nde toplanan ve aralarında Eğitim Bir-Sen ve Diyanet-Sen şubelerinin de yer aldığı sivil toplum kuruluşu üyesi yaklaşık 200 kişi medresenin mescit bölümünde ve avlusunda cuma namazı kıldı. 24.09.2010 MARDİN netgazete

Başörtüsüne şartsız sınırsız özgürlük eylemi

Tokat'ta, Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği (TOKAD) üyeleri tarafından "Baş örtüsüne şartsız, sınırsız özgürlük" eylemi yapıldı. TOKAD üyeleri, Hüdayi Sayıbaş Yeraltı Çarşısı üzerinde baş örtüsü yasağıyla ilgili bir eylem düzenledi. Baş örtüsü yasağına karşı tepkilerini dile getiren dernek üyeleri, "Kampüse özgürlük", "Örtüne, inancına sahip çık", "Baş örtüsüz asla" yazılı dövizler taşıyarak slogan attı. 30.10.2010 TOKAT netgazete

Emniyet müdürünün zor anları
04.12.2010

Başbakan'ın rektörlerle yapacağı toplantıyı protesto etmek için öğrencilere polis sert şekilde müdahale etti. Öğrencilerin arasında kalan emniyet müdürü göstericiler tarafından tartaklandı.
Recep Tayyip Erdoğan'ın rektörlerle bir araya geldiği toplantıyı protesto etmek üzere Kabataş'tan Dolmabahçe'deki Çalışma Ofisi'ne yürümek isteyen üniversite öğrencilerine polis biber gazı ve joplarla müdahale etti. Polisin müdahalesine, yanlarında getirdikleri flamaların sopalarıyla karşılık veren öğrencilerden bir çoğu yaka paça gözaltına alındı.

POLİS MÜDÜRÜ ZOR DURUMDA KALDI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın rektörlerle bir araya geldiği toplantıyı protesto etmek üzere Kabataş'tan Dolmabahçe'deki Çalışma Ofisi'ne yürümek isteyen üniversite öğrencilerine polisin yaptığı müdahale sırasında ilginç görüntüler yaşandı.

Eylemin başında grubu dağılmaları konusunda uyaran Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürü müdahale sırasında sopalı saldırıya maruz kaldı. Yürüyüşlerine izin verilmeyen gruba polisin jop ve biber gazıyla müdahalesi sırasında yaşanan kargaşada bir bayan gösterici, elindeki sopayla Osman Yıldırım'a vurdu. Öğrencinin darbesine maruz kalan müdürün yardımına, diğer emniyet mensupları yetişti. Müdahaleye rağmen direnen bayan gösterici ise, emniyet mensupları tarafından yaka paça gözaltına alındı.
Gazeteport

Rus Büyükelçiliği önünde nükleer karşıtı eylem
Mersin ve Ankara nükleer karşıtı platform üyeleri, Rusya'nın Ankara Büyükelçiliği önünde nükleer santral projelerini protesto etti. Atakule önünde toplanan grup, "Nükleer Santral İstemiyoruz", "İthal Çernobil İstemiyoruz" pankartları açarak ve "Nükleere İnat, Yaşasın Hayat" sloganları atarak Rusya'nın Ankara Büyükelçiliğine yürüdü. 25.12.2010 ANKARA netgazete

Şişli'de park halindeki 12 araç, kimliği belirsiz kişilerce kundaklandı
06 Şubat 2011
Alınan bilgiye göre, Okmeydanı Mahmut Şevket Paşa Mahallesi Şahin Sokak ve Aslan Sokak'ın birleştiği noktada park halinde bulunan 12 araç, saat 23.00 sularında kimliği belirsiz kişilerce benzin dökülerek yakıldı. Yanan araçlar olay yerine gelen Şişli ve Beyoğlu itfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu söndürüldü. Yangınlarda araçların bazıları tamamen kullanılamaz hale geldi. habertürk

Öcalan'ın yakalanışını, nefretle kınadılar
17:50 - Muş'un Malazgirt ilçesinde Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanışının 12. yılı münasebetiyle bir basın açıklaması okundu. Burada grup adına açıklamada bulunan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Derneği (TUHAD-DER), Malazgirt Temsilcisi İdris Özer, 15 Şubat'ı nefretle kınadıklarını söyledi. 14.02.2011 MUŞ netgazete


Karayolunu kapatan köylüler, minibüsü taşladı

26 Şubat 2011 Edremit-Küçükkuyu güzergâhında çalışan Sarıkız Taşıyıcılar Kooperatifi'ne ait bir minibüs, 11 yolcusuyla Avcılar mevkisinde bir grup köylü tarafından taş yağmuruna tutuldu.

Birkaç gündür devam eden Edremit’te bağlı Avcılar, Narlı ve Çamlıbel köy muhtarlıklarına bağlı minibüsçülerle kooperatife bağlı olanlar arasındaki gerginlik, bu olayla had safhaya ulaştı.

Edremit’ten Küçükkuyu istikametine giden Murat Güneş idaresindeki 10 M 1541 plakalı minibüsün güzergâhı üzerinde toplanan Avcılar, Narlı ve Çamlıbel köylüleri, E87 karayolunu trafiğe kapattı. Eylem ihbarını alan jandarma ekipleri ise güvenlik çemberi oluşturdu. Minibüs Avcılar'a geldiğinde, aralarında muhtarların da bulunduğu yaklaşık 200 köylü, taşlamaya başladı. Şoför ve yolcular, jandarmanın köylüleri engellemesiyle canlarını zor kurtardı. Camları kırılan minibüsün şoförü Güneş, ”Gözü dönmüş köylüler, bizi taş yağmuruna tuttu. Canımızı zor kurtardık.“ dedi. haber7


En son Ekim tarafından Pzr Mar 14, 2010 2:49 am tarihinde değiştirildi, toplam 8 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Sal Şub 03, 2009 1:01 am    Mesaj konusu: Adana'da 5 araç kundaklandI Alıntıyla Cevap Gönder

Öcalan'ın doğum günü gösterilerinde 2 kişi öldü

17:45 - Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın doğum gününü bahane ederek Birecik'in Karataş mevkisinde eylem yapan gruptakilerden yaralananlardan Mahsum Karaoğlan (21) ve Mustafa Dağ (27) kaldırıldıkları Birecik Devlet Hastanesinde müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Suruç'un 11 Nisan beldesinde toplanan ve aralarında DTP'li milletvekili ve belediye başkanlarının da bulunduğu grup, sabah saatlerinde Halfeti'nin Ömerli köyüne gitmek üzere yola çıkmıştı. 04.04.2009 ŞANLIURFA netgazete

Öcalan posteri açan DTP'liler muhabirleri tartakladı

17:30 - Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde, dün yaşanan olaylarda hayatını kaybeden 2 kişiden Mustafa Dağ'ın cenazesi, Suruç ilçesine bağlı Karayüz köyüne getirildi. Bu sırada konvoydakiler tarafından PKK lehine sloganlar atıldı. Törene DTP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, DTP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata ile çok sayıda DTP'li katıldı. Cenazenin toprağa verilişi sırasında Abdullah Öcalan posterleri ve terör örgütü pankartları açıldı. Tören sırasında basın mensupları köye alınmadı. Görüntü almaya çalışan basın mensuplarının kasetlerine el konuldu. 05.04.2009

Hakkari'de Türk bayrağı indirilmek istendi
17:30 - Ağrı'da 29 Mart yerel seçimlerden sonra başlayan gerginlik, Hakkari'ye sıçradı. Şehrin değişik bölgelerinde başlayan olaylar sürerken, Bağlar Mahallesi'ndeki sağlık ocağı önünde bulunan Türk bayrağını indirmeye teşebbüs eden gruba polisin biber gazı ile müdahale ettiği belirtildi. İndirilen Türk bayrağının bazı vatandaşlar tarafından tekrar yerine asıldığı belirtildi. Şehrin değişik noktalarında güvenlik önlemleri alan polis ekiplerinin zaman zaman mahalle aralarına girerek yasa dışı eylemlerde bulunan göstericileri dağıtmak için gaz bombası kullandığı öğrenildi. 04.04.2009 HAKKARİ netgazete

Ankara'da 3 bin kişi NATO'nun dağılması için yürüdü

17:05 - Ankara'da da NATO'nun 60. kuruluş yıldönümü nedeniyle çeşitli protesto gösterileri düzenlendi. DTP, EMEP, ÖDP ve KESK'in de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütünün ortaklaşa düzenlediği 'Savaş Örgütü NATO Dağıtılsın' mitingine yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Kolej kavşağında oluşturulan alanda gerçekleştirilen mitinge katılanlar, güvenlik güçleri tarafından arama noktalarında didik didik aranarak alana alındı. 'Katil NATO, işbirlikçi AKP', 'Katil Obama Türkiye'den defol' şeklinde sloganların atıldığı mitingde Obama'nın pazartesi günü başlayacak olan Türkiye ziyareti de protesto edildi. 04.04.2009 ANKARA netgazete

Bursa'da polisi öldüren eylemci MLKP üyesi çıktı

19:40 - Kestel ilçesinde polis memuru İsmail Özbek'in (34- küçük fotoğraf) öldüğü silahlı saldırın ın ardından gözaltına alınan zanlının kimliğinin "parmak izi" çalışmasıyla belirlendiğini, çalışma sonucunda gerçek adının MLKP (Marksist Leninist Komünist Parti) üyesi "Ender Bulhaz Aktürk" olduğunun saptandığı kaydedildi. Zanlının, zırhlı bir polis aracıyla Emniyet Müdürlüğü'ne getirildiği vücudunun üst bölümünün çıplak olduğu görüldü. 18.03.2009

Taksim'de NATO karşıtı eylem

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu üyesi bir grup, Taksim Gezi Parkı'nda toplanarak, NATO'yu protesto etti. Işıklı barış işareti yapan grup, savaş karşıtı sloganlar attı.03 Nisan 2009 01:00

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu üyesi yaklaşık 30 kişi, NATO'yu protesto etmek için Taksim Gezi Parkı'nda toplandı. "NATO dağıtılsın" yazılı pankart açan grup, "NATO'ya hayır", "Savaşa hayır" şeklinde slogan attı.

Grubun eylem yaptığı sırada çevik kuvvet ekipleri de çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Grup adına basın açıklaması yapan Görkem Yeltan, "Savaş politikalarının insanı, doğayı ve tüm canlıları maruz bıraktığı şiddet ve yarattığı muazzam tahribat gözlerimizin önünde. Irak'ta, Filistin'de Afganistan'da ve dünyanın daha birçok yerinde milyonlarca insan bu dehşet verici politikaların bedelini ödedi ve ödemeye devam ediyor." diye konuştu.

Basın açıklamasının ardından grup ellerindeki fenerleri yakarak barış işareti yaptı.
haber7

Köprüde NATO Karşıtı Eylem
04 Nisan 2009 14:43

NATO'yu protesto etmek isteyen bir grup, kendilerini Boğaziçi Köprüsü'nün korkuluklarına zincirledi.

Edinilen bilgiye göre; Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) üyesi 4 kişi, NATO'yu protesto etmek için Boğaziçi Köprüsü'ne çıktı. Üzerlerine "Katil NATO, No NATO" yazılı tişörtler giyen eylemciler, kendilerini köprü korkuluklarına zincirledi. Eylemciler, "NATO'ya hayır, Kahrolsun ABD, Katil NATO" şeklinde slogan attı.

Eylemden daha önce haberdar olan polis, önceden köprünün her iki tarafında önlem aldı. Eylemcileri gören polis ekipleri koşa koşa köprü ortasına geldi.

Protestocuların zincirli olması nedeniyle çevik kuvvet ve sivil polisler herhangi bir müdahalede bulunamadı. Telsizle zincirleri kesmek için köprüye makas istendi. Bu arada, eylemcilerin slogan atması polisler tarafından ağızları kapatılarak engellenmeye çalışıldı. Yaklaşık 10 dakika sonra köprüye gelen inşaat makası ile zincirler kesilerek eylemciler karga tulumba gözaltına alındı. Kelepçelenen eylemcilerle polis arasında arbede yaşandı. Gözaltına alınanlar Köprü Koruma Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.Eylem nedeniyle köprüde bir süre trafik aksadı.

Eylemcilerin polisler gelmeden önce dağıttığı bildiride ise kısaca şöyle denildi; "NATO 60. yılını kutluyormuş. Biz kutlayacak bir şey görmüyoruz. NATO insanlığın başına gelmiş en büyük felaketlerden birisidir. NATO 60 yıldır dünya halkları için ölüm acı ve gözyaşı demektir. NATO bir suç örgütüdür ve dağıtılmalıdır. Türkiye hakların katili NATO'dan derhal çıkmalıdır."
aktifhaber

Şanlıurfa'da PKK sempatizanları, asker ve polisle çatışıyor
04 Nisan 2009
Abdullah Öcalan'ın doğum gününü kutlamak isteyen PKK sempatizanları, asker ve polisle çatışmaya girdi.

Taş, biber gazı ve tazyikli suyun kullanıldığı olaylarda ortalık savaş alanına döndü.

Önceki akşamdan bu yana Suruç ilçesine bağlı 11 Nisan beldesinde toplanan binlerce DTP'li ve PKK sempatizanı, geceyi burada geçirdi. Diyarbakır, Batman, Siirt, Van, Hakkari'den gelen gelen DTP'lilerle birlikte sayıları artan grup, sabahın erken saatlerinde 11 Nisan beldesinde davullu zurnalı halay çekerek PKK'ya ait bayrak ve flamaları ve Abdullah Öcalan'ın posterlerini açtı. Daha sonra grup, konvoy halinde Ömerli köyüne doğru hareket etti. Halfeti'ye 15 kilometre uzaklıktaki Karataş tepesine gelen PKK sempatizanları, burada asker ve polisten oluşan yaklaşık 3 bin güvenlik görevlisinin barikat oluşturduğu alana geldi. Burada Öcalan posterlerini ve sarı-kırmızı-yeşil renkli bez parçalarını açan grup, "PKK halktır, halk burada, Biji serok Apo, Öcalan Meclis'e" sloganları attı. Grup, barikatı oluşturan güvenlik güçlerine doğru taşlı saldırıda bulundu.

Kalkanlarla kendini korumaya çalışan güvenlik güçleri yanlarına yaklaşan gruba tazyikli su sıkıp, panzerlerle müdahale etti. Ardından biber gazı atan güvenlik güçleri kendilerine taş atan kalabalığı püskürttü.

Birkaç gösterici ve güvenlik güçlerinin yaralandığı saldırı sonrası DTP'li Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Diyarbakır Milletvekili Gülten Işanak, Batman Milletvekili Ayla Akat müdahalenin durması için olay yerine geldi. Milletvekilleri, Şanlıurfa Valisi Yusuf Yavaşcan, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Ata Kalkan, Şanlıurfa İl Jandarma Alay Komutanı Şükrü Cumhur'la görüşmek istediklerini iletti. Bu sırada Batman Milletvekili Ayla Akat, barikata doğru gelirken kendisine tazyikli su ile müdahale edildi. Ardından üç milletvekili Vali Yusuf Yavaşcan'la bir görüşme yaptı.

Milletvekilleri, Yavaşcan'a, grubun Abdullah Öcalan'ın doğum günü olan 4 Nisan'ı kutlamak için Ömerli köyündeki evine gidip ablası Fatma Öcalan ve kardeşi Mehmet Öcalan'ı tebrik etmek istediklerini iletti. Vali Yavaşcan da grubu göndermeyeceğini, böyle bir talebin kabul edilemeyeceğini, ancak içlerinden kendilerini temsil edecek sembolik olarak 10 kişinin Ömerli köyüne gitmesine müsaade edebileceğini söyledi. Bunu kabul etmeyen milletvekilleri Vali Yavaşcan'ın yanından ayrılarak kalabalığın bulunduğu alana doğru gitti.

Talebin kabul edilmemesi üzerine kalabalık grup, güvenlik güçlerine doğru yine taşlı saldırıda bulunmaya devam ediyor.

YSK'nın kıyafet kararı protesto edildi

17:00 - İstanbul Üniversitesi önünde toplanan Anadolu Gençlik Derneği üyesi bir grup, Yüksek Seçim Kurulunun sandık başlarında görev yapacak seçim müşahitlerinin kılık kıyafetlerine yönelik aldığı karara tepki gösterdi. Eyleme destek veren Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Bekaroğlu, "2009 yılında böyle bir yasağın olması kabul edilemez. Kamusal alan, kamu alanı, devletin alanı diye bir alan yoktur. Bu deli saçması bir şey" dedi. 26.03.2009 İSTANBUL

Trabzon'da Birahaneye bomba atıldı: 1 Ölü, 9 yaralı
10 Mart 2009 Beşikdüzü ilçesi Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Hüseyin Tosun'a ait birahaneye, el bombası atılması sonucu meydana gelen patlamada, iş yeri sahibi Tosun'un da aralarında bulunduğu 9 kişi yaralandı.

Eskişehir'de gerginlik gece şehir merkezine sıçradı

23:45 - Çanakkale Zaferi'nin 94. yıldönümü münasebetiyle yürüyüş düzenlemek için üniversite kampüsünde bildiri dağıtan bir grup öğrenci ile sol görüşlü öğrenciler arasında çıkan tartışma sonrası gözaltına alına 100 öğrenciye destek vermek için bu gece şehir merkezinde toplanan bir grup, basın açıklaması yaptıktan sonra İl Emniyet Müdürlüğü'ne doğru yürüyüşe geçti. Valilik önünde polisin önünü kestiği gruba, ara sokaktan çıkan karşıt görüşlü bir grup "Kahrolsun PKK" diye bağırıp taşla saldırdı. Çevik kuvvet polisleri, grupları zor kullanarak dağıttı. Bu esnada gruplar arasındaki bazı kişiler hafif şekilde yaralandı. 18.03.2009 ESKİŞEHİR
netgazete

ODTÜ'de stand kavgası büyüdü, jandarma taşlandı

19 Mart 2009 ODTÜ'de öğrencilerler ile jandarma arasında çıkan gerginlikte, güvenlik güçleri taş atan öğrencileri biber gazı ve tazyikli su sıkarak dağıttı.
İddiaya göre, akşam saatlerinde bir öğrenci, farklı görüş teki başka bir öğrencinin kurduğu standı dağıtınca kavga çıktı.
Jandarmanın müdahale ettiği olayda, iki öğrenci gözaltına alındı.
Bu duruma tepki gösteren bir grup öğrenci de üniversite kampüsünün 100. Yıl girişinde eylem yaptı.
Jandarmanın "dağılın" ikazına uymayan öğrenciler, güvenlik güçlerine taş atmaya başladı.
Bunun üzerine jandarma da eylemci gruba tazyikli su sıkıp, biber gazı attı.
netgazete

Başkent'te bir otomobil kundaklandı

Başkent'te Kızılay merkezde kundaklandığı ileri sürülen bir oto alev alev yandı. Zaman zaman patlamaların yaşandığı oto, itfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu söndürülebildi.14 Mart 2009 11:28
haber7

AK Partili adayın arabasına saldırı

AK Parti'nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Köksoy'un otomobili, seçim çalışması yaptığı sırada bir grubun saldırısına uğradı.14 Mart 2009 19:30 haber7

Marmaris halkı heykelleri söküp denize atıyor

26 Şubat 2009
Muğla'nın Marmaris ilçesinde yerinden sökülen yaklaşık 1,5 metre uzunluğundaki kız çocuk heykeli denizde bulundu.

Edinilen bilgiye göre, trafik kazasında hayatını kaybeden devlet sanatçısı, ünlü heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem tarafından 13 yıl önce yapıldığı belirtilen Saman İskelesi'ndeki balıkçı dede ve torununu tasvir eden heykellerden kaybolan kız çocuğu heykeli deniz polisinin yapmış olduğu araştırma sonunda deniz dibinde tespit edildi.

Dalgıç tarafından dikili bulunduğu yerden yaklaşık 50 metre ileride deniz içinde bulunan heykel, zabıta ekiplerinin yardımıyla karaya çıkarıldı. Heykelin sağ kolunun kopuk ve bazı kısımlarının parçalanmış olduğu g örüldü. Deniz polisi ekibi, heykelin kolunu bir süre aradı, ancak bulamadı.
Zabıta aracına konulan heykelin, Marmaris Belediyesine ait araç parkına götürüldüğü ve onarılarak eski yerine dikileceği belirtildi. Emniyet yetkilileri, heykele zarar verdiği iddia edilen Ali M'nin (31) gözaltına alındığını açıkladı. Bu arada, ilçede 15 Şubatta ise Yat Limanı'nda bulunan Amerikalı astronot heykeli kaybolmuş, yapılan araştırma sonunda dikili bulunduğu yerden 5 kilometre uzakta deniz de bulunmuştu.

Marmaris halkı astronot heykelini, denize attı

Marmaris halkının ABD'yi protesto etmek için yerinden sökererek denize attığı yaklaşık 2 metre uzunluğundaki Amerikalı astronot heykeli, bulundu.

Sabah saatlerinde denize açılan balıkçılar, Yalancıboğaz mevkisinde astronot heykelinin baş kısmını görerek, zabıta ekiplerine haber verdi.
Balıkçıların ihbarı doğrultusunda arama yapan deniz polisi, Yalancıboğaz mevkisindeki Bedir Adası'nın yaklaşık 300 metre açıklarında heykeli buldu.
Heykel, deniz polisine ait botla çekilerek yat limanına getirildi. Çekici yardımıyla karaya alınan astronot heykelinin iki kolunun dirsek kısmından itibaren kopmuş olduğu görüldü.

İstanbul'da gece 9 araç kundaklandı
09:30 - İstanbul'da, Güngören ve Fatih ilçelerinde park halinde bulunan 9 otomobil kimliği belirsiz kişilerce atılan molotof kokteylleri ile ateşe verildi. Gecenin ilk olayı Güngören'de meydana geldi. Saat 02.00 sıralarında yaşanan olayda, sokak içerisinde bulunan 6 araç, molotof kokteyli atılarak kundaklandı. Vatandaşların kendi imkanları ile söndüğü otomobiller üzerinde itfaiye ekipleri soğutma çalışması yaptı. Fatih'te ise 3 araç kimliği belirsiz kişiler tarafından molotof kokteyli atılarak kundaklandı. 26.02.2009 İSTANBUL

İstanbul'da 2 semtte 7 araç kundaklandı

11 Şubat 2009 - İstanbul, Bağcılar'da 5 araç kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kundaklandı.
Edinilen bilgiye göre Bağcılar, Fevzi Çakmak Mahallesi, 5. Sokak üzerinde park halinde olan 5 araç, saat 03.00 sıralarında kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kundaklandı.
Esenler Nene Hatun Mahallesi 159. Sokak'ta da apartman önünde park edilen 34 DA 4038 plakalı minibüs ile 34 DE 7200 plakalı otomobil, kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişilerce benzin dökülerek kundaklandı.
netgazete

Diyarbakır'da 'Öcalan' gerginliği büyüyor!
18:45 - DTP'li bir grubun Öcalan'ın yakalanma yıldönümünü bahane ederek basın açıklaması yapmak istemesi ile başlayan olaylar tüm kente yayıldı. Kentin çeşitli bölgelerinde yolları kapatıp ateş yakan guruplara polis müdahale etmeye çalışıyor. Olayların en yoğun olarak yaşandığı DTP il binasının bulunduğu bölgede polis geniş güvenlik önlemleri almış durumda. Polisin müdahalesinin ardından bir çok eylemci yaralanırken, yaralanan eylemcilere yardım etmeye çalışan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de atılan gaz bombalarından etkilendi. 15.02.2009 DİYARBAKIR netgazete

Öcalan'ın yakalanışını protesto için kepenkler indi
11:25 - Batman'da dün DTP Batman Milletvekilleri Ayla Akat Ata, Bengi Yıldız ve belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu kalabalık gurup 15.Şubat'ı protesto etmek için Sanat Sokağına yürümek istemişti. Yürüyüşe izin vermeyen güvenlik güçleri ile DTP'liler arasında arbede yaşanmıştı. Bunun üzerine PKK terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın yakalanış yıldönümü nedeniyle Batman'da esnafın büyük bir çoğunluğu kepenk kapattı. Hakkari adeta hayalet şehrine dönüştü.Diyarbakır'da esnaf kepenk kapatı, kentte sadece ekmek fırınları açıldı. 15.02.2009 BATMAN
netgazete

AKP'nin Beyoğlu seçim irtibat bürosuna saldırdılar
18:00 - İstanbul Beyoğlu Hacıhüsrev Mahallesi'nde izinsiz gösteri yapmak isterken polis müdahalesi ile karşılaşan ve ara sokaklara dağılan göstericiler eylemlerine devam etti. Çevik kuvvet polisi, ara sokaklara dağılan göstericileri bulmak için zırhlı araç kullandı. Polis ara sokakları didik didik ararken, göstericiler Hacı Ahmet Mahallesi'ne yöneldi. Polis ve göstericiler arasında sıcak temas yaşanmazken, göstericilerden bazıları AK Parti seçim irtibat bürosunun camlarını taşladı. 15.02.2009 İSTANBUL
netgazete
CHP ilçe başkanlığı binasına molotoflu saldırı

CHP Sultangazi İlçe Teşkilatı binası ile yakınında bulunan bir alışveriş merkezine molotoflu saldırı düzenlendi.08 Şubat 2009 21:43

Alınan bilgiye göre, saat 19.00 sıralarında Gazi Mahallesi İsmetpaşa Caddesi üzerinde bulunan ve geçtiğimiz hafta açılışı yapılan CHP Sultangazi İlçe Binası'na kişi ya da kişilerce molotoflu saldırı düzenlendi.
haber7

İzmir'de ses bombası patladı

İzmir'in Bornova ilçesinde bir alışveriş mağazasının yanına bırakılan ses bombasının patlaması sonucu çevrede hasar meydana geldi.11 Şubat 2009 21:15
haber7
PKK yandaşları belediye otobüsüne saldırdı

.08 Şubat 2009 22:01

Belediye otobüsünün kadın şoförü, yaşadığı şok nedeniyle gözyaşlarını tutamadı.

Olay, saat 20.30 sıralarında merkez Yüreğir ilçesindeki Anadolu Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yolu ateş yakarak kapatan PKK örgütü yandaşları, Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletme Müdürlüğü'ne bağlı 122 nolu Levent-Balcalı hattında çalışan yolcu otobüsüne molotof kokteylli ve taşlı saldırıda bulundu.

Saldırganlar ara sokaklara kaçarak izlerini kaybettirirken, büyük panik yaşayan yolcular güçlükle kendilerini dışarıya attı
aktifhaber

Adana'da 5 araç kundaklandı!

Adana'da bir apartmanın otoparkındaki 5 araç kundaklandı. Otomobillerden ikisi Terörrle Mücadele'de görevli polislere ait çıktı.
02 Şubat 2009 22:53

Merkez Seyhan ilçesi Huzurevleri Mahallesi İsmet Atlı Bulvarı'ndaki Gültekin Barış Apartmanı'nın otoparkına giren ve henüz kimliği belirlenemeyen bir kişi, yanıcı madde dökerek park halindeki otomobilleri ateşe verdi.

Vatandaşlar ve itfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangında 01 LR 225, 01 FE 052, 01 ZT 434, 01 BA 401 ve 34 YL 4149 plakalı otomobiller hasar gördü.

Olay yerine gelen polis ekiplerine olayla ilgili bilgi veren apartman sakinleri, 24-25 yaşlarında, bereli bir kişinin araçları ateşe verip kaçtığını belirtti.

Bu arada, otomobillerden ikisinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde (TEM) görevli polis memurlarına ait olduğu öğrenildi.
haber7

Kadıköy'de işçi mitinginde büyük kavga

Kadıköy'deki işçi mitinginde büyük kavga.. DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş üyeleri, ''Hain Mustafa Özbek hesap verecek'' yazılı pankart açınca Türk Metal Sen üyeleri ile büyük kavga başladı.15 Şubat 2009 15:29

TÜRK-İŞ, DİSK ile KESK öncülüğünde Kadıköy'de düzenlenen ''Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz: İşsizliğe ve Yoksulluğa Karşı Birleşik Mücadele, Emek ve Demokrasi Mitingi''nde, ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Özbek'in genel başkanı olduğu TÜRK-İŞ'e bağlı Türk Metal Sendikası ile DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası üyeleri arasında arbede yaşandı. Miting alanında güvenlik güçleri olmaması nedeniyle arbede yaklaşık 20 dakika sürdü. Birbirine giren gruplar ellerine geçirdikleri cisimleri karşı tarafa fırlattılar. DİSK yargılanmaların sonuna kadar gidilmesini savunurken Metal İş ise gözaltıların son bulmasını istiyor.

Kadıköy İskele Meydanı'nda devam eden miting sırasında DİSK'e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş) üyeleri, ''Hain Mustafa Özbek hesap verecek'' yazılı pankart açtı. Bunun üzerine, platformun diğer tarafında bulunan TÜRK-İŞ'e bağlı Türk Metal Sendikası üyesi 20-25 kişilik grup da ''Özbek nereye biz oraya'', ''Özbek'e uzanan eller kırılsın'' şeklinde sloganlar attı.

Bir süre sonra da bu 2 grup arasında arbede çıktı. Gruplar, miting düzenleme komitesi görevlilerinin araya girmesiyle sakinleştirildi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu, konuşmasının bu bölümünde, ''Mustafa Özbek, değerli hizmetlerde bulunmuştur. İnşallah en kısa zamanda suçluluk hali bitecek ve tahliye olacaktır rahat olun'' dedi.

Konuşma sırasında Türk Metal Sendikası üyeleri, tekrar Özbek lehine slogan attı. Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi gruptan bazı kişiler ile onlara destek veren diğer sendika üyelerinden bazıları da bu gruba müdahale etti.

Kavga sırasında bayrak ve pankartlar için getirilen sopalar kullanıldı. Yaklaşık 10-15 dakika kavgayı sürdüren gruplar, duruma müdahale eden polislerce birbirinden ayrıldı. Polis, çember içine aldığı Türk Metal Sendikası üyelerini miting alanı dışına çıkarttı.

Olaylar sırasında her iki taraftan da bazı kişilerin yaralandıkları görüldü.

TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI KUMLU: KRİZ FIRSATÇILIĞI YAPANLARA, KRİZİN EMEKÇİLERİ YÜREĞİNDEN VURMASINA SEBEP OLANLARA KARŞI BİRLEŞMEYİ TERCİH ETTİK

düzenlenen ''Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz: İşsizliğe ve Yoksulluğa Karşı Birleşik Mücadele, Emek ve Demokrasi Mitingi'' sona erdi.

Kadıköy İskele Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuşan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, bugün 10 binlerce kişinin meydanda toplanarak, umudu tercih ettiklerini belirterek, ''Kriz fırsatçılığı yapanlara, krizin emekçileri yüreğinden vurmasına sebep olanlara karşı birleşmeyi tercih ettik'' dedi.

Kumlu, işçilerin fabrikaların çalışmasını, kazandıklarıyla geçinebilmeyi, çocuklarını okutmayı ve memleket için çalışmak istediklerini, Türkiye'de üretilen her değerde işçilerin alın terinin olduğunu, Türkiye'nin AB kapısına gelmesinde de işçilerin çalışkanlığı ve demokrasi aşkının bulunduğunu söyledi.

Kumlu, ''Değerli kardeşlerim, 'Mühür kimdeyse Süleyman O'dur' diyorlar. 'Para kimdeyse güç ondadır' demek için daha fazla kar için çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini karartıyorlar'' diye konuştu.

Krizin yoksullaştırarak ve işsiz bırakarak aşılacak bir kriz olmadığını ifade eden Kumlu, ''Dünya biliyor, görüyor önlemini alıyor. Sadece zenginler korunarak bu çark artık dönmüyor. Ey hükümet sen de gör. Sen de bil, artık al önlemini'' şeklinde konuştu.

Kumlu, Türkiye'yi sözde değil, alın teri ve emekle sevdiklerini belirterek, şöyle devam etti:

''Sözüm kriz fırsatçılığı yapan işverenlere; krizi bahane ederek emekçilerin ekmeğiyle oynamayın. Bilin ki, ana babası işsiz çocukların vebali sizin üzerindedir. Hükümete sesleniyorum; bugün hükmediyor olabilirsiniz ama güç bizde. Güç, emeğiyle geçinen milyonlarca kadın ve erkekte. İşçilerin ekmeğini kaybetmesine yol açan politikaları terk edin.''

Kumlu, hükümeti emeğiyle geçinenleri sefaletle baş başa bırakmamaya çağırarak, işsizlik ve sefaletin yok edilmesinin yolunun, sosyal adaletin sağlanmasından geçtiğini belirtti.

Bugün işçilerin, memurların, emekçilerin, kazanılmış haklarını kaybetmemek, işsizliğe ve yoksulluğa hayır demek, ''Krizin bedelini ödemeyeceğiz'' demek için bu meydanı doldurduklarını anlatan Kumlu, hükümete düşen görevin artık hiç vakit kaybetmeden talepleri dikkate almak olduğunu söyledi.

-DİSK GENEL BAŞKANI ÇELEBİ-

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de krizin bedelinin emekçilere ödetilmek istendiğini ifade ederek, işten çıkarma, iş yeri kapatma, ücretsiz toplu izin verme gibi yollara başvurulduğunu savundu.

Türkiye'nin artık yangın yerine dönüştüğünü, evde tencerelerin kaynamadığını, babaların eve ekmek götüremediğini kaydeden Çelebi, ''Kulağı olup da duymayanlar, gözü olup da görmeyenler buradaki 10 binlerin sesini işitmiyor, bizleri görmüyor'' dedi.

''Hükümetin insanları, sadaka toplumuna biat etmeye yönelten bir siyaset yürüttüğünü'' öne süren Çelebi, suyu olmayan yerlere çamaşır makinesi, elektriği olmayan yere de buzdolabı götürdüğünü savundu.

Çelebi, ''İşten atılmalara, işsizliğe ve yoksulluğa 'hayır' diyoruz. Kriz bahane edilerek, ücretler düşürülmesin diyoruz. Demokrasi istiyoruz, barış istiyoruz'' şeklinde konuştu.

-KESK GENEL BAŞKANI EVREN-

KESK Genel Başkanı Sami Evren de hükümetin kriz karşısında uyguladığı politikaları eleştirerek, kriz bahane edilerek, kayıt dışı ekonominin teşvik edildiğini savundu.

Evren, kıdem tazminatlarını ödemememin yollarının arandığını, toplu sözleşmelerin sıfır zamla kapatmak istendiğini ileri sürerek, krizin patronların kasasına para aktararak aşılamayacağını, çözümün herkesten ekonomik gücü ve gelirine göre vergi almak olduğunu dile getirdi.

Konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da seslenen Evren, krizde temel önceliğin emekçi ve yoksul kesimlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi olduğunu belirterek, ''Emeğimizi yok saydınız. İşimizle, aşımızla oynadınız. Toplu sözleşme ve grev hakkımızı gasp etmeye devam ediyorsunuz. Bizi korkak sanmayın, cesaretimizi görün diye buradayız'' diye konuştu.
aktifhaber

Londra'da nevruz kutlaması PKK gösterisine döndü
23:55 - Bu yıl ilk kez Londra'nın ünlü Trafalgar Meydanı'nda Orta Asyalı tüm etnik azınlıkların katılımı ile kutlanması planlanan Nevruz Bayramı etkinlikleri, terör örgütü PKK ve terörist başı Abdullah Öcalan'a özgürlük mitingine dönüştü. Küçük çocukların Öcalan tişörtleri giydiği ve Öcalan posterleri ve bayraklarının katılımcılara bedava dağıtıldığı gözlenirken, Nevruz kutlamaları için gelenlere dağıtılan PKK bayrakları İngiliz polisi tarafından yasaklı örgüt kapsamında olduğu için toplatıldı 14.03.2009 LONDRA
netgazete

Su Forumu protestocuları ile polis arasında arbede!
12:15 - İstanbul'da Sütlüce Kültür Merkezi'nde bugün başlayan 5. Dünya Su Forumu'na karşı çıkan bir grup ile polis arasında arbede çıktı. Haliç'deki Beyoğlu Adliyesi önünde toplanan Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu üyeleri, basın açıklaması okuduktan sonra Sütlüce Kültür Merkezi'ne yürümek istedi. Polis grubun yürümesine izin vermeyince gerginlik yaşandı. Polis, dağılmayan gruba cop ve tazyikli su ile müdahale etti. Olaylar sırasında çok sayıda kişi gözaltına alınırken, gerginlik devam ediyor. 16.03.2009 İSTANBUL netgazete

Ses bombası Beyoğlu'nu sokağa döktü

Beyoğlu'nda bir cipin altına bırakılan ses bombasının patlaması sonucu çok sayıda evin camları kırıldı.
27 Mart 2009 04:02
Patlamada ölen ya da yaralanan olmazken, patlama sonrası çıkan yüksek ses mahalle sakinlerini sokağa döktü.
Edinilen bilgiye göre, dün 23.30 sıralarında Beyoğlu Hacı Ahmet Mahallesi Devşirmeler Sokak üzerinde bir patlama meydana geldi. Patlamanın çok şiddetli olması nedeniyle sokaktaki birçok evin camları kırıldı.
haber7

Küçükçekmece'de 5 araç kundaklandı

İstanbul'da Küçükçekmece ilçesine bağlı iki mahallede toplam 5 araç kundaklandı.02 Nisan 2009 03:39

Alınan bilgiye göre ilk olay Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Ceylan Sokak'ta meydana geldi. Kimliği belirsiz şahıslar ara sokaktaki iki aracı yakmak istedi. Vatandaşların fark etmesi üzerine olayın failleri kaçarken, çevre sakinleri hemen müdahale ederek yangını söndürdü. Olay yerine çağrılan polis ekipleri incelemelerde bulundu. Olay yerinden iki şahsın kaçtığını söyleyen çevre sakinlerinden Metin Akman, araçların yanmaya başladığnı görünce hemen müdahale ettiklerini ifade etti.

Bu olaydan yarım saat sonra ise yine Küçükçekmece'de Yeşilova Mahallesi Atilla Sokak'ta 3 araç daha kundaklandı. Yine vatandaşların zamanında fark etmesi üzerine araçlar kısa sürede söndürüldü.
haber7

Çöpte cesedi bulunan Münevver için yürüdüler
15:35 - Öldürüldükten sonra Etiler'de bir çöp konteynırında cesedi bulunan Münevver Karabulut'un ailesi ve arkadaşlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi, olaydan sonra 1 ayı aşkın süre geçmesine rağmen katilin yakalanmamasını protesto ederek yürüyüş düzenledi. Münevver'in Karabulut'un annesi Nagihan ve babası Süreyya Karabulut, sabah saatlerinde kalabalık bir grupla birlikte kızlarının eğitim gördüğü Beşiktaş'taki Bingül Erdem Lisesi önünde toplandı. Eyleme, Münevver'in arkadaşları ve sevenlerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş da destek verdi. 03.04.2009 İSTANBUL netgazete

Beşiktaş taraftarlarının yürüyüşünde 'kan' aktı

20:30 - Beşiktaş taraftarının Kayserispor maçı öncesi takımı motive etmek amacıyla düzenlediği "Meşaleli Yürüyüş" sırasında, polis ile taraftarlar arasında yaşanan olaylarda çok sayıda taraftar yaralandı. Polisin, İnönü Stadı etrafında taraftarları dağıtmak için tazyikli su sıktığı görüldü. Beşiktaşlı taraftarlardan da polisin üzerine yabancı maddeler atılması dikkat çekti. 04.04.2009 İSTANBUL netgazete

Korsan gösteride polise molotof kokteylli saldırı
22:50 - Adana'da Seyhan ilçesinde toplanan göstericiler ateş yakarak yolu trafiğe kapattı. Slogan atan göstericiler, harekete geçen Çevik Kuvvet Polisi'ne önce taşlı saldırıda bulundu. Göstericiler daha sonra polise çok sayıda molotof kokteyli attı. Güvenlik güçleri, panzer desteğiyle grubun üzerine gitti. Polisin müdahalesiyle dağılan grup, ara sokaklarda da saldırılarına devam etti. Korsan gösteride çocukların yine ön sıralarda kullanıldığı gözlendi 05.04.2009 ADANA netgazete

Kağıthane ve Fatih'te 3 araç gece vakti kundaklandı

09 Nisan 2009 Fatih ve Kağıthane'de gece saat 03.00 sıralarında kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından park halinde bulunan 3 araç, molotof atılarak kundaklandı. Yanan araçlar itfaiyenin çalışması sonucu söndürüldü.
Kağıthane, Hürriyet Mahallesi, Parlak Sokak'ta park halindeki bir otomobil, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kundaklandı. Vatandaşların ihbarı ile gelen itfaiye ekipleri, yangına kısa sürede müdahale etti. Yangın itfaiye tarafından kısa sürede söndürülürken, polis de olayla ilgili inceleme yaptı.
netgazete

Beyoğlu'nda patlama, 3'ü çocuk 5 yaralı
23:35 - Piyalepaşa Mahallesi'nde yer alan bir kafeterya önünde büyük bir patlama meydana geldi. Olayda yaralanan Mustafa Zomp, "Kafeteryada oturuyorduk. Bir anda patlama meydana geldi. Patlama ile birlikte kafeterya içerisindeki lambalarda patladı. O anda bir panik yaşadık. İkinci bir patlama olabilir diye bir süre dışarı çıkmadık. Dışarı çıktığımızda şok geçirdiğim için bayıldım" diye konuştu. Olayın görgü tanığı bir vatandaş ise, "Büyük bir gürültü ile patladı. O esnada kahvede oturuyorduk. Buraya geldiğimizde ses bombasının patladığını gördük" dedi. 23.04.2009 İSTANBUL

Fatih ve Avcılar'da 4 otomobil kundaklandı

29 Nisan 2009 İstanbul'da, Fatih ve Avcılar'da 4 otomobil kimliği belirsiz kişilerce molotof kokteyli atılarak ateşe verildi.
Edinilen bilgiye göre saat 02.30 sıralarında Avcılar'da park halinde bulunan 3 otomobil, molotof atılarak yakıldı. Ambarlar Mahallesi Orkide Sokak içindeki otomobiller duruma müdahale eden Avcılar İtfaiyesi ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü. Aynı dakikalarda Fatih, Silivrikapı, Çeşme Sokak içerisinde park halinde bulunan 1 otomobil de benzer bir şekilde kimliği belirsiz kişilerce ateşe verildi. netgazete

İşte 1 Mayıs'ın Bilançosu!
01 Mayıs 2009 17:05

Yurdun dört bir yanında kutlanan 1 Mayıs'ın bilançosu açıklandı. Bu yıl "Makul Sayı" ile hafızalarda kalacak olan 1 Mayıs'ın sonuçları hiç de makul olmadı.

1 Mayıs İşçi Bayramı yurdun dört bir yanında kutlandı. İstanbul ve Ankara'daki kutlamalarda izinsiz gösteri yapmak isteyenler yüzünden küçük çapta gerginlik yaşandı. İki ildeki kutlamalarda atılan taşlar nedeniyle 36 polis yaralanırken 108 gösterici de gözaltına alındı.

İstanbul Valisi Muammer Güler, 1 Mayıs kutlamaları sırasında şu ana kadar 108 kişinin gözaltına alındığını, 21 polisin yaralandığını belirterek, ''Sivil vatandaşlarımızdan 20'ye yakın kişinin hastanelere ayakta tedavi edilmek üzere müracaatı olduğunu da biliyoruz'' dedi. Vali Güler, çeşitli yerlerde polise taş, molotofkokteyli, sapanla çelik bilye atarak ve kaldırım taşlarını sökerek saldırılar olduğunu söyledi.

İş yerlerine ve araçlara zarar veren, yasa dışı toplantı için zorlamak suretiyle alanlara gelmek isteyen gruplara, değişik noktalarda polisin zor kullanmak durumunda kaldığını ifade eden Güler, ''Zor kullanmanın şartlarını polisimiz sabırla uyguladı. Çok az yerde gaz kullanılması söz konusu oldu ama gerekli olan kuvvetin de kullanılması zorunluluğu tabii ki doğdu'' dedi.

Muammer Güler, şunları söyledi: ''Şu ana kadar 108 gözaltı var ve maalesef 21 polisimiz de yaralı durumunda. Bunlardan bir tanesi gelen taş nedeniyle kolu kırılan bir polis memurumuz. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sivil vatandaşlarımızdan 20'ye yakın kişinin hastanelere ayakta tedavi edilmek üzere müracaatı olduğunu da biliyoruz. Çok sayıda sapan, molotofkokteyli, sprey, yasa dışı pankartlar gibi ele geçirilen malzemeler de var. Bunların kanuni gereğini yapacağız tabii ki.''

ANKARA'DA 15 POLİS YARALI

Ankara'daki 1 Mayıs kutlamalarının yapılacağı Sıhhiye Meydanı'na girişlerdeki arama noktasında polis ile göstericiler arasında çıkan arbedede ise 15 polis yaralandı. Ankara Sıhhiye Meydanı'ndaki mitinge girmek üzere arama noktasına geldikleri sırada üzerlerini aratmak istemeyen halk evleri grubu ile polis arasında çıkan arbede sırasında 15 polis yaralandı. Yaralı polisler, ambulanslarla Numune Hastanesi'ne taşındı. Yaralanan polislerden 14'ünün ayakta tedavi edildiği, kafasına taş isabet eden bir polisin ise hayati tehlikesinin bulunduğu kaydedildi. Olayların ardından göstericiler, polisin arama noktasını yıktılar. Konulan bariyerleri yerlerde sürükleyen göstericiler, yolu ikiye ayıran camların bir bölümünü de kırdılar. Arama noktasının ortadan kalkması üzerine, mitinge katılanların yaklaşık 3'te birinin üst araması yapılamadı

TAKSİM'DE CAMLAR KIRILDI

Taksim'e yürümek isteyen DİSK VE KESK kortejine alınmayan ara sokaklarla bulunan gruplar taşkınlık çıkararak taş ve sopalarla işlerinin camlarını kırdılar.

HAK-İŞ CUMHURİYET ANITI'NA ÇELENK BIRAKTI

Hak-iş Genel Başkanı Salim Uslu ile beraberindekiler, 1 Mayıs kutlamaları çerçevesinde Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı. Hak-İş üyeleri, Kazancı Yokuşu'nda 1 Mayıs 1977'de çıkan olaylarda hayatını kaybedenlerin anılmasının ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı'na geçti. Burada sendika üyelerini, 2 polis memuru karanfillerle karşıladı. Daha sonra Hak-iş Genel Başkanı Uslu, AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu ve AK Parti Çorum Milletvekili Agah Kafkas ile sendika temsilcileri, Cumhuriyet Anıtı'na karanfillerle ''1 Mayıs Hak-İş'' yazılı çelenk bıraktı. Sendika üyeleri çelenk bıraktıktan sonra basın mensuplarına poz verdiği sırada, bir kişi anıtın üzerine çıkarak üzerinde Che Guevara'nın resminin bulunduğu bir tişörtü anıttaki heykelin üstüne asmaya çalıştı. Polis tarafından fark edilen kişi, anıttan indirildikten sonra gözaltına alındı. Hak-İş Genel Başkanı Uslu, yaptığı konuşmada, Hak-İş olarak, kutlama alanlarını kutsayarak nostaljik takıntıları ya da fantezileri sürdürmek adına Türkiye'yi bir gerilime sürüklemeyi doğru bulmadıklarını söyledi. Taksim Meydanı'nda geçmişte büyük bir travma yaşandığını ifade eden Uslu, ''Hak-İş olarak Türkiye'nin bu travmadan çıkmasını tabulardan kurtulmasını istiyoruz. Gündemi değiştirmenin, sorunlarımızı çözmenin yolu, birlikte olmaktan olgun, sorumlu ve kararlı davranmaktan geçiyor'' diye konuştu. Uslu'nun konuşmasının ardından sendika üyeleri anıt önünde barış güvercinleri uçurduktan sonra meydandan ayrıldı. Öte yandan, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Taksim Gezi Parkı'ndaki MOBESE aracından alandaki gelişmeleri izledi. Bu arada, The Marmara Otelinin üst katlarından birine çıkan bazı kişiler, ''1 Mayıs 77'de buradan ateş edenler bulunsun Genç Siviller'' yazılı pankart astı. Pankart, daha sonra güvenlik güçleri tarafından alındı.

CERRAH OLAYLARI YERİNDE İNCELİYOR

İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin Şişli'deki güvenlik önlemlerini sabah saatlerinden itibaren yerinde inceledi. Kırmızı beyaz kravatı dikkat çeken Cerrah, yoldan geçen bir çocuğa çikolata vererek sevdi. Celalettin Cerrah, Şişli'de güvenlik önlemlerine ilişkin incelemelerde bulundu. Küçük çocuğu ile yoldan geçen bir vatandaşla sohbet eden Cerrah, çocuğun ateşi olduğu için hastaneye gittiğini öğrendiğinde kucağına alarak küçük kızı sevdi. Çocuğa çikolata ve bebek hediye eden Cerrah, anneye başka çocuğu olup olmadığını, eşinin ne iş yaptığını sordu. Türk bayrağının renklerini taşıyan kravatı dikkat çeken Emniyet Müdürü, basın mensuplarının sorularını cevapsız bıraktı.

CİHANGİR'DE 9 GÖSTERİCİ GÖZALTINA ALINDI

Cihangir'in ara sokaklarında polise taş atan göstericilerden 9'u gözaltına alındı. Gözaltına alınanların 18 yaşın altında olduğu öğrenildi. Kabataş'tan gelerek Cihangir üzerinden Taksim Meydanı'na çıkmak isteyen gruplara polis müdahale etti. Yanlarında getirdikleri ve kaldırımdan söktükleri taşları atan göstericilere polis biber gazı ile müdahale etti. Kaçışan grubu kovalayan polis 9 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanların 18 yaşın altında oldukları öğrenildi. Gözaltına alınanlar Beyoğlu Çocuk Büro Amirliği'ne götürüldü.

EV VE İŞYERLERİNİN CAMLARI KIRILDI

Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs'ı kutlamak isteyen sendikaların arasına karışmak isteyen marjinal gruplar sokakları savaş alanına çevirdi. Yüzleri maskeli küçük gruplar söktükleri kaldırım taşları ve saksılarla yola barikat kurdu. Güvenlik güçleri, gruba müdahale ederken, göstericiler çevredeki birçok ev ve işyerinin camlarını kırdı.

1 Mayıs kutlamaları çerçevisinde izin grupların dışında bazı ESP KESK, ÖDP, TKP, HE mensupları gruplar DİSK kortejine karışmak ve Taksim'e izinsiz yürümek istedi. Emniyet Pangaltı Metro İstasyonu önünde gruba Taksime yürümelerinin yasal olmadığını bu noktadan sonra geri dönmeleri uyarısında bulundu. Ancak grup emniyet mensuplarına sözlü sataşmalarda bulundu. Taksim'e çıkmakta ısrar eden gruba polis gaz bombası atarak ve panzerlerle su sıkarak müdahale etti.

Yasadışı bazı gruplar da DİSK ve KESK'in arasına karışmaya çalıştı. Kurtuluş, Nişantaşı, ve Şişli'nin ara sokaklarında ve Osmanbeyli Ebe Kızı Sokak ile Şair Nigar Sokakları'nda Taksim'e gitmeye hazırlanan heyete sızmaya çalışan korsan göstericilere çevik kuvvet müdahale etti.

Ayrıca İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah olayların büyümemesi için saat 09:00'dan itibaren Şişli-Taksim arasında kutlamaları ve gösterileri yakından takip etti. Bir grup ÖDP ve KESK'li bir grup Cerrah'a sözlü sataşmalarda bulundu. Cerrah istifa diyen grup daha emniyet müdürüne pet şişelerle su fırlattı. Bunun üzerine çevik kuvvet polisleri Cerrah'ı kalkanlarla koruma altına aldı. Cerrah olay yerinden uzaklaştı.

Eylemcilerin izinsiz gösterilerinden vatandaş mağdur oldu. Bazı ev ve işyerlerinin camları kırıldı. Sapan kullandıkları da görülen göstericiler bir banka şubesini de kullanılamaz hale getirdi.

Yabancı sendikalara mensup yaklaşık 100 kişi de 1 Mayıs kutlamaları için Almanya, Fransa, Yunanistan ABD ve Filistin'den Türkiye'ye geldi.

DİSK VE KESK, TAKSİM'E YÜRÜYOR

Türk-İş ve Hak-İş'ten sonra DİSK ve KESK üyeleri yaklaşık 3 bin kişilik işçi topluluğu ile Taksim'e yürüyor. DİSK ve KESK üyesi 3 binin üzerinde işçi geniş güvenlik önlemleri ile Taksim'e yürüyor. CHP ve DTP milletvekillerinin de bulunduğu DİSK ve KESK'in yürüyüşüne bazı küçük gruplarda katılmak istiyor. Taksim meydanına çıkmak isteyene küçük grupların bazılarına polis izin verdi. Ara sokaklardan Halaskargazi Caddesi'ne geçerek DİSK kortejine katılmak isteyen bazı gruplara ise polis gaz bombası ve su sıkarak müdahalede bulunuyor.

PANGALTI'DA GERGİNLİK ÇIKTI

1 Mayıs kutlamaları için Pangaltı'da toplanıp Taksim'e yürümek isteyen DİSK ve KESK'li grupla polis arasında küçük çapta gerginlik yaşanıyor. TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ ise hiçbir gerginliğe neden olmadan taksim Meydanı'Na çıkıp açıklama yaptı. 1 Mayıs kutlaması için Pangaltı'na girmeye çalışan ve aralarında ESP'li grubun da bulunduğu yaklaşık 200 kişilik gruba polis biber gazı sıkarak müdahale etti. Edinilen bilgiye göre, Ergenekon Caddesi'nde toplanan yaklaşık 200 kişilik grup, Pangaltı meydanına girmeye çalıştı. Önlem alan polis, grubun alana girmesine izin vermedi. Grubun ısrarı üzerine polis, eylemcileri tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etti. Ara sokaklara kaçan göstericiler, polise taş atarak karşılık verdi.

500 KİŞİLİK GRUP TAKSİM'E YÜRÜMEK İSTEDİ

Halaskargazi Caddesi'nden Taksim'e yürümek isteyen bir gruba polis izin vermedi. Cadde üzerinde slogan atarak toplanan yaklaşık 500 kişilik bir grup, Taksim Meydanı'na yürüme teşebbüsünde bulundu. Çevik kuvvet ekipleri, gruba tazyikli su sıkarak müdahale etti. Ara sokaklara kaçan gruptakiler, polise taş atarak karşılık verdi. Polis ile göstericiler arasındaki kovalamaca ara sokaklarda bir süre devam etti. Taksim Meydanı ile Şişli bölgesi, bir polis helikopteri tarafından havadan kontrol ediliyor. Bu arada, Halaskargazi Caddesi üzerindeki dükkanların kapalı olduğu gözlendi. Öte yandan, Pangaaltı'ndan Taksim Meydanı'na yürümek isteyen küçük bir grup da, polisin panzerle su sıkması üzerine dağıldı. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Şişli'ye gelerek alınan güvenlik önlemlerini yerinde inceledi. Cerrah, ailesi ile Şişli Etfal Hastanesi'nden geldiği öğrenilen 4 yaşındaki ''Elif Buse'' adlı çocuğu severek, çikolata ve oyuncak hediye etti.

DİSK:BU ÇELENK MUTLAKA TAKSİM'E ÇIKACAK

DİSK Başkanı Süleyman Çelebi dan makul bir sayı ile Taksim'e çıkacağız açıklaması yapmıştı. Çelebi Valiliğin makul sayı talebine ilişkin olarak, "Sayı koymuyoruz, makul sayıda kalacağız" dedi. Bu sabah konuyla ilgili bir açıklama yapan Çelebi, elindeki çelengi göstererek, "Bu çelenk işçilerimizin ellerinde Taksim'e çıkacak" dedi. Çevresinde bulunan yaklaşık 250 kişinin makul sayı olmadığını da belirten çelebi, "Makul sayı, uygun sayı demek" dedi. Süleyman Çelebi, "Sayısal hesapları cevaplayamam. Miting yapmaya gitmiyoruz" şeklinde konuştu. Çelebi, Emniyet ile görüşmelerin sürdüğünü de sözlerine ekledi. DİSK Başakanı ayrıca, "Bugün polisler de bayram yapmalılar, kimse şiddete başvurmamalı" dedi.

TÜRK-İŞ TAKSİM MEYDANI'NDA

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu(Türk-İş) üyeleri Taksim Meydanı'na ulaştı. Önlerinde beyaz ve kırmızı karanfillerle "1 Mayıs.Türk-İş" yazılı bir çelenk taşıyan grup slogan atarak Kazancı Yokuşu'na geldi. 1 Mayıs 1977'deki olaylarda özellikle Kazancı Yokuşu'nda hayatını kaybedenleri anmak için gelen Türk-İş heyeti buraya çelenk bıraktı. Kazancı Yokuşu girişindeki heykelin önüne gelen grup 1 Mayıs ile ilgili sloganlar attı. Türk-İş İstanbul Başkanı Faruk Büyükkucak burada kısa bir konuşma yaparak 1 Mayıs 1977'de ölenleri saygıyla andıklarını dile getirdi. Bu sırada gruptakiler, "Katiller bulunsun, hesap sorulsun. Katiller halka hesap verecek." şeklinde slogan attı. Ardından 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu bir basın açıklaması yaptı. Kumlu, "Bugün dünya emekçilerinin meydanlarda kolkola gezdiği özgürlük, barış günü. Bugün nedeniyle Taksim'deyiz. Buraya karanfiller bıraktık. 1977'de kaybettiğimiz arkadaşlarımızı en içten duygularla anıyoruz." dedi.

TAKSİM ANITINA ÇELENK BIRAKTILAR

Türk-iş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ve beraberindeki grup, 1 Mayıs kutlamaları çerçevesinde Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı. Türk-İş Genel Başkanı Kumlu ve beraberindekiler, Kazancı Yokuşu'nda 1 Mayıs 1977'de çıkan olaylarda hayatını kaybedenlerin anılmasının ardından Taksim Cumhuriyet Anıtı'na geçti. Anıta kırmızı beyaz karanfillerden oluşan ve üzerinde ''Türk-İş 1 Mayıs'' yazan çelenk bırakan grup, saygı duruşunda bulundu.

EMNİYETTE KRİZ MERKEZİ OLUŞTURULDU

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü'nde kriz merkezi kuruldu. Vatan Caddesi'ndeki emniyet müdürlüğü yerleşkesinde İstanbul Vali Yardımcısı Ali Bakoğlu başkanlığında oluşturulan kriz merkezinde, emniyet ve jandarma, MİT, belediye, sağlık yetkilileri ile diğer ilgili kuruluşların görevlileri yer alıyor. Merkezde, Taksim, Zeytinburnu Kazlıçeşme Meydanı, Kadıköy ve diğer bazı bölgelerden ''MOBESE'' ve gezici emniyet araçlarından elde edilen kamera görüntüleri inceleniyor. Bu arada, çıkabilecek bir olaya müdahale için takviye polis ekiplerinin olay yerine sevk edilmesinde kullanılacak otobüsler de yerleşke bünyesinde bekletiliyor.

aktifhaber

30 Nisan 2009 Perşembe
Özgür-Der'e Kapatma Davası Protesto Edildi

Resmi Törenleri Boykot Çağrısı nedeniyle İstanbul Valiliği’nin talebiyle hakkında kapatma davası açılan Özgür-Der için Fatih Adliyesi önünde protesto eylemi gerçekleştirildi.

Özgür-Der’in çağrısıyla düzenlenen protestoya çok sayıda kuruluş temsilcisi destek verdi.

Duruşmaya girmek üzere çok sayıda avukat Fatih Adliyesi'ne gelerek Özgür-Der'e destek verdi. İslami camiadan birçok vakıf, dernek, dergi temsilcisi basın açıklaması etkinliğine katıldı.
Duruşma saatinin öğleden sonraya uzaması nedeniyle ilk duruşma henüz tamamlanmadan İstanbul Fatih Adliyesi önünde protesto eylemi başladı.

"Özgür-Der Susturulamaz!" ve "İnancımızı ve Kimliğimizi Yok Sayan Hiçbir Kararı Kabul Etmedik; Etmeyeceğiz!" yazılı pankartların açıldığı eylemde, "Özgür-Der Kapatılamaz!" ve "Özgürlük Talebi Yargılanamaz!" yazılı dövizler taşındı. Özgür-Der adına basın açıklaması etkinliğini sunan M. Ali Aslan, 7 Kasım 2008'de "İnancımızın ve Kimliğimizin Aşağılandığı, Resmi İdeolojinin Dayatıldığı Törenlere Tavır Alalım!" başlıklı bir basın açıklaması nedeniyle Özgür-Der hakkında açılan davayı protesto için toplandıklarını ifade ederek; devletin inancımıza ve değerlerimize gem vurmasına izin vermeyeceklerini; resmi ideolojinin çizmiş olduğu sınırlara boyun eğmeyeceğimizi ifade etti.

Eylemde ilk sözü Özgür-Der adına alan Haksöz Dergisi yazarı Rıdvan Kaya, dava süreci hakkında bilgi verdikten sonra, İslami kimliğimizi korumanın ve İslami kimlikli mücadele etmenin önemine dikkat çekti. Derneğin kapatılmasının önemli olmadığı; önemli olanın Müslümanca yaşamak ve kulluk sorumluluğumuzu yerine getirmek olduğunun altını çizen Kaya, dayatmalar karşısında insanca yaşam, özgürlük ve adalet talebimizden asla vazgeçmeyeceğimizi vurguladı. Bugüne kadar İslami kimlikleriyle baskılara karşı direndiklerini, bundan sonra da direneceklerini belirten Kaya, "Yargılanıyoruz ama biz biliyoruz ki haklıyız ve inanıyoruz ki mutlaka kazanacağız!" dedi.

Özgür-Der'e destek vermek üzere İLKAV Başkanı Mehmet Pamak, Özgün İrade Dergisi yazarı Ramazan Kayan, Vakit Gazetesi Sahibi Mustafa Karahasanoğlu, Vakit yazarı Abdurrahman Dilipak, Düşünceye Özgürlük Girişimi sözcüsü Şanar Yurdatapan, Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Göktaş, Mazlumder Genel Başkan Yardımcısı Gülden Sönmez, İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım tek tek söz alarak Özgür-Der'e desteklerini bildirdiler. Konuşmacılar, davanın önemine dikkat çekerek Türkiye'de düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğünün önündeki engellere karşı mücadele etmenin gerekliliğine işaret ettiler. Çocuklarımızın resmi ideoloji kıskacında yetiştirilmesine karşı durmanın önemini ifade ederek dayatmalara karşı Özgür-Der'le dayanışma içinde olduklarını belirttiler. (Destek konuşması yapanların söylediklerinden ayrıntıları aşağıda okuyabilirsiniz...)

Eylem boyunca "Özgür-Der Susmaz, Susturulamaz!", "Dayatmaya Boyun Eğmeyeceğiz!", "Özgürlük Talebi Yargılanamaz!", "Tevhid, Adalet, Özgürlük!", "Baskılar Bizi Yıldıramaz!", "İnancımız, Mücadelemiz, Kimliğimizle Varız, Varolacağız!", "Zorbalığa Karşı Omuz Omuza!" vb. sloganlar atıldı. Davaların, baskıların insanca ve Müslümanca yaşam talebimiz önünde engel olamayacağı ifade edilerek eylem sona erdi.

Basın açıklaması eyleminin ardından başlayan dava 10 Haziran 2009 tarihine ertelendi. Davaya yaklaşık 30 avukat katıldı.

Sindirilmek İstenen İslami Kimlik ve Taleplerdir!

Eylemde söz alan ve konuşmasında Özgür-Der'in İslami kimlik ve taleplerdeki ısrarcı tutumuna dikkat çeken Özgün İrade Dergisi yazarı Ramazan Kayan, kapatma davası üzerinden sindirilmek istenenin İslami kimlik ve tal
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Prş Hzr 18, 2009 11:19 pm    Mesaj konusu: ABD Savaş gemisine Yankee go home'lu protesto Alıntıyla Cevap Gönder

ABD Savaş gemisine Yankee go home'lu protesto

Bodrum Liman'ını ziyaret eden "USS Stout" adlı Amerikan savaş gemisini protesto eden bir grup, gemi yanaşma iskelesinde toplanarak, "yankee go home" şeklinde slogan atarak geminin limandan ayrılmasını istedi. Protesto açıklamalarının ardından, ellerinde Türkiye Komünist Partisi bayrakları bulunan Ayhan Karahan ve bir arkadaşı denize atladı. Görevliler, gemiye 50 metre kadar yaklaşan iki protestocuya eyleme son vermeleri uyarısında bulundu. Çağrılarına olumlu yanıt alamayan sahil güvenlik ekipleri, protestocu iki kişiyi bota bindirerek gözaltına aldı. 18.06.2009 BODRUM netgazete

İşçi Partisi ABD'yi uyardı: "İç işlerimize karışma"

İşçi Partisi (İP) üyesi bir grup,ABD'nin Ankara Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi düzenledi. Partililer adına açıklamada bulunan İP Merkez Karar Kurulu Sefa Koçoğlu, ABD Büyükelçisi Jeffrey'in bir süre önce CHP lideri Baykal, ardından da DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'le görüştüğünü hatırlatarak, "İşte Türkiye bu duruma düşürülmüştür. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde olduğu gibi emperyalist devletlerin büyükelçileri, ülke sorunlarına doğrudan taraf olmaktadırlar. 'Bu sorun bizim sorunumuz, sen karışamazsın' diyen çıkmamaktadır" dedi. 10.08.2009 ANKARA netgazete

Topkapı Sarayı'nda şaraplı konsere Alperen tepkisi

İdil Biret'in Topkapı Sarayı'nda verdiği konser sırasında dışarda İstanbul Alperen Ocakları'ndan bir grup tekbir getirerek konser afişlerini yaktı.

12 Temmuz 2009

İstanbul Alperen Ocakları üyeleri, Doğu Türkistan'da yaşanan olaylara rağmen Topkapı Sarayı'nda bir şarap firmasının sponsorluğunda düzenlenen İdil Biret konserini protesto etti. Gülhane'ye yürüyüşe geçen eylemcilere polis müdahale etti.
Edinilen bilgiye göre, Topkapı Sarayı'nda bir şarap firmasının sporsorluğunu yaptığı ünlü piyanist İdil Biret'in caz konserine, İstanbul Alperen Ocakları tepki gösterdi.
"Doğu Türkistan'da yaşanan ve Uygur Türklerinin katledildiği olaylara rağmen Kutsal Emanetler'in bulunduğu Topkapı Sarayı'nda içkili konser düzenlenmesine" tepki gösteren eylemciler, Topkapı Sarayı'nın önünde toplandı. İçeri girmeye çalışan eylemcileri polis engelledi.
Topkapı Sarayı önünde büyük bir akşam namazı kılan eylemciler, daha sonra Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri için dua etti.
Grup adına basın açıklaması yapan Kayatuzu, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde onlarca Uygur Türk'ünün hayatını kaybettiği bir dönemde şaraplı, içkili konseri kınadıklarını vurguladı. Kutsal Emanetler'in yer aldığı Topkapı Sarayı'nda bu konsere izin veren yetkilileri de kınadıklarını söyleyen Kayatuzu, olayı "hayasızlık ve terbiyesizlik" olarak niteledi.
haber7

BBP lideri Topçu, gösterilen tepkinin "sanata ve sanatçıya" olmadığını, Topkapı Sarayı'nın "Dua Avlusu" olarak bilinen 1. Avlusu'na "Şarabını, minderini al, Topkapı'ya gel" şeklinde bir çağrının yapılmasına tepki gösterildiğini açıkladı.

Topçu şunları söyledi: "Osmanlı'nın ordularını sefere göndermeden önce din adamlarını davet edilip Kur'an okunan 1. Avlu'ya çağırıyorsun. Kutsal emanetlerin olduğu, 24 saat kesintisiz Kur'an okunan bir yerin hemen yanındaki bir mekana şarapla çağırıyorsun." Gençlerin Doğu Türkistan'da yaşanan olaylarla ilgili bir etkinlikten dönerken, bu afişlerle karşılaştığını anlatan Topçu, organize edilmiş bir hareketin söz konusu olmadığına işaret etti. Topçu, olayları kınadığını ifade eden Kültür Günay'a ise "Günay, sıradan kökü olmayan bir siyasetçi izlenimi veriyor. Aynı zamanda had ve yetki sınırını aşıyor” dedi.

HEDEF SANATÇI DEĞİLDİ

Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür de “Topkapı Sarayı'nda bu konsepte bir organizasyonun tertip edilmesine milli ve yerli bir tepki göstermişlerdir. Tepkimizin hedefi kesinlikle sanat ve sanatçımız değildir” diye konuştu.

POLİS EŞLİĞİNDE GÖTÜRÜLDÜ

İdil Biret'in önceki akşam verdiği konser sırasında Topkapı Sarayı'nın ana giriş kapısı önünde toplanan Alperenler Ocağı'na mensup bir grup içeri girmek istedi. Sarayın güvenliğinden sorumlu jandarma tarafından engellenen grup, bunun üzerine konser afişlerini toplayarak ateşe verdi. Bir süre tekbir getirerek slogan atan grup, sarayın önünde toplu namaz kıldı, Gülhane Parkı'na yürüyüp arka kapısından Topkapı Sarayı'na girmeye çalıştı. Polis grubu dağıtırken konser izleyicileri arka kapıdan çıkarıldı. Biret oteline polis nezaretinde götürüldü..

Ataşehir'de, 3 otomobil kundaklandı

07 Temmuz 2009 İstanbul, Ataşehir'de kimliği belirsiz kişiler, park halindeki 3 otomobili molotof kokteyli atarak yaktı. Yanan araçlar, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Polis, olayın ardından şüpheli bir kişiyi gözaltına aldı. netgazete

DEKANLIK ARACINA MOLOTOFLU SALDIRI!

19 Haziran 2009
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı'na ait bir araca molotofkokteylli saldırı düzenlendi.
Alınan bilgiye göre, sabah saatlerinde, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı'na ait araçta, üniversitenin Kanuni Yerleşkesi'ndeki fakülte binası önünde park halindeyken kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce molotof kokteyli atılması sonucu yangın çıktı haber10

Türk İş, yarın 81 ilde 1 saat işi bırakacak
17:30 - Hükümetle kamu işyerlerinde çalışan 241 bin işçi adına sürdürdüğü toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlayamayan Türk İş, yarın sabah saatlerinde, sendika üyesi bulunan işyerlerinde 1 saat süre ile işi bırakacak. Hükümet, kamuda çalışan işçilerin ücretlerine birinci yılın ilk altı ayında yüzde 3, ikinci altı ayında yüzde 4, ikinci yıl ise her iki altı ay için de yüzde 2.5 oranında artış teklif etti. 06.07.2009 ANKARA netgazete

ÜNİVERSİTELİLERDEN HARÇLARA PROTESTO!

22 Temmuz 2009
Üniversite harç zamlarını protesto eden Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) öğrencileri, zamların geri çekilmesini istedi.
Üniversite kampüsü içinde yürüyüş yapan öğrenciler, ellerinde 'babama yüzde 4, bana yüzde 100', 'müşteri değiliz, öğrenciyiz' yazılı pankartlarla protesto etti. Tekstil Mühendisliği Bölümü önünden Rektörlük binasına kadar yürüyüş yapan öğrencileri, üniversiteliler alkış ve ıslıklarla destekledi. Rektörlük önüne gelen öğrenciler, zamların geri çekilmesini istedi. Öğrenciler, burada 'eğitim hakkımız engellemez' diye slogan attı.
haber10

İSKİ önünde, su zammını protesto gösterisi!
15:20 - İstanbul'da Saadet Partisi mensupları, ellerinde pankartlarla Aksaray'daki İSKİ hizmet binası önünde toplandı. Partililer adına açıklamada bulunan SP İl Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin Terzi, İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın 2008 yılı sonlarında İSKİ'nin suya zam talebini geri çevirdiğini hatırlatarak, "Ancak aradan sadece 8 ay geçtikten sonra belediye meclisi suya 8.5 oranında zam yaptı. Acaba o zamandan bu zamana ne değişti. O zaman ekonomik kriz vardı, suya zam yapılmıyordu da şimdi kriz bitti mi? Yoksa İstanbulluların alım gücü mü yükseldi?" dedi. 22.07.2009 İSTANBUL
netgazete

Üniversiteliler protesto etti, Bakan oteli terk etti
''Türkiye'de Yüksek Öğretimin Sorunları'' konulu toplantı, Millî Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve çok sayıda öğretim üyesinin de iştiraki ile Taksim, The Marmara Otel'de gerçekleştirildi. Otel önünde harç zamlarını protesto eden öğrenciler adına 3 temsilcinin de salona girmesine izin verildi. Bakan Çubukçu, Yüksek Öğrenim Kurumları'nın; toplumların saygınlığında çok önemli bir role sahip olduğunu söyledi. Çubukçu'nun konuşmasından sonra öğrencilerden 2'si ayağa kalkarak "Burada demokrasi yok" diye bağırdı. Bakan Çubukçu, protestodan kısa bir süre sonra salondan ayrıldı. Soruları yanıtsız bırakan Çubukçu güvenlik asansörünü kullanarak otelden ayrıldı. 25.07.2009 İSTANBUL netgazete

Mısır Çarşısı önünde, ÖTV zammını protesto ettiler
Tüketiciler Birliği Başkanvekili Mehmet Muta Şahin, "Hükümet ve EPDK'nın uygulamaları, tavanları tüketicinin başına yıkmıştır" dedi. Mısır Çarşısı önünde toplanan grup adına açıklamalarda bulunan Şahin, ÖTV ve akaryakıt zamlarına tepki göstererek, "Hükümet ve EPDK'nın uygulamaları, tavanları tüketicinin başına yıkmıştır. Hükümetin istediği gibi fiyatlara müdahale etmesine sesini çıkarmayan muhalefet partilerinin sessizliği, siyasi iktidarın zam politikasını uygulama cesaretini artıyor" ifadesini kullandı. 28.07.2009 İSTANBUL netgazete

Öğrencilerden YÖK'e: ''Kriz var, bu yıl harç almayın''
Genç-Sen üyesi öğrenciler, üniversite harçlarına gelmesi beklenen zamların geri çekilmesi talebiyle YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir ile görüştü. YÖK binası önünde toplanan Genç-Sen'li bir grup öğrenci "Harçlara zam yaptırmayacağız", "Paramız yok, bursumuz yok, devlete ödeyecek harcımız yok", "Öğrenciyiz, krizdeyiz, harçlara geçit vermeyeceğiz" şeklinde slogan attı. Daha sonra Genç-Sen MYK üyeleri Ayla Karataş, Ozan Ersan ve Yeşim Ergün, "Kriz Günlerinde Harç Zamları" ismi ile hazırladıkları bir dosyayı da Ömer Demir'e sunduklarını söyledi. 28.07.2009 ANKARA netgazete

Misyoneri rehin aldı

Kadıköy'de misyonerlik yaptığı gerekçesiyle arkadaşını boğazına bıçak dayayarak rehin alan bir kişi, polislerce ikna edilerek gözaltına alındı.

03 Ağustos 2009

Alınan bilgiye göre, Yasin K. (24) askerlik görevini yapmadan önce tanıştığı İsmail A'yı ziyaret için Reşit Efendi Sokak'ta bulunan ve ''Protestan Ev Kilisesi'' olarak nitelendirilen apartman dairesine gitti. Yasin K, bir süre sonra aralarında tartışma çıkan arkadaşını ağzını kapatarak Rıhtım Caddesi'nde bulunan bir banka şubesinin önüne getirdi.

Çevrede bulunan vatandaşlara ''Bu adam misyonerlik yapıyor. Kafasını keseceğim. Bana bir Türk bayrağı verin'' diye seslenen Yasin K. vatandaşlardan aldığı bayrağı A'nın kafasına sararak, boğazına da bıçak dayadı.

Yasin K. olay yerine gelen polislerce ikna edilerek gözaltına alındı.

Bu arada, ''Protestan Ev Kilisesi''nde bulunan biri yabancı uyruklu 2 kişi de ifadelerine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. haber7

İzmir'de öğrenciler Harç Zammı'nı" protesto etti
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) öğrencisi bir grup, Alsancak'taki DEÜ Rektörlüğü binası önünde toplandı. Grup adına konuşan Öğrenci Konseyi Başkanı Serdar Simsar, YÖK'ün aldığı karar doğrultusunda üniversite harçlarına yapılan zamların "kolej üniversitesi" modeline geçişin bir sinyali olduğunu ileri sürdü. Simsar, "DEÜ öğrencileri olarak, üniversite harçlarına yapılması planlanan zamların derhal geri çekilmesini, hatta harçların tamamen kaldırılarak, eğitimin ücretsiz olarak sağlanması yönünde tedbirlerin alınmasını bekliyoruz" dedi. 03.08.2009 İZMİR netgazete

PKK gösterilerine katılan kadınlar adliyede
Adana Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, istihbarat çalışmaları sonucu terör örgütü PKK'ya yönelik kentin değiş ik bölgelerinde 14 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 2'si kadın 14 kişi gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğüne götürülen zanlılardan 5'i, 18 yaşını doldurmadıkları gerekçesiyle Çocuk Şube Müdürlüğüne teslim edildi. Zanlıların, bir ay önce Barbaros ve 19 Mayıs mahallelerinde MOBESE çalışmalarını engelledikleri ve sisteme zarar vermeye çalıştıkları da belirlendi. 03.08.2009 ADANA netgazete

Katsayı için İstanbul Barosu'nu protesto ettiler

Mazlum-Der üyeleri, Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) farklı katsayı puanı uygulamasını kaldırma kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay'da dava açan İstanbul Barosu'nu protesto etti. Yaklaşık 30 kişilik grup Beyoğlu'ndaki İstanbul Barosu önünde toplandı. Grup adına açıklama yapan avukat Ümran Sırımsı Candemir, meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girişinde uygulanan kat sayı uygulamasının 10 yıllık bir gecikmenin ardından kaldırıldığını söyledi. 03.08.2009 İSTANBUL
netgazete

04 Ağustos 2009
Emekliler açlık grevine başladı

Kocaeli'de, DİSK'e bağlı Tüm Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) üyesi bir grup, emeklilere Temmuz 2009 dönemi için yapılan yüzde 1.83 oranındaki zammı protesto etmek için açlık grevi başlattı.

Sabri Yalım Parkı'nda çadır kurarak toplanan gruba hitap eden Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen, Türkiye'de yaşanan gelişmelerin, emekçi, emekli ve yoksulun aleyhine olduğunu öne sürerek, yoksul kesimlerin günden güne açlık ve sefalete itildiğini iddia etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''kriz bizi teğet geçecek'' demesinin ardından, sermayenin isteği doğrultusunda önlem paketleri açıklamaya başladığını öne süren Beysülen, şöyle konuştu:

''Paketlerin tamamı, sermayeden vergi almamak, bu durumda ortaya çıkacak bütçe açığını da emekçinin sırtından karşılamak üzerinedir. Tüm yoksul kesimler günden güne açlık ve sefalete itiliyor. En yoksul kesimlerin başında da biz emekliler geliyoruz. 5510 sayılı yasa çıkarken, yasanın mevcut emeklilere dokunmayacağını söyleyerek halkı, emeklileri kandırdılar. Yasanın 55. maddesinde emekli maaşlarının her yıl iki defa, bir önceki 6 ayda gerçekleşen TÜFE kadar artırılacağı yazıyor.

TÜFE'yi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıklıyor, TÜİK, Başbakanlığa bağlı devlet kurumu. Rakam oyunları çok kolay. TÜİK, yaşadığımız yüzde 30'luk, yüzde 40'lık enflasyona rağmen enflasyonu yüzde 1.83 açıkladı. Zammı da bu rakamlara göre yaptılar. Önümüzdeki ilk seçimde yüzde 1.83'ün hesabını sandıkta sormak zorundayız. Sormazsak, bu sistem böyle devam edecek, mağdur olmaya devam edeceğiz.''

Emekli-Sen Kocaeli Şube Başkanı Osman Nuri Şenol ise bütçede oluşan açığı kapatabilmek için su, elektrik, eğitim harçları, akaryakıt, tütün mamulleri ve şekere kadar temel tüketim mallarına zam yapıldığını dile getirdi.

Şenol, ''Hak ettiğimiz onurlu, ekonomik, sosyal yaşam koşullarına kavuşuncaya kadar, emeklilerin toplu sözleşme yapabilmesini ön gören yasal düzenleme yapılıncaya kadar, barışın, kardeşliğin, özgürlüğün, demokratikleşmiş toplumsal yaşama kavuşana kadar mücadelemiz devam edecektir'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından, kurulan çadır önünde oturan bir grup emekli, üç gün sürecek dönüşümlü açlık grevine başladı.
Kaynak:Milli Gazete

Emekli, 10 TL'lik maaş zammını hükûmete iade etti

DİSK'e bağlı Tüm Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) Genel Başkanı Veli Beysülen ile bir grup emekli, Temmuz 2009 dönemi için emekli maaşına gelen yüzde 1.83 oranındaki zammı protesto etmek amacıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a posta havalesiyle 10 TL gönderdi. Öte yandan, PTT Şubesi önünde çanta satan bir kişi, kendisinin de emekli olduğunu ancak geçinebilmek için çanta sattığını belirterek gruba destek verdi. İlhan Özaydın (49) adlı satıcı, "Belediye kovalıyor, ben kaçıyorum. Çocuğumu okutabilmek için çanta satıyorum." dedi. 05.08.2009 KOCAELİ - neetgaze

Hukukçuları eğitim hakkını engellemekle suçladılar Öğretmenler, İstanbul Barosu'na, 'adaletten 0' verdi

Eğitim-Bir-Sen üyesi 40 kişilik grup, İstanbul Barosu önünde toplandı. Çeşitli pankartlar taşıdıkları gözlenen sendika üyeleri, "İstanbul Barosu, kimin barosu?" şeklinde slogan attı. Grup adına açıklama yapan Şube Başkanı Ali Yalçın, "Bildiğiniz gibi 11 yıldır mesleki ve teknik eğitim gören gençlerimizin hayallerini gerçekleştirmelerine engel olan katsayı uygulaması, YÖK'ün kuruluşundan bu yana aldığı en demokratik kararla ortadan kaldırılmıştır. Teknik ve mesleki öğrenim gören gençlerimize yüksek öğretim kapılarını kapatan katsayı uygulaması ile gençlerimizin geleceğe dair umutları bitiyordu. Öğretmenler olarak İstanbul Barosu yönetimine sesleniyoruz. Hukuk fakültesinden mezun olmuş olabilirsiniz ama öğretmenlerimizin ve toplumun vicdanında sınıfta kaldınız" ifadelerini kaydetti. 05.08.2009 İSTANBUL neetgaze

Japonya'ya atom bombası atılışının 64. yılında, nükleer karşıtları, Hiroşima ve Putin'i protesto etti
Kendilerini "İstanbul Nükleer Karşıtı Platformu" olarak niteleyen bir grup, 64 yıl önce Japonya'ya atılan atom bombası nedeniyle Hiroşima ve Nagasaki'de hayatını kaybedenleri anarak, Rusya Başbakan'ı Viladimir Putin'in Türkiye ziyaretini protesto etti. Galatasaray Meydanı'nda toplanan gruptakiler adına açıklamada bulunan, İstanbul Elektrik Mühendisleri Odası Şube Başkanı Erhan Karaçay, "Hiroşima'ya yapılan nükleer saldırının yıl dönümünde Putin'in gelişi ile Türkiye'de nükleer santral pazarlığı yapılması ayrıca anlamlıdır. Ülkemizin ihtiyaç duymadığı nükleer santral için açılan ihalenin, Hiroşima'nın yıl dönümünde iptal edildiğinin açıklanmasını bekliyoruz." . 06.08.2009 İSTANBUL neetgaze

Çeçenler ayı fotoğrafı taşıdı: Putin Türkiye'den defol

06 Ağustos 2009 İnsani Müdafaa ve Kardeşlik Derneği (İMKAN-DER) üyeleri, Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in Türkiye ziyaretini protesto etti.
İMKAN-DER üyesi yaklaşık 40 kişilik grup Taksim'de toplandı. Göstericiler, ayı fotoğrafının üzerine yapıştırdıkları Putin'in resimleri ile "Putin Türkiye'den defol" yazılı pankart taşıdı. Çeçenistan'da Ruslara karşı savaşmış komutan İmran Abdülazimov da eyleme katılarak destek verdi. Açıklama yapan Abdülazimov'un konuşmalarını kızı Milana Vitaliyeva tercüme etti. Abdülazimov, "Çeçenistan savaşı bitti sanılıyor. Ama öyle bir şey söz konusu değil. Putin baş düşmanımız. Çeçenistan'da 250 bin kişiyi öldürdü.
Bunların 40 bini çocuktu. Bunu yapan kişi ile nasıl bir iş ilişkisi kurarsınız, buna nasıl insan dersiniz" dedi.
İSRA Kültür Merkezi Başkanı Nurettin Şirin, Putin'in Çeçenistan'da yüzbinlerce kişiyi katlettiğini ifade ederek, "Ey katil, soykırımcı Putin Türkiye'den defol" diye konuştu.
Yapılan basın açıklamasında ise, "Çeçenistan'daki savaşta ölenlerin katili Putin'dir. Hiçbir şekilde Putin ile iş yapılmamalı. Aynı zamanda Türkiye'de öldürülen Çeçen komutanların katili belli" denildi.
netgazete

Eylemcilerden polise molotflu saldırı

Okmeydanı'nda yürüyüş yapmak isteyen bir grup polise molotof kokteyli ile saldırdı. Polisin biber gazı sıkarak karşılık verdiği grup ara sokaklarda kayboldu.
09 Ağustos 2009
haber7

Emekliler Başbakanlık'a yürüyecek

Emekli-Sen, yılın ikinci yarısında emeklilere yapılan yüzde 1,83’lük zammı protesto etmek için bugün yeni Başbakanlık binasına yürüyecek.

11 Ağustos 2009

DİSK’e bağlı Emekli-Sen, yılın ikinci yarısında emeklilere yapılan yüzde 1,83’lük zammı protesto etmek ve hükümeti toplu sözleşme yapmaya çağırmak amacıyla bugün 11.00’de yeni Başbakanlık binasına yürüyecek.
haber7

Başbakanlığa 'harç' yürüyüşünü polis durdurdu

21:10 - Başkentte öğrenci harçlarına yapılan zammı protesto için eylem yapan Genç-Sen üyesi grup Başbakanlığa yürümek isteyince polis müdahalede bulundu. Milli Müdafaa Caddesi'nden Başbakanlığa yürümek isteyen gruba polis göz yaşartıcı bomba ve coplarla müdahale etti. Polisle uzun süren pazarlık sonucu dağılmayan grup, müdahaleden sonra ellerindeki sopa ve yollardan topladıkları taşlarla polise karşı koydu. Polisin sert müdahalesiyle karşılaşan öğrenci grubu, ara sokaklara dağıldı. 10.08.2009 ANKARA
netgazete

"Barış anneleri", Genelkurmay'a yürümek istedi

Batman, Van, Siirt, İzmir, İstanbul ve Yüksekova'dan geldiği belirtilen kadınlar, sabah saatlerinde Güvenpark yakınında toplandı. Gruptakiler, ellerinde "Öcalan'ın muhatap alınması" istemi de dahil, değ işik içerikte döviz taşıyarak, bu yönde slogan attı. Kendileriyle görüşen emniyet yetkililerine Genelkurmay Başkanlığı'na yürümek istediklerini söyleyen gruptakiler, buna izin verilmeyince bir süre "sessiz oturma eylemi" yaptı. 11.08.2009 ANKARA

Emekliler, Başbakanlık önüne tabut bırakamadı

11 Ağustos 2009 Emekli aylıklarına yapılan zammı protesto için Başbakanlık önüne temsili tabut bırakmak isteyen emeklilere izin verilmemesi üzerine tabut yol ortasına bırakıldı.
Emekli-Sen üyesi bir grup emekli, Güven Park'da toplandı. Gruptakiler daha sonra isteklerini dile getiren sloganlar atarak Başbakanlık Yeni Bina'ya doğru yürüyüşe geçti.
Yürüyüş sırasında, üzerinde ''Emekliye 10 TL zam verirken utanmadınız mı?'' yazılı temsili tabut taşındı. Necatibey Caddesi boyunca yürüyerek Başbakanlık Yeni Bina yakınlarına gelen gruptakiler, Namık Kemal Parkı önünde polislerce durduruldu. Yürüyüşe izin verilmemesi üzerine, Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen burada açıklama yaptı. Beysülen, protesto amacıyla Başbakanlık önüne temsili tabut bırakmalarına izin verilmediğini ifade ederek, ''Emeklilerden korkulmasından üzüntü duyuyoruz'' dedi.
''Emeklilerin açlık sınırının altında aylıklarla yaşam mücadelesi verdikleri'' görüşünü dile getiren Beysülen, "emeklilerin geçim sıkıntılarının görmezden gelindiğini'' savundu.
Emekli aylıklarına yapılan yüzde 1,83'lük artışın 5-11 TL'ye karşılık geldiğini anlatan Beysülen, insanca yaşanacak bir ücret için mücadele ettiklerini belirtti. Beysülen, sesleri duyulana, hükümet ile toplu sözleşme masasına oturana kadar eylemlerinin devam edeceğini bildirdi. Açıklamanın ardından, gruptakiler beraberlerinde getirdikleri temsili tabutu Ziya Gökalp Caddesi üzerine bıraktı. Emeklilerin bıraktığı temsili tabutu polisler yoldan kaldırdı.
netgazete

TPAO'dan atılan 20 işçi, genel müdürün önünü kesti
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal, Genel Müdür Yardımcısı Yurdal Öztaş ve Arama Daire Başkan Vekili Ömer Şahintürk, Adıyaman'a gelerek sismik arama çalışmaları ve petrol sondaj istasyonlarında incelemelerde bulundular. TPAO'da işten çıkartılan ve 18 günden beri oturma eylemi yapan 20 işçi, bugün Genel Müdür Mehmet Uysal'ın bulunduğu aracın önünü keserek işlerine geri dönmekte ısrarcı olduklarını göstermek istedi. Aracın önünün kesilmesiyle birlikte işçiler ve polis arasında arbede yaşandığı, işçilerin birinin yere düşerek kolunu incittiği, bir işçinin ise biber gazından etkilendiği belirtildi. 13.08.2009 ADIYAMAN netgazete

Pahalı akaryakıta karşı, bisiklete binecekler
Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Çetin, Türkiye'nin en pahalı akaryakıtı tüketen ülke konumunda olduğunu belirterek, ülkelerin milli gelirleri dikkate alındığında diğer ülkelerle aradaki farkın 7-8 kata çıktığına işaret etti. Akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde, Çetin, fiyatların yüksek vergilerden kaynaklandığını, bu günlerde 3,34 liraya satılan bir litre 95 oktan benzindeki sabit verginin ÖTV ve KDV dahil 2,15 lirayı bulduğunu ifade etti. Konuşmaların ardından Ali Çetin ve beraberindekiler "Canavar Koyun Orhan" afişinin önünde fotoğraf çektirirken, Çetin, bisiklete binerek, kampanyayı tanıttı. 13.08.2009 ANKARA netgazete

Gaziosmanpaşa'da çöp konteynerinde meydana gelen patlamada bir kişi hayatını kaybetti. Olayla ilgili ilk açıklama Emniyet Müdürü Çapkın'dan geldi.

14 Ağustos 2009

Gaziosmanpaşa'da bir çöp konteynerindeki patlamada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

Karayolları Mahallesi Galeri Caddesi'ndeki çöp konteynerinde patlama oldu.

Patlamanın ardından polis ve sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi.

Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, yaralanan 1 kişi de hastaneye kaldırıldı.

Çevik Kuvvet ekiplerinin de aralarında bulunduğu polisler, olay yerinde güvenlik önlemi aldı.

Olay yerine gelen ve ölen kişinin yakını olduğu belirtilen bazı kişiler sinir krizi geçirdi.

Patlamanın nedeninin belirlenmesine ilişkin araştırma sürüyor.

Gaziosmanpaşa'da bir çöp konteynırında meydana gelen patlama sonucu hayatını kaybeden şahsın kimliği belirlendi. Polis, çevrede geniş çaplı güvenlik tedbiri aldı.
Olay, Karayolları Mahallesi Galeri Caddesi üzerinde saat 22.30 sıralarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, yol kenarındaki bir çöp konteynırında bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Bomba olduğu düşünülen patlama sırasında yoldan geçen Salih Özçelik adlı şahıs hayatını kaybetti.

Olayın görgü tanıkları, Özçelik'in semtte bekçilik yaptığını ve patlama nedeniyle 1 kişinin de yaralandığını ifade ettiler. Olayın ardından bölgeye çok sayıda polis ve ambulans ekibi sevk edildi.

Bu arada, hayatını kaybeden Salih Özçelik'in yakınları olay yerine geldi. Ölen kişinin yakınları gözyaşlarına boğuldu. Polis ekipleri ise, bölgede güvenlik tedbirlerini üst seviyeye çıkardı.

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın olayın terörist saldırı olduğunu belirtirken Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün de olay yerinde inceleme yaptığı belirtildi.
haber7

Fiskobirlik'te sendikacılarla polis arasında arbede
FINDIK SEN, Tüm Köy Sen ve Halkevleri Giresun Şubesi'nden oluşan sivil toplum örgütlerince düzenlenen kampanya sonrası toplanan 100 imzanın FİSKOBİRLİK'e verilişi sırasında, üreticiler ile polis arasında arbede yaşandı. Genel Müdürlük önünde polis tarafından geniş güvenlik önlemi alınırken, genel müdürlük binasına sadece 5 kişinin girişine izin verildi. Bu duruma tepki gösteren, bir üretici kendisinin de gireceğini belirterek, binaya girmeye çalıştı. Bu sırada üretici ile polis arasında arbede çıktı. Bazı grup üyelerinin de destek vermesi üzerine, polis ile üreticiler arasında arbede yaşandı. Arbede büyümeden polisin sağduyusuyla ona erdi. 14.08.2009 GİRESUN netgazete

Güler Zere için eylem yapanlar, polisle çatıştı
Adana'da, kanser hastası hükümlü Güler Zere için toplanan bazı sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin de aralarında bulunduğu grup, Adli Tıp Kurumuna yürümek istedi. Bunun üzerine polis, vatandaşları rahatsız etmemeleri ve slogan atmamaları konusunda eylemcileri uyardı. Sloganlar atarak kaldırımdan yürüyen gruptakiler, "kamuyu rahatsız ettikleri" gerekçesiyle polislerce durduruldu. Bu sırada, yürümek isteyen eylemcilerle polis arasında gerginlik ve tartışma yaşandı. Grup adına konuşan Mehmet Bıldırcın, Güler Zere'ye özgürlük verilmesi ve tedavisinin uygun şartlarda sürdürülmesi için aylardır mücadele verdiklerini söyledi. 14.08.2009 ADANA netgazete

Öğretmenler "boşanmak istemiyoruz" sloganı attı
Sözleşmeli ve kadrolu bir grup öğretmen, 2008 yılı Aralık ayında yayımlanan özür grubu yer değiştirme kılavuzuyla "İl Emrine Atanma Uygulaması"nın kaldırılması nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulamanın yeniden yürürlüğe girmesi istemiyle eylem yaptı. Güvenpark yanındaki caddede toplanan öğretmenler, uygulamanın evli ve çocuklu meslektaşlarını çok zor durumda bıraktığını ifade ederek, "Eşlerimizle yaşamak istiyoruz", "Bizler öğretmenlik yapmak istiyoruz", "Öğretmenler boşanmak istemiyor" şeklinde slogan attı. 14.08.2009 ANKARA
netgazete

KESK üyeleri Adana'da polisle karşı karşıya geldi
Adana'da, hükümet ile memur sendikaları arasında yapılacak toplu görüşmeleri protesto amacıyla Ankara'ya gitmek için Diyarbakır'dan yola çıkan KESK üyeleriyle polis arasında gerginlik yaşandı. Eylemciler daha sonra olaysız şekilde dağılırken Ankara yürüyüşünü gerçekleştirenler ise bir sonraki durak olan Mersin'e hareket etti. 14.08.2009 ADANA
netgazete

Korsan Gösteride Polis Memuru Vuruldu
15 Ağustos 2009
Adana'da PKK sempatizanlarının düzenlediği korsan gösteri sırasında 1 polis memuru silahla yaralandı. Ağır yaralı polis memuru hastaneye kaldırıldı.

Sol örgüt üyelerini PKK'lı sanıp linç ediyorlardı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde okuyan bir grup öğrencinin geçtiğimiz yıl Sivas Eğitim-Sen Bürosu'nda ABD aleyhine açtığı karikatür sergisinde tutuklanan 5 kişinin duruşması öncesinde açıklamada bulunmak isteyen Gençlik Federasyonu üyelerine polis müdahale etti. Grubun basın açıklaması sırasında adliye binası önünde toplanan bir grup vatandaş arasında sözlü tartışma yaşandı. "Kahrolsun PKK", "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" diye slogan atan Erzurumlular; grubun basın açıklamasına gösterdi. 60 kişinin göz altına alındığı olayda vatandaşlar grup üyelerine linç girişiminde bulundu. 18.08.2009 ERZURUM netgazete

"Filistin Gönüllüleri" İsrail'i protesto etti

16:30 - Kendilerini, "Filistin Gönüllüleri Platformu" olarak nitelendiren bir grup, Mescid-i Aksa'nın kundaklanmasının 40. yıl dönümü dolayısıyla İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu önünde protesto gösterisi yaptı. Kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu gruptakiler, ellerindeki döviz, pankart ve Filistin bayraklarıyla Emniyet Evler Camisi önünden, 4. Levent'teki İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğunun bulunduğu Yapı Kredi Plaza binasının önüne yürüdü. 21.08.2009 İSTANBUL netgazete

Kültür-Sanat Festivali'ndeki heykeller tahrip edildi

Büyükçekmece'de Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali kapsamında dünyaca ünlü heykeltıraşlara yaptırılan bazı heykellerin kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce tahrip edildiği bildirildi. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, yaptığı yazılı açıklamada, heykellere ve heykellerin sergilendiği alanlardaki mermerlere sürekli zarar verenlere karşı katı önlemler alınacağını, kültüre ve emeğe saygısızlık göstererek zarar verenlere karşı kayıtsız kalamayacaklarını belirtti. 27.08.2009 İSTANBUL netgazete

28 Ağustos 2009
CHP'li Karşıyaka Belediyesi'nin işlerine son verdiği işçi ve aileleri Baykal'ın otobüsüne saldırdı. Baykal endişeli gözlerle olanları izledi...

Çeşitli açılışlara katılmak üzere İzmir'e gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, havalimanında büyük protestolarla karşılaştı.

CHP'li Karşıyaka Belediyesi'ne ait Kent A.Ş.'den işlerine son verilen 130 kadar işçi ailesiyle birlikte Baykal'ı protesto etti. Polisle eylemciler arasında arbede yaşandı.

Baykal'ın parti otobüsüne binmesiyle otobüse saldıran eylemciler, otobüsün camlarına ve kasasına tekme tokat vurdu. Çevik kuvvet polisleri eylemci vatandaşlara gaz kullanarak müdahale etti.

Bu sırada bazı eylemciler de otobüsün önünde oturma eylemi yaparak geçişine engel olmak istedi. Çevik kuvvet polisleri güç de olsa oturma eylem yapan vatandaşları kaldırarak otobüsün geçişini sağladı.

Eylem sırasında Deniz Baykal'ın endişeli gözlerle yaklaşık 20 dakika süren protestoyu izlediği görüldü.
aktifhaber

Evleri yıkılmak istenen mahalleli belediyeye yürüdü
Adana'da havalimanı genişleme sahası içine yaptırdıkları evlerine yıkım kararı çıkan mahalle sakinleri, Seyhan Belediyesi'ne yürümek isteyince çevik kuvvet polisinin engeliyle karşılaştı. Yaklaşık 250 mahalleli belediyeye doğru harekete geçti. Ellerindeki "Evlerimizi yıkmayınız", "Park sözü verdiniz evlere göz diktiniz", "İkinci sürgüne hayır", yazılı dövizlerle belediyeye ulaşmaya çalıştılar. Geçtikleri yolları trafiğe kapatarak yürüyen mahalle sakinleri, daha sonra Çevik Kuvvet ekiplerinin müdahalesiyle karşılaştı. Bu arada bir mahalle sakininin çevik kuvvet polisine saldırması üzerine kısa süreli arbede yaşandı. 01.09.2009 ADANA netgazete

2,5 milyon memur için 24 saat iş bırakacaklar
Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri ve Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, ekonomik krizin faturasının memurlara kesildiğini ve büyümeden memurun pay almadığını öne sürdü. Geçen yıl masada imza attıkları maddelerin tahakkuk etmediğini savunan Yokuş, toplu görüşmelerde memurların sorunlarını önemli görmeyenlere artık sessiz kalmayacaklarını belirtti. Yokuş, "Önümüzdeki günlerde hizmet üretiminden gelen güçlerini kullanacaklarını" vurgulayarak, 24 saat iş bırakacaklarını, "2,5 milyon memuru yok sayanlara, memuru fark ettireceklerini" kaydetti. 03.09.2009 ANKARA
netgazete

Harç protestocusu öğrenciler gözaltında

Maltepe'de toplanarak YURTKUR Genel Müdürlüğü'ne doğru yürüyüşe geçen Halkın Kurtuluş Partisi yanlısı öğrenciler, YURTKUR Genel Müdürlüğü'ne geldiklerinde içeri girmek istediler. Çevik kuvvet barikatını zorlayan öğrencilerden ilk etapta 12'si gözaltına alındı. Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri megafonla yapılan eylemin kanunsuz olduğu konusunda uyarıda bulundu. Eylemciler, üzerleri tek tek aranarak polis otobüslerine bindirildi. Gözaltına alınan yaklaşık 50 öğrenci, Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı karakollara götürüldü. 09.09.2009 ANKARA
netgazete

Maltepe'de Atatürk büstüne molotof
11 09 2009
Maltape'de yasadışı gösteri düzenleyen bir grup Atatürk büstüne molotof kokteyli ile saldırdı.

Maltepe'de Gülsuyu Mahallesi'nde yasadışı gösteri düzenlemek isteyen bir gruba polis müdahale etti. Polisin olay yerine geç gelişini fırsat bilen grup, önce mahalle meydanındaki Atatürk büstüne molotof kokteyli attı ardından büstü yerinden sökerek götürmeye çalıştı.
Göstericiler ayrıca bir market ile bir otobüse de zarar verdi. Saldırının ardından markette ufak çapta yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri göstericilerin tepkisi nedeniyle bir süre yanan markete müdahale edemedi. İtfaiye ekipleri olay yerine gelen polisin desteği ile yangına müdahale edebildi.

Daha sonra olay yeri inceleme ekipleri Atatürk büstü üzerinde parmak izi tespit çalışması yaptı. haber7

Kudüs Günü'nde, Fatih Camii'nde İsrail protestosu

Dünya Kudüs Günü'nde yüzlerce kişi Fatih Camii'nde bir araya gelerek eylem yaptı. Cuma namazı çıkışında yaklaşık 600 kişi, Fatih Camii avlusunda toplandı. "Katil İsrail, Filistin'den defol" yazılı pankart açan göstericiler, sık sık Kahrolsun İsrail sloganları attı. Grup eylem sırasında tekbir getirirken, eyleme katılan kadın ve çocuklar dikkat çekti. Eyleme katılanlardan Esad Ammar Fırat ve Muhammed Cihan, seslerini duyurmak üzere Fatih Camii'ne geldiklerini belirtti. 18.09.2009 İSTANBUL
netgazete

İzmir'de belediye işçilerinden bayram günü eylem
İzmir Büyükşehir Belediyesine ait İZBETON şirketinde çalışan işçiler, "toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde sonuç alınamaması nedeniyle", İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde oturma eylemi yaptı. Greve çıkmaları durumunda hem İZBETON şirketinin, hem de İzmir halkının mağdur olacağını, kendilerinin de bunu arzu etmediğini belirten Güntay, "Gelin bu işi masada bitirelim, bizi meydanlara indirmeyin" diye konuştu. İşçiler "Çifte standart istemiyoruz"" diye slogan atarak aileleri ile belediye önünde oturma eylemi yaptı. 20.09.2009 İZMİR netgazete

Hapiste 1 yılı dolduran Tuncay Özkan için eylem!
Ergenekon soruşturması kapsamında 27 Eylül 2008 tarihinde gözaltına alınıp 'Ergenekon terör örgütü adına faaliyette bulunmak' suçundan İstanbul Nöbetçi 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce tutuklanıp Metris Cezaevi'ne konulan Tuncay Özkan için Yeni Parti Adana İl Teşkilatı adliye önünde destek eylemi yaptı. Partililer, okunan basın açıklamasının ardından "Vatan, namus, ahde vefa", "Ergenekon yalanı, ABD planı", "Nu mutlu Türküm diyene" ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" şeklinde slogan atarak İsmet İnönü Parkı'na yürüdü. 23.09.2009 ADANA netgazete

Askerî okullardan ayrılan öğrencilerin feryâdı: "Bizden, personel ve amortisman gideri istemeyin''

Askeri okullardan ayrılan öğrenciler, kendilerinden talep edilen tazminat tutarlarındaki personel ve amortisman giderlerini protesto etti. Kızılay Yüksel Caddesi'nde toplanan askeri okullardan ayrılan bir grup öğrenci, yaptıkları basın açıklaması ile personel ve amortisman giderlerinin kendilerinden talep edilmesine tepki gösterdi. Yaptıkları basın açıklamasında öğrenciler, hedeflerinin gittikleri okulların eğitim kalitesini arttırmak olduğunu vurguladılar. 24.09.2009 ANKARA netgazete

Ş. Urfa'da PKK'lılar, yine yol kapatıp, polis taşladı
27 Eylül 2009 - Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde korsan gösteri yapan PKK yandaşları yolu trafiğe kapatıp ateş yakarak polise sapanlarla taş attı. Polis bazı evlere operasyon yaptı.
PKK yandaşları Viranşehir ilçesinde iki gündür eylem yapıyor. İlk gün bir bankaya Molotof kokteyli atan örgün yandaşları, dün gece de izinsiz korsan gösteri yaptı. Sokaklara dökülen bir grup eylemci, ilçeyi savaş alanına çevirdi. Şırnak Mahallesi'nde toplanan grup, Vatan Caddesi'nden Karacadağ Caddesi'ne kadar yürüdü. haber101

Astsubaylar da, % 90 maaşla emekli olmak istiyor
Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Genel Başkanı Mustafa Erol, verilen sözler yerine getirilmediği takdirde yasal çerçeve içinde gerekeni yapacaklarını söyledi. TEMAD üyeleri, TBMM Dikmen kapısı önünde toplanarak emekli astsubayların özlük haklarının iyileştirilmesi için basın açıklaması okudu. Emekli astsubayların sorunlarının tüm astsubayların sorunlarıyla iç içe olduğunu ifade eden Erol, makam tazminatı, görev tazminatı, kadrosuzluk tazminatı nedeniyle subayların emekli olduklarında maaşlarının yüzde 90'ını almaya devam ettiklerini, ancak astsubaylar emekli olduğunda maaşlarının yüzde 45 azaldığını kaydetti. 28.09.2009 ANKARA netgazete

Sağlık çalışanları, hastane bahçesine çadır kurdu

Yaklaşık 100 sağlık çalışanı, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde toplanarak hükümetin Sağlıkta Dönüşüm Programını protesto etmek amacıyla eylem yaptı. SES Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyesi grup, "Parasız sağlık insanca yaşam", "Sağlıkta tasarruf ölüm demektir", "Devlet güdümlü sendikaya hayır" şeklinde slogan attı. Üyelerin çadır kurmaları sırasında da ilginç görüntüler ortaya çıktı. Çadırı kuramayan sendika çalışanlarına sağlık personeli yardım etti. 30.09.2009 ANKARA netgazete

Genç Siviller'den Mahya Önerisi
08 Ekim 2009
İstanbul'un kurtuluşunun yıldönümü nedeniyle büyük camilere asılan bazı mahyaları eleştiren Genç Siviller, İstanbul Valiliği'ne yeni mahya önerisinde bulundu.

Genç Siviller, 29 Ekim'de "Tehlikenin farkında mısınız?", 28 Şubat'ta ise "Camiler laiktir laik kalacak" mahyalarının asılmasını önerdi.

İstanbul'un büyük camilerine kurtuluş yıldönümü nedeniyle asılan ve büyük tepkilere neden olan mahyalar, Genç Siviller tarafından eleştirildi. Mahyaların asıldığı camilerden biri olan Süleymaniye Camii önünde toplanan Genç Siviller, yeni mahya önerilerini ellerinde taşıdı.

Genç Siviller adına yapılan basın açıklamasında, camilerin ezanın Türkçeleştirilmesinden bu yana bu kadar zulüm görmediği savunuldu. Açıklamada, "Dağlardan kaldırılsın dediğimiz sözler İstanbul'un semalarına asıldı. İstanbul'un kurtuluşu yıldönümü için kafa kafaya verip bu ırkçı-militarist sloganları camilere asanları Allah'a havale ediyoruz." denildi.

Açıklamanın sonunda Genç Siviller bu işin sorumlusu olarak gördüğü İstanbul Valisi Muammer Güler'e yeni mahya önerilerinde bulundu. Genç Siviller, 29 Ekim'de "Tehlikenin farkında mısınız?", 28 Şubat'ta "Camiler laiktir laik kalacak", 12 Eylül'de "Darbe yap sıhhat bul", 27 Mayıs'ta "Ey asker tut bizi", 30 Ağustos'ta "Ya sev ya Terk eyle, Hoş geldin ey şerr-i Milliyetçilik" mahyalarının camilere asılmasını önerdi.
aktifhaber

İstanbul taksicileri Çağlayan'da 'korsana hayır' dedi
İstanbul'daki taksiciler, Çağlayan'da gerçekleştirdikleri mitingde "Korsana hayır" dedi.Taksicilerin aileleri ile birlikte katıldığı mitinge taksiciler, "Hükümet korsanı bize teslime et", "Delikanlı korsan neredesin" sloganları atarken, "Aden Körfezi'ne korsan için gitme, korsan burada" yazılı pankart taşıdı. Mitingde taksicilere seslenen Zeki Alaysa, "Helal kazancınıza ilk önce siz sahip çıkacaksınız sonra biz size destek vereceğiz" dedi. İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkan Vekili Mustafa Silahyürek ise, "Korsan taksicilik yapanlar, namussuzdur, şerefsizdir, haysiyetsizdir. Allah meslektaşlarımızı kazadan korusun, korsancılara kaza versin" dedi. 11.10.2009 İSTANBUL netgazete

Hakkari'de PKK'nın kuruluş yıldönümü sebebiyle gösteriler düzenlendi
28 Kasım 2009
Hakkari'de PKK'nın kuruluş yıldönümü sebebiyle gösteriler düzenlendi. Bazı mahallelerde yollara barikat kurup ateşler yakıldı. Polis biber gazıyla müdahale edince taş yağmuruna tutuldu.
Kentin 13 değişik mahallesinde yollara barikat kurup trafiğe kapatan göstericiler, 11 değişik noktadan aynı anda havai fişek fırlattı ve ateş yakıp slogan attılar.
haber101

Ankara ayazına inat İşçiler eylemde
16 Ocak 2010
Anadolu Haber
Tekel işçileri, üç gün sürecek oturma eylemine bugün başladı. Ankara'da hava soğuk ama onlar eylemde kararlı!

İşyerleri kapatıldığı için özlük hakları ile başka kamu kurumlarına geçme talebiyle 33 gündür eylem yapan Tekel işçilerinin Türk-iş Genel Merkezi önünde dün başlattıkları oturma eylemi sürüyor.

ÇAY VE ÇORBA DAĞITILIYOR

İşçiler, oturma eylemi kapsamında geceyi, Türk-İş Genel Merkezi çevresinde geçirdi. Rahatsız olan ve soğuktan etkilenen işçiler ise geceyi sendikaların misafirhanelerinde geçirdikten sonra eylem alanına geri döndü. İşçilere, bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin kurduğu stantlarda çay ve çorba dağıtılıyor.

İşçilere, oturma eylemi sırasında ıslanmamaları için yağmurluklar dağıtıldı. Bazı işçiler ise eylemi açılan naylon brandaların altında sürdürüyor.

Sendika yetkilileri, işçilere eylemlerini sürdürürken civardaki işyerlerinin giriş çıkışlarını engellemeleri yönünde uyarılarda bulundu.

4C'YE GEÇMEK İSTEMİYORLAR

Tekgıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, Türk-İş Genel Merkezi'nin balkonundan yaptığı konuşmayla üç gün sürecek oturma eylemini başlattı. Türkel, 32 gün önce ülkenin dört bir yanından tek bir taleple yola çıktıklarını ve 4-C'ye geçirilmek istenmelerine karşı bir kararlılık gösterdiklerini söyledi.

"Sanki fabrikaları kendileri özelleştirmiş gibi faturanın işçilere çıkarılmak istendiğini" belirten Türkel, aynı zamanda "hesap sormak için" eylemde olduklarını ifade etti.

ÖSYM Başkanı'na Yumurtalı Saldırı
24 Temmuz 2010
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Maltepe Üniversitesi'nde düzenlenen konferans sırasında yumurtalı saldırıya uğradı
Maltepe Üniversitesi Kayışdağı Yerleşkesi'nde düzenlenen '2010 ÖSYS Tercih Dönemi Hakkında Bilgilendirme Konferansı'na katılan ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, kendilerine 'liseli genç umut' adını veren bir grup tarafından protesto edildi. Yarımağan, konuşmasına devam ettiği sırada birkaç genç ayağa kalkarak yumurta fırlattı. Salonda bulunan bazı öğrenciler de protestocu gençlere alkışlarla destek verdi. Yarımağan, üzerine gelen yumurtalardan oturduğu yerden kalkarak korunmaya çalıştı.
Protestocu grup, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle salondan çıkartıldı.
habertürk

Öğretmenlere Gözaltı
17 Ağustos 2010
3 gündür Abdi İpekçi Parkı'nda dertlerini anlatmaya çalıştılar ancak...

Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYOP) üyesi bir grup öğretmenin 3 gündür Abdi İpekçi Parkı'nda devam eden eylemlerine müdahale eden polis, gruptakileri gözaltına aldı.

Abdi İpekçi Parkı'nda oturma eylemi yapan platform üyeleri, üzerinde ''Öğretmenler ihtar veriyor'', ''Öğretmenler işsiz, okullar öğretmensiz'', ''Koşulsuz atama istiyoruz'' yazılı pankartlar taşıyarak, çeşitli sloganlar attı.

Burada 3 gündür eylem yapan gruptakiler, polisin dağılmaları uyarısına uymayınca gözaltına alındı. aktifhaber

24 EKİM 2010
Pazarcı kazan kaldırdı

Pazar yeri tartışması, İzmit'i karıştırdı. Eylem yapan pazarcılara, polis biber gazı ve suyla müdahale etti. Arbedede 16 kişi gözaltına alındı.
Kocaeli'de, belediyenin semt pazarını taşıması, pazarcıları kızdırdı. Sanayi Caddesi'ni trafiğe kapatan 200 kişilik grup, bu haftaya kadar pazarın açıldığı Bağdat Caddesi'ne yürüdü. Polis, barikatları aşmaya çalışan gruba, biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etti. Barikatı geçen bir grup çöp kutularını ateşe verdi, park eden otomobillere kaldırım taşı fırlattı. Arbede pazarcıların D-130 karayolunu da kapatmasıyla daha da büyüdü. Olaylarda 16 pazarcı gözaltına alındı. akşam

Direndi, kaybettiği işini tekrar kazandı!

Haksız yere işten çıkarıldığı gerekçesiyle aylardır Paşabahçe Devlet Hastanesi'nin bahçesinde mücadele veren ve son olarak açlık grevine giden Türkan Albayrak, bazı iyileştirmelerle işine geri dönme hakkı kazandı.
04 Kasm 2010
Anadolu Haber
Paşabahçe Devlet Hastanesi'nde temizlik işçisi olarak çalışan Türkan Albayrak, her sene sözleşmesinin yenilenmesine itiraz ettiği için işten çıkarılmıştı.

Bunun üstüne hastanenin bahçesine bir çadır kuran Albayrak, bu mücadeleden bir sonuç alamayınca 29 Ekim'de açlık grevine başlamıştı. Albayrak bugün bazı iyileştirmelerle işine geri dönmeye hak kazandı ve açlık grevine son verdi.

118 gün sonra işine geri dönme hakkı kazanan Albayrak bundan sonra Sarıyer Toplum Sağlık Merkezi'nde çalışacak.

Albayrak'a iki gün önce İl Sağlık Müdürlüğü'nden bazı iyileştirmelerle işine geri dönmesi teklifi yapıldı. Bugün bu teklifi kabul eden Albayrak açlık grevine de son verdi.

Türkan Albayrak, Beykoz'da bulunan Paşabahçe Devlet Hastanesi'nde taşeron firmaya bağlı olarak, temizlik işçisi olarak çalışıyordu. Anayasal hakkını kullanarak sendikaya üye olan Albayrak, hastane başhekimliği ve taşeron şirketin ortak kararıyla işten atıldı. 2 çocuk annesi 40 yaşındaki Albayrak, uğradığı haksızlığa karşı eylem hakkını kullanarak, hastane bahçesinde çadır kurup tek başına direnişe başladı. İlk başlarda kimsenin dikkatini çekmedi hastane yönetimi ve bir çok kişi ''bir iki gün bekler gider'' diyordu ama öyle olmadı ve Albayrak inatla eylemini sürdürdü. Tehdit edildi, bir sabah vakti zabıtalar ve polis tarafından çadırı söküldü, sessiz telefonlar aldı yılmadan eyleme devam etti.

TÜRKAN ALBAYRAK ŞÖYLE SESLENİYORDU !

"Biz şimdiye kadar çalmadık, çırpmadık. Sadece emeğimizle yaşadık. İşsiz bırakılan insan, emeğinden, onurundan yoksun bırakılmış demektir. İşsiz insan, çocuklarına yemek yapamaz, onları okutamaz. İşsiz bırakarak benim annelik hakkımı bile elimden alıyorlar. Annelik hakkım için açlık grevindeyim. Kardeşler! Halkım! İşimi, emeğimi, onurumu geri istiyorum. Kazanıncaya kadar açlık grevindeyim" Türkan Albayrak

Öğrenciler, üniversitelerde özgürlük istedi

Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen bir grup öğrenci, "Üniversitelerde özgürlük istiyoruz" eylemi düzenlendi. Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü önünde toplanan öğrenciler, burada bir süre slogan atıp, şarkı söyleyerek halay çekti. Grup daha sonra polis eşliğinde ellerinde Türkçe ve Kürtçe "Anadilde eğitim", "Başörtüsüne özgürlük" yazılı dövizlerle yürüyüşe geçti. 25.12.2010 ANKARA netgazete

Kadıköy’de “3. Köprüye Hayır” Mitingi
Sivil toplum örgütleri ve bazı siyasi partiler tarafından Kadıköy İskele Meydanı’nda “3. Köprüye Hayır” mitingi düzenlendi.
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, KESK İstanbul Şubeler Platformu, 3. Köprü Yerine Yaşam Platformu ile Halkevleri tarafından düzenlenen mitinge katılanlar saat 12.00’de Tepe Nautilus alışveriş merkezi önünde toplandı. Pankartlar ve dövizlerle 3. Boğaz Köprüsü'nün yapılacak oluşunu protesto eden yaklaşık 2 bin kişilik grup “Köprüyü yapanlar memleketi satanlar”, “Direne direni kazanacağız” sloganları atarak Kadıköy iskelesine kadar yürüdüler. aktifhaber

Bingöl'de bir gecede 6 araç kundaklandı

14 Şubat 2011 - Bingöl'de üç ayrı mahallede 6 araç, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kundaklandı. netgazete

Türk nükleer karşıtlarından Japonya uyarısı
13 Mart 2011
Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyesi bir grup, Japonya'daki 8,9'luk depremin ardından yaşanan nükleer santral tehlikesine dikkati çekerek, Türkiye'de yapılması planlanan nükleer santrallerin durdurulmasını istedi.

Taksim Tramvay Durağı önünde toplanan platform üyeleri adına basın açıklaması yapan Erhan Karaçay, Japonya'daki deprem ve tsunami felaketlerinde yakınlarını kaybedenlere başsağlığı dileyerek, nükleer tehditle karşı karşıya gelen Japon halkıyla dayanışma içinde olduklarını söyledi.

Karaçay, Fukuşima, Tokai ve Onagawa nükleer santrallerinde faaliyet gösteren yedi reaktörün, deprem anında kapatılmasına karşın, tsunaminin, Fukuşima reaktörleri soğutma sistemlerinin durmasına sebep olduğunu ve 1. reaktörde patlama gerçekleştiğini kaydetti.

Japonya'da yaşanan felaketin, Türkiye'de yapılması planlanan nükleer santrallerin de nasıl bir tehlike taşıyacağını gözler önüne serdiğini kaydeden Karaçay, fay hattına yakın Akkuyu'da nükleer santral kurulması ısrarını anlamanın mümkün olmadığını ve tüm nükleer santral planlarına bir son verilmesi gerektiğini belirtti. haber10

BDP'liler Şeyh Sait'in asıldığı meydanda cuma namazı kıldı
08 Nisan 2011
Dağkaıpı Meydanı'nda sivil imam eşliğinde cuma namazı kıldı. Namaz sonrası ortalık karıştı.

BDP'li Yıldız yerlerde sürüklendi!

Sivil itaatsizlik eylemleri kapsamında başına gelmeyen kalmayan BDP'li Bengi Yıldız, bu kez de çadır demiriyle yerlerde sürüklendi!

Diyarbakır'da, BDP'nin sivil itaatsizlik eylemleri kapsamında Kürt isyanı liderlerinden Şeyh Sait'in asıldığı meydanda sivil imam eşliğinde cuma namazı kılındı. Namazdan sonra meydana çadır kurmak isteyen BDP'liler ile polis arasında gerginlik meydana geldi. BDP'li vekil Bengi Yıldız, çadır kurmak için tuttuğu demiri polise vermek istemeyince yerlerde sürüklendi. Çıkan gerginlikte bir polis memurunun da, yüzüne aldığı yumruk darbesiyle burnu kırıldı.

BDP sivil itaatsizlik eylemleri kapsamında bugün Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi'ndeki Dağkapı Meydanı'nda toplandı.

Yaklaşık 4 bin kişi, 1925 yılında Kürt isyanı liderlerinden Şeyh Sait ve arkadaşlarının idam edildiği yer olan ve Orduevi bitişiğinde bulunan Dağkapı Maydanı'na halı ve battaniye sererek cuma namazı için saf tuttu. BDP'nin, 'sivil cuma' olarak değerlendirdiği itaatsizlik eylemi kapsamında saf tutan partililer, Din Adamları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİYADER) Başkanı Zahit Çiftkuran'ın öncülüğünde Cuma namazı kıldı. Polis çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, namaz kılanmadan önce imam Çiftkuran, cemaate Kürtçe bir konuşma yaptı.

Meydanda BDP'lilere cuma namazı kıldıran Çiftkuran, camilerin Allah'ın evi olduğunu ve camilerle bir sorunlarının bulunmadığını belirterek, "Biz camilerde sistem için çalışan ve Türk-İslam sentezini dayatan imamlara karşıyız. Bizim içimizde medrese eğitimi görmüş yüzlerce imam var. Kimse bize din dersi vermesin. İslamı yeniden yazacak halimiz yok, İsslam islamdır. Biz bugün insanların artık birbirini öldürmemesini istiyoruz. İnsanlar arasında ölüm olmasın, barış gelsin istiyoruz" diye konuştu.

Konuşmadan sonra BDP'lilerin önünde saf tutan imamlardan biri çevredeki camilerden gelen ezan sesini beklemeden kendisi kalkıp namaz için ezan okudu. Daha sonra yaklaşık 4 bin kişi, meydanda hep birlikte saf tutarak Cuma namazı kıldı.

NAMAZ SONRASI OLAY

Cuma namazının kılındığı Dağkapı Meydanı'nda daha sonra Barış Anneleri adlı bir grup kadın operasylonların durması için tülbentlerini yaktı. Daha sonra BDP, Demokratik Çözüm Çadırı kurmak için çadır malzemelerini alana getirdi. Polis çadırın kurulmasına izin vermezken, bir grup BDP'li polis ile tartıştı. Tartışma sırasında bir kişinin polise yumruk atması üzerine, polis biber gazı ve tazyikli su ile gruba müdühale etti. Yaklaşık 5 dakika süren arbedenin arndından polis grubu çembere aldı. Bu sırada aniden bastınan dolu ve sağnak yağmur nedeniyle meydandaki grubun büyük kısmı dağıldı.

BDP'Lİ YILDIZ ÇADIR MALZEMESİNİ BIRAKMAYINCA SÜRÜKLENDİ

Daha sonra meydana BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP Grup Başkan Vekili Bengi Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı milletvekilleri ve belediye başkanları geldi. BDP'li Demirtaş'ın gelişi sırasında polis barikatını aşıp meydana girmek isteyen bir grup BDP'li ile polis arasında arbede yaşandı. Çadır demirini almak isteyen Milletvekili Bengi Yıldız ve demiri bırakmayan polisler arasında arbede yaşanırken, Yıldız, çadır demirinin ardından yerde yaklaşık 10 metre sürüklendi. İlk arbede sırasında bir polis telsizinin kaybolduğu belirtilince polis alandan çıkan herkesi tek tak aramaya çalıştı.

Telsizin kaybolduğu BDP lideri Demirtaş'a iletililince Demirtaş grubun içerisine girerek kimin telsizi aldığını sordu. Telsiz bulunamazken, Demirtaş yaptığı konuşmada Valiliğin alanda çadır kurulmasını yasaklayan kararını eleştirdi. Demirtaş, "Dağkapı çadır için yasak ise en iyi yer Diyarbakır Valiliğinin bahçesidir. bizde çadırı Valiliğin bahzesine kuracağız" diyerek yaklaşık 150 kişilik grup ile Diyarbakır Valiliğine doğru yürüyüşe geçti. Polis, grubun önüne keserek, yürümelerine izin vermeyeceğini söyledi
A. Kerim Bakır
http://www.bireyhaber.com/

Vali Yardımcısı 'Yuh' Çekti
09 Nisan 2011

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Antalya Gençlik Kolları üyesi bir grup, YGS'deki şifre iddialarını protesto için Aydın Kanza Parkı'ndan başlattıkları yürüyüşü Attalos Heykeli önünde sonlandırdı.
YGS'de şifre iddialarını protesto için Güllük'teki Aydın Kanza Parkı'nda saat 15.30 sıralarında toplanan yaklaşık 40 kişilik grup, Cumhuriyet Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. 'İmamın hırsızı gençlikten elini çek' yazılı pankart taşıyan ve "Vatandaş uyuma çocuğuna sahip çık", "Tayyip Amerika'ya imamının yanına" sloganları atan grubu, polis uzaktan izledi.

VALİ YARDIMCISINDAN 'YUH'

YGS protestosu yapan grubu, Cumhuriyet Parkı'nda gezinti yapan Antalya Vali Yardımcısı Metin Borazan ilginç şekilde protesto etti. Elindeki fotoğraf makinesi ile bir süre grubun resimlerini çeken Borazan'ın, "Yuh" diye bağırması dikkati çekti.

Attalos Heykeli önündeki alanda toplanan grup adına yapılan açıklamada, ülkenin en büyük sanayi işletmesi Tüpraş'ın Shell'e çerez fiyatına satıldığı, Irak'ın üzerine yağdırılan bombaların İncirlik'ten yüklendiği ve bunlara kimsenin itiraz etmediği belirtildi. Ormanların yakılıp villa kurulduğunu, Anadolu'nun tüm nehirlerinin kurutulmak için ruhsatlar alındığını belirten grup sözcüsü, şöyle dedi:

"Dersane parası ödeyemeyen öğrenciler intihar etti, işsiz kalmış öğretmenler kendisini astı. Siz yine kafayı sallamakla yetindiniz. Şimdi üniversiteye giriş sınavı cemaate teslim edilmiş durumda. Çocuklarınız boşuna ders çalışıyor. Siz boşuna dershanelere para ödüyorsunuz. Sorumluların yakalanması ve hesap vermesi için skandalın hesabını soracağız." aktifhaber

Bira Festivaline Protesto
25 Eylül 2011


Antalya BŞB Başkanı Mustafa Akaydın'ın öncülüğünde başlatılan bira festivali Oktoberferst'i, AKP Antalya İl Gençlik Kolları, ilginç bir eylemle protesto etti.
Antalya'da yapılan bira festivali,AK Partiİl Gençlik Kolları'nın yaptığı inekli eylemle protesto edildi.

Özdilek Park Alışveriş Merkezi önünde toplanan 20'ye yakın partili genç, Oktoberfest ile birlikte yeni ulaşım sistemini de protesto etti. Üzerinde 'Bedava bira, dolmuş 2.5 Lira', 'Sorunları alkolle unutturan belediyeyiz', 'Derdiniz alkol festivali mi, ulaşım mı', 'Belediye başkanı değil animatör' gibi yazıların olduğu dövizler taşıyan gençler, Başkan Akaydın aleyhinde sloganlar attı.

İl Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı İsmet Senekci ile birlikte bildirisini okuyan Şahbaz, birinci festivalde 69 yaşındaki bir Almanın aşırı alkollü bir genç tarafından öldürüldüğünü, ikincisinde de 27 yaşındaki bir gencin aşırı alkol yüzünden öldüğünü söyledi. Bunlara rağmen festivalin üçüncüsünün yapıldığını belirten Şahbaz, "Akaydın, bu yıl da bu festival rezilliğini düzenledi. Eğer bu festival turistlere yönelik ise, neden 2 haftadırüniversiteve çevresinde festival broşürleri dağıtıldı" diye
konuştu.

"KÜLTÜRÜMÜZDE AYRAN İÇMEK VAR"

Turistlere yönelik bu tip etkinliklerin otellerde animatörler tarafından zaten yapıldığını vurgulayan Şahbaz, "Siz Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı mısınız, yoksa animatör müsünüz? Belediyelerin görevleri artı 18 uygulamalı etkinlikler düzenleyip vatandaşları kötü alışkanlıklara yöneltmek değildir. Aksine sağlıklı yaşama, spora, sanata yönlendirmektir. Turistlere kültürümüzü anlatmak ülkemizi tanıtmak açısından daha faydalı olacaktır. Bizim kültürümüz Alman kızları elinden bira içmek değil, bindallı giymiş bacılarımızın elinden delikanlı içeceği ayran içmektir" dedi.

aktifhaber

Arınç Isparta'da protesto edildi
17 Kasım 2011

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, akademik yıl açılış törenine katıldığı Isparta'daki Süleyman Demirel Üniversitesi'nde bir öğrenci grubu tarafından protesto edildi.

Süleyman Demirel Üniversitesi'nin 2011-2012 eğitim ve öğretim yılı 'ilk dersi' için konferans salonuna geçmeye hazırlanan Arınç, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi bir grup öğrenci tarafından protesto edildi. Slogan atan protestocu gençler, güvenlik görevlileri tarafından yaka paça gözaltına alındı.
haber1001

Cheney'in Gelişi Protesto Edildi
24 Mart 2008

Çankaya Köşkü önünde toplanan bir grup İşçi Partisi(İP) üyesi ellerinde bayraklar ve dövizlerle ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in gelişini protesto etti.

Emniyet güçleri göstericileri çember içine alırken, grup protestosunu “Terörist Chenney Go Away” “Katil Cheney defol” sloganlarıyla sürdürdü. Bu arada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt da Köşk'e geldi. Çankaya Köşkü önünde alınan geniş güvenlik önlemleri dikkat çekerken, İP'lilerin eylemine caddeden geçen bazı vatandaşlar da kornalar çalarak destek verdi. aktifhaber

Ankara'da İki Eylem

Türkiye Kamu-Sen "Eşit işe Eşit Ücret" düzenlemesini KESK ise enflasyon farklarını protesto etti.

Ankara'da 2 farklı protesto vardı.

Türkiye Kamu-Sen'in düzenlediği protestoya çeşitli illerden sendika temsilcileri katıldı.
Grup, hükümetin "Eşit işe eşit ücret" düzenlemesini protesto etti.
Öte yandan bir protesto da KESK'ten geldi.
Protestonun konusu enflasyon farkı ve 2012 zam oranlarının belirsizliğiydi. TRT

“Şartlarımızı yerine getirmezsen tweet de atarız yumurta da”
10 Mart 2012



Üsküdar Validebağ Öğretmenevi’nde düzenlenen ve Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Gökhan Çetinsaya’nın da katıldığı Üniversite Bölge Toplantıları’nın altıncısı, Öğrenci Kolektifi üyesi bir grup tarafından protesto edildi.
Validebağ Öğretmenevi’nde düzenlenen, Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Gökhan Çetinsaya ile özel üniversitelerin öğrencileri ve yöneticilerini biraraya getiren toplantı Öğrenci Kolektifi üyesi bir grup tarafından protesto edildi. Üzerinde “Şartlarımızı yerine getirmezsen tweet de atarız yumurta da” cümlesinin yazılı olduğu pankart ile dövizler taşıyan yaklaşık 30 kişi, “Eğitim hakkımız engellenemez” , “Parasız eğitim istiyoruz” ve “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek” sloganları attı.

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya ile görüşmek istediklerini söyleyen gruba izin verilmedi. Bunun üzerine topluluk toplantının yapıldığı binanın girişinde bir basın açıklaması yaptı.

Topluluk adına basın açıklamasını İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Gökçe Çiçek Kösedağı yaptı.

İstanbul Üniversitesi’nin girişindeki X-Ray cihazından çantasını göstermeden geçmeye çalıştığı için hakkında disiplin soruşturması açıldığını, bu soruşturmanın sonucunda bir dönem okuldan uzaklaştırma cezası aldığını hatırlatan Gökçe Çiçek Kösedağı, “Devrimci öğrencilere saldıran, onları yaralayan kişiler X-Ray cihazından serbestçe geçiyordu. Bu durumu eleştirmek istedim. Cezası bu oldu” diye konuştu.

“TALEPLERİMİZİ İLETMEK İSTİYORUZ”

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya’ya taleplerini iletmek istediklerini vurgulayan Gökçe Çiçek Kösedağı


En son Ekim tarafından Pzr Oca 17, 2010 1:50 am tarihinde değiştirildi, toplam 4 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Cum Ekm 02, 2009 8:21 pm    Mesaj konusu: 'Bir gün herkese ayakkabı gerekebilir' Alıntıyla Cevap Gönder

Birgün gazetesi, IMF Başkanı'na pabuç fırlatan editörüne sahip çıktı: "Bir gün herkese ayakkabı gerekebilir"


02 Ekim 2009 Cuma Selçuk Özbek adlı bir gazetecinin IMF Başkanı Dominique Strauss Kahn'a Bilgi Üniversitesi'ndeki konuşması sırasında ayakkabı fırlatması düne damgasını vurmuştu. Bu eylemin ardından gözaltına alınan Özbek'in protestosuna en büyük destek, çalıştığı gazete Birgün'den geldi. Birgün gazetesi bugün IMF Başkanına atılan ayakkabıyı temsilen beyaz bir spor ayakkabıyı manşetine taşıdı ve şu başlığı attı: 'Bir gün herkese bir ayakkabı gerekebilir.' Gazete, ilk sayfadan verilen başyazıda da şu ifadeleri kullandı...

IMF DEFOL
"Halkımızın yıllarca kanını emen IMF’ye ve onun takım elbiseli uşaklarına Gençlik Muhalefeti Üyesi arkadaşımız Selçuk Özbek ayakkabısını fırlatarak cevap vermiştir. Bizler 68 yılında 6. Filo’yu denize döken bir geçmişin takipçileriyiz. Bu ülkede kan emici soyguncuların ellerini kollarını sallayarak dolaşamayacakları bilinmelidir. Bush’a ayakkabı fırlatan gazetecinin onurlu davranışını devam ettiren yoldaşlarımıza selam yolluyoruz. Bu ülkeyi IMF’ye ve işbirlikçilerine dar edeceğiz.”
netgazete

'Kabahat'ı pabuç fırlatmak
02 EKİM 2009
IMF Başkanı Kahn'a Bilgi Üniversitesi'ndeki konuşması sırasında Birgün Gazetesi politika editörü Selçuk Özbek ayakkabı fırlattı. Özbek ve pankart açan arkadaşı Zeynep Çatalkaya, Kabahatler Kanunu kapsamında 69 TL cezayı ödeyip 7 saatte serbest kaldı

İstanbul'daki IMF toplantıları gergin başladı. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn'a, Bilgi Üniversitesi'ndeki konuşması sırasında, ilk kez Iraklı gazeteci El Zeydi tarafından ABD Başkanı George Bush'a yapılan ayakkabılı protestonun bir benzeri yapıldı. Anadolu Üniversitesi öğrencisi ve Birgün Gazetesi politika editörü Sefer Selçuk Özbek, Kahn'ın konuşmasının sonuna doğru 'IMF Türkiye'den defol' diyerek ayakkabısını fırlattı. Bir öğrencinin kafasından seken ayakkabı Kahn'a isabet etmedi. ÖDP İstanbul İl Teşkilatı üyesi Zeynep Çatalkaya pankart açmak istedi. Özbek ve Çatalkaya gözaltına alındı.

Ayakkabı fırlatma protestosundan sonra konferans salonundaki bazı öğrenciler de alkışlarla Kahn'ı protesto etti. Kahn salonundan dışarı çıkarken de bazı öğrenciler ayağa kalkarak IMF ve AKP aleyhinde slogan attı. Fırlatılan ayakkabı polis tarafından üniversiteden çıkarılırken Özbek'in ayağına yeniden giydirildi. Özbek ve Çatalkaya İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirilerek burada yaklaşık 5 saat sorgulandı. IMF Başkanı Kahn, protestocu Özbek'ten şikayetçi olmadığını ifade etti. Özbek'e çevreye rahatsızlık vermek, Çatalkaya'ya da kamu binasında pankart açmaktan Kabahatler Kanunu kapsamında 69'ar lira para cezası kesildi. Eylemciler 7 saat sonra serbest bırakıldı.

Çalışsam hedefi kaçırmazdım
Eylemcİ Özbek, serbest kaldıktan sonra 'El Zeydi'nin protestosundan ilham aldık. Biraz spontane oldu. Çalışmadığım için hedefi kaçırdım. Mesafe uzaktı. Toplantı ve Gösteri Kanunu'na muhalefet ettiğim söylendi. Ve 'çevreye rahatsızlık verme' suçu işlediğim söylenince 'Acaba ayaklarım mı kokuyor?' diye düşündüm ama kokmuyordu' şeklinde açıklama yaptı.

Oğlumu destekliyorum
Eylemcinin annesi Ruhan Özbek, oğluna destek çıktı. Özbek, 'Oğlumun eylemini destekliyorum ve onaylıyorum. Haksızlığa karşı olan her şeye ben de katılıyorum' dedi. ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ise Özbek'in parti üyesi olduğunu doğrulayarak, 'Bizce iyi, güzel, yerinde bir eylem. Bu eylem, milyonlarca işçinin, işsizin, yoksulun duygularına tercüman oldu' diye konuştu. Özbek'i Birgün gazetesinin Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın da, 'Arkadaşımız içimizi hoş eden bir eylem gerçekleştirdi. Tabii ki arkadaşımıza sahip çıkıyoruz' dedi.

Roni'ye boya döken gruptan
Protestocu Özbek, Taraf yazarı Roni Margulies'e, Beyoğlu'nda yemek yerken yeşil boyalı saldırıyı yapan 'Gençlik Muhalefeti' adlı grubundan çıktı. Gençlik Muhalefeti, dün 'Yeniden Devrim' isimli internet sitelerinde, 'Bu ülkenin 6. Filo'yu denize dökenlerin, Commer'in arabasını yakanların izinden yürüyen devrimci gençleri var. Gençlik Muhalefeti, IMF başkanının karşısına dikildi bugün' açıklamasını yaptı.

Misafirperverliğe aykırı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'nın yeni yasama yılının açılış töreni öncesi protesto ile ilgili 'Ben de böyle bir çirkin saldırıyı tasvip etmiyorum' dedi. Erdoğan şunları söyledi: 'Demokratik tavır farklı bir şeydir, saldırı farklı bir şeydir. Her türlü protestoyu yapabilirsiniz. Kaldı ki bu protestolar fiili bir durum. Bu, Türkiye'nin alışılmış misavirperverliğinin dışında bir olay. IMF ile yapacağımız toplantılarla alakalı olarak öyle imkanlar hazırladık ki '13 ayrı mekanda, isteyenler gelsin orada demokratik ortamda protestolarını yapsın' dedik. Pankartlarını açsınlar, düşüncelerini söylesinler. Eylem kişisel değil kurumsal. O kurumların da temsilcileri var.'

Bakanların 'Sınır' tartışması
İÇİŞLERİ Bakanı Beşir Atalay, IMF Başkanı Kahn'a yapılan ayakkabılı protestoyla ilgili, ''Sınırı aşan bir şey. IMF Başkanı ve heyet de çok fazla önemsemediler konuyu ama bizim için üzücü' dedi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ise Atalay'ın aksine bir yorum yaptı. Ergün, 'Böyle protestolar olur. Demokratik ölçüler içinde kalması önemli. Sınırı aşmamış daha çok sınıra yaklaşan bir protesto'' diye konuştu.

Kaç numara fırlatmış?
KOÇ Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısı çıkışı ayakkabılı eylemle ilgili 'Moda oldu galiba. Kaç numara fırlatmış?' esprisi yaptı. Mustafa Koç ise 'İki tane kendini bilmezin yaptığı bir şey bence. Üzerinde fazla durulacak bir şey değil'' dedi.

Protesto sokağa taştı
İstanbul'dakİ IMF toplantısı nedeniyle pek çok yerde protesto gösterisi yapıldı. Bilgi Üniversitesi önünde gösteri yapan 18 öğrenci gözaltına alındı. Sosyalist Gençlik Dernekleri üyesi AKP Şişli İlçe Binası'na ''IMF Defol'' yazılı pankart astı. Aralarında DİSK, KESK ve Türk Tabipler Birliği üyelerinin bulunduğu sivil toplum kuruluşları ise İstiklal Caddesi'nde IMF toplantılarını protesto eden bir yürüyüş yaptı.
Akşam

IMF protestocuları yürüyemedi, tramvaya bindirildi

IMF ve Dünya Bankası'nı protesto için Beyazıt Meydanı'nda toplanarak Dolmabahçe'ye yürümek isteyen öğrencilere polis izin vermedi. Uzun pazarlıkların ardından yürüyüşten vazgeçen grup, Dolmabahçe'ye gitmek üzere tramvaya bindi. Öğrencilerden oluşan yaklaşık 150 kişilik grup, öğlen saatlerinde Beyazıt Meydanı'nda toplandı. Göstericiler, attıkları sloganlarla IMF ve Dünya Bankası'nı protesto etti. Sloganlar eşliğinde Dolmabahçe'ye yürümek isteyen göstericilere polis izin vermedi. Bunun üzerine grup ve polis arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. 02.10.2009 İSTANBUL netgazete

IMF Türkiye Temsilciliği önünde protesto eylemi!

Ankara, Gaziosmanpaşa'daki Türkiye Temsilciği önünde toplanan Partizan, ESP gibi çeşitli gruplar "IMF defol bu memleket bizim" gibi sloganlar attı. Grup adına yapılan açıklamada, IMF ve Dünya Bankası'nın girdiği ülkelerinin durumunun ortada olduğu vurgulanarak IMF programlarının uygulanması sonucu binlerce insanını işsiz, evsiz ve aç kaldığı ifade edildi. Krizi oluşturanların krizi önlemesinin mümkün olmadığını ifade edilen açıklamada, IMF'nin direktiflerini uygulayanlar da işbirlikçi olarak nitelendirildi. Yapılan basın açıklamasın ardından grup olaysız dağıldı. 02.10.2009 ANKARA netgazete

Kadınlardan tencere tavalı IMF protestosu
18:00 - Emekçi Kadınlar Derneği üyesi 15 kadın, AK Parti İl Başkanlığı önünde toplandı. Ellerinde tencere ve tavalarla eylem yapan kadınlar, "IMF'ye karşı kadınlar isyanda" yazılı pankart açtı. Yapılan açıklamada, "IMF toplantılarını protesto ediyoruz. AK Parti bu toplantıları da bahane ederek zam yapacak. IMF Türkiye'den defol. IMF'ye karşı direnişimiz devam edecek" denildi. 02.10.2009 İSTANBUL netgazete

Memur, 10 Ekim'de 3 saatlik eylem kararı aldı
Memur-Sen Konfederasyonu'nun, 2009 yılı toplu görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından gerçekleştirilen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı’ndan eylem kararı çıktı. Memur-Sen'in ilk eylemi "Başbakana Mektup". Bütün illerde eş zamanlı olarak ve geniş iştirakle 10 Ekim 2009 Cumartesi günü 10.00 ile 13.00 saatleri arasında kitlesel basın açıklaması eylemi olacak. 02.10.2009 ANKARA netgazete

ERDOĞAN'A PANKARTLI HAKARET
2 Ekim 2009
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Gençlik Grubu tarafından ''parasız eğitim'' isteğiyle gerçekleştirilen eylemde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren pankart Kızılay Meydanı'ndaki iş merkezine asıldı
Başbakan'ın başının yer aldığı domuz şeklindeki kumbaralı dev afişi polisler iş merkezinin duvarından indirdi.

TKP Gençlik Grubu, parasız eğitim ve üniversite harçlarının kaldırılması konularında Başbakanlık'a yürümek istedi. Kızılay Sakarya Caddesi'nde toplanan yaklaşık 150 kişilik grup, daha sonra Başbakanlık'a doğru yürüyüşe geçti. Güvenpark girişinde polis tarafından durdurulan grup, Başbakanlık'a yürümekte ısrar edince güvenlik güçleri, grubun bir heyet oluşturması halinde binaya alınabileceklerini iletti. Bunun üzerine göstericiler aralarında belirledikleri 6 kişilik heyeti, Başbakanlık'a göndermek istedi. Başbakanlık Korumaları ise bina önüne gelen heyetten sadece 2 kişinin içeri alınabileceğini duyurdu.

İstediklerini kabul ettiremeyen öğrenciler daha sonra kendilerini bekleyen Kızılay Meydanı'ndaki göstericilerin yanına geldi. Bu sırada iki eylemcinin Başbakan'a hakaret içeren pankartı iş merkezinin üst katından aşağıya sallandırdıkları görüldü. Başbakanın domuz kumbarası şeklinde gösterildiği hakaret içerikli pankart, polisler tarafından asılı olduğu yerden indirildi.
haber10

Kayıp yakınları, oturma eylemi yaptı
Galatasaray Lisesi önünde ellerinde fotoğraf ve karanfillerle toplanan ve kayıp yakını olduklarını iddia eden diğer bir grup da burada oturma eylemi yaptı. Basın açıklamasında bugünkü eylemin 236. olduğu bildirilerek, yakınlarının gözaltına alındıktan sonra kaybolduğu ileri sürüldü ve sorumluların cezalandırılması istendi. 03.10.2009 İSTANBUL netgazete

Davutpaşa patlaması için dâvâ istediler
Davutpaşa'da 31 Ocak 2008 tarihinde bir atölyede meydana gelen patlamada hayatını kaybeden ve yaralananların yakınları, olayla ilgili ceza davası açılmamasını protesto etti. Taksim tramvay durağında ellerinde "sorumlular yargılansın, adalet istiyoruz", "Davutpaşa'yı unutmadık, unutturmayacağız" yazılı dövizler taşıyan gruptakiler, üzerinde patlamada hayatını kaybedenlerin isimlerinin bulunduğu siyah bir pankart açtı. 03.10.2009 İSTANBUL netgazete

'Bedava seyahat' için çıplak yürüyüş
Eğitim-Sen üyeleri, ellerinde "ulaşım haktır engellenemez", "parasız eğitim, güvenli iş, ücretsiz ulaşım istiyoruz" yazılı dövizlerle, İstanbul'un Taksim Meydanı'ndaki İETT tramvay durağında toplandı. Grup üyeleri, çıkarttıkları ayakkabıları ellerine alarak, çıplak ayaklı bir şekilde İstiklâl caddesi üzerinde yürüyüşe başladı. IMF Başkanı Kahn'a ayakkabı fırlatarak protestoda bulunan Selçuk Özbek de ulaşım, eğitim, sağlık gibi hakların her geçen gün daha fazla gasp edildiğini öne sürerek, haksızlığa, adaletsizliğe ve eşitsizliğe karşı mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. 03.10.2009 İSTANBUL netgazete

Boş tencere - tavalı IMF protestosu
IMF ve Dünya Bankası'nın 6-7 Ekim tarihlerinde İstanbul'da yapacağı toplantılar, protesto edilmeye devam ediliyor. İstanbul Halkevi üyesi yaklaşık 80 kişilik grup, Taksim Cumhuriyet Caddesi üzerine toplanıp, yürüyüşe geçti. Grup, polislerce önleri kesilerek durduruldu. Polisler eşliğinde tekrar yürüyüşe geçen grup, ellerindeki boş tencere ve tavalarla eylemlerini sürdürdü. Divan Kavşağı'na yürüyen grup, üzerinde "IMF paketi" yazan siyah renkteki paketi açtı. Paketten makarna, ekmek ve faturalar çıkarken, grup açlığın ve sefaletin nedeni olarak IMF'yi gösterdi. Grup basın açıklamasının ardından olaysız şekilde dağıldı. 04.10.2009 İSTANBUL netgazete

SALDIRGANIN ŞOK BİLGİLERİ
05 Ekim 2009
DİSK Başkanı Çelebi'yi vuran saldırgan Rıza Tunçbilek'in şok örgüt bağlantısı.Haberi Paylaş : Google Yahoo Facebook Digg Del.icio.us Reddit

Süleyman Çelebi'ye silahlı saldırıda bulunan saldırgan Rıza Tunçbilek'le ilgili şok bilgiler. Saldırgan geçmişte örgüt üyeliğinden ve uyuşturucu suçundan yargılanmış ve hüküm giymiş.

Çelebi'yi iki bacağından da yaralayan Tunçbilek'in geçmişte THKPC-DEV-YOL ve uyuşturucudan cezaevine girdiği ortaya çıktı.

DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, İstanbul'da sendikanın merkez binasında akli dengesi yerinde olmadığı iddia edilen bir saldırganın silahlı saldırısına uğradı. Bacağından vurulan Çelebi hastaneye kaldırıldı. Her iki bacağında da kurşun yarası bulan Çelebi ameliyata alınacak.

DİSK Başkanı'nı makam odasında vuran saldırgan Tunçbilek'in geçmişte örgüt üyeliğinden ve uyuşturucu suçundan hapis yattığı öğrenildi.

HABER KANALLARINDAN DEZENFORMASYON

Olayın gerçekleştiği ilk dakikalarda haber kanallarında, Rıza Tunçbilek'in Çelebi'nin yakın arkadaşı olduğu ve polisten alınan bilgiyle Tunçbilek'in sabıka kaydının olmadığı tezi işlendi.

Haber kanallarında, Çelebi'nin tanıdığı olduğu için Tunçbilek'ten şüphelenilmediği, bu yüzden sendika binasına girişinde üstünün aranmadığı iddia edildi.

Bu konu DİSK avukatı Necdet Okcan'a soruldu. Necdet Okcan, Çelebi'nin arkadaşı olduğu söylenen saldırganı ilk defa gördüğünü söyledi:

CNNTürk'ün canlı yayınına katılan Okcan şunları söyledi: "Ben 17 yıldır Süleyman Bey'in hem sendikal anlamda, hem hukuksal anlamda tanırım. Aile dostumuz, yakın dostumuz bütün ailesini tanırız. Kardeşini yakın çevresini. Böyle bir şahsı tanımıyoruz. Tanımıyoruz Rıza Tunçbilek'i.

Süleyman beyin şehir dışında arkadaşları gelir, yurdışından arkadaşları gelir bunları yakınen biliriz, tanıştırır. Böyle bir insanla, daha önce böyle bir insanın varlığından ben haberdar değilim yani. Süleyman beyin çok yakın çevresi bir insan olarak."

Çelebi Ergenekon örgütü karşıtı sert muhalefet eden tek solcu sendikacıydı. Çelebi Kürt açılımına da desteğini açıklamıştı.

SALDIRGAN SAVAŞA GİTMİŞ!

Saldırganın olayda kullandığı mühimmat şok etti.

İstanbul Valisi Muammer Güler'in verdiği bilgilere göre, saldırıda ruhsatsız silah kullanan Rıza Tunçbilek, DİSK'e iki şarjör ve 37 mermiyle gitmiş. Üsküp doğumlu saldırganın bir şarjörün tamamını boşalttığı Süleyman Çelebi'ye 5 mermi isabet etti.
aktifhaber

Taksim Savaş Alanına Döndü
06 Ekim 2009
Günlerdir beklenen IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarıyla beraber IMF karşıtları da daha büyük eylemlere başladı.

Eylemciler Taksim'de buluştu. Eylemcilerden bazıları yürüyüş yapıyor, bazıları ise şiddet kullanmaya başladı; Pangaltı'da molotof atan 8 kişi gözaltına alındı.

Taksim Meydanı'nda toplanan 1500 kişi IMF'yi protesto etti. Protesto gösterisi yüzünden Taksim Meydan'ı ve meydana çıkan yollar kapatıldı.

KESK, DEV-LİS, ÖDP, Halkevleri, Türk-İş Şubeler Platformu, EMEP, DİSK, TMMOB, Diren İstanbul Grubu, Anti Kapitalistler, Mücadele Birliği üyeleri saat 11.00 sıralarında Taksim Meydanı'nda bir araya geldi.

IMF ve Dünya Bankası karşıtı sloganlar atan topluluk, "Bu memleket bu halk satılık değil" "Yaşasın işçilerin birliği" "Kahrolsun IMF, İşbirlikçi AKP", "IMF defol", "IMF-AKP elini işçinin cebinden çek" slogan atıp pankart taşıdı.

Polis ise IMF ve Dünya Bankası toplantılarının yapıldığı Kongre Vadisi'ne giden Cumhuriyet Caddesi'nin Taksim girişinde geniş güvenlik önlemi aldı.

Aralarında çevik kuvvetin de bulunduğu çok sayıda polis Taksim Meydanı'nda görev aldı. Taksim Meydanı, polis helikopteri ile kontrol altında tutuldu.

Paranın zirvesi Kongre Vadisi'nde toplanırken, IMF ve Dünya Bankası toplantılarını protesto etmek isteyen sivil toplum kuruluşları ise Taksim'de buluştu.

Kongre Vadisi'nde 5 bin polis güvenliği sağlıyor.

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da, Taksim'de denetim yaptı.

Toplantılar kapsamında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'ndeki resmi açılış törenine katıldı. Toplantılar diğer yetkililerin konuşmalarıyla sürüyor.
aktifhaber

Alperenler Siyonistlere lanet yağdırdı
06 Ekim 2009
Anadolu Haber

Siyonistlerin saldırganlığını ve Müslümanların kutsal mabetlerine yönelik tacizlerini protesto eden Ankara Alperen Ocakları üyesi gençler Kızılay meydanında bir araya gelerek terör devleti İsrail'e lanet yağdırdılar.

VATANDAŞLAR TEKBİR GETİRDİ

Eylemde gençler, ‘Hamas'a Selam Direnişe Devam', ‘Filistin sana canımız kanımız feda olsun', ‘Siyonist İsrail Ortadoğu'dan defol' sloganları atarken, gruba destek veren vatandaşların da sıklıkla tekbir getirdikleri görüldü



ABD VE AVRUPA SENİ KURTARAMAYACAK
“Oluk oluk kan aksa, kurtulacak El Aksa”, “Siyonist köpek İsrail, akıttığın salyalarda boğacağız seni” pankartları açan grup yaptıkları açıklamada, terör devletine seslenerek, “Ey dünyayı hercü-merce veren lanetli devlet; bilmelisin ki İslam tek millettir. Ve İslam'ın ilk mescidi Mescid-i Aksa'dır. Haddini aşıyorsun. O mescide zarar verdiğin an uşakların ABD ve Avrupa seni kurtaramayacak. Sana vaad edildiğini söylediğin ama kendi uydurman olan topraklar İslam milletinindir. Bilmelisin ki Mescid-i Aksa'nın bir tuğlasına zarar verdiğin gün senin ve gayri meşru devletini, Alperenler tükürüğümüz ile boğacağız. Bir savaşa hazırlanıyorsun ama Allah nurunu tamamlayacak ve son savaşımız sizinle olup bizler galip geleceğiz” dediler.
haber vaktim

Taksim'deki gösterilerin bilançosu ağır oldu
[img]http://www.netgazete.com/images/news/637066_1.gif [/img]
Taksim Meydanı, Gezi Parkı, AKM ve İstiklal Caddesi civarında 11 banka binası, 5 iş yeri, 6 kamu binası ve 8 adet polis aracı zarar gördü. Polise saldıran göstericilerden 41'i kadın 96 kişi yakalandı. Olayların yaşandığı bölgelerden ve göstericilerin üzerlerinden 3'ü kırılmış 10 adet molotofkokteyli, 29 adet sapan, 150 adet misket, çok sayıda bez afiş ile kar ve gaz maskeleri ele geçirildi. 06.10.2009 İSTANBUL netgazete

Taksim'de olaylarda kalp krizi geçiren bir kişi öldü
55 yaşındaki İshak Kalvo, Taksim'de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde düzenlenen protesto eylemleri sırasında, İstiklal Caddesi'nde aniden fenalaştı. Çevredekiler tarafından bir taksiye bindirilen Kalvo, olay yerinden geçen ambulansa nakledilmek istendi. Bu sırada, çıkan arbedede göstericiler tarafından arka kapı kolunun kırılması nedeniyle Kalvo ambulansa konulamadı. Tüm uğraşlara rağmen kapı açılamayınca, Kalvo ambulansın yan kapısından içeriye alındı. Daha sonra Alman Hastanesi'ne götürülen Kalvo, sağlık görevlilerinin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. İshak Kalvo'nun kalp krizi sonucu öldüğü öğrenildi. 06.10.2009 İSTANBUL netgazete

Kocaeli Üniversitesi'nde olaylı açılış
Kocaeli Üniversitesi'nde yeni akademik yıl açılışında olaylar çıktı. Kocaeli Üniversitesi'nde 2009-2010 öğretim yılının açılışı dolayısıyla düzenlenen ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Devlet Bakanı Nihat Ergün'ün de katılacağı tören öncesi olaylar çıktı. Yaklaşık 100 kadar öğrenci, törenin yapılacağı salonun kapılarını kırdı. Öğrenciler ile üniversitenin güvenlik görevlileri arasında çıkan arbede halen devam ederken, jandarmanın öğrencilere müdahale etmesi bekleniyor. 06.10.2009 BURSA netgazete

Üniversiteliler, Bakan Kavaf'ı protesto etti

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Pamukkale Üniversitesi Akademik Eğitim Yılı Açılışı dolayısıyla düzenlenen törene katıldı. Prof.Dr. İlber Ortaylı'nın ilk dersi verdiği açılışta, salona çok az sayıda öğrenci dışında öğrenci alınmadı. Türkiye Gençlik Birliği üyesi oldukları belirtilen bir grup, merdivenlerde oturmaya başladı. Özel güvenlik ekibi tarafından önlerinde adeta etten duvar örülen öğrenciler uzun süre törenin bitmesini bekledi. Eylemlerini sürdüren grup üyeleri ile güvenlik ekibi arasında arbede yaşandı. Öğrencilerin ağızlarını kapatarak slogan atmasını engellemeye çalışan güvenlik ekipleri, öğrencileri oturdukları alandan çıkarttı. 06.10.2009 DENİZLİ netgazete

Taksim savaşında 80'e yakın gözaltı var

06 Ekim 2009 İstanbul'un Taksim Meydanı'nı savaş alanına çeviren polis-gösterici savaşında, 100'e yakın kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Olaylarda yaralananlar arasında, 1 de polis memurunun bulunduğu öğrenildi. netgazete.

Misketli sapanlı 15 kişi Taksim'e çıktı

06 Ekim 2009 IMF protestocusu gençlik grupları, Taksim'de Fransız Konsolosluğu'nun önüne kadar geldi. Aralarında genç kızların da bulunduğu misketli sapanlı gruptan 15 kişi, Taksim'e çıktı.
Bu arada Taksim Meydanı'ndaki müdahalenin ardından bazı gruplar Taksim İlkyardım Hastanesi'ne doğru yöneldi. Polisin kovaladığı göstericiler, hastaneye sığındı. Göstericilerin sığındığı yerin hastane olması nedeniyle polis biber gazı kullanmak istemedi. Bu sırada polisin tutumundan faydalanan bazı göstericiler, sapanlarla taş ve bilye fırlattı. Saldırı nedeniyle güvenlik güçleri biber gazı kullanmak zorunda kaldı. Sıkılan biber gazından, göstericilerle birlikte vatandaşlar ve basın mensupları da etkilendi.
Öte yandan, benzer görüntüler Taksim'e yakın cadde ve sokaklarda da yaşandı. Polise sapanlarla bilye ve taş atan göstericiler, çevredeki bazı işyerlerine de saldırdı. netgazete

Taksim'de 6 bin kişi, polisle çatıştı

06 Ekim 2009 - İstanbul'un Taksim Meydanı'nda polisin biber gazı sıkarak önüne katıp kovaladığı göstericiler, Tarlabaşı ve Gümüşsuyuna doğru sürüldü. netgazete

Taksim'de gösteri; polis havaya ateş açtı

06 Ekim 2009 Taksim İstiklal Caddesi girişinde konuşlanan polis ekipleri, göstericileri durdurabilmek için havaya ateş açtı. Çok sayıda gösterici gözaltına alınırken, yaşanan arbede sırasında bir polis memuru baygınlık geçirdi.
Taksim'de polis ve göstericiler arasındaki arbede farklı noktalarda sürüyor. İstiklal Caddesi girişinde toplanan göstericiler polise taş atarken, grubu geri püskürtmek isteyen polis ikinci kez silah kullandı. Bir polis memuru havaya ateş açarken, bir yandan da kaçan göstericilere biber gazı ile müdahale edildi. Bu sırada çok sayıda gösterici gözaltına alındı.
Arbede sırasında bir polis memuru, atılan taşlar nedeniyle baygınlık geçirdi. Yere yatırılan polis memurunun yardımına meslektaşları koştu.

Polis Canını Zor Kurtardı
IMF protestosunda olaylar çıktı. Göstericiler E-5 karayolunda sıkıştırdıkları bir trafik polisi aracına taş ve sopalarla saldırdı. Polisler ölümden döndü. İşte o video...
07 Ekim 2009
Kongre vadisine ulaşmanın yollarını arayan IMF karşıtları, E-5 karayoluna çıktı. Bir polis motosikletini deviren göstericiler, sloganlar eşliğinde Piyalepaşa üzerinden Okmeydanı'na doğru yürüyüşe geçti.

IMF ve Dünya Bankası'nı protesto eden göstericiler Çağlayan'da E-5 karayoluna çıkarken, polis göstericileri dağıtmak için havaya ateş açtı.

Polisin müdahaleleri sonrası ara sokaklara dağılan ve IMF karşıtları, Çağlayan'da E-5 karayoluna çıktı. Göstericiler burada polis otosunu taşladı.

Otoyola çıkan göstericilerden birine ise hafif şekilde araba çarptı. Göstericileri dağıtmakta zorlanan polislerden biri havaya ateş açarken, bölgedeki gerginlik hala devam ediyor.
aktifhaber

07 Ekim 2009
Şanlıurfa'da Bankada Patlama
Şanlıurfa'da bir banka şubesinde patlama meydana geldi.
Alınan ilk bilgiye göre, Atatürk Bulvarı'ndaki banka şubesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle meydana gelen patlamada, şubenin camları kırıldı.
aktifhaber

İstanbul'da Mescid-i Aksa için büyük eylem
09 Ekim 2009
Anadolu Haber

Mescid-i Aksa'daki Yahudi grupların provokasyonunu protesto etmek için binlerce kişi Beyazıt'ta eylem yaptı

İsrail'in Mescid-i Aksa'yı yıkma girişimi dünya ile eş zamanlı olarak İstanbul'da da protesto edildi. Cuma namazı sonrası Beyazıt Meydanı'nda toplanan vatandaşlar, İsrail bayrağı ile Netenyahu'nun maketini ateşe verdiler.

İslam alimlerinin çağrısı üzerine dünyadaki İslam ülkeleri ile eş zamanlı olarak İstanbul'da protesto eylemi düzenlendi.

Cuma namazı sonra Beyazıt meydanında toplanan binlerce vatandaş, Filistin için dua ettikten sonra pankart ve sloganlarla İsrail'e tepkilerini ortaya koydu. İsrail bayrağı ve İsrail başbakanın Netenyahu'nun maketi ateşe verildi.

Anadolu Gençlik Derneği ile aralarında İHH İnsani Yardım Vakfı, Mazlum-Der gibi sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği eylemde dev bir Filistin bayrağı açıldı. Kadınlar ellerinde Mescid-i Aksa'nın fotoğraflarını taşırken, çocukları da Filistin bayraklarını dalgalandırdılar. Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Muhammed Kerem Öncel yaptığı açıklamada, İsrail'in hedeflerinden birisinin de Mescid-i Aksa'yı yıkarak yerine Süleyman Mabedini inşa etmek olduğunu söyledi. İsrail'in bundan 40yıl önce de Mescid-i Aksa'yı yakarak İslam dünyasında infiale neden olduğunu vurgulayan Öncel, ''Bu olay sonrasında birinci intifada başlatılmıştır. Eli kanlı Ariel Şaron'un Mescid-i Aksa'yı çiğnemesi de ikinci intifadanın başlamasına neden olmuştur'' dedi. Protesto eylemi Mescid-i Aksa'nın kurtuluşu için yapılan toplu duanın ardından sona erdi.

Iğdır'da gece yarısı, iki araç kundaklandı
ğdır'da Kasım Çankaya'nın evinin önünde park halinde bulunan kamyoneti ile plakalı özel otomobili, dün gece saat 01.00 sıralarında kimliği belirsiz kişi yahut da kişilerce üzerlerine yanıcı madde dökülerek kundaklandı. Alevleri fark eden Çankaya'nın haber vermesi üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri geldi. Vatandaşların da yardımı ile itfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangında araçlarda büyük maddi hasar meydana geldi. 10.10.2009 IĞDIR
netgazete

Viranşehir'de çocuk kaçırma olayı için eylem
12 Ekim 2009

Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde çocuk kaçırma olayını duyan halk asker ve polise saldırdı. Polis, grubu dağıtmak için biber gazı kullandı.
Viranşehir'de sabah saatlerinde 2 kişi, çocuk kaçırma teşebbüsü iddiasıyla gözaltına alınarak adliyeye sevk edilmişti. Olayı duyup karakola gelen yüzlerce kişi, zanlıların araçlarını hurdaya çevirmiş ve zanlıların tutulduğu karakola girmeye çalışmışlardı.

Gündüz yaşanan olayların ardından saatler geçtikten sonra bazı gruplar zanlıların bırakıldığını iddia ederek potestolarını sürdürdü. Her iki şahsın da tutuklandığının açıklanmasına rağmen yaklaşık 400 kişilik grup dağılmadı.

Grubun içinden yaklaşık 250 kişi, karakol ve hükümet konağı önünde güvenlik önlemleri alan asker ve polise çatıştı Taş ve şişelerin kullanıldığı saldırıda polis araçları ve adliyenin camları zarar gördü.

Ara sokaklara kaçan grup burada yol üzerinde bulunan işyerlerinin camlarını da kırdı. Potestocular daha sonra bir bankanın da camlarını kırdı; ATM cihazına parçaladı.

Olaylarda 1'i polis 3 kişi yaralandı. Yaralılar ambulansla Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Öte yandan, "çocuk kaçırmak" iddiasıyla adliyeye sevk edilen 2 kişi tutuklandı. Zanlılar, jandarmaya ait zırhlı araçla adliyeden çıkarıldı. Şahısların Şanlıurfa Cezaevi'ne gönderildiği bildirildi.
haber101-haber7

İstanbul'da Abdullah Öcalan gerginliği
11 Ekim 2009
İstanbul Gaziosmanpaşa ve Sultangazi'de Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışının yıldönümünü protesto eden bir grup, okulun camlarını kırdı, otobüs durağına molotofkokteyli attı.

Sultangazi Mahallesi'nde Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılmasının yıl dönümünde örgüt yandaşları korsan gösteri yaptı. Polise ve çevredeki okulları taş yağmuruna tutan yüzleri maskeli gösterici, etrafa molotof kokteylleri attı. Eylemciler, bir otobüs durağını da taş ve molotof yağmuruna tutarak kullanılamaz hale getirdi.

Abdullah Öcalan'ın , Suriye'den çıkarılmasının11. yıldönümünde yaklaşık 500 kişilik grup Karayolları Mahallesi'nde protesto gösterisi düzenledi. Ellerinde bölücübaşının posterini taşıyan ve yasadışı slogan atan, aralarında yüzleri maskeli kişilerin de bulunduğu grup, Yeşilpınar Mahallesi'ne kadar yürüdü. Grup Yeşilpınar Mahallesi'nde yapılan açıklamanın ardından Karayolları Mahallesi'ne doğru yürüyüşe geçti.

Yüzleri maskeli kişilerden bazıları yol kenarında güvenlik önlemi alan Çevik Kuvvet Polisi'ni ve Avrupa Konutları İlköğretim Okulu'nu taşladı. Olay sonrasında okulun bazı camları kırıldı. Göstericiler, yoldan geçmekte olan bir belediye otobüsünü de taşladı.
Karayolları Mahallesi'nde yeniden toplanan grup molotof kokteylleri ile çevreye saldırdı. Olaylardan bir otobüs durağı da nasibini aldı. Otobüs durağı molotof kokteylleri ve taşlarla paramparça oldu. Molotof kokteyllerinin etkisiyle alev alev yanan otobüs durağı, olay yerindeki sivil polisler tarafından yangın söndürücüyle söndürüldü. Grup, olaylardan sonra arka sokaklara kaçarak dağıldı.

GAZİOSMANPAŞA'DA EYLEM

Abdullah Öcalan'ın 9 Ekim 1998 tarihinde Suriye'den çıkarılmasını protesto eden yaklaşık 100 kişilik grup, Karayolları Mahallesi'nde toplanarak sloganlar attı.

Daha sonra bir okulun camlarını taş atarak kıran göstericiler, bir otobüs durağına da molotofkokteyli attı. Bölgeyi adeta savaş alanına çeviren göstericiler, ellerindeki molotofkokteyllerini rastgele etrafa fırlattı. Polisin müdahale etmediği göstericiler daha sonra dağılırken, bölgedeki sivil polis memurları ateşe verilen otobüs durağını yangın tüpüyle söndürdü. haber101

Mersin'de gösteri yapan grup, polisle çatıştı
Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılması yıldönümünü protesto eden örgüt yandaşları, Mersin'de bazı mahallelerde olay çıkardı. Şevket Sümer Mahallesi'nde yüzleri maskeli göstericiler, polise molotofkokteyli ve havai fişeklerle saldırdı. Gruba, çevik kuvvet ekipleri gaz bombasıyla karşılık verdi. Yeniden toplanarak, yolda lastik yakıp, taşlarla barikat kuran bölücü yandaşlarına, bu kez panzerlerle müdahale edildi. Polisle, göstericiler arasında yaşanan kovalamaca sonucu ise, şüpheli 1 kişi gözaltına alındı. 11.10.2009 haber101

Metrobüs Zammına Protesto
Metrobüs biletinin 1,5 Lira'dan 2 Lira'ya çıkartılması ile yapılan yüzde 33'lük zam protesto edildi..
17 Kasım 2009
Metrobüs biletinin 1,5 Lira'dan 2 Lira'ya çıkartılması ile yapılan yüzde 33'lük zammı protesto eden Türkiye Komünist Partili (TKP) yaklaşık 200 kişilik grup, Mecidiyeköy Metrobüs Durağı önünde eylem yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni söz konusu zammı geri almaya davet eden eylemciler, tepkilerini metrobüs gişelerinden kaçak geçerek gösterdi.
Metrobüs bilet fiyatının, yüzde 33'lük zamla 2 Lira'ya yükseltilmesini protesto eden TKP'li yaklaşık 200 kişilik grup, Mecidiyeköy'deki Metrobüs İstasyonu önünde toplandı. Eylem nedeniyle çevik kuvvet polisi de güvenlik önlemi aldı. Çoğunluğu gençlerden ve öğrencilerden oluşan grup, "Koyun değiliz. Ulaşım zammını kabul etmiyoruz" yazılı pankart taşıdı. Alkışlar ve ıslıklarla zammı protesto eden grup, "Ücretsiz eğitim, ücretsiz ulaşım", "Topbaş zammını al başına çal", "Milyarder Tayyip zamları sen öde" şeklinde slogan attı.

Grup adına açıklama yapan Kağan Öksüz, metrobüse yapılan zamların kabul edilemez olduğunu söyledi. Metrobüse yapılan 50 kuruşluk zammın bir senede İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne 200 milyon dolar olarak geri döneceğini öne süren Öksüz, İBB'yi söz konusu zammı geri almaya davet etti. aktifhaber

Mersin'de Siteler Polis Merkezi'ne Saldırı
Mersin'in Şevket Sümer Mahallesi'ndeki Siteler Polis Merkezi'ne, bir grup tarafından molotof kokteyli, taş ve havai fişek atıldı.
29 Kasım 2009
Alınan bilgiye göre, akşam saatlerinde Akdeniz ilçesi Siteler Polis Merkezi önüne gelen bir grup, güvenlik güçlerine ve binaya saldırdı.

Polis merkezine taş ve molotof kokteyli ile havai fişek atan grup, polisin havaya uyarı ateşi açması ve bölgeye takviye ekiplerin gelmesiyle olay yerinden kaçtılar.
aktifhaber

Zeytinburnu'nda 1 saatte 3 patlama sesi
30 Kasım 2009
PKK yandaşları İstanbul'da çeşitli semtlerde molotofkokteyli ve ses bombaları ile eylem yaptı. Araç ev ve işyerlerinde küçük çaplı hasara neden olan olaylarda bir kişi de hafif şekilde yaralandı.

PKK yandaşları Esenyurt'ta gösteri yapmak istedi. Yaklaşık 40 kişilik grup Örnek Mahallesi ara sokaklarında bir süre yürüdükten sonra bir markete molotofkokteyli attı. Eylemci grup daha sonra ara sokaklarda dağıldı.

PKK yandaşları Zeytinburnu'nda da ses bombasıyla eylem yaptı. Beştelsiz Mahallesi'nde üç ayrı noktaya ses bombası atıldı. Bombaların patlaması sonucu bazı araç, ev ve işyerlerinde küçük çaplı hasar oluştu. Beştelsiz Mahallesi 103\1 sokakta bir aracın yanına bırakılan ses bombasının patlaması sonucu ise yoldan geçen bir vatandaş hafif şekilde yaralandı. Bir saat içerisinde üç ayrı noktada ses bombası patlatılması üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi.
haber101

Beyoğlu'nda polise molotof

30 Kasım 2009 Beyoğlu'nda toplanan PKK sempatizanları, polis ekiplerine molotof kokteylleri attı.
Dolapdere'de ara sokaklarda toplanan göstericiler, polise ve yoldan geçen araçlara molotof kokteyli attı. Çevik kuvvet polisleri, göstericilere gaz bombası ile müdahale etti.
haber101

29 Aralık 2009
Başkent'te Şarbon Paniği
Ankara Posta İşleme Merkezi'nde şarbon paniği yaşanıyor. Danıştay Başkanı Birden adına gönderilen zarftan toz dökülmeye başladı....

Ankara Posta İşleme Merkezi'nde 8 kişi karantinada.Ankara Posta İşleme Merkezi'nde şarbon paniği yaşanıyor. Kolilerin ayrımı yapılırken paketlerin üzerinden çıkan toz üzerine ekiplere hemen haber verildi.

Ankara Posta İşleme Merkezi’ndeki tasnif sırasında açılan bir zarftan "şüpheli toz" çıktı.

Alınan bilgiye göre, Danıştay Başkanı Mustafa Birden adına gönderildiği belirtilen bir zarftan, posta işleme merkezindeki tasnif sırasında toz dökülmeye başladı. Durumda kuşkulanan görevliler olayı polise bildirdiler. Niteliği henüz belirlenemeyen toz inceleme için Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi laboratuvarlarına gönderildi.

Zarftan dökülen toza temas eden bazı PTT çalışanları ise tüm ihtimaller göz önüne alınarak hastaneye gönderildi.
aktifhaber

Mazlumder, Bursa'da başörtüsüne özgürlük istedi

Başörtüsü yasağı kalkıncaya kadar her hafta eylem yapma kararı alan Mazlumder üyeleri, basın açıklaması yaptı. Orhangazi Parkı'nda toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, slogan atarak baş örtüsüne özgürlük istedi. Çocuk ve kadınların da destek verdiği eylemde konuşan Mazlumder Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Cihat Oruç, "Biz hala bu meydanlardaysak ve baş örtüsüne özgürlük diye haykırıyorsak kızlarımızı ve kadınlarımızı zilletten uzak tutmak içindir. 02.01.2010 BURSA
netgazete

PKK sloganına İstiklal marşıyla cevap!
02 OCAK 2010
Taksimdeki yılbaşı kutlamaları sırasında PKK terör örgütü yandaşları ile ülkücüler karşı karşıya geldi..

YILBAŞI kutlamalarının yapıldığı İstanbul Taksim Meydanı’nda ülkücülerle, terörist örgüt PKK lehine slogan atan grubun karşıya gelmesi, gergin anların
yaşanmasına neden oldu. Kürtçe olarak Abdullah Öcalan lehine slogan atan gruba, ülkücü grup karşılık verdi ve Taksim Meydanı’nda İstiklal Marşı okudu.

Ülkücüler, bozkurt işareti yaparken, karşıt grup da sloganlarına devam etti. Alkolün de etkisiyle gerginlik giderek arttı ve yaklaşık 20’şer kişiden oluşan taraflar birbirine girdi.
akşam

08 Mart 2010
İşsizler İşkur'da Eylem Yaptı
Kocaeli'de bir grup işsiz, İŞKUR İl Müdürlüğü koridorlarında oturma eylemi yaparak, iş talebinde bulundu.

Kocaeli'de bir grup işsiz, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü koridorlarında oturma eylemi yaparak, iş talebinde bulundu.

Derince ilçesinden İŞKUR Kocaeli Müdürlüğüne gelen yaklaşık 20 kişi, İl Müdürü Öztekin Kaşukci ile görüşmek istediklerini belirterek, koridorda oturma eylemi başlattı.

İşçiler adına açıklama yapan Serdar Aykoç, Derince'de yaklaşık 1 yıldır düzenli bir işte çalışmayan gençler olarak bir araya geldiklerini, dayanacak güçleri kalmadığını, ceplerinde 1 lira dahi olmadığını söyledi.

İş başvurusunda bulundukları İŞKUR'da 70 bin başvuruya karşın 25 açık pozisyon bulunduğunu öğrendiklerini, açık olan pozisyonların da bilgisayar mühendisliği, elektrik teknisyenliği gibi eğitim gerektiren alanlar olduğunu ifade eden Aykoç, şöyle konuştu:

''Talebimiz, güvenceli, doğru düzgün bir iş. Bu talebimiz yerine getirilene kadar da bu kurumu ya da diğer kamu kurumlarını zorlamaya, rahatsız etmeye devam edeceğiz. Çünkü biz rahatsızız, biz sıkıntıya giriyorsak, herkes sıkıntıya girsin
aktifhaber

MİLLETVEKİLİNE YUMURTALI SALDIRI
26 Mayıs 2010
Açılış sonrası esnaf ziyareti yapan Ak Parti Ardahan Milletvekili Saffet Kaya ise bir protestocunun yumurtalı saldırısına uğradı. ''Sözlerini niye tutmuyorsun ş ..'' diye bağıran Hakan Karaca (30) isimli bir kişi, Kaya'ya yumurta fırlattı. Atılan yumurtalar Kaya'nın göğsüne ve sırtına isabet ederken, Karaca polis ekipleri tarafından etkisiz hale getirildi. Karaca, gözaltına alındığı sırada Kaya'nın 25 yıldır siyasette olduğunu ama Ardahan'ın gelişmesi adına hiçbir şey yapmadığını iddia ederek, sözünü yerine getirmeyen biri olduğu için yumurta fırlattığını söyledi. habertürk

Polis Aracına Molotoflu Saldırı: 2 Polis Yaralı
10 Ekim 2010
Beyoğlu'nda polis aracına molotoflarla ve taşlarla saldırıldı. Saldırıda iki polis yaralandı. Olayla ilgili 3 kişinin gözaltına alındı.
İddiaya göre, bir grup, resmi polis aracına molotoflarla ve kaldırım taşlarıyla saldırdı. Saldırıyı önlemek amacıyla polisler havaya ateş açtı. Polis aracına atılan taşlardan biri polis memuru başına isabet etti. Desteğe gelen Yunus ekiplerinden bir tanesi de bacağından yaralandı.

Atılan taşlar ve molotoflar polis aracında büyük zarara neden oldu. aktifhaber

İstanbul'da PKK yandaşları polisle çatıştı

10 Ekim 2010
Sultangazi'de Abdullah Öcalan'ın 12 yıl önce Suriye'den çıkarılışını protesto etmek için yola barikat kuran grup, çevreye rastgele taş attı. Bu sırada grubun attığı taşlar çevreden geçen bazı vatandaşları yaraladı. Bölgede güvenlik tedbiri alan polis, gruba tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Göstericiler ise polise molotofkokteyli ve havaifişek attı. aktifhaber

Başörtüsüne şartsız sınırsız özgürlük eylemi

Tokat'ta, Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği (TOKAD) üyeleri tarafından "Baş örtüsüne şartsız, sınırsız özgürlük" eylemi yapıldı. TOKAD üyeleri, Hüdayi Sayıbaş Yeraltı Çarşısı üzerinde baş örtüsü yasağıyla ilgili bir eylem düzenledi. Baş örtüsü yasağına karşı tepkilerini dile getiren dernek üyeleri, "Kampüse özgürlük", "Örtüne, inancına sahip çık", "Baş örtüsüz asla" yazılı dövizler taşıyarak slogan attı. 30.10.2010 TOKAT
netgazete.

"Başörtüsüne şartsız, sınırsız ve her yerde özgürlük istiyoruz."
04 Kasım 2010

Beyazıt'ta toplanan çeşitli sivil toplum örgütleri üyelerinin de aralarında bulunduğu üniversite öğrencisi bir grup, okullarda ve kamu kuruluşlarında uygulanan başörtüsü yasağını protesto etti. Gösteride konuşan üniversite öğrencisi Kevser Beyazyüz, "Bu sorun köklü bir şekilde çözülünceye kadar meydanlarda olmaya, hakkımızı talep etmeye devam edeceğiz. Başörtüsüne şartsız, sınırsız ve her yerde özgürlük istiyoruz." dedi.

Anadolu Gençlik Derneği, Özgür-Der Üniversite Gençliği ve Akabe Vakfı üyelerinin de aralarında bulunduğu grup, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü önünde toplandı.

Grup, "Başörtüsüne kayıtsız şartsız özgürlük" yazılı pankartı ve "Asıl provakatör yasakçılardır, Yaşasın başörtüsü direnişimiz, Kamuda, Üniversitede, İlköğretimde başörtüye özgürlük" şeklinde dövizler taşıdı. "Başörtüsü her yerde, hemen şimdi özgürlük, Başörtüye özgürlük" şeklinde sloganlar attı.

Grup adına konuşan Kevser Beyazyüz, "Önceki günlerde annelerimiz, dün ablalarımız bugün bizlerin muhatap olduğu bir yasak bu. Biz nesillerdir bir adaletsizlikle karşı karşıyayız ve bu adaletsizlik hala düzgün bir şekilde çözülebilmiş değil. Bu yıl eğitim-öğretim yılı başında YÖK'ün gönderdiği bir bildiriyle birlikte bir rahatlama yaşandı ve bizler üniversitelere daha rahat girmeye başladık. Ancak YÖK'ün gönderdiği bu bildiriden sonra da sorun farklı bir boyutta devam etmeye başladı. Öncelikle sorunun bir başka yansıması olarak keyfi uygulamalarla karşı karşıya kalmaya başladık. Bir üniversiteye çok rahat bir şekilde girebilirken başka bir üniversitede kampüse bile alınmadık. Bir üniversitede dersten çıkartılırken bir başka üniversitede hiçbir sorun yaşamadık." dedi.

Adalet zemininde sorunun kökten çözümünü sağlayan bir uygulama istediklerini belirten Beyazyüz, "Hizmet alan, hizmet veren ilköğretim ya da yüksek öğretim ayrımı yapılmaksızın, kamusal alan ya da özel alan ayrımı yapılmaksızın şartsız, sınırsız bir şekilde başörtüsüne özgürlük istediğimizin bir kere daha altını çiziyorum. Kimliğimizin, inancımızın bir yansıması olan giyim tarzımızın hiçbir yerde hiçbir şekilde engellenmeyeceğini, tamamen adalet eksenli bir çözüm istediğimizi tekrar vurguluyoruz." şeklinde konuştu.

Daha sonra Anadolu Gençlik Derneği üyesi Halil İbrahim Akpınar gösterici grup adına hazırlanan basın açıklamasını okudu. Akpınar, referandum sürecinde çeşitli siyasi odakların başörtüsü sorununun çözümü noktasında yaptığı açıklamaların ve YÖK'ün İstanbul Üniversitesi'ne gönderdiği yazı ile olurla bir sürece girildiği havasının yaratıldığını söyledi. Öğretim üyelerinin öğrencileri sınıftan çıkaramayacakları hükmünün ardından yasakçı üniversitelerin bir kısmının başörtüsünü serbestlik getirdiğini ifade eden Akpınar, "Yaşanan kutuplaşma sonucu bir kısım üniversitede yasağı uygulamamaya başladı. Bizler üniversite gençliği olarak, Milli Güvenlik derslerinden 'Andımız' uygulamalarına ve başörtüsü yasağına, insanların kimliklerini, değerlerini yok sayan dayatmalara tamamen son verilmesini istiyoruz" dedi. Gösteri, Grup Yürüyüş'ün öğrencilere destek vermek için söylediği ezgiler eşliğinde sona erdi. haber 1001

Liselilerden "YÖK kaldırılsın" eylemi

Mersin'de bir grup lise öğrencisi, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) 29. kuruluş yıl dönümü nedeniyle eylem yaptı. YÖK'ün kaldırılmasını isteyen öğrenciler, mevcut eğitim sisteminin değiştirilmesi talebini dillendirdi. Eğitim-Sen Mersin Şube Binası önünde bir araya gelen eylemciler, üzerinde; 'Sistemin YÖK'ünü De Kökünü De Kazıyacağız' yazılı bir pankart açarak, sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. 06.11.2010 MERSİN netgazete

Sözleşmeli öğretmenlerin yaş pastalı protestosu
Türk Eğitim-Sen, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmemesinin 502. gününü Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaş pasta keserek protesto etti. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Başbakan Erdoğan'a da çağrıda bulunarak, Bakan Çubukçu'ya verdiği sözü yerine getirmesi için baskı yapmasını istedi. Basın açıklamasının ardından Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Koncuk, sendika yetkilileriyle birlikte 7 katlı siyah pastayı keserek yedi. Koncuk, pastadan basın mensuplarına da ikram etti. 08.11.2010 ANKARA netgazete

SP, Benzin zulmüne 'Yeter Artık!' dedi

Benzin zamları'na yönelik BBP'li gençlerin E-5'i trafiğe kapatmasının ardından bu kez Saadet Partisi Benzin Zamlarını protesto etti.

23 Ocak 2011
Anadolu Haber

İŞTE SAADET PARTİSİ KAĞITHANE İLÇE BAŞKANI ZEYNEL KESKİN ‘İN OKUDUĞU BASIN AÇIKLAMASI:
DEĞERLİ KAĞITHANE HALKI VE SAYGIDEĞER BASIN MENSUPLARI

Bugün burada Saadet Partisi Kağıthane ilçe teşkilatı olarak akaryakıta yapılmış olunan zammı uygun bulmadığımızı ifade etmek üzere toplanmış bulunmaktayız…

Bilindiği gibi Akaryakıtın litresine 4 lira ödüyoruz.. Bunun 1.5 lirası benzine, 2,5 lirası vergiye gidiyor…!!! Akaryakıt alırken ödenen bu fahiş ve haksız vergi ; devletin rantiyeye ödediği faize gidiyor!!!!

Faizli araç kredileriyle halk sürekli borçlandırılıyor….

Motorlu araç sayısı 2002 senesinde 8.5 milyon iken 2010 yılında bu rakam 15 milyona ulaştı…

Aracı aldığınız andan itibaren vergi silsilesi başlıyor.. Araç satın alınca ödenen paranın yarısı vergiye gidiyor…

Bu da yetmiyor yine az evvel belirttiğimiz gibi 1,5 lira benzine 2,5 lira vergiye oradan faize oradan da rantiyeye gidiyor… Altı ayda bir Motorlu taşıtlar vergisi var (MTV)… Bitmiyor… Yıllık zorunlu trafik sigortası…. 2 yılda bir özelleştirilmiş araç muayenesi….. Kısacası araban mı var….??? Vergin var…!!

Benzin istasyonu mu; vergi istasyonumu!!!! Anlayamadık..

Geçen yıl dünyada petrol fiyatları düşerken hükümet nasıl bir anlayışa sahipse vergi üstüne vergi koydu…

Dünyada petrolün varili bugün 90 dolar….

Ama Türkiye de hala 150 dolar gibi ücretlendiriliyor..

Taşımacılığın uzak olduğu ülkelerde dahi akaryakıt bu kadar pahalı değil…

Yanı başımızda petrol olmasına rağmen Dünyanın en pahalı benzini bizde…..

Bitmedi…

Bir birincilik daha …

Verginin bile vergisini ödüyoruz…

Araç ve akaryakıt alırken ÖTV yani, Özel Tüketim vergisi ödüyoruz…Sonra ÖTV eklenmiş fiyat üzerinden birde %18 KDV ödüyoruz.

Dünyada ödediği vergi için bile vergi ödeyen tek ülkeyiz….

Hükümete soruyoruz…. Bulundukları makama hürmeten edeple soruyoruz…
Halkın cebinden alınan vergilerden faiz yoluyla rantiyeye aktarılan para yıllık 50 milyar lira…

Bu mudur adalet ve kalkınma, niçin bu yüksek vergiler millete reva görülüyor.

Neden dünyanın en pahalı benzinini biz kullanıyoruz, ne sebepten toplanan bu vergilerin büyük bir bölümünü rantiyeye veriyorsunuz…

Bu bir zulüm değil midir!!!

Mardin'de okulu kuındaklama girşimi
11 Şubat 2011 Mardin'in Nusaybin ilçesinde kimliği belirsiz kişiler bir okulu benzin dökerek ateşe verdi. Mahalle sakinlerinin ihbarı sayesinde yangın büyümeden söndürüldü. haber7

Aydın'da 8 otomobil kundaklandı

11 Şubat 2011 Aydın'ın Söke ilçesinde 8 otomobil kundaklandı. Alınan bilgiye göre, Çeltikçi Mahallesi Mehmetçik Caddesi'nde dün gece geç saatlerde park halindeki 8 otomobil, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce ateşe verildi.haber7

Gazeteciler yine eylemdeydi
13 Mart 2011
Gazeteciler bugün yine eylemdeydi. Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın tutuklanmasını protesto eden meslektaşları Taksim'de buluştu.

Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi'nde toplanan Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) üyeleri, ''Gazetecilere özgürlük, hemen şimdi'' yazılı pankartlar taşıyarak, ''Özgür basın, özgür toplum'', ''Çeteler dışarda gazeteciler içerde'', ''Dokunan yansa da dokunacağız'' sloganları atarak, Taksim Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti.

Üzerlerinde gazete manşetleri, ellerinde zincirler, ağızlarında siyah bantlar bulunan grup üyelerine, yürüyüş güzergahı üzerinde bulunan esnaf, yaptığı müzik yayınlarıyla destek verirken, CHP Beyoğlu İlçe Teşkilatı'ndan da konfetiler atıldı.

Grubun Taksim Meydanı'na ulaşmasının ardından, 92 meslek örgütünün oluşturduğu GÖP adına Dönem Başkanı Ercan İpekçi bir açıklama yaptı. Hiçbir fikir ayrılığı gözetmeden tüm yayın kuruluşları ve gazeteciler için toplandıklarını ifade eden İpekçi, gazetecilerin kendi özlük hakları için değil, halkın haber alma hakkını kullanabilmesi için burada olduklarını söyledi.

İpekçi, gazetecilerin yargılanmaktan ve tutuklanmaktan korkmadıklarını vurgulayarak, gazetecilerin halkın sesinin kısılmasından, bilgi edinme hakkının engellenmesinden derin endişe duydukları için sokaklarda haykırdıklarını belirtti.

Halka gerçekleri anlatan, araştıran, soran, eleştiren, meslek ilkelerine uygun nitelikli yayıncılığın önündeki engellerin kaldırılmasını istediklerini vurgulayan İpekçi, ''Yargısız infazlara, hakaretlere, yalan ve iftiralarla değil, doğrulara, gerçeklere, bağımsız ve tarafsız yayıncılığa özgürlük istiyoruz'' dedi.

İpekçi, gazetecilerin görevlerinin özelliği itibarıyla her zaman devlet baskısına muhatap olduklarını ifade ederek, ''O nedenle gazeteciler, mesleki faaliyetlerini özgürce yapabilmeleri için, halkı gerçekleri korkmadan anlatabilmeleri için yasalarla özel olarak korunmalıdır. Gazeteciler, yalnız devlet güçlerinin müdahalesine karşı değil, diğer silahlı örgütlerin ya da çıkar gruplarının tehditlerine karşı da koruma altında olmalıdır'' diye konuştu.

GERÇEKLERİ ÖĞRENME HAKKI

İpekçi, açıklamasına, şöyle devam etti: ''Gizli ve yasa dışı telefon dinlemeleriyle, ağır ithamlar içeren suçlamalarla, hukuka aykırı arama ve delil toplama faaliyetleriyle, infaza dönüştürülen tutuklamalarla, yargılama sürerken kamuoyu gözünde itibarsızlaştırma niyetiyle yapılan bilgi kirliliğiyle yaratılan korku ortamında ne basın özgürlüğü kalır, ne de halkın gerçekleri öğrenme hakkı.''

Gazetecilerin hala soluk alabildiği dar bir alanın mevcut olduğunu dile getiren İpekçi, ancak bu koşulların devam etmesi halinde nefeslerinin kesileceğini, yazamaz, düşünemez, düşündüğünü ifade edemez hale geleceklerini söyledi.

Gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin, kamu otoritelerince tartışılır hale getirilmesinin bir müdahale olduğuna işaret eden İpekçi, ''Bu müdahaleleri reddediyoruz. Bu manipülasyonun bir parçası olmayacağız. Kanunlara saygılıyız. Ancak meslek ilkelerine uygun gazetecilik faaliyetlerinin, bu kanunlarla engellenmesine karşı yine meslek ilkeleri çerçevesinde direneceğimizi ve susmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz'' diye konuştu.

Cezaevlerinde halen 68 basın emekçisinin olduğuna dikkati çeken İpekçi, şunları kaydetti: ''Sadece 2009 yılından bugüne kadar 30 gazeteci cezaevlerinden tahliye edildi. Ancak haklarındaki davalar devam ediyor. Son dönemlerde en az 98 gazeteci cezaevi koşullarını görmüş durumda. Tutuksuz olarak yargılanan en az 45 gazeteci hakkında verilmiş mahkumiyet kararları var. Bütün bunlar dikkate alındığında 150'ye yakın gazeteci yakın dönemde cezaevine girme tehdidi altında bulunuyor. Ayrıca çok sayıda gazeteci ve medya kuruluşu hakkında açılmış 2 binden fazla dava, 4 binden fazla soruşturma devam etmektedir. Bu durum bu ülkeyi yönetenlerin eseridir. Bu bir utanç tablosudur.''

BU TEPKİLERE KULAK TIKAYAMAZSINIZ

''Gazeteciler cezaevlerine her girdiğinde tam 67 kere haykırdık. 67 gazetecinin yarattığı dalgalanmaya karşı sessiz kaldınız. Ama 68'inci dalga sabırları taşıran son darbeyi vurdu. Bu tepkilere kulak tıkayamazsınız.

Halkınızın sesine kulak verin. Halkınızın demokratik taleplerine kulak verin. Cezaevlerindeki tüm gazetecileri özgür bırakın. Ceza kanunlarını, ceza muhakemesi kanunlarını, telefon dinlemelerine olanak vererek haberleşme özgürlüğünü ortadan kaldıran kanunları, internet erişimini engellemeye gerekçe oluşturan kanunları acilen değiştirin. Gazetecileri terörist ve terör örgütü üyesi ilan etmekten vazgeçin.''
ntvmsnbc

Tekirdağ’da Ösym’ye Protesto
Tekirdağ’da Türkiye Gençlik Birliği(TGB) üyesi bir grup, YGS mağduru olduklarını belirterek, ÖSYM'yi protesto etti. haber1001

Kefenli Tezkere Protestosu
04 Ekim 2011
Beyoğlu’nda bir grup öğrenci, 17 Ekim’de sona erecek tezkerenin Meclis'te uzatılacağı gerekçesiyle kefenli eylem yaptı.
http://www.aktifhaber.com/kefenli-tezkere-protestosu-269028h.jpg
Kefene bürünerek yere yatan öğrenciler, operasyonların da durdurulmasını istedi.

Sosyalist Gençlik Derneği üyesi bir grup genç, Galatasaray meydanında toplandı. ‘Bize Tezkere değil barış gerek’ yazılı pankart açan gruptan iki genç kefeni temsilen beyaz çarşafa dolanarak yere yattı. Grup adına bir basın açıklaması yapan Esra Öztürk, AK Parti Hükümetinin Ortadoğu’daki kirli oyunlara halkını kalkan yapmaya çalıştığını öne sürerek, “Hükümet bir yandan da Anadolu ve Mezopotomya topraklarını kan gölüne çevirmeye çalışıyor.” dedi.

Meclisin ilk gündeminin 17 Ekim’de sona erecek tezkere süresini uzatmak olduğunu savunan Öztürk şöyle konuştu: “Daha fazla gencin ölmesine sebep olacak olan Tezkere’nin uzatılması sorunu çözmek bir kenara dursun savaş ortamını daha da yükseltecektir. Halkları düşmanlaştıran, açlık, yoksulluk, katliamdan saşka bir şey getirmeyen bu savaşın askeri yöntemlerle bitmeyeceğini egemenlerde biliyor. Meclisin barış ortamını sağlamak üzere çalışmasını talep ediyoruz. ”

‘Tezkere değil barış gerek’ , ‘Operasyonlar durdurulsun’ , ‘Artık ölmek istemiyoruz’ , ‘Yaşasın halkların kardeşliği’ , ‘Savaşa değil eğitime bütçe’ , ‘Türk genci sokağa barış için ayağa’ şeklinde sloganlar atan grup basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı. aktifhaber

HES’e geçit yok
10 Aralık 2011

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde hidroelektrik santrali (HES) yapımının planlandığı, ancak yöre halkının 5 yıldır verdiği mücadeleyle enerji şirketlerinin giremediği Rize’nin Fındıklı ilçesi Arılı bölgesinde tansiyon yükseldi.

Hara Köyü sakini yaklaşık 300 kişi, Çağlayan Vadisi sınırları içindeki Arılı deresinde bir şirket tarafından sürdürülen ıslah çalışmalarının, yapımı planlanan HES için altyapı çalışması olduğunu öne sürüp köy meydanında toplandı. Grup, “Fındıklı dereleri özgür akacak” pankartı ve tulum eşliğinde inşaat alanına kadar yürüdü ve köy yolunu ulaşıma kapattı. Grup adına Kaymakam Vekili İlyas Memiş’le görüşen sözcüler, çalışmaların durdurulduğu haberini alınca dağıldı. Hürriyet

“Şartlarımızı yerine getirmezsen tweet de atarız yumurta da”
10 Mart 2012



Üsküdar Validebağ Öğretmenevi’nde düzenlenen ve Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Gökhan Çetinsaya’nın da katıldığı Üniversite Bölge Toplantıları’nın altıncısı, Öğrenci Kolektifi üyesi bir grup tarafından protesto edildi.
Validebağ Öğretmenevi’nde düzenlenen, Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Gökhan Çetinsaya ile özel üniversitelerin öğrencileri ve yöneticilerini biraraya getiren toplantı Öğrenci Kolektifi üyesi bir grup tarafından protesto edildi. Üzerinde “Şartlarımızı yerine getirmezsen tweet de atarız yumurta da” cümlesinin yazılı olduğu pankart ile dövizler taşıyan yaklaşık 30 kişi, “Eğitim hakkımız engellenemez” , “Parasız eğitim istiyoruz” ve “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek” sloganları attı.

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya ile görüşmek istediklerini söyleyen gruba izin verilmedi. Bunun üzerine topluluk toplantının yapıldığı binanın girişinde bir basın açıklaması yaptı.

Topluluk adına basın açıklamasını İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Gökçe Çiçek Kösedağı yaptı.

İstanbul Üniversitesi’nin girişindeki X-Ray cihazından çantasını göstermeden geçmeye çalıştığı için hakkında disiplin soruşturması açıldığını, bu soruşturmanın sonucunda bir dönem okuldan uzaklaştırma cezası aldığını hatırlatan Gökçe Çiçek Kösedağı, “Devrimci öğrencilere saldıran, onları yaralayan kişiler X-Ray cihazından serbestçe geçiyordu. Bu durumu eleştirmek istedim. Cezası bu oldu” diye konuştu.

“TALEPLERİMİZİ İLETMEK İSTİYORUZ”

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya’ya taleplerini iletmek istediklerini vurgulayan Gökçe Çiçek Kösedağı sözlerine şöyle devam etti:

"Göreve gelir gelmez ‘yumurta atmayın tweet atın’ diyen forum sayfası açıp belli konularda üniversitelilerin tartışmasına ve katılımına açan Gökhan Çetinsaya sanal alem açılımıyla demokrasi havariliği yapıyor. Oysa sanal alem dışında hakları için sokağa çıkan üniversitelilere randevu verilmiyor, öğrenciler toplantılara alınmıyor. Başkan bunlarla yetinmeyip her adımını çok dikkatli atıyor. Gerçekleştirilen toplantılar protesto ihtimalinin zayıf olduğu şehirlerde bir gün önceden duyurularak gerçekleştiriliyor. Merak ediyoruz. Çetinsaya neden bu kadar gizle kapaklı işler yapıyor? Bu kadar korktuğuna göre belli ki yine öğrenci düşmanı planları var hayata geçirmek istediği.”

Acıklama metninde ayrıca düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, polisin üniversitelerdeki varlığına son verilmesi istendi.

Kaynak: Aktifhaber


En son Ekim tarafından Pts Mar 08, 2010 11:26 pm tarihinde değiştirildi, toplam 9 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Pzr Ekm 11, 2009 11:40 pm    Mesaj konusu: Yasak sürüyor! (D)Uyuyor musunuz? Alıntıyla Cevap Gönder

Yasak sürüyor! (D)Uyuyor musunuz?
12 Ekim 2009
Anadolu Haber

Başörtüsü yasağı zulmü sürerken, zulme karşı verilen mücadele de aksamadan devam ediyor.İşte yurt çapında her hafta yapılan başörtüsü eylemlerinde bu haftadan ayrıntılar.

Ülke çapında bir çok ilde her hafta yapılan başörtüsüne özgürlük eylemleri bu hafta da devam etti. İşte bu haftadan bazı ayrıntılar:

Ankara

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu tarafından düzenlenen başörtüsüne özgürlük eylemi 194. haftasına girdi.

Basın açıklamasının tam metni:

Gönlümüz isterdi ki Türkiye'de insan hakları ihlâlleri olmasın; insanların inançlarına, düşüncelerine, yaşama haklarına, eğitim haklarına saygı gösterilsin. Devlet insan haklarının teminatı olsun. Ancak ne yazık ki ülkemizde yıllardır yasaklar sürmekte, insan hakları devlet eliyle ihlâl edilmektedir.

Halkımız askerî vesayet sisteminin baskısını her geçen gün daha çok hissetmekte ve bunalmaktadır. Bizler askerlerin siyasete müdahale etmesinden ve tüm ülkeyi "biri bizi gözetliyor evine" çevirmesinden son derece rahatsızız. Son olarak askerin "Millî Güvenlik Dersi" hocaları vasıtasıyla eğitim kurumlarında yaptığı fişlemeleri öğrenmiş bulunuyoruz. Askerler halkı kategorize etme hakkını kimden ve nereden almaktadır? Yoksa orduya bu yetki anayasayla verilmiştir de bizim mi haberimiz yok… Askerin siyasetten elini çekmesini, tüm ülkeyi kışlaya çevirmekten vazgeçip aslî görevine dönmesini bekliyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Belçika'daki ilk ve orta dereceli okullardaki başörtüsü yasağından bahsetmiştik. Yasak kararı "Belçika Hıristiyan Öğretmenler Sendikası" tarafından iptal istemiyle Danıştay'a götürüldü. Sendika yöneticisinin başvuru gerekçesini açıklayan ifadeleri bizdeki yasak savunucularını utandıracak niteliktedir. Diyor ki: "Hiçbir öğretmen başörtüsü takan öğrencinin bunu baskı altında kaldığı için yaptığını düşünmüyor. Bize göre başörtüsü dinî inancın gereği. Bu nedenle Danıştay'a gittik. Bizce başörtüsü yasağı inanç özgürlüğü ile çelişiyor." Bu açıklamayı; ülkemizde kızların başını örtmelerini ipe sapa gelmez nedenlerle açıklamaya çalışanlara ithaf ediyoruz. Üzerine basa basa söylüyoruz ki, başörtüsü takmak yalnızca inancımızın gereğidir.

Yüreğimizi yaralayan bir olayı Avusturya'da yaşamıştık. İki kız öğrenci başörtülü kız arkadaşlarının başörtüsünü yakma girişiminde bulunmuşlardı. Olaya el koyan yetkililer bu vahim olayın sorumlularını cezalandırdılar. Bu iki öğrenci disiplin cezası alarak okuldan uzaklaştırılmış ve haklarında adlî takibatın başlayacağı bildirilmiştir.

Bunlara benzer bir olay da geçen hafta ülkemizde yaşanmıştır. Denizlinin Çivril İlçesi, Gürpınar Belediyesi nikâh memuru başörtüsünün altına taktığı boneden -yanlış anlamadınız- tekrar söylüyorum boneden dolayı çiftin nikâhını kıymamıştır. CHP'li Gürpınar Belediye Başkanı ise bu durumu "devrim kanunlarına aykırı olduğu" gerekçesiyle savunmuştur. Maalesef bizim devrim kanunlarımız ülkemizin onca büyük meselesi dururken bir kadının başındaki bonesiyle uğraşmaktadır. Sunduğumuz bu iki fotoğrafın takdirini sizlere bırakıyoruz. CHP'nin açılımlarının ise ne kadar yapay, dönemsel ve halkı kandırmaya yönelik olduğunu görüyoruz.

28 Eylül 2009 tarihinde Diyarbakır'ın Lice İlçesi Şenlikköy Mezrasında hayvanlarını otlatırken parçalanarak hayatını kaybeden küçük Ceylan'ın ölüm nedeni hakkında yetkililer hala tatmin edici bir açıklama yapmamışlardır. İnsan hakları örgütlerinin incelemeleri sonucunda olayda devlet yetkililerinin sorumluluğunun olduğu ve bazı görevlilerin de görevlerini ihmal ettiği belirlenmiştir. Oysa yaşama hakkı Türkiye'nin de altında imzası bulunan pek çok insan hakları metni ile teminat altına alınmıştır. Yetkililer bir an önce sorumluları tespit ederek yargı önüne çıkarmalıdır. Aksi takdirde her an başına ne geleceğini kestiremeyen insanların devlete güveni sarsılacaktır. Ayrıca olayın zamanlamasına dikkat çekiyoruz. Acaba halkların kardeşliğini istemeyen, gerilim ortamlarından medet umanların yeni bir provakasyonu ile mi karşı karşıyayız?

Hükümetin ortaya koyduğu ve hiç kimsenin ortak olmak istemediği "Demokratik Açılım", "Ekonomik Açılım" v.b. açılımların tartışıldığı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak sözlerinin her kesim tarafından dillendirildiği şu ortamda asıl biz bir açılım bekliyoruz. İnanç ve düşünce önündeki tüm engellerin kaldırıldığı, insan hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmadığı BİR AÇILIM değilse, bütün açılımlar kısır kalır, toplumun bütün kesimlerini kucaklamayan açılımlar ise halktan destek bulamayacaktır. Bu nedenle hükümeti parçacı değil, bütüncül bir yaklaşıma davet ediyoruz.

Devlet bu açılımlarla halkı ile yeniden barışmayı, kucaklaşmayı amaçlıyorsa bizler hazırız, başörtüsü mağduru pek çok kızımız da hazır bekliyor, böyle bir açılımı istiyor ve daima destekliyoruz.

Konya

109. kez toplanan Konya İnanç Özgürlükleri Platformunun bu haftadaki gündem maddesi Siyonistlerin saldırısına uğrayan Mescid- i Aksa’ydı. Platform üyeleri ellerinde Filistin‘deki dramı ifade eden çeşitli pankart, afiş ve Filistin bayraklarıyla alanı doldururken platform adına açıklamayı Mevlüt DOĞAN yaptı.

Mevlüt Doğan açıklamasında Siyonist fanatiklerin bu girişiminin asıl amacının Mescid-i Aksa'yı yıkmak olduğunu ifade ederek bundan önce fanatik Siyonistlerce Mescid-i Aksa'ya karşı gerçekleştirilmiş saldırıları örnek gösterdi. Doğan açıklamasının sonunda İslam ümmetini duyarlı olmaya çağırdı.

Doğan'ın açıklamasının tam metni:

Rahman, Rahim Allah'ın adıyla

Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren o Allah, yücedir. Gerçekten o, işitendir, görendir. (İsra Suresi 1. Ayet)

Sevgili dostlar, değerli basın mensupları;

Gökler ağlıyor, yerler ağlıyor! Azab melekleri yeryüzüne ha indi ha inecek… Bir utancı yaşıyoruz. Allah'ın çevresini mübarek kıldığı Mescid-i Aksa'mız, İlk kıblegahımız, kuşatma altında. Lanetli kavmin en lanetlileri olan fanatikler, mübarek Mescidimizi kirletme azminde. Eli öpülesi az sayıda genç bir topluluk ise açlıktan ölmek pahasına Mescid-i Aksa'yı savunuyorlar. Giriş ve çıkışları tamamen kapatan Siyonist askerler, içeriye yiyecek içecek ve tıbbi malzemenin geçişine engel olarak, bu aşırı Siyonistlere yardımcı oluyorlar.

Aslında biz, bu filmi daha önce de izlemiştik. Bu yaşanan dramın benzerlerini, daha önce de tekrar tekrar yaşamıştık. Bu lanetli topluluğun, hain ve sinsi taktiklerinde hiçbir değişim olmadı. 21 Ağustos 1969'da Mescid-i Aksa'mızı yakmışlardı. Denis Ruhan adlı fanatik bir yahudinin yaptığı kundaklamada Mescid'in minberi yanmış, kubbesi ve kıble duvarları tahrib olmuştu. Sonrasında birçok taciz ve saldırılara maruz kalan mescit, en kanlı saldırıyı, 1990'da yaşadı. Tarihe Kudüs katliamı olarak geçen 30 Filistinlinin katledildiği, 800 kadarının yaralandığı kanlı olayların başlangıç sebebi, fanatik bir grup yahudinin Mescid'i işgale girişmesiydi. Siyonist İsrail asker ve polisi bu fanatik Yahudilere destek vererek, mübarek mescidi savunan kardeşlerimizi katletmiştir.

Yukarıda belirttiğimiz gibi, bu filmi tekrar izlemekteyiz. Bu lanetli topluluğun haddi bildirilmez ise bu filmi izlemeye daha çok devam ederiz. Onlar bu hain ve sinsi tavırlarını bırakmaya niyetli değiller. Çünkü onların asıl amacı: Mescidi istila edip, onu bir şekilde yıkmak. Ve altında olduğunu iddia ettikleri Süleyman mabedini yeniden inşa etmek. Bunun için askerleriyle, polisleriyle, siyasetçileriyle, bürokratlarıyla ne gerekiyorsa yapacaklar.

Dünya, yaşanan bu duruma müdahale etmezse, 1990'daki katliamın bir benzeri daha yaşanacak. Çünkü Siyonist güvenlik birimleri olayların yatışması için hiçbir önlem almıyor. Dahası olayları başlatan ve bu raddeye getiren fanatik Yahudilerin sırtını kollamakta, Müslümanların Mescide girişine engel olarak mescidin içindeki direniş hattını zayıflatma çabası içerisinde.

İ.K.Ö'den ve Müslüman ülkelerden beklenen, bu olayda inisiyatif almasıdır. Amerika'nın ve Avrupa'nın işaretine ihtiyaç yoktur. Bilakis Filistin'in kanlı tarihini onlar yazmışlardır. Nobel barış ödülünün adaylarından birinin de Şimon Peres olması, onların barıştan ne anladıklarını göstermektedir. Askerleri Pakistan'da, Afganistan'da, Irak'ta ve Filipinler'de katliam yapan Obama'nın bu ödülü almış olması, Onların barış anlayışlarının ne olduğunu daha da güzel ifade etmektedir. Müslüman topluma düşen görev, dost ve düşmanlarını iyi tanımasıdır. Hatta düşmanlarının dostlarını da iyi bilmelidir. Tarih tekerrürden ibaret değildir. Geçmiş olaylardan ibret alınmak suretiyle, bugün yaşanan drama bir son verilebilir.

Mescid-i Aksa'nın işgali tamir edilemez ve telafi edilemez sonuçlar doğuracaktır. Müslümanlar olası bir işgalin akabinde kendilerine ağlama duvarları edinmek zorunda kalacaklardır. ''Eyvah!'' demeden ''Biz ne yaptık?'' pişmanlığında bulunmadan bir an önce bu gafletten uyanmalı, kıblemize sahip çıkmalıyız. Unutmayalım ki kıblesi işgal edilmiş bir ümmetin üzerinden zillet eksik olmayacaktır. Kudüs izzetimiz, Mescid-i Aksa şerefimizdir. Direniş ve direnişin önderleri yolumuzun kutup yıldızlarıdır.

BUGÜN GÜNLERDEN KUDÜS VE EVLERİMİZDİR MESCİD-İ AKSA

HAYKIRIYORUZ / SELAHADDİNİN GELİŞİ YAKINDIR!

Esaretin ve zulmün olmadığı, anne feryatlarının duyulmadığı, gözyaşlarının akmadığı bir dünyada yaşama ve Özgür Kudüs'e kavuşma dileği ile hepinizi 110. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah'a emanet ederiz.

Akyazı

Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu’nun düzenlemiş olduğu başörtüsüne özgürlük eylemi 140. haftasına girdi. Basın açıklamasını platform adına Burhan Çimşit okudu.

Basın açıklamasının tam metni:

Anayasal hiçbir dayanağı bulunmayan başörtüsü yasağı son günlerde akıl almaz uygulamalarla işkenceye dönüştü.

Başı zorbalıkla açtırılan ödüllü mimar Sinem GÜRÇOLAK, Denizli'de Başörtülü fotoğrafı olduğu için belediye tarafından nikahı kıyılmayan Cennet GÜNGÖR, Eskişehir'de 69 yaşındaki Fatma ARDUŞ adlı hasta teyzenin başı örtülü olduğu için muayene edilmeyerek acı çekmeye terk edilmesi son günlerdeki işkencelerin akıl almaz boyutlara ulaştığının göstergesidir.

Milletin değerlerini hiçe sayarak, onları en temel haklardan mahrum bırakarak barışı sağlayamazsınız. Millet inançlarını özgürce yaşamaktan başka sizden bir şey istemiyor.

Kuran Kurslarının önündeki yaş sınırı engeli kaldırılmamıştır, yasak devam etmektedir. Kuran eğitimi almak 12 yaşını bitirenlere uygun görülmektedir. Biz isteyen ailelerin çocuklarına istediği yaşta Kuran eğitimini verme hakları olduğunu söylüyoruz. Devlet Bakan'ının "Kuran eğitiminin önündeki engel kaldırılacak" açıklamasının arkasında durmasını bekliyoruz.

Camilerdeki mahyaların ideolojik amaçlarla kullanılmasını uygun bulmuyoruz.

28 Eylül 2009 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesinin Şerlik köyünde hayvanlarını otlatan 14 yaşındaki Ceylan ÖNKOL öldürüldü. Kim, kimler niçin bu çocuğu katlettiler. Sorumlular derhal bulunup hak ettikleri cezaya çarptırılmalıdır.

Fanatik Yahudiler 3-9 Ekim'de Kisakot bayramını bahane ederek Mescid-i Aksa'yı işgal için düzenledikleri baskına karşı 700 Filistinli mücahit genç direnerek Siyonistlerin oyununu boşa çıkardılar. Hiçbir insaf sahibi insan, hiçbir Müslüman bu zulüme seyirci kalmayacaktır. Filistinli gençler sahipsiz değildir. Mescidi Aksa sahipsiz değildir. Biz Türkiye deki Müslümanlar Mescidi Aksanın savunmasına varız. Siyonistler emellerine hiçbir zaman ulaşamayacaklardır.

Dünyadaki ve ülkemizdeki baskılar, zulümler, engeller tamamen son buluncaya kadar mücadelemiz devam edecektir.

Gelecek hafta Cumartesi Saat 12.30'da buluşmak üzere Allaha emanet olun.

12 Ekim 2009
Adana'da 4 Araba Kundaklandı
Adana'da Beyazevler Mahallesi'nde ve Mithatpaşa Mahallesi'nde 4 araç kundaklandı. Farklı mahallelerde de 3 araca benzin döküldüğü belirlendi.
Adana'da 4 aracın kundaklandığı bildirildi.

Alınan bilgiye göre, sabaha karşı Beyazevler Mahallesi'nde bazı araçların yandığını gören vatandaşlar durumu polise bildirdi.

Ekipler olay yerine gelerek çevre güvenliği alırken, haber verilen itfaiye ise benzin dökülerek yakıldığı belirlenen 3 araçtaki yangını söndürdü. Olayda 01 FY 444, 01 NR 020 ve 01 UU 347 plakalı araçlar zarar gördü.

Ekipler, aynı saatlerde Mithatpaşa Mahallesi'nde de 01 S 2556 plakalı servis minibüsünün yine benzin dökülerek yakıldığını belirledi.

Öte yandan, farklı mahallelerde de 3 araca benzin döküldüğü tespit edildi
aktifhaber

Kütahya'da 'Başörtüsüne Özgürlük' için yürüdüler

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Kütahya Şubesince, her cumartesi günü düzenlenmesine karar verilen "Başörtüsüne Özgürlük" eylemlerinin ilki gerçekleştirildi. Zafer Meydanı'ndaki belediye binası önünde toplanan, aralarında başörtülü kadınların da bulunduğu bir grup dernek üyesi, "Uyuma, başörtüne sahip çık", "Herkese adalet, başörtüsüne özgürlük" sloganı attı. 17.10.2009 KÜTAHYA netgazete

Kudüs'ü kurtarmak için uçak kaçırmış
Mısır Havayolları'nın İstanbul-Kahire seferini yapan uçağını dün kaçırma girişiminde bulunan Sudanlı yolcunun "Kudüs'ü kurtarmak için" böyle bir girişimde bulunduğu bildirildi. 22.10.2009 haber101

Terörü protesto için kendini yaktı
İstanbul, Maltepe Emniyet Müdürlüğü önüne gelen bir adam terörü protesto etmek için üzerine benzin döküp, kendini yaktı. Polis ekipleri alevler içinde kalan vatandaşı, yangın söndürme tüpü ile söndürmeye çalıştı. Ölümle burun buruna gelen protestocu, kendini süs havuza atarak kurtuldu. 23.10.2009 İSTANBUL netgazete

Cuma namazında PKK protestosu
Samsun'da bir grup esnaf, cuma namazı sırasında iş yerlerine astığı Türk bayrakları altında namaz kılarak, terör örgütü PKK üyelerinin teslim olması sonrasında yaşananlara karşı sessiz protestoda bulundu. Türkiye'nin birlik ve beraberliğinin önemli olduğunu ve şehitlere saygı gösterilmesini isteyen iş yeri sahipleri, "Terör örgütü üyelerinin kahraman gibi karşılanmasını içimize sindiremiyoruz" diye konuştu. 23.10.2009 EDİRNE netgazete

Dağdan inişe bombalı protesto
23.10.2009

Karaman'da boynuna Atatürk'ün resmini asmış 50 yaşlarındaki bir kişi, Aktekke Camii'nin yanında üzerinde bomba olduğunu söyleyerek, Kuzey Irak'tan gelen PKK terör örgütü mensuplarının teslim olması sırasında yaşananlara tepki gösterdi netgazete

Elazığ'ın en işlek caddesinde açılım arbedesi
Elazığ'da Demokratik Toplum Partisi'ne (DTP) üye bir grup ile karşıt görüşlüler arasında gerilimli anlar yaşandı. Tartışmaya müdahale eden polis ekipleri, olayları büyümeden önledi. Öğle saatlerinde 1. Harput Caddesi'nde bir araya gelen 15 kişilik DTP'li grup, gelinen süreci değerlendirmek için basın açıklaması okumak istedi. 20 kişilik karşıt bir grup, basın açıklamasını protesto etti, kısa süreli arbede çıktı. Polislerin olaya müdahale etmesi ile grup dağıtıldı. Dağılan grup, kısa bir süre sonra daha fazla sayıda kişiyle gelerek basın açıklamasının yapıldığı alana yöneldi. Emniyet ekiplerinin yoğun mücadelesi sonucu grup, Elazığ'ın en işlek caddesi olan Gazi Caddesi'nde tekbirler ve sloganlar eşliğinde yürümeye başladı. 24.10.2009 ELÂZIĞ netgazete

Kızlara laf atanları, PKK'lı diye linç edeceklerdi
Çeltik hasadında çalışmak için Van'dan Edirne'nin İpsala ilçesine gelen 4 işçi, kızlara laf attı. Olayı gören bir genç ile işçiler arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine, işçiler köyün gencini bıçakladı. Ayaklanan belde halkı, işçileri linç etmek istedi. Köy camiine sığınan 4 işçiyi linç etmek için camiin etrafını saran köylüleri imam güçlükle ikna etti, jandarmaya haber verdi. Jandarma, köylüleri yatıştıramayınca caminin etrafını kuşatma altına aldı ve öğle saatlerinde camiye sığınan işçileri akşam saatlerinde camiden çıkartarak İpsala ilçesindeki jandarma karakoluna götürdü. 24.10.2009 EDİRNE netgazete

Türkiye'de gerilim artıyor
25 Ekim 2009
Anadolu Haber

Geçen hafta Türkiye'ye giriş yapan 34 kişinin karşılanış biçimi Türkiye'nin pek çok yerinde sert tepkilere neden oldu.

Dün 10 ayrı ile çoğu Şehit Aileleri Derneği'nin öncülüğünde etkinlikler yapıldı. Hemen her eylemde yaşanan sürecin yarattığı hassasiyet çok net bir biçimde görüldü. İşte dün yaşanan o eylemler:

Elazığ:

Elazığ'da Demokratik Toplum Partisi(DTP)'ne üye bir grup ile karşıt görüşlüler arasında gerilimli anlar yaşandı. Tartışmaya müdahale eden polis ekipleri, olayları büyümeden önledi.

Öğle saatlerinde 1. Harput Caddesi'nde bir araya gelen 15 kişilik DTP'li grup, gelinen süreci değerlendirmek için basın açıklaması yapmak istedi. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı basın açıklaması sırasında yaklaşık 20 kişilik karşıt bir grup, basın açıklamasını protesto etti. Polisler olaya müdahale etmek isterken kısa süreli arbede yaşandı.

Polislerin olaya müdahale etmesi ile grup dağıtıldı. Dağılan grup, kısa bir süre sonra daha fazla sayıda kişiyle gelerek basın açıklamasının yapıldığı alana yöneldi. Emniyet ekiplerinin yoğun mücadelesi sonucu bozkurt işaretleri yapan grup, Elazığ'ın en işlek caddesi olan Gazi Caddesi'nde tekbirler ve sloganlar eşliğinde yürümeye başladı. Hükümeti protesto eden grup, Öğretmenevi önündeki Atatürk Anıtı'nın olduğu yere doğru yürüdü.

Niğde:

Niğde'de Ülkü Ocakları'na mensup bir grup, geçen hafta Türkiye'ye teslim olan PKK'lıların karşılanması sırasında yaşanan sahneleri protesto etti.

Niğde Şefik Soyer Meydanı'nda toplanan yüzlerce kişi, Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü. Burada yapılan basın açıklamasının ardından bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın resmi bulunan temsili maket yakıldı. Kalabalık açıklamaların ardından sloganlar atarak, Derbent Şehit Mezarlığı'na kadar yürüdü. Yürüyüşe katılan şehit yakınlarından bazıları, burada demokratik açılıma karşı olduklarını ifade etti.

Konya:

Konya'da bir araya gelen şehit aileleri, PKK terör örgütü üyelerinin dağdan zafer kazanmış edasıyla indirilmesine tepki gösterdi. Şehit Aileleri Derneği Konya Şube Başkanı Cafer Çelik, "Üzerlerinde dağdaki giydikleri PKK üniformaları, mağrur ve zafer kazanmış kumandan edasıyla dağdan geldiler." dedi.

Şehit Aileleri Derneği Konya Şubesi'nde bir araya gelen yaklaşık 50 aile, teröristlerin kahraman gibi karşılanmasına isyan etti. Demokratik açılımın gerçek yüzünü gösterdiğini savunan şehit anneleri, PKK'ya destek verenleri lanetledi.

Adana:

Şehit ailelerinin teslim olan 34 terör örgütü üyesinin "tavrı" ve "karşılanış biçimine" tepkileri sürüyor. PKK'lı teröristlerin dönüşünün "şova" dönüştürülmesi şehit yakınlarının acısını tazeledi.

Adana Şehit Aileleri Malulleri Yardımlaşma Derneği üyeleri düzenledikleri basın toplantısında "öfkelerini" gözyaşları şeklinde dışa vurdu. Dernek Başkanı Emine Kunt, davul-zurna eşliğinde DTP'nin şovuna çevirtilen törenle teröristlerin karşılanması ve sanki hiç suçları yokmuş gibi salıverilmelerinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Trabzon:

Trabzon'daki şehit ve gazi aileleri, demokratik açılım sürecinde teslim olan 34 PKK terör örgütü üyesinin serbest bırakılmaları ve kahraman gibi karşılanmalarına tepki gösterdi.

Süreci ve sonrasında yaşananları protesto etmek için Ortahisar Mahallesi'nde toplanan çok sayıda şehit ve gazi yakını ile vatandaşlar, Türk bayrakları, şehit fotoğrafları ve değişik yazıların yer aldığı dövizlerle Atatürk alanına kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında "Şehitler ölmez vatan bölünmez", "Trabzon uyuma şehidine sahip çık, "Meclis'te PKK istemiyoruz" gibi sloganlar atan şehit ailelerine, çevredeki vatandaşlar da alkışlarla destek verdi. Uzunsokak boyunca devam eden yürüyüş, Atatürk alanındaki Meydan Parkı'nda sona erdi. Grup burada da hükümete ve teröre yönelik tepkilerini dile getiren sloganlar atmaya devam etti.

İzmir:

Kuzey Irak'ta bulunan PKK terör örgütü kamplarından ayrılarak Habur sınır kapısından Türkiye'ye gelen 34 kişinin karşılanması ve sonrasında yaşanan olaylara tepki gösteren şehit aileleri, Ankara'ya gitmeye hazırlanıyor. Çeşitli illerdeki derneklerin temsilcileri, salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) önünde bir araya gelecek. Şehit yakınları, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'le görüşmek istiyor. İzmir Şehit Aileleri İnsan Hakları ve Yardımlaşma Derneği'nden bir heyet de Ankara'ya giderek son dönemdeki gelişmelerle ilgili tepkiyi dile getirecek.

Osmaniye:

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde, şehit aileleri ve gaziler, terör örgütü PKK üyelerinin teslim olması sürecinde yaşananları düzenledikleri basın toplantısıyla protesto etti.

Kadirli Terör Mağdurları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Battal Işıkbol, dernek binasında şehit aileleriyle yaptığı basın açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk askerine karşı mücadele verenlerin kahraman olarak karşılanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Kayseri:

Kayseri Tabip Odası Yönetim Kurulu, yaptığı yazılı açıklamada, son zamanlarda Türkiye'nin gündemini yoğun bir şekilde meşgul eden ve içeriği henüz netlik kazanmamış olan ''Demokratik Açılım'' sürecinin, bir sonraki adımının ne olacağının merak edilerek izlendiğini belirtti.

Söz konusu sürecin, PKK kampından gelen 34 teröristin karşılanmasında yaşananlarla son derece endişe verici bir boyut kazandığı ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: ''Terör örgütüne vatan toprakları üzerinde mihmandarlık eden siyasi parti milletvekillerini ve yandaşlarını nefretle kınıyor ve ilgilileri bu trajediye son vermeye davet ediyoruz.''

Düzce:

Harp Malülü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Düzce Şubesi üyeleri, teslim olanların davul zurnayla karşılanmasına tepki gösterdi

Dernek üyeleri adına konuşan, Gabar Dağı'nda 1999 yılında çıkan çatışma sonucu şehit olan Ünal Taşpınar'ın babası Kadir Taşpınar, ''PKK'lıların karşılanması sırasında açılan bez parçaları ve bebek katili posterleri bizleri üzdü'' dedi.

Oğlunun teskeresine 2 ay kala şehit düştüğünü ifade eden Taşpınar, ''Gece uykum yok gündüz neşem yok. Biz de duygu kalmadı. Benim hayallerim ve düşlerim vardı. Oğluma düğün dernek yapacaktım. Benim düşlerimi PKK aldı. Bu sebeple Düzce'de devleti temsil eden valimize madalyamı teslim etmek istiyorum'' diye konuştu.

Balıkesir:

Terör örgütü PKK üyelerinin teslim olması sırasında yaşananlar, Balıkesir'de şehit aileleri, gaziler ve yakınları tarafından protesto edildi. Toplu Taşıma Merkezi önünde toplanan Balıkesir Şehit Aileleri Malulleri Yardımlaşma Derneği üyeleri, ellerinde Türk bayrakları taşırken şehit ve gazi yakınları da madalya yerine siyah kurdele taktı. Protesto yürüyüşüne MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, Balıkesir İl Başkanı Mehmet Duran, Kamu Sen İl Başkanı Hüseyin Yurdakul, şehit yakınları, gaziler ile vatandaşlar katıldı.

Grup, Balıkesir Garnizon Şehitliği'ne kadar ellerinde Türk bayrakları ve şehit resimleriyle yürürken, "Ne Mutlu Türküm Diyene", "Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez", "Hükümet İstifa", "Kahrolsun PKK", "İşbirlikçi AKP", "PKK Dışarı" şeklinde sloganlar attı.

İzmir:

Habur Sınır Kapısı'ndan 34 PKK terör örgütü mensubunun Türk makamlarına teslim olması ve sonrasında yaşanan olaylar, Alperen Ocakları tarafından İzmir'de protesto edildi. Alperen Ocakları İzmir Şubesi üyeleri, yürüyüş yaparak AK Parti İl Başkanlığı binası önüne siyah çelenk koydu.

Alperen Ocakları'nın Basmane semtinde bulunan binası önünde toplanan üyeler, Türk bayrakları ve terör örgütünü protesto eden dövizler eşliğinde Fevzipaşa Bulvarı'nda yürüyüş yaptı. Bir süre trafiği de aksatan grup, ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' ve terör örgütü aleyhine çeşitli sloganlar eşliğinde yürüdü. AK Parti İl Başkanlığı önüne ulaşan grup adına açıklama yapan Alperen Ocakları İzmir Şube Başkanı Tarık Aykanat, terörün bitirilmesine katkı sağlayacak mantıklı her sürece olumlu yaklaştıklarını söyledi.

Adana:

Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Adana'da, PKK'lı teröristlerin Türkiye'ye gelişi sırasında yaşananları protesto etmek içih "milli uyanış yürüyüşü" düzenledi.

Osman Pamukoğlu'nun genel başkanı olduğu partiye mensup yaklaşık 200 kişilik grup, Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu önünde toplandı. HEPAR üyelerine şehit yakınları da destek verdi. Ellerindeki bayrak ve pankartlar eşliğinde slogan atarak Mustafa Kemalpaşa Bulvarı'ndan yürüyerek İstasyon Meydanı'na gelen protestocular, sık sık hükümet ve PKK aleyhine sloganlar attı. Yürüyüşe şehitlerinin fotoğrafları ve Türk bayraklarıyla katılan şehit yakınları ise PKK'ların teslimi sırasında yaşananlara tepki gösterdi. Zaman zaman gözyaşlarını tutamayan şehit yakınları, "Senin yol haritanı biz çizdik İmralı'da öleceksin" yazılı afiş ve pankartlarla eylem yaptı. Uzun bir yürüyüşün ardından istasyon meydanına gelen partililer, "Meclis'te PKK istemiyoruz, Kahrolsun PKK, Şehitler ölmez vatan bölünmez, Hükümet şaşırma sabrımızı taşırma" şeklinde slogan attı.

Uşak:

Uşak'ta şehit aileleri, gazi ve yakınları, PKK'lıların teslim alınma sürecini protesto etti. Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Uşak Şubesi önünde toplanan grup, ellerindeki Türk bayrakları, şehit fotoğrafları ve pankartlarla Uşak Valiliği önünde basın açıklaması yapmak istedi. Polis izin vermeyince grup Tiritoğlu Parkı'na geçti. Yürüyüş sırasında terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ın kartondan yapılmış maketi yakıldı.

Eylemde ayrıca "Şehitler ölmez", "Vatan toprağı kutsaldır, satılamaz", "Uşak uyuma, şehidine sahip çık" gibi sloganlar atıldı. Grubu provoke etmek isteyen bir başka grup ise eylem için verilen süreyi eleştirerek, "Neden yarım saat müsaade ettiler? PKK'ya saatlerce eylem imkânı veriyorlar. Onlara gelince kapılar sonuna kadar açılıyor. Buradan dağılanlar haindir. Şehitlerimizi istiyoruz." dedi.
cafesiyaset

Göstermelik Beden Eğitimi dersine protesto
Erzurum Atatürk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın beden eğitimi ile spor derslerini seçmeli ve tek ders saatine indirmesini protesto etti. 03.11.2009 ERZURUM netgazete

YUMURTALI PROTESTO'YA UĞRADI

4 Kasım 2009 15:16
Karadeniz'deki temaslarına devam eden İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy, dün gittiği Rize'de Belediye Başkanı tarafından aldığı eleştirilerin ardından, bugün de Trabzon'da öğrencilerin yumurtalı protestosuna uğradı. Bu arada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Rize Belediye Başkanı'nı arayarak olayla ilgili bilgi aldığı öğrenildi
KTÜ Rektörlüğü'nü ziyaret etmek isteyen Levy, rektörlük binası önünde, KTÜ Öğrenci Kolektifi üyesi yaklaşık 20 öğrenci tarafından protesto edildi.

Araçtan inmeyen Levy'nin aracına yumurta atan öğrenciler, araya giren korumalar ve özel güvenlik elemanlarınca yatıştırılmaya çalışıldı.

Sakinleşmeyen öğrencilerin tepkisi sürünce, Levy rektörlüğe giremeden üniversiteden ayrıldı.

Olay yerinde oturma eylemi yapan öğrenciler, dağılmaları yönündeki talebi yerine getirmeyince, çevik kuvvet polisleri müdahalede bulundu ve öğrencileri gözaltına aldı.

Başkanı ziyarette de eleştirildi

Levy, dün de Rize'de AK Partili Belediye Başkanı Halil Bakırcı'nın eleştirilerine maruz kalmıştı. Kendisini ziyarete gelen elçiye, "İsrail'in yayılmacı politikası var olduğu sürece Türk halkının İsrail'e bakışı pek değişmez. İsrail'in komşularına bakışını değiştirmeli" diyen Bakırcı, Levy ülkesini savununca eleştirilerini sürdürmüştü. Levy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, tavır nedeniyle hayal kırıklığına uğradığını söylemişti. HABERİN DETAYI

Başbakan Bakırcı'yı aradı

Olayın basına yansıması üzerine Başbakan Erdoğan Bakırcı'yı arayarak diyalogu sordu. Bakırcı, "İfadelerim karşılıklı sohbet sırasında gelişti. Hazırlıklı ve planlı değildi" dedi.

Bakırcı: "Koruma makam odasındaydı"

Bakırcı, görüşme sırasında Büyükelçi'nin İsrailli korumasının makam odasına girdiğini de belirtti. Bakırcı buna tepki göstererek, "Türk polis korumaları makam odasının giriş kapısında bekledi. Ama İsrailli koruma odaya girdi, ayakta bekledi. Nerede görülmüş böyle bir davranış? Bu nezaketsizliktir" dedi.
haber10

05 Kasım 2009
Üniversitelilerden YÖK Protestosu
İstanbul'da bir grup üniversite öğrencisi, Yüksek Öğretim Kurulu'nu protesto etti.
Beşiktaş çarşı içerisinde sloganlar atarak yürüyen öğrenciler, Beşiktaş Meydanı'nda yaptıkları basın açıklaması ile YÖK'ün kaldırılmasını istedi. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı gösteri, basın açıklamasının ardından öğrencilerin dağılması ile olaysız sona erdi.

Kendilerini Gençlik Muhalefeti olarak tanıtan yaklaşık 40 kişilik grup, YÖK'ü protesto etmek için Beşiktaş Çarşı Caddesi girişinde toplandı. 'AKP'nin YÖK'ünü kazıyacağız' yazılı büyük bir pankart açan öğrenciler, çarşı içine doğru yürüyüşe geçti.

Ellerinde, 'Katil polis üniversitelerden defol? Polis idare işbirliğine son? Sermaye defol üniversiteler bizimdir' yazılı dövizler taşıyan grup, yürüyüş boyunca 'YÖK kalkacak polis gidecek üniversiteler bizimle özgürleşecek, Parasız bilimsel anadilde eğitim, Soruşturmalar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz, İsyan devrim özgürlük, Ferman devletinse üniversiteler bizimdir' sloganları attı.

Beşiktaş Meydanı'nda grup adına basın açıklaması yapan Ekin Kara, geleceklerinin tehdit altında olduğunu söyledi. Kara, yüz binlerce üniversitelinin, üniversitelerde devlet kurumları tarafından oluşturulan baskın mekanizmalarının boyunduruğu altında bulunduğunu öne sürerek, AK Parti hükümetinin üniversiteleri ve geleceklerini teslim almak istediğini iddia etti.

YÖK zihniyetini üniversitelerde istemediklerini kaydeden Kara, 6 Kasım'da bütün öğrencileri YÖK'ü protesto için Beyazıt Meydanı'na davet etti. Grup, basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.
aktifhaber

(YÖK) kuruluşunu protesto
6 Kasım 2009
BOLU'da, Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde, Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) kuruluşunu protesto eden öğrenciler, YÖK Başkanı Prof.Dr. Yusuf Ziya Özcan rolünü oynayan öğrenciyi temsilen döve döve öldürdü
Üniversitenin Gölköy kampusunda Eğitim Fakültesi önünde toplanan yaklaşık 50 öğrenci, ‘Üniversitelerimizi AKP’ye ve YÖK’e teslim etmeyeceğiz’ yazılı pankart açıp, ‘Üniversiteler bizimdir bizim olacak’, ‘AKP üniversiteden defol’ sloganları atarak yürüyüş yaptı.

Basın açıklamasının okunacağı alanda başka bir öğrenci grubunun, YÖK'ü protesto etmesi üzerine fakültenin önünde bekleyen öğrenciler, çimenlik alana geçerek skeçlerle YÖK’ü protesto etti. Şarkılar söyleyip ıslıklarla, YÖK’ü protesto eden öğrencilerden biri temsili olarak YÖK Başkanı Prof.Dr. Özcan’ı canlandıran öğrenci ile harç ve yurt paralarının fazla olması nedeniyle tartıştı. Daha sonra öğrencinin yanına gelen arkadaşları bağırıp çağıran temsili YÖK Başkanı'na saldırıp, senorya gereği döve döve öldürdü.

Basın açıklamasını okuyan öğrenci, bir ayağını yerde yatan temsili YÖK Başkanı'nın üzerine koyarak basın açıklamasını okudu
haber10

07 Kasım 2009 16:33
YÖK'ü Protesto Mitingi
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) YÖK'ü protesto mitingi düzenledi

Bazı sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin de destek verdiği miting için katılımcılar, Ankara Üniversitesinin Cebeci Kampüsünde toplandı. Katılımcılar, “Ferman YÖK'ünse üniversiteler bizimdir”, “Asla yalnız yürümeyecekler”, “Savaşa değil, eğitime bütçe”, “Eşit, parasız ana dilde eğitim” sloganları atarak, Kolej Meydanı'na yürüdü. Katılımcılar, oluşturulan güvenlik noktasında aramadan geçirildikten sonra meydana alındı.

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, burada yaptığı konuşmada, YÖK'ün, 12 Eylül ürünü olduğunu ve bu yüzden “bilimsel ve özerk eğitimin üzerinden bir silindir gibi geçtiğini” savundu.

YÖK'ün, üniversiteleri şirketleştirdiğini ve sermayenin parçası haline getirdiğini iddia eden Kılıç, eğitimin, ticari kuruluşların gölgesi altında yapıldığını öne sürdü.

YÖK'ün, eğitim bilimcilerin ve emekçilerin de düşmanı olduğunu ifade eden Kılıç, üniversitelerin, çalışanlar açısından da ucuz ücretlerle neoliberal sistemin bir parçası haline getirildiğini savundu. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'la birlikte üniversitelerde kadrolaşmanın başladığını da iddia eden Kılıç, her ile üniversite projesinin, alt yapısız, bilimden uzak ve kadrolaşmaların parçası olduğunu ileri sürdü.
Kılıç, YÖK mevzuatının, sorgulayan ve araştıran öğrenci ve öğretim görevlilerini engellediğini belirterek, “YÖK'ün disiplin sistemi, özgür düşünceyi ve eğitimi ortadan kaldırmıştır” görüşünü dile getirdi.

Miting platformundan yapılan ortak açıklamada ise üniversitelerde sermayelerin hakimiyetinin giderek arttığı, bilimsel eğitimden uzaklaşıldığı savunuldu.

Mitingin sonunda “Kutup Yıldızı” adlı grup konser verdi. Katılımcılar, müzik eşliğinde halay çekti.
aktifhaber

Otobüse molotof kokteyli
İSTANBUL 10 Kasım 2009

İstanbul Küçükçekmece’de dersaneden çıkıp, Kanarya’daki evine dönmek için önceki akşam yola çıkan Serap Eser’in (17) bindiği otobüs, 19.40 sıralarında Yeni Söğütlüçeşme Yolu’ndaki Papatya Durağı’na yanaştı.

Bu sırada ortaya çıkan 5-6 kişilik grup, otobüse molotof kokteyli attı. Otobüsten inme niyetiyle aracın arka kapısına yaklaşan Eser de molotof patlayınca, alevler arasında kaldı. Eser’e ilk müdahale, kızını karşılamak için durakta bekleyen baba Zübeyr Eser ile görgü tanıkları tarafından yapıldı. Saldırıya ilişkin açıklama yapan baba Zübeyr Eser, “Yetkililere defalarca ‘Burayı ışıklandırın ya da bu durağı kaldırın’ dedik. Kimse bizi dinlemedi. Bu tip saldırılar burada çok oluyor” dedi.
Hürriyet

Memurlar, hükümetin cenazesini kaldırdı
Türkiye Kamu-Sen İstanbul Teşkilatı, kamu çalışanlarının grevli ve toplu sözleşmeli sendikal haklarının verilmesi gerekçesiyle Taksim'de yürüyüş düzenledi. Eylemde, Taksim Meydanı'nda toplanan yaklaşık 100 kişilik grup, İstiklal Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Üzerine imam kıyafeti giyen bir kişi önden yürürken, arkasından gelen grup ise üzerinde "hükümet" yazan tabutu taşıdı. Basın açıklamasının ardından temsili olarak hükümetin cenaze namazı kılındı. 11.11.2009 İSTANBUL netgazete

Köylüler, eşekleriyle 'baraj' protestosunda
Sinop'un Saraydüzü ilçesinde köyleri baraj altında kalacak olan köylüler eylem yaptı. Eşekleri ve traktörleri ile eyleme katılan köylüler devletin kendilerine sahip çıkmasını istedi. Genci-yaşlısı, kadını-erkeğiyle meydana toplanan vatandaşlar adına basın açıklamasını okuyan Mehmet Yıldız, 40 yıldır kamulaştırma tehdidi altında olduklarını belirterek, devletten yardım beklediklerini söyledi. 11.11.2009 SİNOP netgazete

Adana Ülkü Ocakları binasında patlama
Adana'da, Ülkü Ocakları il temsilciliğinin bulunduğu binada patlama meydana geldi. Olayda, binada hasar meydana gelirken yaralanan olmadığı bildirildi. Patlama, ikinci kattaki Ülkü Ocaklarında, Berkan Uğurlu Akan ve Numan Tutar'ın bulunduğu sırada oldu. Yetkililer, Ülkü Ocaklarına gelen kişinin bulunmasına çalışıldığını bildirdiler. 11.11.2009 ADANA netgazete

Kamyonet dolusu balı yola döktüler
Adana Arı Yetiştiricileri Birliği üyesi yaklaşık 10 kişilik bir grup, Adana Garı'nın önünde toplanarak bal fiyatlarının düşüklüğünü protesto etti. Başkan Ahmet Turan Otlu, arıcıların dağ başında aç susuz kalarak bal ürettiğini ancak bu yıl balın para etmediğini söyledi. Otlu, firmaların 1 kilogram balı 4-5 TL'den aldığını belirterek, "Firmalar bizden 4-5 TL'ye alıp 25 TL'ye satıyor. Bu yüzden arkadaşlarımız da balını satamadı. Bu yıl balımız elimizde kaldı" dedi. Konuşmaların ardından bir kamyonet üzerinde getirilen ballar kavanozların içinden tek tek yola döküldü. 11.11.2009 ADANA netgazete

Memur-işçi, Beyoğlu'nda tabut taşıdı
Kamu-Sen üyelerinden oluşan yaklaşık bin kişilik grup, öğlen saatlerinde İstiklal Caddesi üzerinde toplandı. Ellerinde davullar bulunan işçiler, daha sonra toplu halde Galatasaray Meydanı'na yürüyüşe geçti. Bazı işçiler davul çalarken, bir grup işçi de tabut taşıdı. İçerisinde, elinde simit bulunan bir işçinin oturduğu tabut, işçilerin omuzlarında ilginç bir görüntü oluşturdu. 21.11.2009 İSTANBUL netgazete

22 Kasım 2009
BBP'ne Bombalı Saldırı

Büyük Birlik Partisi Ümraniye İlçe Binası'nın dış kapısına akşam saatlerinde ses bombası bırakıldı.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Ümraniye İlçe Binası'nın dış kapısına akşam saatlerinde ses bombası bırakıldı. Büyük bir gürültüyle patlayan bomba nedeniyle binada maddi hasar meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, olay saat 18.30 sıralarında meydana geldi. Parti binasının dış kapısına bırakılan paket büyük bir gürültüyle patladı. Parti görevlilerinin binada bulunduğu sırada meydana gelen patlama nedeniyle ölen ya da yaralanan olmazken, binanın kapısında ve duvarlarında maddi hasar meydana geldi.
aktifhaber

Metrobüs zammına 'Çüş' dediler
23 Kasım 2009

Mecidiyeköy de toplanan Özgür Açılım Platformu ve çeşitli üniversitelerde öğrenim gören bir grup öğrenci, metrobüs taşıma ücretlerine yapılan zamları böyle protesto etti.

Mecidiyeköy Metrobüs Durakları girişinde 11.00 sıralarında toplanan Özgür Açılım Platformu ve İstanbul, Marmara, Bilgi ve Boğaziçi Üniversitelerinde öğrenim gören yaklaşık 150 kişilik Grup metrobüs taşıma ücretlerine yapılan zamları protesto etmek amacıyla toplandı. Grup "Zamma hayır", "İETT 'Biz insanın sabrını taşı(rı)yoruz" yazılı pankart ve "Metroçüş", "Korsan Metrobüse evet", "Zambüs yüzde 33", "Bize hangi belediye baksın", "İBB bize bisiklet al", "İstanbul 2010 zam başkenti", "One minutes", "Kadir babanın bir çiftliği var", "Tamamen duyusal" şeklinde dövizler açtılar. Grup ayrıca, "İETT zamları geri alınsın", "Direne direne kazanacağız", "Metrobüse zam yapan eller kırılsın", "Zamlara karşı omuz omuza" sloganları attılar.

Öğrenciler adına iki basın açıklaması okundu. İlk basın açıklamasını; Boğaziçi, Marmara ve İstanbul Üniversiteli öğrenciler adına, Marmara Üniversitesi öğrencisi Havva Nur Tekin yaptı.

Tekin, 'Sevgili Metrobüs' başlıklı mektup şeklinde yazılmış basın açıklamasında şunları okudu:
"Seninle tanışalı bir seneden fazla oldu. İlk karşılaşmamızda çok heyecanlanmıştık. Ama bugün bu durakta şu soruyu soruyoruz kendimize: gitmek mi zor kalmak mı zor. Çünkü seni yola sokan, Sögütlüçeşmelere kadar götüren Kadir baban, bir hafta önce aramıza tamamen duygusal bir engel koydu. Çok borcu olduğu söylenen belediye halka hizmeti, senede iki kez boğazda trilyonluk havai fişek gösterileri yapmak, yüzünü senede sadece 3 ay gördüğümüz milyonlarca lale ekmek olduğunu mi sanıyor? Vatandaşın boğaz ve lale keyfinin faturası hergün niye okula gitmek zorunda kalanlara kesiliyor? 16 Kasım'da uygulamaya konan, sen sevgili metrobüsün bedelini neredeyse iki katına çıkaran, üstüne üstlük utanmadan öğrencinin tek dayanağı olan aylık akbilin kontörünü düşüren kararını protesto ediyoruz. Eğer bu karar geri çekilmezse, sana veda etmek zorunda kalacağız. Bu durumda bizi senden mahrum bırakan belediyeden metrobüs yolunda kullanmak üzere 750 bin bisiklet talep ediyoruz"

İkinci basın açıklamasını; Özgür Açılım Öğrenci Platformu adına Bilgi Üniversitesi öğrencisi Kevser Çakır yaptı. Toplu taşıma araçlarına geçen Haziran ayında zam yapıldığını hatırlatarak, 5 ay sonra yeniden yapılan zam ile İstanbul’un ulaşımı için can damarı haline gelmiş Metrobüsde ücretin 2 TL olduğuna dikkat çeken Çakır, ‘Yapılan zamlar dolayısıyla zam oranı bir yıl içinde yüzde 55′i geçmiştir’ dedi.

‘Halk aleyhine insafsız bir sonuçtur’

Enflasyon oranının yüzde 5 olduğu bir dönemde bu zam oranının fahiş ve halk aleyhine ortaya çıkarılan insafsızca bir sonuç olduğunun altını çizen Çakır, ‘İBB insaflı olacaksa, önerimiz şudur: zamları geri alsın! Yok, insafsızlığı kendine yakıştırıyorsa, fazla değil biraz daha gayretle insafsızlığın dibini bulabilir ve metrobüsü, taksibüse çevirebilir. Böylesi daha kazançlı olacaktır!’ Öğrenciler olarak ‘bu insafsızca zamları’ kınıyoruz’ dedi. Çakır, ‘Kriz döneminde yaşıyor olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyoruz. Yaşanan bu haksızlığa inancımız gereği karşı duruyoruz. Müslüman öğrenciler olarak bu zamları kınıyoruz. Yaşanan bu haksızlığa inancımız gereği karşıyız. İnsanca bir yaşam ve adalet için bu şehrin insanlarının sırtına vurulan haksız zamları kabul etmeyeceğiz’ diye konuştu.

Açıklamanın ardından öğrenciler sloganlar eşliğinde pankart ve dövizleri metobüs durağına bırakarak eylemlerine son verdi.
timeturk

YARIN 2,5 MİLYON MEMUR SOKAKTA

24 Kasım 2009
Kamu-Sen ve KESK’in çağrısıyla yarın 5 konfederasyona bağlı çalışan yaklaşık 2.5 milyon memur, ‘uyarı grevi’ne çıkacak. Trenlerin çalışmayacağı, acil servisler dışında sağlık hizmetlerinin verilmeyeceği grev sırasında eğitim de aksayacak. Kendi çocuğunu okula göndermeyen memurlar, eyleme destek için diğer velilerden de çocuklarını okula göndermemelerini istediler.
SAYISI 2.5 milyonu bulan kamu çalışanları, yarın bir günlük iş bırakma eylemi yapacak. Kamu-Sen ve KESK’in çağrısıyla gerçekleştirilecek ‘uyarı grevi’ nedeniyle yarın eğitim, sağlık ve maliye gibi kamu hizmetlerinde aksamalar yaşanabilecek. Türkiye Kamu-Sen ve KESK’in yanı sıra Birleşik Kamu-İş, BASK ve HAKSEN üyelerinin de katılacağı eylem nedeniyle vatandaştan anlayış ve destek bekleyen memur, hükümetin dikkatini yüzde ‘2.5 artı 2.5’luk zamdan grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkına kadar pek çok sıkıntıya çekmeyi amaçlıyor. Bu arada kendi çocuğunu okula göndermeme kararı alan memur, diğer velilerden de bu yolla destek istiyor.

Tedbirinizi alın

Memur sendikaları yarın trenlerin çalışmayacağını, acil servisler dışında sağlık hizmeti verilmeyeceği uyarısında bulunurken, vatandaştan eylemi destekleyecek biçimde tedbirini almasını istedi. KESK Genel Başkanı Sami Evren, “25 Kasım’da kamuda hizmet üretmeyeceğiz. Kamu çalışanlarının vatandaşlara nitelikli hizmet üretebilmeleri bu grevin gerekli” derken, şu açıklamayı yaptı: “Türkiye’de çalışma yaşamının demokratik olmadığını ifade ederek, çünkü çalışanların toplu pazarlık hakkının bulunmadığını, var olanların da bu hakkı sınırlı sayıda kullanabildiğini belirtirken, vatandaşlardan bu ‘uyarı grevi’ için destek istedi.

Çocukları göndermeyin

Vergi dairelerinin çalışmayacağını, trenlerin duracağını ve uçakların da rötar yapacağını dile getiren Evren, ‘uyarı grevi’yle gerçekleştirilecek bu demokratik tepkiyi iktidarın anlaması gerektiğini kaydetti. Evren, “Yurttaşların 25 Kasım’da bizim eylemimizi destekleyecek biçimde tedbirlerini almalarında fayda var diye düşünüyoruz. Biz o gün sokaklarda, alanlarda, iş yerlerinde grevde olacağız. Türkiye’de o gün emek ve demokrasi adına çok güçlü bir rüzgar esecek” derken, acil sağlık sorunu olmayanların hastanelere gitmemelerini, velilerin o gün çocuklarını okula göndermemelerini talep etti.

Yüzde 5’i sendikalı

Türkiye’deki çalışma yaşamının demokratikleşmesinin istediklerini de belirten Evren, şunları söyledi: “Bir ülkede çalışanların yüzde 5-6’ının sendikalı olmasının o ülkede demokrasinin ‘defolu’ olduğunu gösterir. Grev ve toplu pazarlık hakkının olmadığı bir örgütlülükle sendikaların üyelerinin hakkını koruyamıyor. Bu uyarı grevi, grev ve toplu pazarlık hakkı için yapılıyor. Türkiye’nin kamu çalışanlarına toplu pazarlık hakkını kullandırmadığı için tazminat bile ödedi.

DİSK ve Türk-İş’ten eyleme destek geldi

MEMUR-Sen dışındaki 5 memur konfederasyonunun katılımı ile gerçekleşecek olan ‘uyarı grevi’ne işçi konfederasyonları Türk-İş ve DİSK’ten destek geldi. Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipler Birliği’nin de (TTB) aralarında bulunduğu örgütler de destek veriyor. Çiftçi Sendikaları ile Eczacılar Birliği temsilcileri de destekleyeceklerini kaydetti. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de “Bu uyarı eylemine DİSK olarak tam destek veriyoruz” dedi.

Hekimler de eyleme destek verecek

TTB Başkanı Günçay Gürsoy, hekimlerin de eyleme destek vereceklerini açıklarken, acil konular dışında hastanelere başvurulmamasını istedi. Gürsoy, 25 Kasım’da hastanelerde domuz gribiyle ilgili sağlık hizmetlerinin, aşılamanın devam edeceğini de ifade ederek, ayrıca acil ve yoğun bakım servislerinde de hizmetlerin aksamayacağını belirtti.
haber10

ABD harp gemisi USS Higgins'e, papuç fırlattılar

Bodrum Liman'ını ziyaret eden Amerikan "USS Higgins" savaş gemisini protesto eden bir grup, "Yankee kapı dışarı" yazılı pankartla gemi yanaşma iskelesinde toplanarak, "Yankee go home" şeklinde slogan atarak geminin limandan ayrılmasını istedi. Protestocu grup adına konuşan Ayhan Karahan, Daha önce Irak'ta 3 kez görev yapan bu gemi İsrail'den ülkemize geldi. Bu işgal ordusunun elinde Iraklı çocukların kanı var." dedi. Karahan, daha sonra yanında getirdiği bir çift ayakkabıyı protestocu grup adına liman girişinde nöbet tutan ABD askerinlerinin bulunduğu bölgeye fırlattı. 26.11.2009 BODRUM netgazete

PKK yandaşları belediye otobüsü yaktı
29 Kasım 2009 Sultanbeyli'de toplanan bir grup , yoldan geçen belediye otobüsüne molotof kokteyli ile saldırdı. Kullanılamaz hale gelen otobüsteki yolcular son anda canlarını kurtarabildiler..
Yolcuları alev alan otobüsten son anda tahliye ettiğini belirten araç sürücüsü, "Canımızı zor kurtardık" dedi.

Edinilen bilgiye göre, Hamidiye Mahallesi Antalya Caddesi üzerinde toplanan bir grup terör örgütü sempatizanı, yoldan geçen 131 No'lu Sultanbeyli/Ümraniye arasında sefer yapan belediye otobüsüne saldırdı. Hareket halinde iken atılan taşlarla önce camları kırılan otobüse, ardından Molotof kokteyli atıldı. Saldırı sonucu otobüs bir anda alev aldı. Saldırganlar ise olay yerinden yaya olarak kaçtı. Araç sürücüsü Abdullah Ü., saldırının ardından otobüsün kapıları açarak yolcuların tahliye edilmesini sağladı. haber7

Bir kundaklama haberi de Adana'dan
30 Kasım 2009 Adana'da bir kargo firmasına ait park halindeki araç kundaklandı.
Merkez Seyhan ilçesi Uçak Mahallesi 43132 Sokakta park halindeki bir kargo şirketine ait 34 FE 6429 plakalı kamyonet, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce üzerine yanıcı madde dökülerek ateşe verildi. haber7

30 Kasım 2009
PTT Şubesine Molotoflu Saldırı
Başakşehir'de, bölücü örgüt PKK yandaşları PTT şubesine molotof kokteylli attı.
Güvercintepe Mahallesi Osmanlı Caddesi'nde toplanan maskeli bir grup, PKK ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar atarak yürüyüşe geçti. Caddede bulunan PTT şubesine molotof kokteylleri atan grup, polisin gelmesiyle ara sokaklara kaçtı.
aktifhaber

01 Aralık 2009
Göstericiler, kendilerine müdahale eden polis ekiplerine molotof kokteyli attı.
Akşam saatlerinde Ataşehir Mustafa Kemal Mahallesi'nde toplanan yaklaşık 20 kişi, ellerinde molotof kokteylleriyle 3001. Cadde üzerinde gösteri düzenledi. Yüzlerini kumaş parçaları ve bezlerle kapatan eylemciler, cadde üzerine molotof kokteylleri attı. Polis, göstericileri panzerle su sıkarak dağıtmaya çalıştı. Ara sokaklara kaçan göstericiler, daha sonra polise ekiplerine molotof kokteylleri ile saldırdı.

Göstericilerin attığı molotof kokteylleri, isabet ettikleri iş yerlerinde yangın çıkmasına sebep oldu. Alevleri polis panzerleri söndürmeye çalıştı. Yangını söndürmekte yetersiz kalan güvenlik güçleri, olay yerine itfaiye ekiplerini çağırdı.

Türk nükleer karşıtlarından Japonya uyarısı
13 Mart 2011
Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyesi bir grup, Japonya'daki 8,9'luk depremin ardından yaşanan nükleer santral tehlikesine dikkati çekerek, Türkiye'de yapılması planlanan nükleer santrallerin durdurulmasını istedi.

Taksim Tramvay Durağı önünde toplanan platform üyeleri adına basın açıklaması yapan Erhan Karaçay, Japonya'daki deprem ve tsunami felaketlerinde yakınlarını kaybedenlere başsağlığı dileyerek, nükleer tehditle karşı karşıya gelen Japon halkıyla dayanışma içinde olduklarını söyledi.

Karaçay, Fukuşima, Tokai ve Onagawa nükleer santrallerinde faaliyet gösteren yedi reaktörün, deprem anında kapatılmasına karşın, tsunaminin, Fukuşima reaktörleri soğutma sistemlerinin durmasına sebep olduğunu ve 1. reaktörde patlama gerçekleştiğini kaydetti.

Japonya'da yaşanan felaketin, Türkiye'de yapılması planlanan nükleer santrallerin de nasıl bir tehlike taşıyacağını gözler önüne serdiğini kaydeden Karaçay, fay hattına yakın Akkuyu'da nükleer santral kurulması ısrarını anlamanın mümkün olmadığını ve tüm nükleer santral planlarına bir son verilmesi gerektiğini belirtti. haber10

Kamer Genç'e Yumurtalı Protesto

29 Temmuz 2011
Tunceli'nin Ovacık ilçesindeki festivalin açılışında konuşan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'e yumurtalı protesto yapıldı.
Tunceli Belediyesi tarafından bu yıl 11'incisi düzenlenen ''Munzur Kültür ve Doğa Festivali'' kapsamında Ovacık ilçesinde konser etkinliği düzenledi.

Programa katılan Milletvekili Genç, Hükümet Meydanında düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, kendisini de Hüseyin Aygün'ü de milletvekili seçtikleri için teşekkür ederek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun selamını getirdiğini söyledi.

Bu sırada, festivale katılanlardan üç kişilik bir grup, ellerindeki yumurtaları Kamer Genç'in üzerine atarak, protesto etti. Üzeri yumurta olan Genç, güvenlik görevlilerinin gruba müdahale etmesi üzerine, ''Bırakın, müdahale etmeyin. Onlar yumurta atmakla beni yıldıramazlar'' dedi.
aktifhaber

Boğaziçi öğrencileri Starbucks'ı işgal etti
07/12/2011



Boğaziçi Üniversitesinde açılan Starbucks öğrenciler tarafından işgal edildi. Öğrenciler, geceyi de Starbucks'ta geçirdi

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, üniversitede açılan Starbucks'ı işgal etti. Boğaziçi Üniversitesi'nin Güney Kampüse Starbucks açılmasına izin vermesi, öğrenciler tarafından protesto edildi. Öğrenciler yaptıkları yürüyüşün ardından kafeyi işgal etti. öğrenciler çalışmayı durdururken evlerinden getirdikleri yiyecekleri ve içecekleri masalara koyarak eylem başlattı.

ÜNİVERSİTE PAZAR HALİNE GELDİ

Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüsünde bulunan kütüphane önünde toplanan öğrenciler, önce rektörlük binasına yürüdü. Rektörlüğün önünde yapılan açıklamada “Okulun küresel şirketlere açılmasıyla birlikte kampüs çokuluslu firmaların ticari faaliyetlerini yürütebildiği bir pazar haline geldi” denildi.

Açıklamanın ardından Starbucks’a yürüyen öğrenciler, “Okulumuza yerleşiyoruz” sloganıyla yaptıkları yemekleri kafenin mutfağında dağıtmaya başladı. Müzikleriyle ve tartışmalarıyla Starbucks’ta kalmaya devam eden öğrencilere akademisyenler de destek verdi.
Milliyet
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Sal Arl 01, 2009 1:00 am    Mesaj konusu: Hakkâri'de PKK'lılar polise ve bankaya saldırdı Alıntıyla Cevap Gönder

Mersin Nükleer Karşıtı Platform aktivistleri, Akkuyu'ya nükleer santral yapılmak istenmesini protesto etti...
01.02.2013



Nükleer santrallere karşı aylardır eylem yapan ve Çamlıbel'de Akkuyu NGS Elektrik Şirketi tarafından açılan Akkuyu NGS Toplum Bilgilendirme Merkezi'nin kapatılmasını isteyen Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) aktivistleri, Taş Bina önünde biraraya geldi. "Nükleere inat yaşasın hayat", "Nükleere karşı çık, hayata sahip çık", "Kanser bürosu Çamlıbel'den defol" sloganları atarak, Akkuyu NGS Toplum Bilgilendirme Merkezi'nin önüne yürüdü. Burada NKP adına açıklama yapan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İl Başkanı Osman Yılmaz, sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde nükleer santrallere karşı çıktıklarını belirtti. Hükümeti ve bürokratik karar mercilerini nükleer santral yapmaktan vazgeçmeye çağıran Yılmaz, Mersin'de nükleer santral yapılmasına asla izin vermeyeceklerini dile getirdi.

'Enerjiye değil ölüme karşıyız'

Güneş, rüzgar ve dalga gibi alternatif enerji kaynaklarının maliyetinin daha az olduğunu ve daha güvenli olduğunu söyleyen Yılmaz, bunun da nükleer enerji yapmakta ısrar edenler tarafından da iyi bilindiğini ifade etti. Meselenin enerji olmadığını dile getiren Yılmaz, hükümetin ve Rusya devletinin bu konudaki ısrarının, amacın nükleer silah olduğunu ifşa ettiğini dile getirdi. Muhataplarının hükümet olduğunu ve enerjiye karşı olmadıklarının altını çizen Yılmaz, "Hükümet, kıblesini akla ve insanlığa çevirmeli. Bizler, enerjiye değil, silaha, savaşa, yıkıma ve ölüme karşı olduğumuz için buradayız" dedi.
http://www.istanbulgercegi.com/

Kadınlardan başörtüsü yasağına parmaklıklı eylem
Başkentte, Abdi İpekçi Parkında "başört üsü yasağını" protesto eden kadınlar, maket hapisten parmaklıklar kırılarak çıkarıldı. Dünya Demokrasi Hareketi "Özgürlük Platformu" üyelerinin bulunduğu grup, Çanakkale'de "Dur Yolcu" yazılı tepenin fotoğrafının bulunduğu ve yazının "Dur Başörtüsü" olarak değiştirildiği dövizlerle Sıhhiye'deki parkta toplandı. 30.10.2010 ANKARA netgazete

Hakkâri'de PKK'lılar polise ve bankaya saldırdı
Sabah saatlerinde kepenklerin açılmadığı Yüksekova ilçesinde, PKK'nın kuruluş yıldönümü ve Öcalan'ın cezaevi koşullarına dikkat çekmek amacıyla çarşı merkezinde toplanan grup, slogan atarak protesto eylemi yaptı. Ateşlerin yakıldığı ve Öcalan lehine sloganların atıldığı gösteride yürüyüşe geçen grup, ara sokaklarda polise taş ve molotof kokteyli ile saldırmaya başladı. Olaylar sırasında bir polis aracı ve bir banka şubesine molotofkokteyli atıldığı bildirildi. 30.11.2009 haber101

PKK yandaşları İzmir'de belediye otobüsüne saldırdı..
01 Aralık 2009
İzmir'in Bayraklı ilçesi Onur Mahallesi'nde bir belediye otobüsüne taşlı ve molotof kokteylli saldırı düzenlendi. Otobüsün son durağına doğru gittiği sırada yaşanan saldırıda ölen ve yaralanan olmazken, otobüste büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Olayı gerçekleştiren ve 40-50 kişi oldukları belirtilen saldırganlar ise olay yerinden kaçtı.
aktifhaber

Mersin'de Polis Aracı Yakıldı
PKK yandaşları, Mersin'de çevik kuvvete ait bir midibüse molotof kokteyli ile saldırdı..
01 Aralık 2009
Mersin'de terör örgütü yandaşları tarafından atılan molotof kokteyli ile bir polis otosu yandı. Olayda 2 Çevik Kuvvet polisi yaralandı.

Kandil'den Gelen PKK'lılar Miting Yaptı
Terör örgütü elebaşı Öcalan'ın çağrısı üzerine Türkiye'ye gelen PKK'lılar, Hakkari'de miting yaptı.
01 Aralık 2009
Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine Ekim ayında Türkiye'ye gelen PKK'lılar Hakkari'ye geldi.

Belediye Başkanı Dr. Fadıl Bedirhanoğlu'nu makamında ziyaret eden grup, daha sonra DTP tarafından düzenlenen 'Barış Mitingi'ne katıldı.

Burada bir konuşma yapan Elif Uludağ, İmralı'da yatmakta olan Öcalan'ın cezaevi koşullarının kötüleştirildiğini savundu.

Mitinge katılanlar, daha sonra mahalle aralarına barikat kurarak polise saldırdı. Güvenlik güçleri, gruba biber gazı ile müdahale etti.
aktifhaber

Danıştay Kararına Beyazıd Protestosu
04 Aralık 2009
Danıştay'ı yüzlerce öğrenci ile sivil toplum kuruluşu protesto etti.

Danıştay’ın meslek liselerindeki katsayı adaletsizliğini destekleyen kararını protesto etmek için binlerce kişi Beyazıt’ta İstanbul Üniversitesi önünde toplandı. MAZLUMDER İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen protestoya çok sayıda sivil toplum kuruluşu, gazeteci-yazarlar, meslek lisesi ve İmam Hatip Lisesi öğrencileri ile velileri ve basın mensupları katıldı.

İlk olarak konuşma yapan gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak Danıştay’ın bu kararının Türk Silahlı Kuvvetlerinin dayatmasıyla alındığını söyleyerek, “Karar, juristokratik bir darbedir. Bugün yargıçlar cuntasıyla karşı karşıyayız. Karar, 28 Şubat’ın devam ettiğinin bir göstergesidir” dedi.

Dilipak’ın ardından Güngören Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Şeymanur Berk konuşma yaparak “Eşitlik ve adalet duygusunu zedeleyen bu karara boyun eğmeyeceğiz. Siz set çekseniz de, biz okusak da okumasak da değerlerimizle dimdik ayakta durmayı öğrendik” dedi. Şeymanur’dan sonra söz alan 2007 ÖSS Türkiye 4.’sü Abdulkerim Buğra Şimşek ise ÖSS’deki başarısına rağmen 14 bininci sıralardaki öğrencilerle aynı statüye koyulduğunu ve üniversiteye gidemediğini belirterek bu durumun adil olmadığını söyledi. Sultanahmet Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi Abdullah Hendek ise konuşmasında herkes ile eşit şartlarda öğrenim görmek istediklerini söyledi.

Öğrencilerin konuşmlarının ardından MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir bir basın açıklaması yaptı. Gökdemir açıklamada Türkiye’de yüksek yargının tarafsız karar vermediğini belirterek nihai kararın YÖK işlemin iptali şeklinde olması halinde, kararın mer’i mevzuata aykırı olacağı gibi uluslararası sözleşmelerle korunan temel insan haklarına da aykırılık teşkil edeceğini söyledi. Av. Cihat Gökdemir “Fırsat eşitliği sunulmayarak eğitim hakları engellenen bu öğrenciler, psikolojik olarak yıprandıkları gibi geleceklerini belirleme hakları da ellerinden alınmıştır. MAZLUMDER olarak, öğrencilerin haklarına sahip çıkmalarını ve Danıştay 8. Dairesinde görülmekte olan davaya müdahil olma talebinde bulunmaları için çağrıda bulunuyoruz” diyerek MAZLUMDER’in Danıştay’ın hak ve özgürlüklerden yana karar vermesini beklediğini belirtti.

Protesto “Katsayı zulmünü lanetliyoruz”, “Eğitim hakkımız engellenemez”, “Cübbeli darbeye artık son”, “Darbeci Baro Hesap Verecek” sloganları ile son buldu.

Basın Açıklaması Metni

Danıştay, Yürütmeyi Değil Hukuku Durduruyor!

İstanbul Barosunun görev alanının dışına çıkarak, YÖK’ün, katsayı eşitsizliğini ortadan kaldıran işleminin iptali istemiyle açmış olduğu davada Danıştay 8. Dairesinin vermiş olduğu 'yürütmenin durdurulması' kararı bu ülkede yüksek yargının tarafsız karar vermediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Hukuki olmadığı gibi kanuni bir dayanağı da olmayan hatta Anayasa'ya aykırı olan söz konusu kararın Danıştay 8. Dairesinin daha önce verdiği “Katsayı belirleme ve sınav sistemini değiştirme yetkisi YÖK’tedir' şeklindeki kararlarıyla çelişmesi de Danıştay’ın hukuki değil siyasi bir karar verdiğinin göstergesidir.

Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in 98'de YÖK'e gönderdiği “katsayı uygulamasına geçilmesi” talimatı ile getirilen katsayı uygulamasının 10 yıl sonra YÖK tarafından kaldırılması üzerine, basına yansıyan belgelere göre yine Genelkurmay 2. Başkanı’na danışıldığı ifade edilmektedir. İstihbarat Başkanlığı tarafından Genelkurmay 2. Başkanı’na gönderildiği iddia edilen değerlendirme yazısında, "Düzenlemenin iptali istemiyle açılan davanın ve gelişmelerin takip edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir" ifadesine yer verilmiştir.

Danıştay, Diyarbakır Barosunun “Radyo ve Televizyon Yayınlarının Dili Hakkında Yönetmelik”in bazı maddelerinin iptali istemiyle açtığı davayı “baronun, iptali istenen işlem ile menfaat ilişkisi olmadığından dava açma ehliyeti bulunmadığı” gerekçesi ile reddederken İstanbul Barosunun “katsayı eşitsizliğini ortadan kaldıran YÖK işleminin iptali” istemiyle açtığı davada İstanbul Barosunun dava ehliyeti olduğuna karar vererek kendiyle çelişmiştir. Bu çelişki Danıştay’ın meşruiyetini nereden aldığı sorusunu akla getirmektedir.

Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararını, İstanbul Barosunun Başkanının “eşitlik ancak eşit insanlar arasında olur” sözünde hemfikir oldukları şeklinde okumak da mümkündür. Nihai kararın YÖK işlemin iptali şeklinde olması halinde, kararın mer’i mevzuata aykırı olacağı gibi uluslararası sözleşmelerle korunan temel insan haklarına da aykırılık teşkil edeceği açıktır.

Bugüne dek milyonlarca gencin “eğitim ve çalışma hakkını” ihlal eden 'Meslek liselilere farklı katsayı uygulaması'; aynı sorulara, aynı cevapları vermelerine rağmen sırf meslek lisesi öğrencisi oldukları için daha az puan alarak kendi ülkelerinde eşitsizliğe maruz bırakılmalarına neden olmuştur. Fırsat eşitliği sunulmayarak eğitim hakları engellenen bu öğrenciler, psikolojik olarak yıprandıkları gibi geleceklerini belirleme hakları da ellerinden alınmıştır.

MAZLUMDER olarak, öğrencilerin haklarına sahip çıkmalarını ve Danıştay 8. Dairesinde görülmekte olan davaya müdahil olma talebinde bulunmaları için çağrıda bulunuyoruz.

MAZLUMDER, sosyal devletin görevinin, vatandaşlarına ayrımcı uygulamalarda bulunmak değil, genel olarak 'adil ve eşit davranmak, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak' olduğunu; baroların görevinin ise ayrımcı uygulamalara destek vermek değil, insan hakları ve özgürlüklerin alanını genişletmek, bu çerçevede eğitimde fırsat eşitliğini destekleyici çalışmalar yapmak olduğunu hatırlatarak Danıştay’ın hak ve özgürlüklerden yana karar vermesini beklediğini kamuoyu ile paylaşmaktadır.

MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı
Av. Cihat GÖKDEMİR

Van'da Danıştay Protesto Edildi
YÖK'ün üniversitelere girişte katsayı farkını kaldıran düzenlemesinin Danıştay tarafından iptal edilmesine tepkiler dinmek bilmiyor.
05 Aralık 2009
Van'da bir araya gelen sivil toplum kuruluşları Danıştay'ı protesto etti. Van Hak ve Özgürlükler Platformu, Danıştay'ın kat sayı kararına yaptığı basın açıklamasıyla tepki gösterdi. Açıklamada, başörtüsü yasağı, katsayı zulmü, terör ve etnik çatışmaların arkasında çeşitli devlet kurumlarının içine sızmış olan Ergenekon yapılanmasının rolü olduğu Kafes Eylem Planı ile açıkça ortaya çıktığı vurgulandı. Memur-Sen Van İl Temsilciği, Mazlum-Der, Anadolu Gençlik Derneği, Gökkuşağı, Umut-Der gibi çok sayıda sivil toplum örgütünün bir araya gelerek 4 yıl önce kurduğu Van hak ve Özgürlükler Platformu (VAHÖP) 146. basın açıklamasını yaptı.

Cumhuriyet Caddesi'nde yapılan basın açıklamasına katılanlar, 'Ne Danıştay, Ne Genelkurmay Kafesler bizi yıldıramaz', 'Cuntaya Hayır, Eğitime Özgürlük', 'Darbeci Baro, Zorba Danıştay', 'Cübbeli darbe Düzenine son' pankartları açıldı.
Memur Sen Van Şubesi üyesi Mehmet Sena Ataş, yaptığı açıklamada, Kasım ayının son haftasında Danıştay kararı üniversite sınavlarında girişteki kat sayı ile ilgili aldığı kararla meslek lisesi mezunları ve öğrencilerine bayramı zehir ettiğini söyledi.

Danıştay'ın aynı dairesi Mart 2008'de meslek liselerine yönelik katsayının kaldırılması için açılan davada aldığı kararda 'Yükseköğretim kurumuna girecek öğrencilerin ne şekilde o kurumlara kabul edileceğiyle ilgili gerekçeler YÖK tarafından belirlenmektedir' hükmünü hatırlatan Ataş, aslında Danıştay, dört yıl önce de 'katsayı konusunda YÖK yetkilidir' kararı verdiğini hatırlattı.

Ataş, YÖK'ün 2010 için yaptığı katsayı düzenlemesinin iptali için açılacak davaların hukuk gereği ve mahkeme kararlarındaki bağlayıcılık gereği reddedilmesi beklendiğini belirterek, bu beklentilerin etkisiyle meslek liselerine kayıt oranı yüzde 40 arttığını kaydetti.

Ataş, "Ne var ki, Danıştay 8. dairesinin son kararı, yüz binlerce öğrenciyi yeniden belirsizliğe ve ümitsizliğe sevk etmiştir. Daha önce YÖK'ün katsayı uygulamasıyla ilgili şikâyetlere, 'bu bizim alanımıza girmiyor. YÖK'ün, katsayı uygulamasını istediği gibi yapabilir.' diyen Danıştay'ın bu kez yürütmeyi durdurma kararı alması hukuk mantığına aykırıdır. Bu kararın hukuki olmaktan ziyade siyasi olduğu aşikardır. Siyasi hesaplarla ülkenin geleceğiyle oynanması ve iktidar mücadelesinin öğrenciler üzerinden yapılıyor olması kabul edilemez" dedi.

Esasen Danıştay 8. dairesi, meslek liseleri ve katsayı ile ilgisi bulunmadığından İstanbul Barosu'nun dava dilekçesini reddetmesi gerektiğini ifade eden Ataş, çünkü İstanbul Barosu dava açma ehliyetine sahip olmadığını savundu. Eğitim hakkı ve bireylerin kendini geliştirme özgürlüğü anayasa ile de güvence altına alınan temel haklar arasında yer aldığını belirten Ataş, kararın Anayasanın güvence altına aldığı eşitlik ilkesine aykırı olduğunu vurguladı.

Üniversiteye girişte yaşanan katsayı tartışmaları 28 Şubat post-modern darbesinin mirası olduğunu hatırlatan Ataş, dönemin en etkili ismi olan Genelkurmay 2. Başkanı talimatıyla yine dönemin YÖK başkanı ve halen Ergenekon sanığı olan Kemal Gürüz tarafından sadece imam hatiplileri değil milyonlarca meslek liseliyi de mağdur edecek şekilde yürürlüğe konulduğunu kaydetti.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 8. Daire'nin yürütmeyi durdurma kararını kaldırarak kaosa ve hukuksuzluğa son vermesini isteyen Ataş, aksi takdirde insan hakları ve eğitimde fırsat eşitliğine aykırı olan katsayı zulmü, TBMM tarafından mutlaka önlenmesi gerektiğini söyledi.
Ataş, şunları söyledi: "Başörtüsü yasağı, katsayı zulmü, terör ve etnik çatışmaların arkasında çeşitli devlet kurumlarının içine sızmış olan Ergenekon yapılanmasının rolü olduğu Kafes Eylem Planı ile açıkça ortaya çıkmıştır. Bu tür yapılanmaların kökü kurutulmadıkça demokratikleşme ve insan haklarıyla ilgili hedeflere ulaşmak mümkün olmayacaktır. İnsan hakları ihlallerinin önlenebilmesi ancak güçlü ve bağımsız bir yargı sistemi ile mümkün olabilir. Bu yüzden yargı reformuna şiddetle ihtiyaç bulunmaktadır."
aktifhaber

Adanada Patlama
Adana'da bir dinlenme parkındaki çöp kutusuna bırakılan ses bombası, patladı.
06 Aralık 2009
Alınan bilgiye göre, merkez Seyhan ilçesi Mavi Bulvar ile Baraj Yolu'nun kesiştiği 7. durak civarındaki bir dinlenme parkındaki çöp kutusuna, ses bombası bırakıldı.

Ses bombasının patladığı parkın çevresinde bulunan vatandaşlar, büyük panik yaşadı. Olay yerine gelen polis ekipleri, yolu trafiğe kapattı. aktifhaber

Diyarbakır Karıştı 1 Öğrenci Öldü
Diyarbakır'da ise izinsiz gösterilerde ateş açılması sonucu yaralanan genç, kaldırıldığı hastanede öldü. Gösteri de DTP'li milletvekilleri de vardı.
06 Aralık 2009
Diyarbakır'da izinsiz gösteri yapmak isteyen gruba polis müdahale etti. Gösteri de DTP'li milletvekilleri de vardı. Diyarbakır'daki izinsiz gösterilerde ateş açılması sonucu yaralanan üniversiteli genç, kaldırıldığı hastanede öldü. İstanbul, Hakkari ve Ağrı'da yapılan gösterilerde de olaylar çıktı.

DTP Diyarbakır milletvekilleri Selahattin Demirtaş ve Aysel Tuğluk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve bazı DTP'li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu grup, DTP il binasının önünde bir araya geldi.

Polis, Koşuyolu mevkisine doğru yürüyüşe geçen grubu durdurarak, yürüyüşün yasal olmadığı uyarısında bulundu.

Polis ile milletvekillerinin görüşmesi sonucu grup, yürüyüş yapmaktan vazgeçerek basın açıklaması için DTP binasına geri döndü.

Dönüş sırasında gruptan bazı kişilerin havai fişek ve taş atması sonucu polis, biber gazı sıkarak müdahalede bulundu.

Gruptan bazı kişilerin Şanlıurfa yolundaki AK Parti İl Başkanlığı binasına taş atması sonucu, binada nöbet tutan bir polis yaralandı. Yaralı polis, hastaneye kaldırıldı.

ÜNİVERSİTELİ GENÇ ÖLDÜ

Diyarbakır'daki izinsiz gösterilerde ateş açılması sonucu yaralanan genç, kaldırıldığı hastanede öldü.

Edinilen bilgiye göre, terör örgütü elebaşının cezaevi koşullarını bahane ederek Bağlar ve Kayapınar ilçelerinde izinsiz gösteri yapan gruptan ilk belirlemelere göre 15 kişi gözaltına alındı. Zanlılar, Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine götürüldü.

Olaylar sırasında silahla vurularak yaralanan, Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğrencisi olduğu belirtilen Aydın Erdem (23), Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Bu arada, gösterilerde yaralanan polis memurunun tedavisinin Diyarbakır Devlet Hastanesinde sürdürüldüğü bildirildi.

AĞRI'DA 4 POLİS YARALI

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde dün yapılan, 28 kişinin gözaltına alındığı izinsiz gösteride 4 polis memurunun yaralandığı bildirildi.

Alınan bilgiye göre, dün DTP ilçe teşkilatı binasının önünde toplanan ve izinsiz yürüyüş yapmak isteyen gruptan 28 kişinin gözaltına alındığı izinsiz gösteride 4 polis memuru yaralandı.

Dün bazı esnafın olaylar nedeniyle kepenk kapattığı ilçede bugün de birçok esnafın iş yerini açmadığı gözlendi.

SULTANGAZİ'DE İZİNSİZ GÖSTERİ

Gazi Mahallesi'nde son durak olarak bilinen noktada, Demokratik Toplum Partisi (DTP) irtibat bürosu önünde toplanan bir grup, Öcalan lehine slogan atarak izinsiz gösteri yapmak istedi. Bölgede sabah saatlerinden itibaren önlem alan güvenlik güçleri, panzerler desteğiyle göstericilere müdahale etti.

Polisin müdahalesiyle, emniyet güçlerine taşla karşılık veren göstericiler, ara sokaklara girerek dağıldı. Bazı göstericiler, ara sokaklarda toplanarak gösteriyi sürdürmek isterken, toplanan gruplar emniyet güçlerinin tekrar müdahalesiyle dağıtılıyor.

ŞEMDİNLİ'DE 8 GÖZALTI

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde, DTP tarafından düzenlenen mitingin ardından izinsiz gösteri yapmak isteyen gruba polis müdahale etti. Müdahale sonrasında ara sokaklara dağılan göstericiler, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki AK Parti Şemdinli ilçe binasının camlarını taşladı. Binayı taş yağmuruna tutan göstericiler, ara sokaklarda eylemlerini sürdürürken, ilçedeki tüm iş yerleri kepenk kapattı. Polis, olaylara karıştıkları belirlenen ve aralarında çocukların da bulunduğu 8 kişiyi gözaltına aldı. aktifhaber

Askerlere Pusu: 7 Asker Öldü 3 Asker Yaralandı
Tokat'ta devriye gezen askerlere silahlı saldırı düzenlendi. İlk belirlemelere göre 7 asker şehit öldü.
07 Aralık 2009
Tokat'ın Reşadiye ilçesi Sazak Köyü yakınlarında devriye gezen jandarma birliğine pusu kuruldu: 1 Uzman Çavuş, 6 asker öldü, 3 asker yaralandı...
haber101

Şemdinli'de 4 tutuklu için, esnaf kepenk kapattı
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde çıkan olaylarda 4 kişinin tutuklanması üzerine, esnaf sabah saatlerinden itibaren kepenklerini açmadı. Şemdinli ilçesinde Pazar günü düzenlenen ve Mahmur ile Kandil'den gelenlerin de katıldığı miting sonrası çıkan olaylarda gözaltına alınan 4 kişi tutuklandı. Tutuklamaları protesto etmek için sabah saatlerinden itibaren esnaf kepenk açmazken, DTP İlçe Başkanı Emrullah Öztürk ise halkı sükunete davet ederek kepenklerin açılmasını istedi. 08.12.2009 HAKKARİ netgazete

DTP Binasına Taşlı SaldırıDTP İzmir İl Başkanlığı'na taşlı saldırı düzenlendi. Düzenlenen saldırı sonrası polis göstericilerden bazılarını gözaltına aldı..
Demokratik Türkiye Partisi (DTP) İzmir İl Başkanlığı'na taşlı saldırı düzenlendi. Saldırıda il başkanlığının bazı camları kırılırken, 8 kişi gözaltına alındı.
10 Aralık 2009
Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan ve Göztepe ile Karşıyaka Futbol Kulüpleri taraftarı oldukları ileri sürülen bir grup, Basmane semti otobüs duraklarının bulunduğu yerde yer alan DTP İzmir İl Başkanlığı binasının önüne kadar yürüdü.

Burada PKK aleyhine sloganlar atan Göztepe ve Karşıyaka taraftarı oldukları ileri sürülen gençlerden bazıları DTP İzmir İl Başkanlığı binasını taşladı. Atılan taşlar nedeniyle binanın bazı camları kırılırken olayda yaralanan olmadı.
Haber101

DTP'Lİ TEŞKİLATLAR AYAKTA
11 Aralık 2009
Anayasa Mahkemesi'nin DTP ile ilgili verdiği kapatma kararı sonrasında İstanbul, Diyarbakır ve Eruh başta olmak üzere birçok yerde protesto gösterileri başladı.

Eruhta olaylar çıktı

Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması kararının ardıdan Siirt'tin Eruh ilçesinde partililer kararı protesto ederek polisle çatıştı.

DTP ilçe binası önünde toplanan göstericiler terör örgütü PKK lehine sloganlar atarak DTP'nin kapatılmasını protesto ettiler. Çıkan olaylarda güvenlik güçleri 15 göstericiyi gözaltına aldı. Eruh'ta mahkemeye çıkarılan göstericilerden M.A., A.B., H.T., M.Ş., İ.A. ve S.E. isimli şüpheliler tutuklanarak Siirt F Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

Güvenlik güçleri ilçenin ara sokaklarında ve belirli noktalarda geniş güvenlik önlemleri aldı.

DTP'nin kapatılması İstanbul il binası önünde protesto edildi

DTP'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması kararı DTP'nin İstanbul Beyoğlu'ndaki il binası önünde bir grup tarafından protesto edildi.

Kararını açıklanmasının ardından Beyoğlu'ndaki il binası önünde toplanan 100 kadar partili, Kalyoncu Kulluk Caddesi'ni trafiğe kapadı. Grup, "AKP şaşırma bizi dağa taşırma", "DTP'siz dünyayı başınıza yıkarız", "DTP faşizme mezar olacak", "DTP halktır halk burada", "Bedel ödedik, ödetilecek" şeklinde sloganlar attı.

Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'ne elli metre mesafedeki il binası önünde kalabalığın protestosu sürerken, polis geniş güvenlik önlemi aldı. Karakol önünde çok sayıda panzer ve çevik kuvvet ekibi hazır bir şekilde bekliyor.

Diyarbakır'da olaylar çıktı

DTP'nin kapatılma kararının açıklanmasının ardından Diyarbakır'da olaylar çıktı.

Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması kararının açıklanması sonrasında Diyarbakır'da olaylar çıktı. DTP'nin Diyarbakır il binası önüne gelen yaklaşık 200 kişilik grup, burada polise taşlı saldırıda bulundu. Polis, göstericileri dağıtmak için gaz bombası kulllandı. Olaylar devam ediyor. haber10

Barış Anneleri İnisiyatifi, Öcalan için yürüdü
Diyarbakır'da faaliyet gösteren Barış Anneleri İnisiyatifi, bir yürüyüş düzenleyerek İmralı cezaevinde bulunan PKK terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın cezaevi şartlarını protesto etti. 11.12.2009 DİYARBAKIR netgazete

DTP'liler askeri lojmanlara havai fişek - taşla saldırdı
11 Aralık 2009
Hakkari'de DTP tarafından düzenlenen yürüyüşün ardından çıkan olaylarda hızlarını alamayan göstericiler Atatürk Anıtı'nı da taşladı.
Hakkari'de Demokratik Toplum Partisi (DTP) İl Teşkilatı'nın Öcalan'ın İmralı Cezaevi'ndeki koşullarının düzeltilmesi amacıyla düzenlediği basın açıklaması sonrasında çıkan olaylar sürüyor.
Sabah saatlerinde kepenklerin kapatılmasının ardından DTP'nin önceki gün yaptığı çağrı üzerine toplanan kalabalık, Altay Caddesi üzerinde bulunan parti binası önünde bir araya geldi. Belediye Başkanı Dr. Fadıl Bedirhanoğlu, başkan yardımcıları, belediye encümenleri ile DTP İl Başkanı Hıfzullah Kansu'nun ön saflarda yer almasıyla birlikte grup yürüyüş başladı. DTP görevlileri, polislerin önüne geçip barikat kurarak grubun bu tarafa yönelmesini engelledi.
Cumhuriyet Caddesi üzerinde yürüyüşe geçen kalabalık, daha sonra belediye binası önüne geçti. Burada Diyarbakır'da öldürülen üniversite öğrencisi için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından, DTP İl Yöneticisi Haluk Bor, basın açıklamasını okuyarak kalabalıktan sessizce dağılmasını istedi. Ancak yüzleri kapalı olan bir grup gösterici önce çarşı içindeki MOBESE kamerasını taşladı. DTP görevlilerinin devreye girmesine rağmen göstericiler öğretmenevi, dershane ve bir banka şubesini taşladıktan sonra Altay Caddesi üzerinde bulunan askeri lojmanlara yöneldi. Daha önceden önlem alan asker ise taş atan göstericilere tazyikli suyla müdahale etti. Kalabalığın artması üzerine lojmanın içinden silah sesleri geldi. Göstericiler askeri lojmanların içine doğru havai fişek atarak saldırılarını sürdürdü. Olay yerine gelen çevik kuvvet ekipleri, zırhlı araçlardan inerek göstericilere gaz bombası ile müdahale etti. Göstericiler çarşı merkezinden dağılarak mahallelere yöneldi. Mahallelerdeki olaylar devam ederken, polisin 5 göstericiyi gözaltına aldığı bildirildi.
Öte yandan hızlarını alamayan göstericiler, Cumhuriyet Caddesi çarşı merkezindeki Atatürk Anıtı'nı da taşladı. Anıtın, atılan taşlardan dolayı zarar gördüğü belirtildi. netgazete

Liseliler sokaklara döküldü, terörü protesto etti
11 Aralık 2009
Etiler'de toplanıp, Beşiktaş'a yürüyen bir grup lise öğrencisi, Tokat'ta 7 askerin şehit olduğu terörist saldırıyı protesto etti.
Etiler'deki farklı liselerde okuyan yaklaşık 50 öğrenci, Akmerkez önünde toplandı. "Kahrolsun PKK", "Şehitler ölmez vatan bölünmez" şeklinde slogan atan öğrenciler, Beşiktaş'a doğru yürüyüşe geçti. Çevreden geçen vatandaşlar da alkışlarıyla liseli gençlere destek verdi. Beşiktaş Meydanı'na kadar sloganlar atarak yürüyen öğrenciler, burada İstiklal Marşı'nı okudu. Arkadaşları adına açıklama yapan lise öğrencisi Özlem Kılıç, polislere taş ve molotofkokteyli atan yaşıtlarına seslendi. Kılıç, "Artık bunları bırakın, sizi kandırıyorlar. Bizim yaşıtlarımız kalem tutmalı. Kardeş kardeşe açılım mı olur. Yapılan saldırıyı kınıyoruz" dedi. netgazete

DTP'li Türk'ü dinleyenler polisi taşladı
Anayasa Mahkemesinin DTP'yi kapatmasıyla milletvekilliğinin düşmesine karar verilen Aysel Tuğluk ile Ahmet Türk, Diyarbakır'da halka hitap etti. Konuşmaların ardından dağılan gruplar, polis ile AK Parti İl binasını taşladı. 14.12.2009 DİYARBAKIR netgazete

MOBESE kamerasını, merdiven dayayıp kırdılar
14 Aralık 2009
Van'da önceki gün Demokratik Toplum Partisi (DTP) Van İl Örgütü tarafından düzenlenen yürüyüş sırasında yaşanan olaylarda gözaltına alınan 32 kişiden 16'sı tutuklandı. Olaylar esnasında göstericiler polise molotofkokteyli ve taşla saldırırken, bir grubun MOBESE kameralarını kırması görüntülendi.
Hacıbekir Caddesi üzerindeki Sebze Hali mevkiinde başlayan yürüyüş esnasında yaşanan olaylarda, yaklaşık 500 kişilik bir grup Valilik Konutu, Orduevi, bazı bankalara ait ATM ve bazı iş yerlerinin camlarını kırdı. Grubun içindeki yüzleri bezlerle kapalı bazı kişiler, MOBESE kameralarını da taş yağmuruna tuttu. Kameralar tarafından kaydedilen görüntüde; bir grup gencin MOBESE kamerasının bulunduğu direğe dayadığı bir merdivene göstericilerden birinin elindeki sopa ile tırmandığı görülüyor. Kamera sopayla kırılınca görüntüler kararıyor. netgazete

Muş'ta 2 Gösterici Öldü
Muş'ta DTP'nin kapatılmasını protesto eden grubun dükkanları taşlaması üzerine olanlar oldu. Bir esnaf eylemcilere ateş açtı. 2 ölü, 7 yaralı var...
15 Aralık 2009
Muş'un Bulanık ilçesinde bir esnaf, işyerini ve arabasını yakmak isteyen göstericilere ateş açtı. Çıkan olaylarda 2 kişi öldü, 7 kişi de yaralandı. Bulanık Belediye Başkanı Ziya Akkaya, halkın panik içinde olduğunu ve işyerlerinin ateşe verildiğini açıkladı...

Muş'un Bulanık İlçesi'nde, DTP’nin kapatılmasını protesto eden grubun başlattığı olaylarda bir manifaturacı dükkanından açılan Kalaşnikof tüfek ateşiyle 2 kişi öldü, 7 kişi yaralandı. İlçe savaş alanına dönerken, işyerleri ateşe verildi, araçlar tahrip edildi, halk evlerine kapandı. Güvenlik güçleri çevre il ve ilçelerden takviye gelen ekiplerle Bulanık'ta geniş çaplı güvenlik önlemi aldı.

Bulanık İlçesi'nde saat 11.00 sıralarında Aslanpaşa Caddesi üzerinde bulunan kapatılan DTP’nin ilçe binası önünde, basın açıklaması yapacaklarını söyleyen bir grup toplandı. Bu sırada olaylar çıkabileceği ihtimaliyle bazı esnaf işyerini kapattı.

Kısa sürede sayıları 1500'e yaklaşan kalabalık burada DTP'nin kapatılmasını protestoya başlarkan, polis de çevrede önlem aldı. Kalabalık arasından yaklaşık 150 kişilik grup, çevredeki araçlara ve işyerlerine taşlı saldırı başlattı. Polisin aldığı önleme karşın saat 12.00 sıralarında Şehit Üsteğmen Suat İsakoğlu Caddesi'nde manifaturacılık yapan Turan Bilen, otomobilinin ve işyerinin tahrip edildiği iddiasıyla göstericilere Kalaşnikof tüfekle silahla ateş açtı.

2 ÖLÜ, 7 YARALI

İşyerinden açıldığı belirtilen ateşle muhtar Kemal Kayacan yaşamını yitirirken, 8 kişi vücutlarına isabet eden kurşunla yaralandı. Yaralılardan Necmi Oral, Muş'a hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirince ölü sayısı 2'ye çıktı.
Yaralı 7 kişiden durumu ağır olanlar 1 kişi Muş Devlet Hastanesi'nde 6'sı ile Bulanık ve Mazgirt'te tedaviye alındı.
Polis olaylarda kullandığı Kalaşnikof tüfeğin ruhsatlı olduğu söylenen manifaturacı Turan Bilen'i gözaltına aldı.

İLÇE SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ

Gösteriler sırasında 2 kişinin ölmesi, 7 kişinin de yaralanması olayları çığırından çıkmasına neden oldu, güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışma saatlerce sürdü.

Polisin gözyaşartıcı bomba ve tazyikli su kullanarak yaptığı müdahaleye rağmen sayıları giderek artan göstericiler, bazı işyerleri ve araçları ateşe verdi. Kalaşnikof silah kullandığı belirtilen Turan Bilen'in işyeri ve aracı da kundaklandı.

Saatlerce süren olaylarda göstericiler ilçenin altını üstüne getirirken aralarında banka şubeleri, dersaneler ve Ak Parti binasının da bulunduğu birçok binayı ateşe verip tahrip etti.

Bulanık ilçesine giriş ve çıkışları kontrol altına alan güvenlik güçleriyle sokak alaranı dağılan göstericiler arasındaki çatışma saatlerce devam etti.

Olaylar nedeniyle çok sayıda öğrenci ilköğretim ve liseye gitmedi. Bu nedenle okullarda dersler yapılamadı.
aktifhaber

POLİSE DİRENENLER İŞÇİ Mİ GÖSTERİCİ Mİ?
17.12.2009

Polis Tekel işçilerini püskürttü.

21 ilden gelen yaklaşık 4 bin işçi, üç gündür Ankara'da hak arıyor.

Bir kısmı Abdi İpekçi Parkı’nda, küçük bir grup ise AKP binası önündeydi.

İstekleri belli; özelleştirmeyle birlikte yasadaki 4-c statüsüne alınacaklar. Kadrolarını, sendikalarını kaybedecekler. Ücretleri de yarı yarıya düşürülecek.

****

Gece ayazında yattılar. Polis “üşümeyin” deyip, önce Atatürk Spor Salonu’nda topladı. Sonra kapıyı üstlerinden kilitledi. O kapıları da aştılar.

Çıldırmış gibi üstlerini başlarını yırttılar. Buz gibi havada parkın süs havuzuna girip, su içinde slogan attılar.

Polis suyla, copla, biber gazıyla saldırdı. İşçiler elleriyle, bulabildilerse taşla direnmeye çalıştı.

Pek çoğu gözaltına alındı. Sokak aralarında arbede yaşandı.

****

Haber kanalları canlı yayınlarda bu haberi şöyle veriyor: “Göstericiler dağıtıldı.”, “Eylemciler direnmeye çalışıyor.”

İşçilere atılan gaz muhabirleri de felç etti.

Muhabirler halkın ve vicdan sahiplerinin arkasında durur. Ama bunun için once dilimizi eğitmemiz gerekiyor.

Onlar “gösterici” değil işçidir.

Odatv muhabirdir.

Bu yazı da, hiç bir şekilde namusundan şüphe edemeyeceğimiz muhabirler için yazıldı. Odatv.com

BBP Binasında Patlama
Kahramanmaraş'ta Büyük Birlik Partisi İl Başkanlığının bulunduğu 4 katlı binada ses bombası patladı.
18 Aralık 2009
Kahramanmaraş'ta, BBP İl Başkanlığının bulunduğu binanın merdivenlerinde ses bombası patladı, olayda ölen ya da yaralanan olmadı.
aktifhaber

Mersin'de kahvehaneye molotof attılar
20 Aralık 2009
Mersin'de, kapalı olan bir kahvehaneye taş ve molotof kokteylleri ile saldırıda bulunuldu.
Edinilen bilgiye göre, Siteler Mahallesi'ndeki 5721 sokağa gelen bir grup, Mustafa Güneş'e ait Güneş Kıraathanesi'ne taş ve molotof kokteylleri attı.
Terör örgütü lehinde slogan attıkları belirtilen grup, daha sonra kayıplara karıştı. Saldırı sırasında kapalı olan kahvehanenin camları kırılırken, çıkan küçük çaptaki yangın, vatandaşlarca söndürüldü. Saldırıda aynı zamanda kahvehanenin üst katında bulunan Mustafa Güneş'e ait evin de camları kırıldı
hABER7

22 Aralık 2009
367 Sabih'e Protesto Şoku
Çanakkale'ye panel için giden 367'nin mucidi Sabih Kanadoğlu, üniversite öğrencileri tarafından protesto edildi..

Çanakkale'ye giden Sabih Kanadoğlu, üniversite öğrencileri tarafından protesto edildi.

Habervaktim'in haberine göre sağanak yağış altında gerçekleştirilen eylemde öğrenciler adına konuşan Vural Bulut, Sabih Kanadoğlu'nun organize ettiği bir panelde hukuku konuşmasının güldürücü olduğunu savundu.

Bulut yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi; “28 Şubat post-modern darbesinden sonra o günün darbesever Yüksek Öğretim Kurulu aldığı bir karar ile üniversiteye giriş sınavında memleketimizin evlatlarını üvey-öz, zenci-beyaz ayrımına tabi tutarak, katsayı adaletsizliğini getirmişti.

O günden bu yana geçen on yılda birçok vatan evladı ÖSS sınavında ilk üçe girip derece yapmalarına rağmen, istedikleri fakültelere girememişlerdir. Bu yılın başında YÖK gecikmeli de olsa bir karar verdi ve 28 Şubat'tan kalma bu çarpıklığı düzeltti.

Meslek liselilerin öğrenci seçme sınavına eşit koşullarda girmelerinin önünü açtı. Tabii olan da buydu zaten. Hiçbir kimsenin bir başkasından bir üstünlüğü yoktur. Herkes eşittir. Fakat beklenen oldu.

Zamanın Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun dediği gibi 28 Şubat'ın bin yıl sürmesini kendine iş edinmiş, büyük kurtarıcı (!) Sabih Kanadoğlu, Hızır gibi yetişerek pası vermiş, ''eşitlik ancak eşitler arasında olur" diyen sözde hukukçu birinin başkanlık yaptığı darbeci İstanbul Barosu'nun başvurusu ve Genelkurmay'ın iş takibi ile Danıştay tarafından insan hakları ve hukuk ihlali olan kararı devam ettirmiştir.

Daha bir ay öncesine kadar en büyük hukuksuzluğa ve insan hakları ihlaline sebep olan kararın fikir babası ve aynı zamanda bugüne kadar yargı bağımsızlığına defalarca kez gölge düşürmüş birisi olan 367 Sabih'in bugün Çanakkale'de ADD'nin organize ettiği bir panelde, hukuk ve yargı bağımsızlığı konusunda seminer vermesi, biz sağduyulu gençleri hem şaşırtmış hem de güldürmüştür. Bu ne tezat bu ne çelişkidir!

İnsanımızla dalga geçmek değil de nedir? Ve ayrıca bu organizasyonun Ulu Önder Atatürk'ün izinden gittiğini zanneden, aksine ters istikamette yol alan sözde Atatürkçüler tarafından yapılması da oldukça düşündürücüdür.

Hukuk adalet dağıttığı için üstün sayılır ayrıca üstün olan hukukçular değil bilakis hukukun kendisidir. Sabih Kanadoğlu'nun adının önündeki hukukçu unvanına aldanmayın. Onun ve onun gibilerin son kullanma tarihi geçmiş ve format yemiş devlet elitlerinden olmaktan başka hiçbir özellikleri yoktur."
aktifhaber

Şişli Adliyesi Önünde Patlama
Şişli Adliyesi önünde akşam saatlerinde bir patlama meydana geldi.
26 Aralık 2009
Şişli Adliyesi önünde saat 19.30 sıralarında bir patlama meydana geldi. Patlamada 3 araçta maddi hasar oluştu.
Patlamaya ses bombasının neden olduğu tahmin ediliyor. aktifhaber

Edirneliler, DHKP-C destekçilerini linç ediyordu
Edirne'de bir süre önce yasa dışı bildiri dağıtırken polis tarafından gözaltına alınıp tutuklanan 3 DHKP-C üyesi için imza toplamak isteyen grup ile vatandaşlar arasında gerginlik yaşandı. Grubun etrafını saran vatandaşlar yakaladıkları gençlerden birkaçını aralarına alarak tekme tokat dövdü. Çevik Kuvvet, gençleri öfkeli kalabalığın elinden güçlükle aldı. 27.12.2009 EDİRNE netgazete

Şişli'de Bombalı Saldırı
Şişli'de bir banka şubesine kimliği belirsiz bir kişi tarafından patlayıcı madde atıldı.
Saat 21.30 sıralarında Okmeydanı Fetih Mahallesi Fatih Sultan Caddesi üzerinde bulunan banka şubesine kimliği belirsiz bir kişi tarafından patlayıcı madde atıldı.
28 Aralık 2009
Patlamanın etkisiyle banka ve bankaya ait ATM'nin camlarında maddi hasar meydana geldi. Polisin olay yerinde yaptığı ilk incelemelerde etrafa saçılan çiviler ve boş kovanlar dikkatlerden kaçmadı. Patlamada can kaybı ve yaralanma olmazken patlamaya el yapımı parça tesirli boru tipi bir bombanın neden olmuş olabileceği üzerinde duruluyor
aktifhaber

Adana'da 2 Ayrı Patlama
Adana'da, bir dinlenme parkı ile banka şubesinin yakınında patlamalar oldu. Atatürk Caddesi'nde Büyükşehir Belediye binası bitişiğindeki Abidin Dino Parkı'ndaki bir bankın yanında saat 21.00 sıralarında patlama meydana geldi.
28 Aralık 2009
Baraj Yolu'ndaki bir banka şubesinin yakınında da aynı saatlerde patlama oldu. Patlamada yakındaki bir apartmanın camları kırıldı aktifhaber

ÖĞRENCİLERDEN REKTÖRE YUMURTA
30 Aralık 2009
Adana'daki eşek eti skandalı öğrencileri sokağa döktü. Çukurova Üniversitesi'nin Yurt Kur'a bağlı yurdunda kalan öğrencileri, eşek eti yedirilmesini protesto ederken, rektör için çok ilgin pankartlar açtılar...
Çukurova Üniversitesi'nin Yurt Kur'a bağlı Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdu'nda kalan öğrencileri, eşek eti yedirilmesini protesto etti.

Üniversite yemekhanesi önünde eylem yapan öğrencilere formasyon için eylem yapan öğrenciler de destek verdi. İki grubun katıldığı eylemde Adana Eğitim-Sen Şube Başkanı Güven Boğa da yer aldı.

Yurdun ve hastanenin ihalesini alan özel şirketin at ve eşek eti yedirdiğinin ortaya çıktığına dikkat çeken üniversite öğrencisi Banu Akkoç, "Yurtta küçük odalara balık istifi gibi dolduruluyoruz. Kirli tuvalet ve banyolara mecbur bırakılıyoruz. Tuvaletleri temizletmek için bile özel şirketlerle anlaşma yapılıyor. Yurttaki kütüphaneler ve çalışma odaları birer birer yatakhaneye dönüştürüldü. Bunların hepsi daha fazla öğrenci daha fazla para için yapılıyor. Eşek eti yemişiz at eti yemişiz kimsenin umurunda değil bunlar. Yemekhanelerde bize eşek eti yedirmenizi kabul etmiyoruz." diye konuştu.

"Müşteri değil öğrenciyiz", "Yönetim istifa " şeklinde slogan atan öğrencilerin, daha sonra Rektör Alper Akınoğlu hakkında da 'Rektör istifa' demeleri dikkat çekti. haber10

Körler Derneği'nden TEKEL işçisine destek yürüyüşü
Altı Nokta Körler Derneği İstanbul Şube Başkanı Murat Demirok ve 5 üye, Tekel işçilerine destek amacıyla Ankara'ya yürüyüş başlattı. Demirok, kendisinin de görme engelli olarak Tekel'de çalıştığını belirterek, Ankara'da eylem yapan işçi arkadaşlarının yanında olmak için yürüyüşe geçeceklerini bildirdi. 30.12.2009 İSTANBUL netgazete

Üniversiteliler: At eti yedirten rektör istifa etsin
Çukurova Üniversitesi'nde bulunan Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdu'na verilen yemeklerde at ve eşek eti tespit edilmesinin ardından öğrenciler, rektörlük binası önüne kadar yürüyerek rektör ve yurt müdürünün istifa etmesini istedi. Öğrenciler adına konuşan Berna Akkoç, kendi paralarıyla sağlıklarının hiçe sayılarak yemeklerde at ve eşek eti sunulduğunu; bunun suçlularının cezalandırılmasını istedi. Fen-Edebiyat Fakültesi son sınıf öğrencileri de, formasyon eğitimini sınavsız alabilmek için tabutlu maskeli protestoda bulundu. 30.12.2009 ADANA netgazete

Diyarbakır Barosu avukatları, BDP'lilerle yürüdü
Baro üyesi avukatlar cübbeleriyle alkışlar eşliğinde yürüyüşe geçtiiler. Güvenlik endişesi ile Diyarbakır Adliyesi önündeki caddenin bariyerlerle kapalı olması yüzünden avukatlar, bariyerleri geçerek adliye önünde basın açıklaması okumak istedi. Güvenlik güçleri, sadece avukatların bariyerlerden içeri girebileceğini, basın mensuplarını alamayacaklarını belirtti. Yürüyüşe; avukat olan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Milletvekilleri Selahattin Demirtaş ve Ayla Ata Akat da katıldı. 30.12.2009 DİYARBAKIR netgazete

İtfaiyeciler, İstanbul Belediyesi'ne yürüdü
İşten çıkartılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldıkları gerekçesiyle haftalardır türlü gösterilerle taleplerini dile getiren itfaiyeciler, bugünkü eylemlerinde ise ateş yakıp, halay çekti. Büyükşehir Belediyesi'ne yürüyen itfaiyeciler, olaysız dağıldı. 30.12.2009 İSTANBUL netgazete

İstanbul'da İtfaiyeci Eylemiİstanbul'da, Belediye-İş Sendikası'na bağlı bir grup itfaiyeci, Üsküdar İtfaiye Grup Amirliği önünde protesto gösterisi yaptı.
01 Ocak 2010
Belediye-İş Sendikası İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Nihat Altaş ve beraberindeki bir grup itfaiyeci, Üsküdar İtfaiye Grup Amirliği önünde protesto gösterisi yaptı.

İtfaiye binası önünde toplanan gruptakiler, ıslık, alkış ve sloganlar eşliğinde protestoda bulundu.

Burada açıklama yapan Altaş, dün gece bazı itfaiyecilere baskıyla sözleşme imzalatılmaya çalışıldığını, imzalamak istemeyenlerin de işsiz kalmayla tehdit edildiğini öne sürdü.

Bu duruma engel olmak için sonuna kadar çalışacaklarını ve tüm haklarını almaya çalışacaklarını ifade eden Altaş, ''Biz Erzincan'dan gelip Üsküdar'ın göbeğinden kimseyi kovdurmayız'' dedi.

İşten çıkarıldıklarını söyleyen arkadaşlarının yerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önündeki ''Demokrasi Çadırı'' olduğunu kaydeden Altaş, ''Biz dün nasıl demokrasiye inandıysak, bugün de inanıyoruz, Her sorunu demokratik kurallar içinde çözmek istiyoruz.

Zorla imza attırılan arkadaşlar var. Onlar imzalarını geri çekmek istiyorlar. Bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Tehditle, zorbalıkla buna engel olamazsınız'' diye konuştu. aktifhaber

TEKEL işçilerine destek için kefen giydiler
İş yerleri kapatıldığı için özlük haklarıyla kamu kuruluşlarına yerleştirilmek isteyen TEKEL işçilerinin eylemi 20. gününe girerken, Mersin'de bir grup genç de işçilere destek verdi. Hastane Caddesi üzerindeki Petrol-İş Sendikası Mersin Şubesi önünde toplanan gençler, 'Tekel İşçisi Yalnız Değildir' yazılı pankartla yürüyüşe geçti. Polisin gözetiminde Metropol İş Merkezi önündeki AK Parti İl Binası'na ulaşan gruptaki bazı gençler üzerlerine kefen giydi. Kefen giyen gençler sırt üstü yere yatarken, gruptaki diğer göstericiler de oturma eylemi yaptı. 02.01.2010 MERSİN netgazete

BBP Maraş binasına ses bombasını terör örgütü MLKP atmış
02 Ocak 2010 - Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, 18 Aralıkta BBP il binasına ses bombası bırakılması olayı nı terör örgütü MLKP'nin üstlendiğini belirtti. netgazete

Dolapdere yine karıştı
02 Ocak 2010
Beyoğlu'nda izinsiz yürüyüş yapmak isteyen gruba, polis ekipleri müdahale etti.
Dolapdere'de yürüyüş yapmak isteyen yaklaşık 50 kişi, polis çatıştı. Molotof kokteyli ve taşlarla polis ekiplerine saldıran gruba, biber gazıyla müdahale edildi. Grup, yapılan müdahaleyle ara sokaklara kaçtı. Zaman zaman ara sokaklarda küçük gruplar halinde bir araya gelen göstericiler, yine polis müdahalesiyle etkisiz hale getirildi. Çıkan olaylarda onlarca gösterici gözaltına alındı. netgazete]

Türkiyenin 10 yerinde eylemlerine devam eden başörtüsü platformları, 2010un ilk haftasında da herkes için adalet ve özgürlük çağrısını yükseltirken, hak ihlallerinin son bulmasını istediler
03 Ocak 2010
Başörtüsü Platformları, her cumartesi günü haftalık olarak yaptığı özgürlük eylemlerine devam ediyor. 2010’un yılındaki ilk eylemlerde, başörtüsü yasağının bitmediği hatırlatılırken, Türkiye’nin ve dünyanın gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu 246. eyleminde Gazze’deki ambargoyu ve Mısır yönetimini protesto ederken, platform adına açıklamayı Şuurlu Öğretmenler Derneği üyesi Abdülmecid okudu. Eylemde “Bil ki ey halkım sen istemezsen hakkın geri verilmeyecektir. Sen kendini değiştirmezsen Allah senin hakkındaki hükmünü değiştirmeyecektir” denilirken, “Firavun Hüsnü” yazılı posterler açıldı, “Mısırlı firavun Hüsnü, İhanete son ver, Gazze’ye yol ver” pankartı açıldı.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 225. hafta basın açıklamasını Adapazarı AKM önünde gerçekleştirdi. Diriliş Saati Dergisinden Berat Gürler’in okuduğu açıklamada; İslami kimliğinden ötürü vicdani reddini açıklayan Enver Aydemir’e askeri cezaevinde yapılan işkence şiddetle kınandı. Ayrıca mazlum bir Çeçen aileye yardımcı olmaktan başka hiçbir niyeti olmayan Nuray Canan Bezirgan ve eşine yönelik saldırı eleştirildi. Eylemde Diyarbakırlı 6. sınıf öğrencisi Ece Nur’un yalnız bırakılmaması çağrısıyla birlikte “Sakarya yeni Ece Nurlar çıkararak bu direnişe ortak olmalıdır.” denildi. Ayrıca Yemen’de devam eden soykırıma dikkat çekildi.

Platformlardan Enver Aydemir’e destek

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu 206. hafta basın açıklamasında Enver Aydemir’e yapılanları protesto etti. Açıklamayı Mazlumder Ankara Şubesi’nden Üstün Bol okudu. Bol, “Enver Aydemir Maltepe askeri cezaevinde işkence gördüğü odada video kayıt sisteminin bulunduğunu video kayıtları incelenirse ve eğer kayıtlar yok edilmediyse işkencenin ispat edilebileceğini belirtmiştir. Hangi sebeple olursa olsun, işkence kabul edilemez bir insan hakkı ihlalidir. Felsefi, dinsel, kültürel veya başka nedenlerle zorunlu askerliği reddetmek bir insan hakkı olarak kabul edilmelidir. Enver Aydemir’in işkence iddialarına ilişkin olarak bugüne kadar herhangi bir yasal işlem gerçekleştirilmemiş ve sorumlularına ilişkin soruşturma başlatılmamıştır. Savcılığın bir an önce fiziksel ve psikolojik işkence iddialarını dikkate alarak işlem başlatmasını, Maltepe Askeri Cezaevi görüntü kayıtlarını temin etmesini, soruşturmanın selameti açısından Maltepe Askeri Cezaevinde görevli rütbeli ve rütbesiz personelin “delillerin karartılması tehlikesine karşı” görevden el çektirilmesini, işkence iddiaları doğru ise suç işleyenlerin yasaların verdiği en ağır ceza ile cezalandırılmasını istiyoruz.” denildi.

Kürt Sorununa ilişkin talepler ifade edildi

Van Hak ve Özgürlükler Platformu, her ay sürdürdüğü “Başörtüsüne Özgürlük” eylemlerinde 147 haftayı geride bıraktı. Platform adına bir açıklama yapan Mazlumder Van Şb.Yön.Krl.Üyesi Fuat DEĞER, geçtiğimiz yıl devam eden zulümlerin kısa bir özetini sundu. “Başörtülülere yönelik sistematik ayrımcılık devam etmekte ve tüm boyutları ile rahatsızlık vermeyi sürdürmektedir. Devlet, diğer siyasi güçleri sindirmek için kullandığı yöntemlerin bir benzerini, başörtüsü yasağıyla Müslümanları etkisiz kılmak, enerjisini tüketmek, bıktırmak ve ümitsizliğe düşürmek alanında kullanıyor.” denilen eylemde, Kürt sorununun çözümüne ilişkin de şu talepler ifade edildi: “Acilen ne yapılması gerektiği ortadadır. Kürtler, Türkler gibi her alanda eşit haklara sahip olacaklardır. Türk çocuğuna anadilini öğretiyorsa Kürt de öğretecek. Taş atan çocuğa, sekiz yıl hapis cezası veren ve Türkleri bu ülkenin efendisi olarak gösteren 80 anayasasını değiştireceksiniz, partilerin kapatılmasını önleyecek, dağdaki insanların sosyal alanlara kaymasını sağlayacaksınız. Silahını bırakanların siyaset yapmasına imkan tanıyacaksınız. Bunu yaparken de, yasal güvenceyle eşit haklara sahip olmalarını sağlayacaksınız. Ülkenin buna acil olarak ihtiyacı vardır.”

Vicdani Red hakkı tanınsın


Van Hak ve Özgürlükler Platformu da Enver Aydemir’e destek verirken “Sadece Enver Aydemir değil ondan önce bu haklarını kullanmış ya da kullanmaya çalışmış kişilere karşı girişilen bu militarist linç Türkiye’nin utancı olmaya yeter.Türkiye’nin bu ve bu mantığın ürettiği utançlardan kurtulması için yapması gereken tek şey, yeni bir anayasadır.” denildi.

Enver Aydemir’e bir destek de Mazlumder Kütahya Şubesi tarafından düzenlenen 12. hafta eyleminde geldi. Şube Başkanı Lütfiye Özkul, “Kendi inanç değerleri sebebiyle askere gitmek istemeyen, bu nedenle hapse atılan ve işkenceye maruz kalan “vicdan-i redd’ci” Enver Aydemir’e destek veriyoruz. Vicdani Red Hakkı temel bir insan hakkıdır. Ülkemizde bu denli İnsan Hakkı ihlali olmasını reddediyoruz. Buradan son olarak şunu duyuruyoruz zalimler yerli de olsa, yabancı da olsa, dik duruşumuzu koruyacağımızı, haklı taleplerimizi dillendirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Ne kozmik oda ne de NATO

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 121. başörtüsüne özgürlük eyleminde “Bir ülkenin, karanlık geçmişi, kozmik oda belgeleriyle aydınlatılamıyorsa bu ülkede yapılacak, yapılması gereken çok şey var demektir.” derken, Türkiye’nin halen bir NATO ülkesi olduğunun altı çizildi. Eylemde “Türkiye - NATO ilişkileri NATO’nun Türkiye’deki ilişkileri darbelerle ve darbecilerle olan ilişkileri gün yüzüne çıkarılmadan, NATO’nun Türkiye’nin yönü, istikameti ve anlayışındaki baskın gücü giderilmeden ülkemizde özgür karar mekanizmalarının ve özgürce sonuçlar elde etmenin imkânı olmayacaktır. NATO, dünyanın özel harekât birimidir. Mevcut sorunlarının evrensel ölçekte kaynağını oluşturmaktadır. NATO’nun gayr-ı meşru çocuğu İsrail’in vahşeti devam etmekte, Gazze halkının yok edilmesi projesi uygulanmaktadır. Yıldönümlerini yaşadığımız, dökme kurşun adlı vahşi operasyonları, bu eli kanlı çete’nin dünya için ne büyük bir tehlike olduğunu geçen yıl, bütün boyutlarıyla ortaya koymuştu. Gazze’nin ve Filistin’in özgürlük çabalarına engel olan, başta Mısır olmak üzere, tüm işbirlikçi yapılanmaların da NATO ile ilişkileri aşikâr bir gerçektir.” denildi.

Akyazı ve Bursa’da da eylem vardı

Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu 152. hafta eyleminde platform adına açıklamayı okuyan Almanya İHH Eski Başkanı Necati Kaya, platformlara destek çağrısı yaparken, başörtüsü yasağıyla ilgili olarak “Kerbela‘da Hazreti Hüseyin’e yapılanları hangi zihniyet yapmış ise bugün ülkemizde başörtüsüne, tesettüre karşı olanlar inançlı insanlara zulmedenler aynı zihniyetin ürünleridir. Ergenekon diye tarif edilen fakat içindeki karışımların hala net olarak ortaya çıkarılamadığı yapılanmanın da aynı zihniyetin devamı olduğu kanaatindeyiz.” değerlendirmesini yaptı.

Bursa Mazlum-der Şubesi öncülüğünde gerçekleştirilen başörtüsü yasağına karşı “direniş” eyleminin ikincisi Orhangazi Parkı’nda kötü hava şartlarına rağmen gerçekleştirildi. Mazlum-der üyesi Cihat Oruç tarafından yapılan açıklamada başörtü yasağının uluslar arası kumpasın bir parçası olarak uygulandığı belirtildi. Açıklamada ayrıca Ece Nur’a destek verilirken Enver Aydemir’e yönelik işkence protesto edilerek, “Kim Olursa Olsun Mazlumdan Yana, Kim Olursa Olsun Zalime Karşı düsturunun gereği olarak, Enver Aydemir’e yapılan işkenceyi ve kötü muameleyi reddediyor, konunun takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz. Enver Aydemir’in vicdani kararı nedeniyle onurunun çiğnenmesi, inancının ve haklarının yok sayılması ve özgürlüğünün gasp edilmesi kabul edilemez. Coplanması, sabaha kadar iç çamaşırlarıyla soğukta bekletilmesi gibi maruz bırakıldığı insanlık dışı muameleyi kınıyoruz. Enver Aydemir’e uygulandığı iddia edilen sistematik işkenceden sorumlu olanlar soruşturulup yargılanmalı, cezalandırılmalıdır. Türkiye, vicdani red hakkıyla ilgili uluslar arası anlaşmaların gereğini yerine getirmelidir. Enver Aydemir’e özgürlüğü ve tüm hakları iade edilmelidir. Herkes İçin Özgürlük, Herkes İçin Adalet…Yaşasın özgürlük, yaşasın adalet…” denildi.

Başörtüsüne Özgürlük eylemlerine bir destek de Antalya’dan geliyor. Antalya Özgür-Der Temsilciliği, her ayın ilk Pazar günü eylem yaparak, hem başörtüsü yasağını hem de diğer toplumsal sorunları gündemde tutuyor.

Başörtüsü Platformları, adil ve özgür bir gelecek için eylemlerine devam edeceklerini bildiriyorlar. haber5

05/01/2010
300 yıllık ağaçlar kesildi köylüler ayaklandı

Muğla’nın Köyceğiz ilçesine bağlı Beyobası beldesinden geçen Yuvarlakçay Irmağı üzerine kurulacak hidroelektrik santrali (HES) için 300 yıllık anıt çınar ağaçlarının kesildiğini öne süren köylüler ve çevreciler, protesto gösterisi yaptı. Santralin kurulacağı Topgözü mevkisinde çadır kurarak nöbet tutan köylülere Ortaca, Dalyan, Köyceğiz, Beyobası ve Dalaman ilçelerinden gelen çevreciler ve vatandaşlar da destek verdi. Yeni Çağ

Emekli astsubaylardan özlük hakları eylemi
17:30 - Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği üyeleri, Celal Bayar Caddesi'nde toplandı. Ellerinde taleplerini içeren pankartlar, Türk bayrakları ve Atatürk fotoğrafları taşıyan kalabalık grup, marşlar eşliğinde Abdi İpekçi Parkı'na kadar yürüdü. Buradaki mitingde konuşan TEMAD Genel Başkanı Mustafa Erol, yaş ortalaması 60 olan binlerce emekli astsubay ve yakınının özlük haklarının iyileştirilmesini istedi. 09.10.2010 ANKARA netgazete

Üniversite affı için maskeli eylem
Eğitim Hakkı Engellenmesin Platformu üyesi bir grup, üniversitelerden atılmanın kaldırılması ve geçmiş yıllarda atılan öğrencilerin şartsız olarak üniversitelerine dönmeleri talebi ile Millî Eğitim Bakanlığı önünde yüzlerine taktıkları Erdoğan, Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Çubukçu ve Yusuf Ziya Özcan'ın maskeleriyle gösteride bulundular. 11.10.2010 ANKARA netgazete

BDP'liler, tutuklamaları protesto etti
Başkentte, aralarında BDP milletvekilleri Akın Birdal ve Hasip Kaplan'ın da bulunduğu bir grup, KCK ve Devrimci Karargah Örgütü operasyonları kapsamındaki tutuklamaları protesto etti. Gruptakiler, Meclis Dikmen kapısı önünde bir süre oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı. 21.10.2010 ANKARA netgazete

Gaziosmanpaşa'da Patlama!
Gaziosmanpaşa Küçükköy'de çöpler arasına bırakılan bomba büyük bir gürültü ile patladı.
Kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişilerin Yeni Mahalle, Hekimsuyu Caddesi, 602. Sokak girişindeki duvar dibindeki bulunan çöpler arasına bıraktığı bomba saat 17.30 sıralarında paltadı. Patlamanın meydana geldiği yer güvenlik çemberine alındı. Polis bombanın türü hakkında inceme yaptı. Bombanın ne tür olduğu henüz açıklanmadı. aktifhaber

İncirlik'te İşçilerin İşten Çıkartılması Protesto Edildi
03 Aralık 2010
İncirlik Hava Üssü'ndeki yabancı işveren firmasının Türk Harb–İş Sendikası'na bağlı işçileri işten çıkartması protesto edildi.
Akşam mesai çıkışı İncirlik Hava Üssü'nden çıkan işçiler güvenlik tedbirleri altında sloganlar atarak D–400 karayoluna kadar yürüdü. Daha sonra basın açıklaması yapan Türk–Harb–İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Kalfa, aralarında işyeri sendika temsilcilerinin de yer aldığı işçilerin işten çıkartılmasına tepki gösterdi.

İncirlik Hava Üssü'nde yaklaşık bin 200 sendika üyesinin çalıştığını dile getiren Kalfa, "İşveren, yasaların ve toplu iş sözleşmesinin açık hükümlerine rağmen bir kez daha sendikamız üyesi işçileri işten çıkarma kararı almıştır. Onlara kısa bir süre önce imzalanan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sırasında da belirttik. Toplu iş sözleşmesini, yasalara ve özellikle uluslar arası anlaşmalardan kaynaklanan haklarımıza el sürdürmeyiz." dedi. Üyelerinin haksız ve geçersiz bir nedene bağlı olarak işten çıkartılmasını kabul etmediklerini vurgulayan Kalfa, işverenin çalışma ortamını güvencesiz bırakma doğrultusundaki çabalarının bugünün sorunu olmadığını savundu. Sorunun yıllardır sürekli bir gerilim olarak yaşatılmak istendiğini iddia eden Ahmet Kalfa, "İçinde bulunduğumuz süreçte yine işten çıkarma dalgası oluşturularak üyelerimiz huzursuz edilmeye çalışılmaktadır." şeklinde konuştu aktifhaber

PTT şubesine molotofkokteyli ve ses bombası
İzmir'in Bornova ilçesinde bir apartmanın giriş katındaki iş yeri ile PTT şubesine, kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce, molotofkokteyli ve ses bombası atıldı. İş yerinde çıkan yangın itfaiye ekiplerince kısa sürede söndürülürken, PTT şubesinde de maddi hasar meydana geldi. 18.12.2010 İZMİR netgazete

AK Parti Binası Önünde Patlama
30.03.2011
Mersin'de AK Parti ilçe binası önüne ses bombası atıldı.

Gece saatlerinde meydana gelen patlamada herhangi bir zarar meydana gelmedi.
Zeki Ayan Mahallesi’nde bulunan AK Parti Toroslar İlçe Binası önüne kimliği belirsiz bir kişi tarafından gece ses bombası atıldı.

Büyük bir gürültüyle patlayan bomba, çevreye zarar vermedi. TRT


En son Ekim tarafından Cum Şub 01, 2013 10:46 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Çrş Oca 06, 2010 11:42 pm    Mesaj konusu: Vicdani Retciler Polisle Çatıştı Alıntıyla Cevap Gönder

06 Ocak 2010
Vicdani Retciler Polisle Çatıştı
Askerlik görevini yapmak istemeyen göstericiler ile polis arasında arbede yaşandı.

Askerlik görevini yapmak istemeyen göstericiler pankart açarak eyleme başladı. Çevreleri polis tarafından sarılan eylemciler slogan atarak eylemlerine devam etti.

Eylemciler Mithatpaşa postanesine gitmek için yürüyüşe başlayınca önleri polis tarafından kesildi ve yürüyüşlerine izin verilmeyeceği bildirildi.

Polislerin kimliklerini istemesi üzerine hareketlenen grup ile polis arasında başlayan tartışma arbedeye dönüştü.

Ankara'nın göbeğinde dakikalar süren arbede sonunda yere yatırılan eylemcilere plastik kelepçe takıldı.

Vicdani retçi eylemcilerden 15'i gözaltına alınarak Emniyet'e götürüldü.

Askerlik yapmak istemeyen vicdani retçiler, polisle girdikleri arbede sonucu gözaltına alındı
aktifhaber

Hakkari-Van yolunda araçları taşladılar
14:00 - Hakkari-Van karayolunun Biçer Mahallesi mezarlık civarı ile Bağlar Mahallesi Sanayi yoluna barikat kuran ve araçlara taş atan gruba polis müdahale etti. Yoldan geçen araçlara taş atan küçük yaştaki göstericilere polis gaz bombası attı. Yola barikat kurup geniş bir alana yayılarak taş atan göstericilere de gaz bombası ile müdahale edildi. Bağlar ve Biçer Mahallesi'ndeki olaylar devam ediyor. 13.01.2010 HAKKARİ netgazete

Tekel işçisi, doktor yürüyüşüne destek verdi

13 Ocak 2010 - Türk Tabipleri Birliği (TBB) Başkanı Gencay Gürsoy ve sağlık çalışanları, Tam Gün Yasa Tasarısı'nı protesto için Sağlık Bakanlığı'na yürüdü. Ankara'da eylem yapan Tekel işçileri de sağlık çalışanlarına destek verdi.
TTB Merkez Konseyi, Tam Gün Yasa Tasarısı'nı görüşmek üzere Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde TBB Başkanı Gencay Gürsoy başkanlığında toplandı. Gürsoy, Tam Gün Yasa Tasarısı'na karşı olduklarını ve hükümetin kendileri ile bir mutabakat yapmadan tasarıyı Meclis'e getirdiklerini belirterek, "Bugün Sağlık Bakanlığı, iktidar, sağlık alanındaki çalışmalarda fikrimize itibar etmediğine göre bizde Sağlık Bakanlığı kurul ve komisyonlarından çekilme kararı aldık" dedi. Gürsoy ayrıca, yasa tasarısı konusundaki görüşmelerinde iş bırakma eyleminin de gündeme geldiğini ifade etti.
Açıklamanın ardından TTB'ye bağlı hekimler ve sağlık çalışanları, Sağlık Bakanlığı'na yürüdü. "Tam Gün Yasa Tasarısı istemiyoruz" şeklinde slogan atan hekimlere, Abdi İpekçi Parkı'na geldikleri sırada yaklaşık bir aydır Ankara'da eylem yapan Tekel işçileri de destek verdi. Tekel işçileri ve sağlık çalışanları, bir süre Sağlık Bakanlığı önünde slogan attıktan sonra Türk-İş'e yürüdü. netgazete

Başkentte ulaşım zammına pankartlı protesto
Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu'na (HAKSEN) bağlı sendikalara üye bir grup, metroda, toplu taşıma ücretlerine yapılan zammı protesto etti. HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi, "Bu artışlar bir transferli yolculuklar için yüzde 44, iki transferli yolculuklar için yüzde 80 zam anlamına gelmektedir." dedi. 16.01.2010 ANKARA netgazete

Mazlum-Der, Gazze'nin yıldönümünde sustu
[img]http://www.netgazete.com/images/news/665676_1.gif [/img]
Abdi İpekçi Parkı'nda toplanan gruptakiler, giydikleri önlüklerin ön ve sırt kesimlerine, saldırılarda yaşamını yitiren bazı Filistinlilerin fotoğraflarını taşıyarak, Yüksel Caddesi'ne yürüdü. Yürüyüş sırasında pankart ve dövizler taşıyan eylemciler, slogan atmayarak "sessiz" protestoda bulundu. Mazlum-Der Genel Başkanı Ömer Faruk Ünsal, Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları anıtı önünde yaptığı açıklamada, bir yıl önce bin 417 Filistinli'nin dünyanın gözleri önünde, kendi topraklarında, İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi. 16.01.2010 ANKARA netgazete

TEKEL işçilerinin oturma eylemi 24 saati doldurdu
17:40 - TEKEL işçilerinin oturma eyleminde 24 saat tamamlandı. İşçileri, Türk-İş Genel Merkezi çevresinde sürdürdükleri eylemde, çeşitli gruplar da ziyaret etti. Öte yandan, şu ana kadar kalp krizi şüphesi, astım krizi, bilek burkulması, yumuşak doku travması, kusma, panik atak, ödem ve ameliyat sonrası komplikasyon nedenleriyle toplam 11 işçi revirdeki ilk müdahalenin ardından hastanelere kaldırıldı. 16.01.2010 ANKARA netgazete

17 Ocak 2010
TEKEL İşçileri TÜRK-İŞ'i Bastı
TÜRK-İŞ'in düzenlediği ''Demokrasi ve Haklar'' mitingi sona ermesinin ardından TEKEL işçilerinden bir bölümü, TÜRK İŞ'e gelerek işgal girişiminde bulundu.

TÜRK İŞ Genel Merkezi önünde oturma eylemi yapan TEKEL işçilerinden bir bölümü, mitingi sonrası TÜRK İŞ Genel Merkezi'ne gelerek işgal girişiminde bulundu. Genel Merkez Binası içine giren Protestocu TEKEL işçilerinden bir grup, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu'yu da protesto ederek, istifaya davet ettikleri görüldü.

TEKEL işçileri, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu'nun istifasını istedi.

TEKEL işçileri, TÜRK-İŞ'in Sıhhiye Meydanı'nda düzenlediği ''Ekmek, Barış, Özgürlük İçin Demokrasi ve Haklar'' mitinginden sonra 34 gündür eylemlerini devam ettirdikleri TÜRK-İŞ Genel Merkezi önüne geldi. TÜRK-İŞ yönetiminin kendilerine yeterince destekte bulunmadığını öne süren işçiler, ''Kumlu istifa'' sloganları attı.

İşçilerden yaklaşık 150 kişilik bir grup ise binaya girerek daha önce çıkmadıkları Başkanlık katında slogan atmayı sürdürdü.

Emniyet güçleri, işçileri bina dışına çıkmaları için ikna etmeye çalışıyor.
aktifhaber

28 Mart 2010
İstanbul'da Molotoflu Saldırı
İstanbul Okmeydanı'nda aralarında 100 metre mesafe bulunan iki markete molotofkokteyli atıldı.

İstanbul Okmeydanı'nda aralarında 100 metre mesafe bulunan iki markete molotofkokteyli atıldı. Olaydan sonra polis bölgede geniş çaplı araştırma başlattı. Gözaltına alınanlar var.

Olay, Okmeydanı Kuzey Sokak üzerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, yaklaşık 20 kişilik bir grup Okmeydanı'nda yasa dışı eylem yaptıktan sonra, aralarında 100 metre mesafe bulunan iki markete molotofkokteyli attı. aktifhaber

Sahil Güvenlik'e sis bombası
Trolle avlandıkları gerekçesiyle teknelerine el konulan ve kendilerini Sarıyer'deki Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı'nın demirlerine zincirleyen, sis bombası atarak yolu trafiğe kapatan balıkçıklardan 3'ü gözaltına alındı. Eyleme katılan İskender Şahin, "Bizim teknemizi değil, ekmeğimizi bağlıyorlar. Biz Sahil Güvenlik görevlilerince değil, mahkemelerde yargılanmak istiyoruz. O yüzden eylem yapıyoruz" dedi. 29.03.2010 İSTANBUL netgazete

Bankanın yan sokağında ses bombası patlattılar
İzmir'in Balçova ilçesinde, bir banka şubesinin yan tarafına konulan ses bombası büyük bir gürültüyle patladı. Bombanın patlama sesine uyanan vatandaşlar durumu polise bildirirken, yapılan incelemede ses bombasının herhangi bir can yahut da mal kaybına neden olmadığı öğrenildi. 15.08.2010 İZMİR netgazete

BDP'lilerden İran Başkonsolosluğunda eylem

İran'ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplanan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) üyeleri İran'daki idamları protesto etti. Cağaloğlu'ndaki İran Başkonsolosluğunun kapısında sloganlar atarak toplanan grubun eylem yapmasına polis müsaade etmedi. Yapılan görüşmelerin ardından polis, grubun, Konsolosluğun karşısındaki kaldırımda, Ankara Caddesi'ni trafiğe kapatmamak şartıyla açıklama yapmasına izin verdi. 25.12.2010 İSTANBUL netgazete


En son Ekim tarafından Sal Mar 30, 2010 12:31 am tarihinde değiştirildi, toplam 2 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Pts Oca 18, 2010 12:24 am    Mesaj konusu: İsrail Konsolosluğu önünde Zafer kutlaması Alıntıyla Cevap Gönder

İsrail Konsolosluğu önünde Zafer kutlaması


18 Ocak 2010, 01:24 Anadolu Haber

Gazze zaferi, İstanbul'daki İsrail Konsolosluğu önünde düzenlenen görkemli bir eylemle kutlandı.

Filistin İslami direnişinin bir yıl önce İsrail'e karşı elde ettiği zafer, Kardeşlik Platformu'nun İstanbul'daki İsrail Konsolosluğu önünde düzenlediği görkemli bir eylemle kutlandı.

Saat 19.30 sıralarında Beşiktaş 1. Levent otobüs durağında toplandı. İsrail aleyhtarı pankart ve afişlerin yanı sıra Mescid-i Aksa maketi taşıyan eylemciler, İsrail Konsolosluğu'na doğru yürümeye başladı.


Filistin'e destek veren grup, sık sık İsrail aleyhine slogan attı.

Levent Metro durağı önünde başlayan yürüyüş sırasında "Müslümanlar bir olsa, uyansa, ayağa kalksa esir mi olurdu el aksa?" , "Siyonizm, tüm insanlığı tehdit eden bir tehlikedir" , "Siyonist İsrail'e Gazze direnişiyle yenilgiyi öğrettik" , "Aksa'da sistemli yıkımlara son" , "Soykırım suçlusu Ehud Barak yargılansın" , "Mescid-i Aksa onurumuzdur koruyacağız" , "Aksa'ya saldırı İslam'a saldırıdır" yazılı pankartlar taşındı.

İsrail Konsolosluğu önünde yapılan konuşmalarda, yapılan eylemin bir zafer kutlaması olduğu vurgulandı.

Minibüsçüler, durakları için polisle çatıştı: 5 yaralı
09:30 - Bursa'da, kent meydanı karşısındaki duraklarının kaldırılmasını protesto etmek için minibüslerini duraklara park ederek kontak kapatan bir grup minibüsçü ile polis ekipleri arasında arbede çıktı. Arbede sırasında, 3'ü polis memuru 4 kişi ile üzerine benzin dökerek yakmaya çalışan bir minibüsçü yaralandı. 30.01.2010 BURSA netgazete

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)'nin Ankara Balgat'taki genel merkez binasına pompalı tüfekle ateş edildi
06 Şubat 2010
Olay yerine çok sayıda polis ve oley yeri araştırma ekibi sevkedildi.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Merkez binasına akşam saatlerinde kimliği belirsiz kişilerce pompalı tüfekle ateş açıldı.

Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, Balgat 1388. Sokak'ta bulunan BDP Genel Merkez binası önüne, saat 21.30 sıralarında içinde iki kişinin bulunduğu siyah bir otomobil geldi.

Otomobilden, binaya doğru pompalı tüfekle ateş açıldı. Bina önünde görevli Hassas Şube Müdürlüğüne bağlı polis memurunun silahla karşılık vermesi üzerine, bu kişiler otomobille olay yerinden kaçtı.

Olayın hemen ardından alarma geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, plakası tespit edilen otomobilin yakalanması için çalışma başlattı. Polis ekipleri, otomobilin gitmesi muhtemel güzergahlar üzerinde önlem aldı.

haber7

Diyarbakır'da Polis otosuna molotoı
05 Şubat 2010 Diyarbakır'da Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'na eskortluk etmek için otel önünde bekleyen polis otosuna molotofkokteyli atıldı.
Edinilen bilgiye göre, Sur ilçesindeki bir otelde bulunan Bardakoğlu'na eskortluk etmek için bekleyen polis otosuna, henüz kimliği belirlenemeyen kişi veya kişilerce molotofkokteyli atıldı.

Molotofkokteyli atılan ve hasar gören polis otosu, olay yerine gelen çekici ile kaldırıldı.
haber7
İşçiler AK Parti önünde eylem yaptı
05 Şubat 2010

Batman'ın Beşiri Belediyesinden işten atıldıklarını iddia eden 20 kişilik işçi grubu, AK Parti Genel Merkezi önünde eylem yaptı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kadın Kolları Eğitim Toplantısı'nda konuşma yaptığı sırada genel merkez binası önünde toplanan yaklaşık 20 kişilik grup, ellerinde pankart ile içeri girmek istedi.

Batman'ın Beşiri ilçesi Belediyesinde çalıştıklarını ifade eden göstericiler, kadrolu işçi oldukları halde işten çıkarıldıklarını, işe dönüş davasını kazandıklarını ancak ellerinde Yargıtay kararı olmasına rağmen işe geri alınmadıklarını söyledi.

Polis tarafından binaya girmeleri engellenen işçiler, ''Başbakan Erdoğan ile görüşmek istiyoruz'' ve ''Açız'' diyerek slogan attı.

Bu sırada adı Muzaffer Demir olduğu öğrenilen işçi, elindeki şişede bulunan benzini üzerine dökerek kendini yakmak istedi. Polisi yaklaşmaması konusunda uyaran Demir, kendisini yolun ortasına atarak, ''Başbakan sesimizi duysun'' diye bağırdı.

Binada görevli polisler ile Başbakanlık korumaları tarafından müdahale edilen Demir, etkisiz hale getirildi. Üzerindeki kabanı ve ceketi çıkarılan Demir, polis tarafından kontrol altına alındı.

haber7

07 Şubat 2010
Komserin Kopan Parmak Feryadı
Erdoğan'ın açılışını yaptığı hastanenin yanıbaşındaki caddede gösteri yapan gruba polis müdahale etti. Müdahale sırasında görevli bir başkomiserin parmağı koptu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açılışını yaptığı hastanenin yanıbaşındaki caddede gösteri yapan gruba polis anında müdahale etti. Müdahale sırasında çevikkuvvet te görevli bir başkomiserin parmağı koptu. 20 kişilik gösterici grubun tamamı gözaltına alındı.

BAŞBAKAN KONUŞUYORDU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hastane açılışı nedeniyle kürsüye çıktığı ve halka hitap ettiği sırada, yanıbaşındaki caddede çok hareketli anlar yaşandı. Kendilerini "Halk Cephesi" olarak tanımlayan ve 20 kişiden oluşan bir grup "ABD defol, bu vatan bizim" diye slogan atarak gösteriye başladı.

POLİS ANINDA MÜDAHALE ETTİ

Hastane açılışı nedeniyle bu noktada bulunan çevikkuvvet polisi göstericilere anında ve çok sert müdahale etti. Polis, biber gazı da kullandı. Bu sırada arbede yaşandı. Gözaltına alınan göstericilerin polise direnişini sürdürmesi nedeniyle arbedenin boyutları giderek büyüdü, polisin daha da sertleştiği gözlendi.

"PARMAĞIM KOPTU... PARMAĞIN KOPTU"

Bu sırada bir başkomiserin "parmağım koptu" diye feryat ettiği görüldü. Başkomiseri hastaneye götürmek için araç aranmaya başlandı, bu sırada panik yaşandı.

ARAÇ VAR SÜRÜCÜ YOK

Sonunda yaralı başkomiser bir polis aracına bindirildi. Ancak aracı haraket ettirecek sürücü ortada olmayınca yine araçtan indirildi. Arkadaşlarıyla birlikte yeniden koşuşturmaya başlayan yaralı polis sonunda bir ambulansa bindirildi ilk müdahale de burada yapıldı.

AÇILIŞI YAPILAN HASTANEDE TEDAVİ ALTINA ALINDI

Başkomiser daha sonra açılışı yapılan hastaneye götürüldü. Bu sırada Doğan Haber Ajansı kamerasının görüntü alması yaralı polisin meslektaşları tarafından engellendi. Başkomiserin parmağının gözaltına alınan göstericilerin polis otomobillerine bidirlimesi sırasında kapıda sıkışarak koptuğu öğrenildi.
aktifhaber

07 Şubat 2010
Bursa'da Bir Umut Derneği üyesi bir grup başı açık kadın, yürüyüş yaparak yasağı protesto etti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın, hasta ziyareti için başörtüsü sebebiyle GATA'ya alınmamasına yönelik ülke genelindeki tepkiler sürüyor. Bursa'da Bir Umut Derneği üyesi bir grup başı açık kadın, yürüyüş yaparak yasağı protesto etti.

Dernek üyeleri, "Başörtülü anne, şehit annası olmuyor mu? Kurtuluş Savaşı'nda başörtülü top taşıyan analarımız unutuldu mu?" diyerek yasağa tepki gösterdi.

Genelkurmay Başkanı Orgenaral İlker Başbuğ'un da 'keşke olmasaydı' dediği ziyaret yasağına en ilginç tepki Bursa'dan geldi. Tamamına yakını başı açık olan Bir Umut Derneği üyesi kadınlar, Yeşil'deki dernek binasından Orhangazi Parkı'na kadar yürüyerek, başörtüsü yasağına karşı tepkilerini dile getirdi.

"Özgürlük kılık kıyafete bağlı değildir. Başörtülü anne, şehit anası olmuyor mu? Kapalı ve açık olmasına siyasi bakılmamalı, kadınız, örtüyü seve seve takarız" şeklinde slogan atan kadınlar, Orhangazi Parkı'nda bir basın açıklaması yaptı.

Bir Umut Derneği Basın Sözcüsü Meryem Orhan, 2 Şubat'ta TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan tartışmaları kınadıklarını ifade ettiler. Hakarete varan rahatsız edici olayın, kadınları rencide ettiğini dile getiren Orhan, başörtüsünden dolayı GATA'ya ziyaretçi alınmamasını da sert dille eleştirdi.

Başörtülü annelerin de şehit anası olduğuna vurgu yapan Orhan, "Bugün burada başıaçık kadınlar olarak başörtüsüne yönelik baskıya tepki gösteriyoruz. Başörtülü kadın da bir asker ansediri. Ziyaret yasağında yaşayanları başı açık bir kadın da olsaydı aynı tepkiyi verecektik. İğneyi örtüyü toparlayıcı bir nesne olarak değil de Cumhiriyetimizi zedeleyici simge olarak görmek büyük bir hatadır. Kurtuluş savaşında böşörtüleriyle top taşıyan annelerimizi, bugün örtülerindeki iğne yüzünden hiçbiryerden alıkoyamaz. Örtülü ya da açık kadınların toplumda kılık kıyafetleri nedeniyle sözlü ya da fiziksel şiddete maruz kalmasını, toplumsal hayata katılımını engellenmesini ve zihni olan bir birey olarak değil, bir beden olarak görülmesini protesto ediyoruz." şeklinde konuştu.

Bir annenin başörtüsünden dolayı yavrusunun mezuniyet törenine dahi alınamadığını hatırlatan Bir Umut Derneği Başkanı Aysel Danışman ise örtüsü yüzünden okuyamayan genç kızların yıkılan hayallerinin hesabını kimin vereceğini sordu. Dernek Başkanı Danışman, "Seçildiği halde mecliste başörtüsünden dolayı yer alamayan kadın, başkasının hakkına zarar vermediği müddetçe özgrülük hakkına sahiptir. Modern ülkelerde özgürlükleri kılık-kıyafet belirlemez. Kadın, kadın olmadan önce insan olarak kabul edilmelidir. Unutmayalım ki kadın aynı zamanda bir eş, bir anne, bir kardeştir. Toplumsal hayatta özgürlük her bireyin hakkıdır." diye konuştu.
aktifhaber

07 Şubat 2010
Köylülerin Aydn Doğan İsyanı!

Aydın Doğan'ın yüzde 50 ortağı olduğu Gümüştaş Madencilik şirketinin Niğde Ulukışla'da altın aramaya başlayacak .
Aydın Doğan'ın yüzde 50 ortağı olduğu Gümüştaş Madencilik şirketinin Niğde Ulukışla'da siyanürle altın arama konusunda geri adım atmaması, yöre köylerini siyanür tehdidi ile karşı karşıya bıraktı.

Hasangazi Köyü Derneği Başkanı Hüseyin Özçelik, şirket görevlilerinin, köyün göletinin de bulunduğu arazide yapılmak istenen siyanür havuzları için Pazartesi akşamı gizlice ölçüm yaptıklarını bildirdi.

Özçelik, “Aydın Doğan ve şirketin diğer ortağı ile defalarca görüşmek istedik; ancak reddedildik. Aydın Doğan, medya gücünü, parasını kullanıyor, istediğini yapıyor, bize sahip çıkan yok. Aynı sorunla karşılaşan Bergama köylüleri aylarca Doğan medyasında haber yapıldı. Şimdi o gazeteler, konu kendi patronları olduğu için bizim feryadımızı duymuyor” dedi.

GÖLETİMİZ SİYANÜR TEHDİDİNDE

Şirketin siyanür havuzlarının, köyün içme ve sulama suyu ihtiyacının karşılandığı Porsuk göletinin bulunduğu yerde yapılmak istendiğini ifade eden Özçelik, “Göletin olduğu arazi daha önce köylülerin mülküydü. Devlet bize gölet yapacak diye bu arazi istimlak edildi, köylüler de itiraz etmedi. Arazinin tapusu İl Özel İdaresi'ne geçti. İl Özel İdaresi de 27 dönümlük araziyi geçtiğimiz Eylül ayında ihaleyle bu şirkete sattı. Şirket yetkilileri siyanür havuzlarının çok iyi yalıtılacağını, sızma olmayacağını söylüyorlar. Ancak bizim bölgemiz birinci derecede deprem bölgesi. Yarın küçük bir sarsıntıda havuzlarda çatlama ve sızma olursa doğrudan gölet zehirlenecektir. Bunun olmayacağını kim garanti edebilir. Şirket emrivaki ile çalışıyor, bizim taleplerimiz dikkate alınmıyor” diye konuştu.

SİYANÜR HAVUZU, KÖYE 3 KM. UZAKTA KURULACAK

Siyanür tesisinin bölgede 13 köyü tehdit ettiğini anlatan Özçelik, siyanür karşıtı gösterilerde güvenlik güçlerine direndikleri için 32 köylünün mahkemelik olduğunu da anlattı.

Özçelik, “Madenin çıkarılacağı bölge bizim köyden 15 km. uzakta. Ancak siyanür havuzlarının kurulacağı yer bizim köye 3 km. mesafede. Buranın tercih edilmesinin bir sebebi de bol güneşli bir bölge olması. Zira siyanür, yağmurun etkisiyle havaya daha çok karışıyor, dolayısıyla insana daha fazla etki ediyormuş. Güneşli havada siyanürün etkisi daha geç hissedileceği için burası tercih ediliyor” diye anlattı.

2006 yılında Uşak Eşme'de siyanür sebebiyle binlerce insanın zehirlendiğini hatırlatan Özçellik, “Aynı olayın bizim başımıza da gelmeyeceğini kim garanti eder?” dedi.

KAYNAK: VAKİT

13 Şubat 2010
Şanlıurfa'da İzinsiz Gösteri
Şanlıurfa'nın ilçelerinde, Abdullah Öcalan'ın yakalanışının yıl dönümünü bahane eden gruplar gösteri yaptı..
Şanlıurfa'nın ilçelerinde, Abdullah Öcalan'ın yakalanışının yıl dönümünü dolayısıyle gruplar, basın açıklamaları yaptı. Viranşehir'de, 3 kişi gözaltına alındı.

Viranşehir, Suruç ve Siverek'te toplanan BDP üyesi gruplar, Abdullah Öcalan'ın yakalanışının yıl dönümünü bahane ederek basın açıklaması yaptı.

PKK lehine dövizlerin taşındığı ve zaman zaman bu yönde sloganların atıldığı açıklamaların ardından gruplar dağıldı.
fhaber101

Mardin'in Dargeçit ilçesinde AK Parti binasına molotofkokteyli atıldı
13.02.2010 21:29
Mardin'in Dargeçit ilçesinde izinsiz gösteri yapan bir grup, AK Parti ilçe binasına molotofkokteylli saldırı düzenledi.

Alınan bilgiye göre, Abdullah Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye getirilmesinin yıl dönümünü bahane ederek izinsiz gösteri yapan grup, terör örgütü lehine slogan attı.

Daha sonra izinsiz yürüyüş yaparak, AK Parti Dargeçit ilçe binasının önünden geçen gruptan bazı kişiler, molotofkokteylli saldırı düzenledi.

Saldırı sonucu, binada maddi hasar meydana gelirken çıkan yangın. esnaflar ve vatandaşlar tarafından söndürüldü.

habertürk

Hrant Dink'in gazetesi Agos'a bu kez de sanal saldırı yapıldı; Ogün Samast'a övgüler yağdırıldı


12 Şubat 2010 Agos gazetesinin internet sitesi hacklendi. Siteye, Hrant Dink'in katil zanlısı Ogün Samast'ın Samsun'daki karakolda çekilen resmi konuldu. Sayfada "Ogün Samast'a selam olsun" cümlesiyle başlayan tehdit dolu bir mesaj yer aldı. "Ya sev ya terk et" ifadesinin yer aldığı mesajda, "istedikleri gibi hareket edilmezse yeni Ogün Samast'ların yolda olduğu" iddia edildi. NTV'nin haberine göre; söz konusu mesaj "Oyun bitti" sözüyle sona eriyor. Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007'de gazete binası önünde uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirmişti.
netgazete

Katsayı kararına çıplak ayaklı protesto

18:10 - İzmir'de Dev - Lis üyesi bir grup öğrenci ÖSS sınav sistemini ve sınav sistemindeki katsayı oranlarını çıplak ayakla yürüyerek protesto etti. 13.02.2010 İZMİR netgazete

PKK'lılar İstanbul'da havai fişekle polise saldırdı
20:28 - Gaziosmanpaşa Karayolları Mahallesi'nde toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanışının yıldönümü nedeniyle yasa dışı gösteri yapmak istedi. Öcalan lehine sloganlar atan göstericiler, polise taş, gaz bombası ve havai fişekle saldırdı. Bunun üzerine çevik kuvvet ekipleri, göstericileri dağıtmak için gaz bombası kullandı 14.02.2010 İSTANBUL
netgazete

Polis panzerinden Türkçe ve Kürtçe anons!
14:00 - Şırnak'ın Cizre ilçesinde, terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanıp Türkiye'ye getirilişini protesto bahanesiyle bir grup, İdil yolunu trafiğe kapatırken polis ilk defa panzerden gösterici gruplara ve ailelere Türkçe ve Kürtçe anons yaptı. 14.02.2010 ŞIRNAK
netgazete

Gösterilere tepki gösterdi, linç ediliyordu
13:55 - Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, terörist Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle yapılan yürüyüşün ardından olaylar çıktı. MUSTAZAF-DER Yüksekova Şubesi'ne taşlarla saldırı düzenlenmesine tepki gösteren ve linç edilmek istenilen bir kişi, BDP yöneticileri tarafından kurtarıldı. 14.02.2010 HAKKARİ netgazete

Beyoğlu'nda biber gazı ile göstericileri kovaladılar
14:20 - Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının yıldönümü dolayısı ile Taksim'den Galatasaray'a yürümek isteyen gruba polis izin vermeyince olaylar çıktı. Polise taşlarla saldıran gruba güvenlik güçleri biber gazıyla müdahale etti. 15.02.2010 İSTANBUL netgazete

BDP siyah bez astı, esnaf kepenk kapattı
11:30 - Abdullah Öcalan'ın Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilişinin yıl dönümü nedeniyle Van'da Barış ve Demokrasi Partisi'nin Van İl ve Merkez İlçe Başkanlığı'na siyah bez asılırken, esnaf ise kepenk açmadı. 15.02.2010 haber101

Alperenler, katsayı kararını protesto etti
20:30 - Alperen Ocakları üyesi yaklaşık 150 kişi, BBP binası önünden Konak Meydanı'na doğru tekbirler eşliğinde yürüyüşe geçti. BBP İzmir İl Başkanı Ahmet Bereket ve parti üyelerinin de destek verdiği yürüyüşte Muhsin Yazıcıoğlu'nun posteri ve Türk bayrağı taşıyan grup, "Mücadelemiz milli Türkiye içindir", "Danıştay sabrımızı taşırma" ve "Her Türk asker doğar" sloganları attı. 20.02.2010 İZMİR netgazete

Antalya'da halk otobüsüne molotfolu saldırı
21 Şubat 2010
Antalya'da bir grup, özel halk otobüsüne molotofkokteyli ve taşlarla saldırdı.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Kepez ilçesine bağlı Habipler Mahallesi'nde bir özel halk otobüsüne, 15-20 kişilik grup tarafından molotofkokteyli ve taşlarla saldırı düzenlendi. haber7

İmamlardan çarşaf yırtmaya protesto
11:10 - Diyanet-Sen' e bağlı bir grup imam, geçtiğimiz çarşamba günü Mersin'de hilafetin kaldırılışının 86. yılına istinaden çarşaf yırtan CHP Kadın Kolları üyelerini bir basın açıklamasıyla protesto etti. 06.03.2010 İSTANBUL netgazete

PKK sempatizanları Adana'da polisi taşladı
23:15 - Belçika'da terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonu bahane eden PKK sempatizanları, Adana'da korsan gösteri düzenledi. Gruptaki çocuklar, sapanlarıyla polisi hedef aldı. 07.03.2010 ADANA
netgazete

İşçi Partililerden İsveç Konsolosuluğunda protesto

14:33 - İstanbul, Beyoğlu'nda bulunan İsveç Konsolosluğu önünde toplanan İşçi Partililer (İP), İsveç Parlamentosu'nun sözde Ermeni soykırımı tasarısını kabul etmesine tepki gösterdi. Parti yöneticisi Osman Kuruca, "Buradan İsveç'e sesleniyoruz. Bizi tanıyorsunuz. Elleriniz kirlidir. İsveç'in yerli halkına karşı soykırım uyguladınız. Bizim devrimci bir tarihimiz vardır. Bizimle baş edemezsiniz" denildi. Grup, açıklamanın ardından polisin tedbiri altında dağıldı. 12.03.2010 İSTANBUL
netgazete

Öğretmenler, tatil günü eyleme çıktı

18:00 - Türk Eğitim-Sen, Abdi İpekçi Parkı'nda "Haklarımız ve Geleceğimiz İçin Büyük Ankara Yürüyüşü ve Mitingi" düzenledi. Miting için çeşitli illerden otobüslerle Hipodrom Alanı'na gelen sendika üyeleri, buradan gruplar halinde, pankart ve dövizlerle çeşitli sloganlar atarak miting alanına yürüdü. Yaklaşık iki saat süren yürüyüş sırasında Celal Bayar Bulvarı, Sıhhiye istikametinde trafiğe kapatıldı. 13.03.2010 ANKARA netgazete

Sion Yıldızı yakarak İsrail'i protesto ettiler

16:43 - Mazlum-Der, Özgür-Der, İHH İnsani Yardım Vakfı, İnsan ve Medeniyetler Hareketi'nin de aralarında bulunduğu çeşitli sivil toplum örgütü üyelerinden oluşan yaklaşık 2 bin kişi, Cuma namazı çıkışı Beyazıt Meydanı'nda toplandı. Ellerindeki döviz ve pankartlarla İsrail'i protesto eden eylemciler, sık sık tekbir getirdi. "Kahrolsun İsrail" sloganlarının atıldığı eylemde, Filistin ve Mescid'i Aksa için dualar edildi 19.03.2010 İSTANBUL netgazete

İsrail'e bayrak yakmalı protesto

16:21 - Ankara Filistin Dostları Platformu, İsrail'in Mescid-i Aksa'daki uygulamalarını protesto etti. Platform üyesi bir grup, İsrail'in Ankara Büyükelçiliği önünde toplanarak İsrail bayrağını simgeleyen bir maketi yaktı. 19.03.2010 ANKARA netgazete

İsrail'in 1600 konutuna Beyazıt'ta protesto

16:13 - Mazlum-Der, Özgür-Der, İHH İnsani Yardım Vakfının da aralarında bulunduğu bazı sivil toplum kuruluşlarına üye bir grup, İsrail'in, Doğu Kudüs'te El Aksa Camisi yakınında 1600 yeni konut inşasına başlamasını cuma namazı çıkışında protesto etti 19.03.2010 İSTANBUL
netgazete

Kazlıçeşme'deki Nevruz'da 'Öcalan' sesleri!

12:30 - İstanbul, Kazlıçeşme'deki Nevruz kutlamaları sırasında terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan lehine sloganlar atıldı. Öte yandan, tören alanına girişlerdeki yoğunluk nedeniyle zaman zaman gergin anlar yaşandı. Gerginlikler büyümeden önlendi. 21.03.2010 İSTANBUL
netgazete

24 Mart 2010
BDDK Başkanı Bilgin'e Saldırı

Mersin Üniversitesi'nin davetlisi olarak Mersin'e gelen BDDK Başkanı Tevfik Bilgin üniversitede vereceği konferans sırasında saldırıya uğradı.

Mersin Üniversitesi'nin davetlisi olarak Mersin'e gelen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin üniversitede vereceği konferans sırasında yumurtalı saldırıya uğradı.

Üstü başı yumurta içinde kalan Bilgin, konferansı yarıda bıraktı. Öğrenciler ve üniversite güvenlik görevlileri arasında arbede yaşandı.
aktifhaber

TBMM önünde 'faili meçhul cinayet' protestosu
17:02 - Başkentte bir grup, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması talebiyle TBMM önünde basın açıklaması okudu. Şair Ahmet Telli, Türkiye tarihindeki "tüm provokasyon, tertip, katliam ve cinayetler ile başta 12 Eylül askeri darbesi olmak üzere bütün darbe, plan ve girişimlerin soruşturulması, sorumlu kurum ve kişilerin açığa çıkarılması gerektiğini" kaydetti. 24.03.2010 ANKARA negazete

LİSELİLERDEN DANIŞTAY PROTESTOSU

3 Nisan 2010 23:15
Beyoğlu'nda, bir grup liseli öğrenci, yeni sınav sistemi YGS'ye sayılı günler kala katsayı kararı nedeniyle Danıştay'ı protesto etti.
Yeni sınav sistemini de eleştiren liseliler, İstiklal Caddesi'nde yürüdü. Galatasaray Meydanı'nda basın açıklaması yapan liseliler, sınavsız üniversite istedi.

Kendilerine 'Liseli Öğrenci Birliği' adını veren yaklaşık 50 kişilik grup, Taksim Meydanı'nda toplandı. 'Danıştay'a danışma öğrenciye bulaşma. AKP bize karışma' yazılı pankart açan öğrenciler '24 öğrenci geri alınsın' , 'Disiplin yönetmeliği kaldırılsın' , 'Sınav sistemi kaldırılsın' , 'Tekel işçileri yalnız değildir' yazılı dövizler taşıdı.

İstiklal Caddesi boyunca yürüyüşe geçen liseliler, 'Sınav sistemi kaldırılsın' , 'Sınavsız geçiş istiyoruz' , 'Danıştay'a danışma öğrenciye bulaşma' , 'Mehmet Lisesi yalnız değildir' , 'Tekel işçisi yalnız değildir' şeklinde sloganlar attı.

Galatasaray Meydanı'nda grup adına bir basın açıklaması yapan Derya Yoldaş, YGS sınavına sayılı günler kala öğrencilerin kabus dolu günler yaşadığını söyledi. Bu yılki sınav sistemini eleştiren Yoldaş, "Danıştay ve YÖK'ün atışması sonucu mağdur olan yine biz öğrenciler olduk. Şimdiki sınav sistemi bir labirent haline getirilmiş ve kendileri de farkında değiller nasıl bir düzenleme yaptıklarının. Bu yıl sınava giren öğrencileri deneme tahtası olarak kullanacaklar." dedi. Danıştay kararlarını protesto eden Yoldaş, kendisinin de bir meslek lisesi öğrencisi olarak görüşlerini şöyle dile getirdi: "Ailemin isteği üzerine bu bölüme gitmek zorunda kaldım. Ancak yükseköğretimde başka bir bölüm tercih ettiğimde puanım düşecek. Yani bu durumda sevmediğim bir mesleğe yaşamım boyunca bağlı kalacağım. Buradan Danıştay'a soruyorum, Benim ailemin dershanelere dershanelere verecek kadar milyarlarca lirası yok. Param olmadığı için okuyamayacak mıyım?"

Tek sorunlarının katsayı olmadığını, eğitim sisteminin de baştan aşağıya değişmesi gerektiğini savunan Yoldaş, "Artık yeter. Öğrenciler resmen deneme tahtası olarak kullanılıyor. Söz sırası artık bizde. Danıştay'ı YÖK'ü Milli Eğitimi susturup biz öğrenciler konuşacağız. Biz liseli öğrenci birliği olarak Danıştay'ı uyarıyoruz. Danıştay ayağını denk al, sinir katsayımız artıyor." şeklinde konuştu. haber10

05 Nisan 2010
[size=24Amirallere suikast' ve 'Denizaltı müzesi'nde çocuklara bomba' haberlerinin kaynağı Taraf'ı, Kıyat başkanlığındaki emekli denizciler protesto etti...[/size]

http://69.175.58.202/images/news/126540.jpg

Beşiktaş’ta bulunan Barbaros Anıtı önünde Deniz Şehitleri’ni anmak için toplanan emekli deniz subayları ve eşleri, Ergenekon soruşturmasında tutuklanan askerlere destek veren sloganlar attı. Barbaros Anıtı’na ‘Masumiyetinize İnanıyoruz’ yazılı beyaz çelenk bırakan grup, anıtın önüne Taraf’ın da adının geçtiği “Yapılan Haksızlıkları ve Taraf‘lı Medyayı Kınıyoruz” yazılı siyah bir çelenk de koydu. Siyah çelenk alana getirildiği anda alanda toplanan emekli asker ve eşlerinden yuhalama sesleri yükseldi.

Ali Tatar’ın ailesi de oradaydı

4 Nisan 1953’te Dumlupınar Denizaltısı’nın bir İsveç şilebiyle çarpışarak Çanakkale’de sulara gömülmesi sonucu ölen 81 denizcinin anıldığı törene çok sayıda emekli asker ve eşlerinin yanı sıra “Amirallere Suikast” soruşturmasında yakalama kararı çıkartıldıktan sonra intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın eşi Nilüfer Tatar, erkek kardeşi Ahmet Tatar ve kız kardeşi Hürriyet Ünver de katıldı.

Törende Emekli Koramiral Atilla Kıyat da vardı. Açıklama yapan Kıyat, Koç Müzesi’ndeki denizaltıda ele geçirilen TNT kalıplarına atıfta bulunarak: “57 yıl önce 81 denizci ‘vatan sağ olsun’ diyerek Çanakkale’nin derinliklerine gömüldüler. Onların torunları ise bir denizaltıda yüzlerce öğrenciyi havaya uçurmakla suçlanıyorlar. Bu acımasız suçlamaya karşı bugünü eylem yapmak için seçtik” dedi.

Taraf

Polis aracı tarandı: 1 polis öldü, 1 polis ağır yaralı
17 Nisan 2010
Samsun'un Ladik ilçesinde kimliği belirsiz kişi veya kişiler, devriye gezen polis otosunu silahla taradı. Olayda 1 polis memuru ölürkenken, 1 polis memurunun da ağıryaralandığı öğrenildi.

Olay, Ladik Belediyesi Düğün Salonu'nda yapılan Kutlu Doğum Haftası programı sonrasında meydana geldi.

Programın bitiminden sona vatandaşların salonu terk edip Lise Caddesi'nden evlerine doğru hareket ettiği sırada devriye gezen 55 A 8651 plakalı polis aracına Kaleşnikoflu silahlarla ateş açıldı.

Saat 22.15 sıralarında meydana gelen saldırıyı, görgü şahitlerinin beyanına göre 3 kişinin gerçekleştirdiği belirtiliyor.

haber101

Kırıkkale'de Pazarcılarla Polis Arasında Arbede
25 Temmuz 2010
Kırıkkale'de Yaylacık Mahallesinde yeni yapılan kapalı pazarın yerine itiraz eden sebzeci ve tuhafiyecilerin, düzenledikleri basın açıklaması sırasında polis müdahale etti. Cumhuriyet Me
Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelen sebzeciler ve tuhafiyeciler, Yaylacık mahallesinde yeni yapılan kapalı pazarda belediyenin haksızlık yaptığını söyleyerek basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasının ardından sebzeciler ve tuhafiyeciler, pazarcılar odasına doğru yürüyüşe geçti. Kırıkkale'nin trafiği en yoğun cadde olan Zafer Caddesi üzerinde yürümeye devam eden esnaflara polis yürüyüş yolunu değiştirilmesini istedi. Pazarcılar, buna karşı çıkınca sivil ve çevik kuvvet polisleri olaya müdahale etti. Polisler ve pazarcılar arasında arbede yaşandı aktifhaber

Bağcılar'da gösteri
27 Kasım 2010 PKK'nın kuruluş yıldönümünü için Bağcılar'da gösteri yapan PKK yandaşları, çevredeki dükkan ve araçlara molotof kokteylleri ve taşlarla tahrip etti.

Yüzleri maskeli grup, ellerindeki taş ve molotof kokteylleriyle biri park halinde diğeri hareket halindeki iki araca saldırdı. Camları kırılan ve kısmen yanan araçlar zarar gördü. Araçları yaktıktan sonra yollarına devam eden grup bir markete ve bir berber dükkânına saldırdı. İş yerlerinin camlarının kırıldığı olayda ölen ya da yaralanan olmadı. haber1001
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Ekim



Kayıt: 21 Arl 2007
Mesajlar: 2639
Konum: Kanada

MesajTarih: Pzr Nis 18, 2010 9:12 pm    Mesaj konusu: Kocaeli'de Onbinler Başörtüsü için yürüdü Alıntıyla Cevap Gönder

'TECAVÜZÜ PROTESTO EDENE GÖZALTI'

30 Nisan 2010
Siirt Üniversitesi Öğrenci Kolektifi dün Meslek Yüksekokulu (MYO) önünde bir basın açıklaması yaparak, kentte yaşanan tecavüz ve cinsel istismar olaylarını ve devletin bunların üstünü örtmeye çalışmasını protesto etti. Eylem sonrası bir basın açıklaması yapan Barış Ataman üniversite çıkışında sivil polisler tarafından gözaltına alınarak sorgulandı
Dün (28 Nisan) Siirt Üniversitesi’nde bir araya gelen yaklaşık 200 üniversiteli “Kadınlardan ve çocuklardan elinizi çekin” yazılı pankart açarak bir yürüyüş gerçekleştirdi. Ellerinde “Güvenli bir gelecek istiyoruz”, “Sorumlular derhal yargılansın”, “Kız kardeşlerimize dokundurtmayacağız” yazılı dövizler taşıyan öğrenciler Siirt Valisi'nin açıklamalarını protesto eden sloganlar atarak üniversite çıkışına doğru yürüdüler. Yürüyüş sırasında öğretim görevlileri ve öğrenciler de eyleme alkışlarla destek oldular.

Öğrenciler yürüyüşün ardından üniversitenin önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını okuyan Barış Ataman Siirt Valisi’nin "Bölücülük ve eylem yapmasınlar, fuhuş yapsınlar" sözlerini kınayarak Vali Necati Şentürk'ü istifaya çağırdı. Siirt’te yaşanan tecavüzlerin ortaya çıkmasının ardından savcılık tarafından gizlilik kararı alınmasını da eleştiren üniversiteliler “Polisler, cemaat şeyhi, asker, AKP milletvekilinin yeğeni ve daha birçok kişi bu insanlık dışı eyleme katıldığı için mi gizlilik kararı alındı?” diye sordular. Yaşananları açığa çıkaran rehberlik öğretmenine teşekkür eden üniversiteliler "Tüm zanlılar sorgulanıp cezalandırılana kadar bu olayın peşini bırakmayacağız" dediler.

Eylem sonrası gözaltı

Eylem ve basın açıklamasının bitmesinin ardından, basın açıklamasını okuyan Barış Ataman iki sivil polis tarafından üniversite çıkışında zorla polis aracına bindirilerek gözaltına alındı. Kendisine “çocuklara tecavüz eden kişilerin isimlerini açıkladığı” için gözaltına alındığı söylenen Ataman'a karakolda Öğrenci Kolektifleri hakkında sorular soruldu.

Ataman'ın gözaltına alınmasını protesto eden arkadaşları ise “Dışarıda suçlular ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşıyorlar, bu olayları protesto edenler ise karakollara götürülüyor.” sözleriyle tepkilerini dile getirdiler.

sendika.org

Kocaeli'de Onbinler Başörtüsü için yürüdü
17 Nisan 2010,
Anadolu Haber
Türkiye'nin farklı şehirlerden gelen ve başörtüsü yasağının bir an evvel kaldırılmasını isteyenler Kocaeli'nde buluştu.

Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu tarafından her hafta cumartesi günü Sabri Yalım Parkı`nda yapılan “Başörtüne Özgürlük” isteminin 17 Nisan 2010 tarihinde 5. yılını doldurması nedeniyle bugün büyük bir yürüyüş düzenlendi.

Kocaeli'de öğlen namazından sonra camiden çıkan halkın katılımıyla 13.30 da başlayan eyleme onbinlerce vatandaş destek verdi. Daha sonra İzmit İnsan hakları parkı, Özgürlük Meydanında katılımcılara hitaben konuşmalar yapıldı.

Başta İstanbul olmak üzere, Sakarya, Bursa, Akyazı gibi civar illerden, Van,Diyarbakır, Kütahya, Ankara, Antalya,Konya gibi Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen binlerce katılımcı, başörtüsü yasağının kaldırılmasını istedi.

MAZLUMDER Kocaeli Şubesi’nin tertip ettiği organizasyonda, Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri içindeki 40 dernek ve vakıf, Anadolu Gençlik Derneği, Özgür Der, Alperen Ocakları, MAZLUMDER Şubeleri Kocaeli dışından gelen dernek ve vakıflarda destek verdi.

Açış konuşmasını yapan MAZLUMDER Kocaeli Şubesi başkanı Çetin Tahtacı,'Bu meydanda 260 haftadır özelde başörtüsü, genelde inanç özgürlüğüne karşı yapılan her türlü baskı ve kısıtlamalar için bir araya geldik. Hükümete düşen görevin halkın haklı taleplerine göz ardı etmeden çözüm için çaba sarf etmeleridir. Bu yasak tehir edilemeyecek duruma gelmiştir.Muhalefete düşen görev çözüme katkı sağlamak olmalıdır. Bu yasağı mademki kalkmasını istiyoruz. Yapıcı muhalefetle çözümün bir parçası olunuz.

Topluluğa hitaben bir konuşma yapan MAZLUMDER Genel başkanı Ahmet Faruk Ünsal ise,“Bu halk vergi veriyor, askere gidiyor bu halkın çocuklarının nasıl eğitim hakkı elinden alınır.Bu direniş Türkiye’nin her tarafına yayılmalı, insan hakları ihlali sona ermeli, bu konuda hükümete davette bulunuyoruz”dedi

19 Nisan 2010
Sultanahmet'te 3 Ayrı Yerde Patlama
Sultanahmet'te kimliği belirsiz kişilerce 3 ayrı yere bırakılan ses bombası büyük bir gürültüyle patladı.

Turistlerin yoğun olarak bulunduğu tarihi mekanda ölen ya da yaralananın bulunmadığı öğrenildi. Polis zanlıları yakalamak için geniş çapta soruşturma başlattı.

Edinilen bilgiye göre, ilk patlama Divanyolu Caddesi üzerindeki elektrik direği üzerinde asılı bulunan çöp kutusuna bırakılan ses bombası nedeniyle meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekiplerinin olay yerinde çalıştığı sırada, çok yakın mesafede Biçkiyurdu Sokak ve Sultanahmet Camii'sinin karşısında iki ayrı patlama daha meydana geldi. Patlama nedeniyle olay yerindeki bazı iş yerlerinin camları kırıldı. Çevrede kısa süreli paniğe yol açan olayda ölen ya da yaralananın bulunmadığı öğrenildi.

Patlamalardan sonra polis ekipleri geniş çapta soruşturma başlattı. Tramvay yolunu ve birçok sokağı trafiğe kapatan olay yeri inceleme ve bomba imha ekipleri çevrede delil topladı.

İlk patlamanın ardından korkuyla dışarıya çıktığını belirten Metin Çabuk isimli görgü tanığı, "Biz ne olup bittiğini anlamaya çalışırken ikinci patlama meydana geldi. Yüksek ses nedeniyle çevrede kısa süreli panik oldu. Ancak olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Bize patlamaların nedeninin ses bombası olduğu söylendi." dedi.
aktifhaber

9 Nisan 2010
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a Kayseri'de yumruklu saldırı


AKP Kayseri Milletvekili Ahmet Öksüzkaya, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a yumrukla saldıran kişinin kimliğini açıkladı.
Haberi Paylaş : Google Yahoo Facebook Digg Del.icio.us Reddit


Öksüzkaya, saldırı anında Bakan Yıldız'ın yanında bulunduğunu belirterek, saldırı nedeniyle Yıldız'ın gözlük camının temas ettiği yerlerde oluşan çizikler dolayısıyla kanama olduğunu söyledi.

Bakan Yıldız'ın saldırı sonrasında ambulansla hastaneye götürüldüğünü hatırlatan Öksüzkaya, ''Hastanede kanayan yerlere operasyon yapıldı ve kanama durduruldu. Şu anda emar çekiliyor'' dedi.

Öksüzkaya, saldırganın öğretmen olduğu iddialarıyla ilgili ''Saldırganın öğretmen olduğu bilgisi doğru. Endüstri Meslek Lisesinde beden eğitimi öğretmeni Şahin Ş. olduğu bilgisini emniyetçilerden öğrendik'' diye konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a yumruklu saldırıda bulunan Şahin Ş.'nin beden eğitimi öğretmeni ve boksör olduğu, çalıştığı okulun boks takımının antrenörlüğünü yaptığı öğrenildi.

Şırnak'taki terörist saldırısı sonucu tedavi gördüğü GATA'da şehit olan Yüzbaşı Levent Çetinkaya'nın cenaze töreni sonrası Bakan Yıldız'a yumruklu saldırıda bulunan Şahin Ş.'nin Kayseri Merkez Endüstri Meslek Lisesi'nde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yaptığı belirlendi.

25 Nisan 2010
Taksim'de Ermenistan Bayrağı Yakıldı
Büyük Birlik Partisi İstanbul İl Teşkilatı'nca düzenlenen protesto gösterisinde Ermenistan bayrağı yakıldı.

Büyük Birlik Partisi (BBP) İstanbul İl Teşkilatı'nca düzenlenen protesto gösterisinde bir grup, Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde, Ermenistan bayrağı yaktı. Sözde Ermeni "soykırımı" nın yıl dönümü nedeniyle geçtiğimiz gece Erivan'da yapılan gösterilerde de Türk bayrağı yakılmıştı.

Taksim Cumhuriyet Anıtı’nın bulunduğu meydanda toplanan Büyük Birlik Partisi (BBP) İstanbul İl Teşkilatı üyesi yaklaşık 100 kişi, "Diaspora’nın ücretli sözde aydınları Türk Bayrağı’na düşen soysuzların karanlığı" yazılı pankartı açtı.

Ellerinde ASALA terör örgütü tarafından şehit edilen Türk diplomatlarının fotoğraflarını taşıyan topluluk, sık sık tekbir getirdi, "Sözde aydınlar, satılmış korkaklar" , "Ermeni şaşırma sabrımızı taşırma" ve "Kahrolsun Amerikan emperyalizmi" sloganları attı.

"1915’te giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir" , "Bize derler BBP yeteriz tüm Ermeni'ye" , "Biz Ermeni ve Ermenici değiliz" , "Ermeni diasporası sizinle gurur duyuyor" , "Ücretli aydınlar zihinsel özürlüdür, sözlerini dikkate almayınız" ve "Aydın olmak için bayrağa ve dine sövmek mi lazım?" dövizlerini taşıyan topluluk, Azerbaycan bayrakları da açtı.

Topluluk adına basın açıklamasını BBP İstanbul Eğitimden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Muhittin Açıcı okudu. Taksim Meydanı ile Haydarpaşa Garı’nda dün düzenlenen anma törenlerinin Türk coğrafyası ile Türk Milleti’ni hedef aldığını vurgulayan Açıcı, şunları söyledi:

"Türk coğrafyası ve Türk Milleti üzerinde hain planları bulunanlar düğmeye basarak ’Sözde Ermeni Soykırımı’nı gündeme taşımaktadırlar. Dün de planlı ve her türlü hain müdahalelere açık olan sözde sanatçı ve sözde aydınlardan oluşan bir grup 24 Nisan 1915’te meydana geldiği iddia edilen olaylarda hayatını kaybedenler için anma töreni düzenledi. Her türlü tarihi gerçeğe, akan kana, çekilen acıya sırtlarını dönen aydın kelimesini utanmadan kendilerine yakıştırıp aydınlatmak yerine ülkenin ışığını söndürmeye kalkan bu kişiler, tamamen siyasi bir içeriğe bürünen bu asılsız ve iftira niteliğindeki iddiaların bayraktarlığını yapmaktadırlar."

Kendilerini menfaat karşılığı kullandıran bu kişilerin içinde yaşadıkları milletin ruhuna, tarihi değerlerine ve tarihine bağlılıktan uzak olduğunu savunan Açıcı, "Bu aydından başka herşeye benzeyen; toplumuna yabancılaşmış hatta düşmanlaşmış, inorganik zorba jakoben takımı Türk’e ve tarihine hakaret etmeyi kendisine vazife edinmiştir" diye konuştu.

Ermeni Soykırımı iddiasını diri tutanların Ermenistan’ın Hocalı’da yakın geçmişte gerçekleştirdiği vahşeti görmezden geldiğini vurgulayan Açıcı, "Bu soykırım sadece Azeriler’e değil, Türkiye Türkleri’ne duyulan nefretin göstergesidir" dedi. ABD’nin dünya soykırım tarihinin en büyük suçlusu olduğunu öne süren Açıcı, parti olarak bu ülkeyi şiddetle kınadıklarını kaydetti.

EMNİYET, “YAKMAYIN” UYASIRINA BULUNDU

Basın açıklamasının ardından topluluk Ermenistan Bayrağı’nı yaktı. Emniyet yetkililerinin ’Bayrak yakmayın’ uyarısına Açıcı, "Onlar da bizim bayrağımızı yaktılar" yanıtını verdi. Naylon bayrağın üzerine benzin döküldü ve bayrak ateşe verildi. Topluluk sık sık tekbir getirirken, bazı kişilerin de yanmakta olan bayrağa tükürdüğü gözlendi. aktifhaber

Dicle karıştı: 100'e yakın gözaltı
Dicle Üniversitesi'nde her yıl geleneksel olarak düzenlenen Bahar Şenlikleri, bu yıl olaylı başladı. Kendilerinden fikir alınmadığını ileri süren öğrenci dernekleri tarafından şenlik alanında yapılan oturma eylemi, polisin müdahalesi ile sona erdi.
26 Nisan 2010 Pazartesi, 21:40:09

Dicle Üniversitesi'nin geleneksel Bahar Şenlikleri olaylı başladı. Saat 17.00'de başlamas planlanan şenlikler, oturma eylemi yapan öğrenci grubu nedeniyle saat 18.30'da başladı. Şenlik alanında oturma eylemi yapan yaklaşık 100 öğrenci, şenlikler düzenlenirken kendilerinden fikir alınmadığını öne sürerek şenliği protesto ettiler. Oturma eylemi yapan grup, polis tarafından uyarılarak şenlik alanı dışına çıkarıldı. Protesto eden grubun şenlik alanı dışına çıkartılmasının ardından Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç ve beraberindekiler şenlik alanına geldi. Rektör Saraç ve üniversite yetkilileri davul-zurna eşliğinde halay çekerken, olayı protesto etmek isteyen öğrenciler ile polis arasında arbede çıktı. Çıkan arbedede 100'e yakın öğrenci gözaltına alındı. habertürk

Üreticilerin ithal et eylemi sona erdi
13:55 - Kırmızı et üreticileri ve besicilerin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı önünde kırmızı et ithal edilmesini protesto etmek amacıyla başlattıkları eylem sona erdi. 04.05.2010 ANKARA netgazete

Gaz bombası atmayın diye emniyeti protesto ettiler

04 Mayıs 2010 Mersin'de terör olaylarının sıklıkla yaşandığı mahalledeki vatandaşlar, atılan gaz bombasından duydukları rahatsızlığı, polis merkezi önünde toplanarak dile getirdi.
Şevket Sümer Mahallesi'ndeki Siteler Polis Merkezi'nin bulunduğu sokakta yaşayan vatandaşlar, akşam saatlerinde meydana gelen ve polisin gaz bombası ile müdahale ettiği terör gösterisinin ardından toplanarak, polis merkezinin önüne geldi. Kalabalık, polisin sıktığı gaz bombasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Yaklaşık 300 kişilik grubun polis merkezi önünde toplanması üzerine çevik kuvvet ekipleri merkez önünde yoğun güvenlik önlemi aldı. netgazete

Fatih Camii'nde İsrail Bayrağı yakıldı

07 Mayıs 2010 - Cuma namazı sonrası Fatih Camii'nde toplanan bir grup, Azerbaycan ve Filistin'de camilerin yıkılmasını protesto ederek İsrail Bayrağı yaktı.
Fatih Camii'nde kılınan Cuma namazının ardından, İsa Kültür Merkezi başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşuna üye yaklaşık 100 kişilik grup avluda toplandı. Aralarında bayanların da bulunduğu grup, "Siyonist Aliyev" yazılı pankart açarak tekbir getirdi.
Yapılan açıklamalarda, "Siyonist güçlerin Filistin'de uyguladığı politikanın bir benzeri şimdi de Azerbaycan'da uygulanıyor. Azerbaycan'da camiler yıkılıyor. Aliyev bilsin ki camilere el uzatanın elini kırarız" denildi.
Açıklamanın ardından Azeri lehçesiyle dualar eden grup, İsrail bayrağı yaktı. netgazete

MUĞLA'DA ÖĞRENCİ GERGİNLİĞİ

13 Mayıs 2010 07:50
Muğla Üniversitesi'nde bir öğrencinin silahla vurularak ağır yaralandığı olayların ardından yaşananları protesto eden yaklaşık 200 kişilik bir grup, öğrencilerin bulunduğu bazı kafeterya ve evlere saldırdı.
200 kişilik grup öğrenci kafelerini bastı

Saldırı sırasında grubun attığı taşlardan kafeteryada oturan iki kız öğrenci yaralandı.

Protesto olaylarının yaşandığı bölgeye, çok sayıda takviye polis ekibi gönderildi. Uyarılara rağmen dağılmayan gruba çevik kuvvet ekipleri, gaz bombası ve biber gazı ile müdahale etti.

Polise taşla karşılık vererek, sokak aralarında kaçarak ateş yakan grupla polis arasındaki kovalamaca sürüyor.

Bu arada polisin biber gazı ile yaptığı müdahaleden çok sayıda öğrenci etkilendi.

EMNİYET MÜDÜRÜ OLAY YERİNDE

Gruptakilerin bazı evlerin kapılarını zorladığı ve camlara taş attığı ihbarlarının yoğunlaşması üzerine olayın yaşandığı Kötekli Mahallesi'ne Muğla Emniyet Müdürü Kadir Ay da geldi.

Çevresinde bulunan yaklaşık 50 kişilik polis ekibiyle yaşananları izleyen Ay, zorla evlere girmeye çalışan kişilerin gözaltına alınmalarını istedi.

Olay nedeniyle mahalledeki yollar araç trafiğine kapandı. Olayların yaşandığı Kötekli Mahallesi'nde büyük çoğunluğu Muğla Üniversitesi öğrencisi yaklaşık 5 bin kişi yaşıyor. haber10

İSRAİL TAKSİM'DE PROTESTO EDİLDİ

16 Mayıs 2010 00:30
Beyoğlu'nda toplanan çeşitli sivil toplum örgütü ve siyasi parti mensubu grup, İsrail'in kuruluş yıldönümünü protesto etti.
Çevik Kuvvet polisinin geniş güvenlik önlemi aldığı eylem basın açıklamasının ardından olaysız sona erdi.
Aralarında Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği (FHDD), Türkiye Birleşik İşçi Partisi (TBİP), Sosyalist Parti (SP) ve Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) gibi sivil toplum örgütü ve siyasi partiye mensup temsilcilerin yer aldığı grup, akşam saat 19.00'da Taksim Meydanı'nda toplandı.

Grup, 'felaket günü' olarak nitelendirdikleri İsrail'in kuruluş yıldönümünü protesto etti.

Eylemciler, 'Kahrolsun İsrail, Kahrolsun ABD Emperyalizmi', 'Katil ABD Ortadoğu'dan defol' ve 'Yaşasın özgür Filistin, Yaşasın özgür Ortadoğu' yazılı pankart ve döviz taşıyıp slogan attı.

Grup adına açıklama yapan Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği Sözcüsü Selim Sezer, yıllardır savaş ve acıyı aynı anda yaşayan Filistinlilerin kalıcı bir barışı fazlasıyla hak ettiğini belirtti. Sezer, "Ancak bu barış, adil temeller üzerine kurulu olmalıdır. El Fetih dışındaki tüm Filistinli örgütlerin karşı çıktığı 'Barış Planı', Gazze'deki insanlık dışı koşulları gündemine almıyor. Bu, aynı zamanda Kudüs'ün statüsünü belirsiz bırakıyor, yasa dışı yerleşim merkezleri ve işgali oluşturuyor." dedi.

Sezer, İsrail cezaevlerinde bulunan 10 binin üzerindeki Filistinli tutukluların da serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Eylem sırasında Çevik Kuvvet polisi de geniş güvenlik önlemi aldı. Grup, basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı haber10

BDP'liler, Ahmedinejat'ın kuklasını sopaladı, yaktı
17:10 - BDP'nin, 'Demokratik Kadın Özgür Hareketi'nin bir yılık kampanyasının başlatıldığı Hakkari'de yürüyüş ve basın açıklaması sonrasında olaylar çıktı. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejat'ın kuklasını önce darağacına asıp sopalarla vurdular, ardından da elektrik direğine asarak üzerine benzin döküp yaktılar. BDP milletvekilleri ise tecavüz olayını protesto etmek amacıyla kalabalığın elindeki pankartları toplayarak ateşe verdi. Jandarma lojmanlarına doğru giden kalabalık caddedeki bir MOBESE kamerasını taşladılar. 15.05.2010 HAKKARİ netgazete

3. Köprü'yü protesto için Beyoğlu'nda gösteri
12:50 - "3. Köprü Yerine Yaşam Platformu" üyesi bir grup, İstanbul'a 3. köprünün yapılmasını protesto etmek amacıyla Beyoğlu'nda yürüyüş gerçekleştirdi. Platform üyeleri, bir süre sloganlar attıktan sonra dağıldı. 15.05.2010 İSTANBUL netgazete

BAŞBAKAN'A PROTESTO
19 Mayıs 2010
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geldiği Zonguldak'ta olayın meydana geldiği yerde protesto edildi.

Maden ocağında kalan yakınlarını bekleyenlerle görüşmek isteyen Erdoğan'ın korumaları, polis ve bir grup arasında gerginlik yaşandı. Bunun üzerine Kızılay çadırına geçen Erdoğan bir süre sonra olay yerinde beklemek isteyenlere seslenmek istedi. Ancak aynı grup Başbakan'ı yien protesto etti. Bu sırada büyüyen olaylar ortalığı savaş alanına çevirdi. Polis bu sırada havaya bir el ateş etti. Olaylar sırasında bir kişi yaralandı.

Bir süre çadırdan olayların yatışmasını bekleyen Başbakan Erdoğan ancak 3. denemede işçi yakınlarına seslenebildi. Erdoğan burada konuşma yaparken çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı. Erdoğan kendisini dinleyenlere "geçmiş olsun" diyerek, "Çalışmalar devam ediyor, dedikodulara kulak asmayın, tahriklere kapılmayın" dedi.

Olaylarla ilgili olduğu sanılan iki kişi gözaltına alındı.

Başbakan'ın incelemeleri sırasında çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı.

PROTESTOLAR ZİYERETTEN ÖNCE BAŞLADI

Başbakan'ın geliş saatinden önce Zonguldak Karaelmas Üniversitesinde eğitim gören bir grup öğrenci, maden ocağında meydana gelen grizu patlamasını protesto amacıyla yürüyüş düzenledi.

Üniversite binası önünden yürüyerek kent merkezine gelen öğrenciler, TTK'nın özelleştirilme ve yaşanan iş kazalarıyla ilgili slogan attılar.

Madenci Anıtı önüne gelen öğrenciler, ocaklarda yaşanan iş kazalarında şehit olan madenciler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundular.

Öğrenciler adına basın açıklaması yapan Burak Öztürk, Karadon Müessese Müdürlüğünde yaşanan kazada mahsur kalan 30 işçiyi kurtarma çalışmalarının halen sonuçlanmadığını, her şeye rağmen ''kurtulur'' umuduyla onları bekleyen ailelerinin olduğunu kaydetti.

BAKAN DİNÇER: ULAŞMAK ZAMAN ALACAK
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, gazetecilere yaptığı açıklamada çalışmaların uzun bir zaman alacağını söyledi. Dinçer'in bu açıklaması işçi yakınlarının endişelerini artırdı. habertürk

İş bırakma eyleminde işçi-polis arbedesi
11:50 - İşçi ve memur sendikaları tarafından gerçekleştirilen iş bırakma eyleminde, Kızılay'a yürümek isteyen bir grup ile polis arasında arbede yaşandı. Çevik Kuvvet ekipleri grubu ablukaya aldı. Eylemci grup oturma eylemine geçti. 26.05.2010 ANKARA netgazete

28 Mayıs 2010
Hakkari'de "Fuhuşa, Tecavüze ve tefeciliğe dur" eylemi
24 ST֒nün destek verdiği "Fuhuşa, Tecavüze ve tefeciliğe dur" yürüyüşünün ardından olaylar çıktı.

İrfan Temeş Bildiriyor- Barış ve Demokrasi Partisi(BDP) Hakkari İl Örgütü tarafından organize edilen ve ildeki 24 ST֒nün destek verdiği "Fuhuşa, Tecavüze ve tefeciliğe dur" yürüyüşünün ardından olaylar çıktı.
BDP İl Başkanlığı'nda toplanan grup daha sonra yürüyüşe geçerek, Bulvar Caddesi üzerinde bulunan Belediye Başkanlığı binası önüne kadar yürüdü. Burada aralarında 24 Sivil Toplum Örgütü temsilcilerinin de bulunduğu yaklaşık bin kişi Hakkari’de son günlerde artan fuhuş olaylarını ve tartışılan tefecik iddialarını protesto etmek için bir araya geldi.
Grup adına açıklama yapan Kent Kadın Meclis üyesi Zeynep Besi,Hakkari’de ortaya çıkan fuhuş çetesinin içersinde yer alanların güvenlik mensubu, eğitimci olmaları olayın organizeli bir biçimde işletildiğinin net bir göstergesi olduğunu iddia etti.
BDP Hakkari İl Başkanı M. Sddık Akış ise Kürtçe bir açıklama yaparak, fuhuşa, uyuşturucuya tefeciliğe ve tecavüze karşı her zaman mücadele edeceklerini belirtti.
Devletin artık bu olayların önüne geçmesi ve gerekenin yapması gerektiğini ifade eden Akış, "Ya yetkililer bu rezaleti def edecekler ya da biz onları görevlerinden edene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz bundan tefecilik ve tefecilerde para alanlara sesleniyoruz. Tefeciden para alan tefeci kadar suçludur” şeklinde konuştu.

-OLAYLARDA 1 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI-

Yürüyüşün ardında küçük bir grup, Dağgöl Mahallesi’nde lastik yakarak yolu trafiğe kapatmak istedi. Gruba müdahale eden güvenlik güçleri, tazyikli su ve biber gazı kullandı. Olay yerine gelen çevik kuvvet polisleri de ara sokaklara kaçan grubun peşine düştü. Burada olaya karıştığı belirtilen 14 yaşlarında bir çocuk gözaltına alındı. haber101


Bakan Çubukçu'ya Eskişehir'de protesto
Bakan Çubukçu, konuşma yaptığı sırada toplantı salonuna giren bir grup tarafından protesto edildi
16 Haziran 2010

Çeşitli açılış ve etkinliklere katılmak üzere Eskişehir'e gelen Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Odunpazarı Belediyesi'nin Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi'ndeki 'AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Bakan Çubukçu, konuşma yaptığı sırada toplantı salonuna giren bir grup Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi tarafından protesto edildi.
Bakan Çubukçu'yu protesto eden gençlere AK Partili'ler müdahale etmek isteyince salon içerisinde kargaşa yaşandı. Sivil polisler, protestocuları salon dışına çıkararak gözaltına aldı.habertürk

"Yetmez Ama Evet" panelinde yumurtalı protesto
20:20 - "Yetmez Ama Evet" Platformunun panelinde kendilerine söz hakkı verilmesini isteyen bir grup, yazar Adalet Ağaoğlu ve Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Osman Can'ın da aralarında bulunduğu panelistlere yumurta fırlattı. 04.09.2010 İSTANBUL netgazete

KPSS adaylarından 'sınav iptal olmasın' eylemi

16:10 - Kopya çekildiği iddiasıyla iptali gündemde olan Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın (KPSS) iptal olmaması için kendilerine 'Biri Bizi Duysun Hareketi' ismini veren bir grup, Denizli'nin Delikliçınar Meydanı'nda eylem yaptı. 06.09.2010 DENİZLİ netgazete

Konya'da Kpss İptal Edilmesin Eylemi
07 Eylül 2010
KONYA'da KPSS'deki kopya iddialarının ardından, sınavda başarılı olan adaylardan oluşan yaklaşık 50 kişilik bir grup, sınavın tamamen iptal edilme olasılığına karşılık, iptal edilmemesi için davul eşliğinde protesto gösterisinde bulundu.

Çoğunluğu öğretmen adaylarından oluşan 'Bizi de duy hareketi' üyeleri Zafer Meydanı'nda biraraya geldi. 'KPSS'yi iptal etme, kul hakkı yeme', 'Kopya değil alın teri', 'Hakkımızı arayan YÖK mü', 'Kopyacıları cezalandır' yazılı dövizler taşıyan grubun arasında bir öğretmen adayının da davul çalarak durumu protesto etmesi dikkat çekti.

Grup adına açıklama yapan öğretmen adayı Furkan Çevikoğlu, kopya iddialarının ardından sınavan iptal edilmesinin gündeme geldiğini ama kendilerinin alın teriyle puan kazandıklarını ve bu başarılarının bir kalemde silinip atılmaması gerektiğini söyledi. Çevikoğlu, " 'Bizi de duy hareketi' olarak, 'KPSS İptal Edilemez' eylemiyle tüm Türkiye'deki mağdurları temsil etmeye , haksızın sesinin daha yüksek çıktığı günümüzde, haklının sesini duyurmaya ve KPSS iptaliyle hakları gasp edilmeye çalışılan alın teriyle puan almış adayların feryadını duyurmaya, bu kez Konya temsilcileri olarak burada devam ediyoruz. Hepinizin de bildiği gibi KPSS ile iddialara her gün bir yenisi ekleniyor. Her gün yeni iddialar duymaktan bıktık. Sınava hazırlanırken çektiğimiz sıkıntıdan daha fazlasının sınavdan sonra bize yaşatmaya kimsenin hakkı yok" dedi aktifhaber

İçkili sergi açılışına mahalleli müdahale etti: Galerilerin camını çerçevesini indirdi davetlileri marizledi
21 Eylül 2010 Salı 23:50
Beyoğlu'nda bir sanat galerisinin açılışında sokakta içki içildiği ve rahatsızlık verildiği gerekçesiyle kavga çıktı. Yaklaşık 20 kişilik mahalleli galerinin camlarını kırarak davetlileri tartakladı.

Olay, Tophane Firuzağa Mahallesi Boğazkesen Caddesi Kadirler Yokuşu'nda saat 21.00 sıralarında meydana geldi. Kadirler Yokuşu 69 numarada bulunan bir sanat galerisi ile Boğazkesen Caddesi üzerinde bulunan iki sanat galerisinde daha sergi açılışı gerçekleştirildi. Açılış sırasında sokağı kapatarak alkol alan davetlilerle mahalle sakinleri arasında tartışma başladı.

Tartışmanın büyümesi üzerine toplanan yaklaşık 20 kişilik grup, galerideki davetlilere saldırdı. Çıkan kavgada, galerinin camları kırıldı. Davetliler, galerinin kepenğini indirerek kendilerini içeri kapattı. Bazı davetliler ise çevredeki iş yerlerine sığındı.

Olay nedeniyle bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kavga sırasında yaralanan 5 davetli, çevre hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayda, 3 ayrı galeri de maddi hasar meydana geldi. haber10

Halkevleri üyeleri arkadaşları için eylem yaptı

19:10 - Halkevleri ve öğrenci kolektifleri üyesi bir grup, Sincan F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan ve Ankara'da yargılanan arkadaşları için eylem yaptı. 21.09.2010 ANKARA netgazete

Güneydoğu kepenk kapattı
Öcalan’ın Suriye’den çıkarılmasının 12’nci yıldönümünü protesto etmek için Güneydoğu'da kepenkler açılmadı
10 Ekim 2010 Pazar, 09:59:31 netgazete

"Elif öğretmen tekrar işe alınsın"



Beyoğlu'nda Eğitim-Sen üyesi bir grup, beyninde tümör olduğu gerekçesiyle hastaneye yatırılan ve 30 günden fazla hastanede yattığı gerekçesiyle de sözleşmesi feshedilen Elif Aybaç Aşık'ın tekrar öğretmenliğe kabul edilmesi için eylem yaptı. Galatasaray Meydanı'nda basın açıklaması yapan grup, tüm sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu yapılmasını istedi.

"Mesleğimize, iş güvencemize, onurumuza sahip çıkıyoruz" yazılı pankart açan grup adına bir basın açıklaması yapan Eğitim Sen yöneticisi Azim Şamiloğlu, Elif öğretmenin hikayesini anlattı.

Beyninde tümör olduğu tespit edilen Elif öğretmenin hastaneye yatırıldığını ve tedavisine başlandığını belirten Şamiloğlu, "Ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda sözleşmeli çalışmayı düzenleyen 4/B maddesi gereği 30 günden daha fazla hastalanması, rapor alması kanuna göre yasaktı. Sosyal güvenceye en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde 30 günden fazla rapor aldığı gerekçesiyle Elif öğretmenin sözleşmesine son verildi ve işinden atıldı." dedi.

Eğitim-Sen olarak Elif Aybaç Aşık'ın görevine geri dönünceye kadar mücadele etmeye devam edeceklerini kaydeden Şamiloğlu, "Kadrolu, güvenceli atanma mücadelesi, artık aynı zamanda bir yaşam hakkı mücadelesidir. Bu nedenle mücadele yükseltilmeli ve tüm sözleşmeli öğretmenler derhal kadroya geçirilmelidir." şeklinde konuştu.

'Elif öğretmen işe geri alınsın' , 'Susma sustukça sıra sana gelecek' , 'Ne 4B ne 4C herkese güvence' , 'Öğretmenler işsiz okullar öğretmensiz' şeklinde sloganlar atan grup basın açıklamasının ardından dağıldı. habertaraf

Bakan Bağış'a yumurtalı eylem


19 Ekim 2010
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Cebeci kampüsünde bulunan ATAUM'da bir konferansa katılan Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, öğrenciler tarafından protesto edildi. Öğrencilerin attığı yumurtalar Bağış'a isabet etmedi. Büyük paniğin yaşandığı olayda korumaların müdahalesi şaşırttı. Habertürk

YÖK eyleminde bıçak çekildi
17:40 - Mersin Üniversitesinde, (MEÜ) bir grup öğrenci ile Eğitim-Sen üyeleri, Yükseköğretim Kurumunun (YÖK) kaldırılması istemiyle protesto yürüyüşü yaptı. Yürüyüşün ardından dağılan bir grup öğrenci ile kendilerine bıçak çektiklerini öne sürdükleri iki kişi arasında kovalamaca yaşandı. 05.11.2010 MERSİN netgazete

BDP Yürüyüşü'nde polise molotof kokteyli attılar

16:40 - Diyarbakır'da görülen KCK davasında sanıkların Kürtçe savunma taleplerinin mahkeme heyeti tarafından reddedilmesi üzerine BDP Diyarbakır İl Teşkilatı yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. BDP İl binası önünden başlayan yürüyüş, çevreden de katılım ile Koşuyolu Parkı'na kadar devam etti. Yapılan açıklamanın ardından yüzleri maskeli bazı göstericiler, polise ses bombası ve molotofkokteyli ile saldırdı. 05.11.2010 DİYARBAKIR netgazete

İP'liler Atatürk ve Erdoğan'ı İndirdi
08 Mart 2011
Eskişehir'de bir grup İşçi Parti'li (İP) AK Parti İl binasını bastı.
Dün akşama saat 21.20 sularında yaklaşık 10 kişilik İP'li oldukları öğrenilen grup "Özgür Doğu Perinçenk" sloganları atarak Yunus Emre Caddesi üzerindeki AK Parti il binasına girdi. İP'lilerin binaya girmesi üzerine olaya polisler müdahale etti. Grup Atatürk posteri ve Başbakan Erdoğan'ın resmini indirdi. aktifhaber

"Şeytanın üzerine yürüyoruz!"
02.12.20011



TGB yüzlerce üniversite öğrencisiyle ABD Büyükelçiliğine Yürüyor! Suriye Kardeştir ABD Kalleştir!
Ülkemizi Müslüman ülkelerin üzerine süren ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne yüzlerce üniversite öğrencisi ile birlikte yürüyoruz!

Şeytanın üzerine yürüyoruz!

Türkiye’yi Suriye’nin üzerine savaşa sürmek istiyorlar!

Dahası; ABD’nin devlet başkan yardımcısı Joe Biden Türkiye’de!

Tertipleri arttırmak, savaşı başlatmak için Türkiye’de!
Susmuyoruz!

Amerikan Büyükelçiliğine Yürüyoruz!

Yürüyüşe ülkemizde yaşayan Suriyeli öğrenciler de Suriye bayraklarıyla katılacaklardır.

Tarih: 3 Aralık 2011 Cumartesi
Toplanma Yeri: Kurtuluş Metrosu çıkışı saat: 12.15
Yürüyüş ABD Büyükelçiliğine yapılacaktır.
İletişim: 0544 289 09 24
TGB Basın Bürosu
www.tgb.gen.tr
haber1001
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Alemdar
Site Admin


Kayıt: 14 Oca 2008
Mesajlar: 2406
Konum: Avustralya

MesajTarih: Pts May 31, 2010 12:05 am    Mesaj konusu: İSRAİL BAŞKONSOLOSLUĞU ABLUKA ALTINDA Alıntıyla Cevap Gönder

İSRAİL BAŞKONSOLOSLUĞU ABLUKA ALTINDA
31 Mayıs 2010
Gazze'ye insani yardım taşıyan filonun 2 İsrail gemisi tarafından taciz edilmesi üzerine, bu durumu protesto etmek isteyen binlerce vatandaş İsrail Başkonsolosluğu önüne akın etti. Filistin ve Türkiye bayrakları taşıyan grup, gemiler Gazze'ye ulaşana kadar eylemlerine devam edeceğini bildirdi.
Gazze'ye insani yardım malzemesi taşıyan Özgürlük Filosu'nun, İsrail donanmasına ait 2 gemi tarafından taciz edildiği haberi üzerine binlerce vatandaş, Levent'te bulunan İsrail Konsolosluğu önüne koştu. İsrail gemilerinin tacizini protesto etmek isteyen vatandaşlar, ellerinde Filistin ve Türkiye bayrakları ile sloganlar atarak eyleme başladı. Gemilerin Gazze'ye ulaştığı haberi gelinceye kadar, İsrail Başkonsolosluğu önündeki eylemin devam edeceğini söyleyen vatandaşlar, İsrail aleyhine yapılan konuşmaları alkışlarla destekledi.

Eylemin başlamasıyla birlikte çok sayıda çevik kuvvet polisi, başkonsoloslukta önlem aldı. haber10

'Cinsel istismar' protestosu: 9 gözaltı
Siirt'te cinsel istismar protestosunda çatışma çıktı
30 Mayıs 2010

Barış ve Demokrasi Partisi'ne (BDP) bağlı Yurtsever Demokratik Meclis (YDM) üyelerinin Siirt'te yaşanan cinsel istismar olayını protesto amacıyla düzenlediği basın açıklamasında gerginlik yaşandı. Çıkan olaylarda 9 kişi gözaltına alındı.

Diyarbakır, Batman ve Mardin'den gelen BDP'ye bağlı YDM üyeleri Siirt'te yaşanan cinsel istismar olaylarını protesto etmek için Ulus Mahallesi'nde basın açıklaması yapmak istedi. Polis Cumhuriyet Caddesi'ndeki BDP binası önüne kadar yürümek isteyen göstericileri yürüyüşün izinsiz olduğu gerekçesiyle uyardı. Yasadışı slogan atmaya başlayan bin kişilik grubu polis bu kez anonslarla uyardı. BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik'in emniyet yetkilileri ile görüşmesinden sonra kalabalık BDP il binasına kadar yürüdü.
Polis gösterilere müdahale ederken 200 kişilik YDM'li grup BDP il örgütünün bulunduğu iş merkezine girip kapısını kapattı. Bazı göstericiler ile polis arasında gerginlik yaşandı. Atılan sandalyeler nedeniyle işhanının camları kırıldı. Olayda 9 kişi gözaltına alındı. habertürk

1 Mayıs 2010
İsrail Neye Uğradığına Şaşıracak
Ülke genelinde protesto gösterileri düzenlendi... Bunlardan en çarpıcısı ise İstanbul Taksim Meydanı'ndaki protestoydu...

İstanbul'da ilk protesto İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu önünde gerçekleşti.

İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısı daha sonra Taksim Meydanı'nda toplanan grup üyelerince İsrail bayrağı yakılarak ve İsrail mallarına boykot çağrısında bulunarak protesto edildi.

Başta İHH İnsani Yardım Vakfı olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarına üye protestocular, Taksim Meydanı'nda kurulan platformun etrafında toplanarak, sloganlar attı.

"Katil İsrail ellerini gemilerin üzerinden çek" pankartının ardındaki platformdan Kuranı Kerim okundu. Ardından bir konuşma yapan gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, İsrail'e uçak gönderilerek oradaki tutukluların derhal Türkiye'ye getirilmesini istediklerini belirtti.

Yaralıların İsrail dışında bir devlette tedavi altına alınmasını da talep ettiklerini kaydeden Dilipak, gemilerdeki yardım malzemelerinin de Kızılay kanalıyla Gazze'ye ulaştırılmasını istediklerini söyledi.

Bu arada protesto gösterisine katılan şarkıcı Haluk Levent de, Filistin halkı için yazdığı Arapça parçayı seslendirdi. Levent, bu şarkıyı gemi gitmeden önce okumak istediğini ancak olmadığını, bugün de bu olaylar olunca Taksim'e gelerek, okumak istediğini söyledi.

Konuşmalar sırasında sık sık İsrail karşıtı sloganlar atılırken, İsrail Bayrağı da yakıldı. Ayrıca İsrail mallarına boykot çağrısında da bulunuldu. Dua edilerek biten gösterinin ardından, katılanlar Taksim Meydanı'ndan dağıldı.

Birçok grup protesto gösterisi yaptı

İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren gemilere yönelik müdahalesi çeşitli gruplar tarafından protesto edildi.Levent'teki metro istasyonu çıkışında toplanan ve kendilerine "Filistin için İsrail'e karşı boykot platformu" adı veren grup üyeleri, sloganlar atarakve ellerinde "Katil İsrail Filistin'den defol", "Filistin halkı yalnız değildir", "Elçi sınır dışı edilsin, ilişkiler kesilsin" şeklinde dövizler ile Filistin bayrakları taşıyarak Büyükdere Caddesi'nden İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu'na kadar yürüdü.

ANKARA:
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısı başkentte de protesto edildi.

İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy'in kaldığı elçilik rezidansı önünde toplanan bir grup, ellerinde Filistin ve Türk bayrakları ile İsrail aleyhinde sloganlar attı.

Daha sonra elçilik rezidansı önündeki yolu kapatmak isteyen gruba polis izin vermedi. Bu arada, Levy'in kaldığı rezidans ile büyükelçilik binası çevresinde çevik kuvvet ekiplerinin geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü.

Elçi Levy'nin konutu önünde de protesto

Müdahale, İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gabi Levy'nin konutu önünde de protesto edildi.

Atatürk Bulvarı'ndaki Levy'nin konutu önüne gelen ellerinde Filistin veTürk Bayrakları bulunan grup, "Katil İsrail, Ortadoğu'dan defol", "Her yerFilistin, hepimiz Filistinliyiz", "Şehitlerin kanı İsrail'i boğacak", "Ankara uyuma, Filistin'e sahip çık", "Kahrolsun Siyonist katiller" şeklinde sloganlar attı.

Tekbir getirerek, Levi'nin konutunun bulunduğu bahçeye yumurta ve pet şişe fırlatan grup, polisin uyarısı üzerine eylemlerinden vazgeçti.

Daha sonra grup adına yapılan açıklamada, "İsrail'in 1948 yılından buyana katliam yaptığı, bugün de gıda, ilaç yardımı götüren konvoya saldırarak insanları yaralayıp, şehit ettiği" belirtildi.

İsrail'in gerçekleştirdiği katliamlara karşı Müslümanların sessiz kalamayacağı kaydedilen açıklama, şu ifadelere yer verildi:

"İsrail Müslümanlara katliam yapmaktadır. Bugün Türkiye'nin siyasi,askeri ve ekonomik işbirliği devam ediyor. Elçilik binası kapatılmadıkça, işbirliği sona ermedikçe 'one minute" demenin hiçbir anlamı yok."

Bu arada Levi'nin konutunun karşısındaki Farabi Sokak girişine "Taşlar tankları yenecek" yazılı pankart asıldı. Atatürk Caddesi'nden geçen bazı vatandaşlarda araçlarının kornalarını çalarak gruba destek verdi. Grup, Levy'nin konutunun önünde İsrail aleyhine sloganlar atarak beklemeyi sürdürüyor.

ADANA:
Bir başka protesto ise Adana'daki ABD Konsolosluğu'nda yaşandı. Grup, bir süre oturma eylemi yapıp, dualar okudu.

Başbakan Erdoğan'ın, İsrail'e karşı bir kez daha "One Minute" şeklinde tepki göstermesini istediler.

Konsolosluk önünde yaklaşık yarım saat kalan grup, daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

ANTALYA:
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısı Antalya'da da protesto edildi.

Saldırı haberinin alınmasının ardından yaklaşık 200 kişilik grup, Antalya'daki Muratpaşa Camisi'nin bahçesinde toplandı. Ellerinde Filistin bayrakları ile tekbir getiren grup, sloganlarla İsrail'i protesto etti.

Protestocular arasında yer alan eşi Alparslan Aslan'ın da saldırıya uğrayan "Mavi Marmara" gemisinde bulunduğunu bildiren Yasemin Aslan, eşinin, kendisinin haberi olmadan gemiye bindiğini söyledi.

Alparslan Aslan'ın gemiye binerken kendisini aradığını vurgulayan Yasemin Aslan, "Eşimi oraya gönderdim. Kendisinden haber alamıyorum. Şehit olduysa da o en güzel mertebeye ulaştı. Geride iki oğlum var. Eşim yaşasa bile orada birçok canımızı kaybettik. Onlara üzülmüyoruz, onlarla gurur duyuyoruz" dedi.

TEKİRDAĞ:
İnsani Yardım Vakfı (İHH) Tekirdağ Şubesi, İsrail'in ''Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım'' kapsamında Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısına tepki amacıyla protesto gösterisi yaptı.

İHH Tekirdağ Şubesinden bir grup, Tuğlalı Parktaki protesto gösterisinde slogan attı.

ELAZIĞ:
Elazığ'da PTT Meydanı'nda toplanan bir grup vatandaş, Filistin bayrağı taşıdı. Burada açıklama yapan Ramazan Güneş, gemilerden birinde kardeşi Kalemder Elazığ Şube Başkanı Muharrem Güneş'in de bulunduğunu söyledi.

Güneş, ''Allah'ın bize verdiği canı Allah'tan başta hiç kimse alamaz. Allah'a bir sefer iman ettik. Bu yola başımızı koyduk. Şu anda hiç haberimiz yok. Siz ne kadar biliyorsanız biz de o kadar biliyoruz. Giderken, zaten biz onu gönderirken her şeyi göze alarak gönderdik. Kellemiz koltukta yani. Ne söyleyeyim bizden bir kurban gitsin. Gerekirse benim de kellem gitsin ama burada zorumuza giden bir avuç İsrail'in dünyaya bu zulmü yapmasıdır'' dedi.

KOCAELİ:
Kocaeli'de toplanan vatandaşlar da, İsrail'in ''Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım'' konvoyundaki gemilere düzenlediği saldırıyı protesto etti.

İzmit'teki Sabri Yalım Parkında toplanarak Türk ve Filistin bayrakları açan vatandaşlar, İsrail aleyhine çeşitli sloganlar attı.

İsrail'in saldırısında ölenler için Kur'an-ı Kerim okunması sırasında kalabalıkta bulunan bazı kadınların gözyaşlarına hakim olamadıkları görüldü.

ŞANLIURFA:
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde de saldırıda yaşamını yitirenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Vatandaşlar, namazın ardından ellerinde Filistin bayrakları ve dövizler taşıyarak, İsrail aleyhinde sloganlar attı.

Grup adına konuşan Siverek Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Kasım Bakudan, yardım konvoyuna yapılan saldırıyı kınayarak, hükümetin İsrail'e karşı daha sert önlemler almasını istedi.

Bakudan, İsrail'in Türkiye büyükelçisinin de bir an önce sınır dışı edilmesi gerektiğini belirtti.

OSMANİYE:
Osmaniye Sivil Toplum Platformu tarafından Gazze'ye insani yardım amacıyla yola çıkan gemide ölenler ve Hatay'ın İskenderun ilçesinde teröristlerin saldırısı sonucu şehit düşen askerler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Namaz öncesi cami avlusunda toplanan vatandaşlar, "Kahrolsun İsrail", "Hamas'a selam, direnişe devam", "Siyonist İsrail" şeklinde sloganlar attı.

Namazın ardından da vatandaşlar, Çarşı Polis Merkezi önünden slogan atarak Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü.
aktifhaber

Levi'nin evinin önünde gıyabi cenaze namazı

ANKARA- İsrail'in, Gazze'ye insani amaçlı yardım götüren gemilere saldırmasının ardından hayatını kaybeden 4 Türk vatandaşı için İsrail Büyükelçisi Gabi Levi'nin konutunun önünde gıyabi cenaze namazı kılındı.

Polisin Atatürk Bulvarı'nı trafiğe kapatmasının ardından yola geçen vatandaşlar, saf tutarak gıyabi cenaze namazı kıldı. Ankaragüçlü taraftarların da hazır bulunduğu cenaze namazında tekbirler getirilerek dua edildi. Ayrıca grubun içinde elinde sapan ve taş bulunduran bir kişi de gözaltına alınıp serbest bırakıldı. habertaraf

AK Parti binasına roketli saldırı!
Saldırıda, ölen yada yaralanan olmadı.
05 Temmuz 2010
AK Parti Bingöl İl Başkanlığı binasına roketli saldırı düzenlendi. Saldırıda, ölen yada yaralanan olmadı.

Yenişehir Mahallesi Genç Caddesi'ndeki 3 katlı binanın 2. katında bulunan AK Parti İl Başkanlığına, gece kimliği henüz belirlenemeyen kişi yada kişilerce roketatarla saldırı gerçekleştirildi.

Parti binasının arka cephesindeki Eski Hal mevkisinden, 200 metre mesafeden yapıldığı belirlenen saldırıda, binada hafif hasar meydana geldi. Saldırı, çevredeki bazı binaların camlarının kırılmasına neden olurken, roketin atıldığı yerde bir otomobilde hasar oluştu.

Yetkililer, saldırı anında parti binasında kimsenin olmamasının olası can kaybı ve yaralanmaları önlediğini belirtti.habertürk

Halk Cephesi'nden ABD Konsolusluğu önünde eylem
Halk Cephesi üyesi olduğu öğrenilen 40 kişilik grup, şarkılar eşliğinde ABD Konsolosluğu'nun önüne yürüdü. Polisin çevrede geniş güvenlik önlemleri aldığı gözlendi. Göstericiler 'Yaşasın halkların kardeşliği' ve 'Emperyalist üstler kapatılsın' şeklinde slogan attı. 12.07.2010 İSTANBUL netgazete

Nusaybin'de Süryani Kilisesi duvarına kimliği belirsiz kişiler tarafından yazılar yazıldı

Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde bulunan Süryani Mor Yakup Kilisesi duvarına kimliği belirsiz kişiler tarafından hakaret içerikli yazılar yazıldı.
13 Temmuz 2010
Mor Yakup Mahallesi'nde bulunan kiliseyi korumak için etrafa örülen telleri kesen kimliği belirsiz kişi veya kişiler kilise bahçesine girerek duvara sprey boyayla "Naletulah Kâfir, Siyonist Köpekler, Allah, Muhammed" şeklinde yazı yazdı. aktifhaber

Esenyurt'ta eş zamanlı ses bombası
16 Temmuz 2010 Esenyurt'ta PTT ve sağlık ocağı binasına saat 23.00 sıralarında eş zamanlı olarak kimliği belirsiz kişi veya kişilerce ses bombası atıldı.

Esenyurt'ta PTT ve sağlık ocağı binasına kimliği belirsiz kişi veya kişilerce ses bombası atıldı.

Alınan bilgiye göre, Saadetdere Mahallesi 7. Sokak'taki PTT ve Saadetdere Sağlık Ocağının bulunduğu binaya, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce saat 23.00 sıralarında eş zamanlı olarak ses bombası atıldı.netgazete

TAYAD eyleminde arbede: 5 gözaltı
Ankara'da gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılması için eylem yapan TAYAD'lılarla polis arasında arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından 5 TAYAD'lı gözaltına alındı. 03.08.2010 ANKARA netgazete

AYASOFYA'DA BAYRAM NAMAZI İSTEDİLER
16 Ağustos 2010
Trabzon'daki Sümela Manastırı'nın ibadete açılmasına rağmen Ayasofya Müzesi'nin Müslümanlar için ibadete kapalı tutulmasını protesto eden BBP'li yaklaşık 50 kişi, Ayasofya önünde eylem yaptı.
Her türlü dini inancın özgürce yaşanması gerektiğini ifade eden BBP İstanbul İl Başkanı Bayram Karacan, 76 yıldır ibadete kapalı olan Ayasofya'da bir günlüğüne de olsa namaz kılınmasını istedi.

Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı 88 yıl aradan sonra bugün ilk kez bir Ortodoks ayinine ev sahipliği yaptı. Her yıl ayin yapmak isteyenlerle kendilerine karşı çıkan görevlilerin tartışmalarına sahne olan manastırda bugün devlet izni ile yapılan ayini Fener Rum Patriği Bartholomeos yönetti. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı töreni 50 basın mensubu takip etti. Bundan sonra yılın her 15 Ağustos günü Ortodokslar, manastırda ayin yapabilecek.

Ortodokslar için önemli olan Sümela Manastırı'nın bir günlüğüne de olsa ibadete açılmasına rağmen Ayasofya Müzesi'nin 76 yıldır ibadete kapalı tutulması ise Alperenler'in tepkisini çekti. Yaklaşık 50 kişilik BBP'li grup, Ayasofya Müzesi önünde toplandı. Grup adına açıklama yapan BBP İstanbul İl Başkanı Bayram Karacan, her türlü dini inancın baskı olmadan yaşanması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de yaşayan vatandaşların mensubu oldukları dini inançlarını ve o inançlara ait ibadet ve ritülellerini özgürce yerine getirmesinin savunucusu olduklarını dile getiren Karacan, hak ve özgürlüklerin bütün inanç gruplarına adaletli bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ı almış olduğu karar nedeniyle toplumun vicdanını yaraladığını düşündüklerini öne süren Karacan, "Ülkemizde yaşayan ve nüfus olarak da bindelik oranlarda olan Rum azınlığın dinsel bir mekânı olan Sümela Manastırı'nda 88 yıl sonra ayin yapılmasına izin verilmiştir. 15 Ağustos 1461 tarihi Rum Pontus Devleti'ne Osmanlı İmparatorluğu tarafından son verildiği tarihtir. Trabzon'un fethedildiği ve Rum Pontus Devleti'ne son verildiği bir tarih olan 15 Ağustos 1461'in yıl dönümünde böyle bir ayine izin verilmesini de çok manidar bulduk." ifadelerini kullandı.

Fatih Sultan Mehmet Han tarafından İstanbul'un fethi ile birlikte camiye çevrilen Ayasofya Müzesi'nde 76 yıldır ibadet edilemediğine dikkat çeken Karacan, "Yüzde 98'i Müslüman olan ülkemizin vatandaşlarının özlemini gidermek adına, önümüzdeki Ramazan Bayramı namazı için bir günlüğüne de olsa Ayasofya'nın ibadete açılmasını istiyoruz. Bakalım ülkemizde nüfusu bindelik oranlara sahip Ortodokslara gösterilen hoşgörü büyük Türk milletine de gösterilecek mi?" diye konuştu. haber10

YÖK Önünde 'KPSS İptal Edilmesin' Eylemi

03 Eylül 2010
Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sınavında yüksek puan alan memur adayları, sınavın iptal edilmemesini isteyerek, "Kopyacılar ekmeğine yağ sürülmesin." dedi.

Ankara Bilkent'teki Yüksek Öğretim Kurulu önünde bir araya gelen yaklaşık 30 kişi, pankart açıp eylem yaparak KPSS'nin iptal edilmemesini istedi.

Eylemciler adına konuşan Merve Yükseltmek, bir yıldan beri çalıştıkları sınavdan alın terleriyle yüksek puan aldıklarını, KPSS sınavının iptal edileceği söylentilerinin uykularını kaçırdığını söyledi. Yükseltmek, "Kopyacıların bulunmasını istiyoruz. Hakkımızı yiyen kopyacıların cezalandırılmasını, sınavlarının iptal edilmesini, bizlerin de puanlarının yeniden hesaplanarak adaletin yerini bulmasını istiyor." diye konuştu.

KPSS'den düşük puan almış adayların, çeşitli yöntemlerle sınavı iptal ettirip yeniden bir sınav şansı kazanmaya çalıştıklarını belirten Yükseltmek, KPSS'nin tümden iptal edilmesinin kopyacıların ve sahtekârların ekmeğine yağ süreceği anlamına geleceğini öne sürdü.

"365 gün çalışarak aldığımız, anamızın ak sütü gibi helal puanlar gibi, gasp edilmeye çalışılan hakkımızı da söke söke almaya ant içtik" diyen Merve Yükseltmek, haklarını kimselere yedirmeyeceklerini ifade etti.

Üzerlerinde "Kopya değil, alınteri; İptal bizleri cezalandırmaktır, Kopyacılar cezalandırılsın" yazılı pankartlar açan eylemciler, "Yusuf Ziya Özcan duy sesimizi" diye slogan attıktan sonra sessizce dağıldı. aktifhaber

BBP'den Ayasofya önünde eylem
16.09.2010 -
BBP ve Alperen Ocakları üyesi bir grup, Yunan kökenli Amerikalılardan oluşan yaklaşık 250 kişinin Ayasofya'da dini ayin yapılması talebini protesto etti.

İSTANBUL- Ayasofya Müzesi'nin önünde toplanan grup adına açıklama yapan BBP İstanbul İl Başkanı Bayram Karacan, ayin için gelecek kişilerin çok manidar bir dönemde bu girişimde bulunduklarını söyledi.
Karacan, Kültür ve Turizm Bakanlığını eleştirerek, ''cemaati olmamasına rağmen Van Akdamar Kilisesi'nin devlet imkanlarıyla restore edilip ayine izin verilmesi, ören yeri statüsündeki Sümela Manastırı'nda ayine müsaade edilmesi ve Türk milleti için birçok kutsal değerin bulunduğu Topkapı Sarayı'ndaki konserde şarap içilmesi Ayasofya'da ayin talebinde bulunan grubu cesaretlendirip pervasızlaştırmıştır'' dedi.
Ayasofya'da ayin yapılmasını istemediklerini vurgulayan Karacan, ''Ayasofya 76 yıl ibadete kapatılmış olsa bile bizim nazarımızda bir camidir. Bu bizi son derece rahatsız eder, biz de buna müsaade etmeyiz. Eğer illa ayin yapılacaksa Fener Rum Patrikhanesi'ne gidebilirler'' diye konuştu. gazeteport

BDP’li Kadınlardan Oturma Eylemi

BDP İstanbul Kadın Meclisi üyesi kadınlar İstanbul'da operasyonların durması için eylem yaptı.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul Kadın Meclisi üyesi kadınlar, PKK terör örgütüne yönelik operasyonların durdurulması için Taksim'de oturma eylemi başlattı.

OPERASYONLAR DURSUN

“Operasyonlar durdurulsun”, “Operasyonları biz durduracağız”, “Ölümlere izin vermeyeceğiz”, “Barışı biz getireceğiz” yazılı pankartlar açan yaklaşık 200 kadın, saat 18.00 sıralarında, Taksim Meydanı'nda, 3 saat sürecek oturma eylemi başlattı. Mumlarla Türkçe ve Kürtçe “Barış-Aşiti” yazılan eyleme BDP İstanbul milletvekili Sebahat Tuncel de katıldı. Eylemciler adına Asiye Kolçak tarafından okunan basın açıklamasında, “Son provokasyon ve katliamlar karşısında hükümet barış arayışı sürecine sahip çıkıp, aktifhaber

AK Parti ilçe binasına ses bombası atıldı
19 Eylül 2010
Muş'un Malazgirt ilçesinde Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İlçe teşkilat binasına ses bombası atıldı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, binada maddi hasar meydana geldi. habertaraf

Türkkiye'de ABD'ye Ortak Tepki !
20 Eylül 2010 Anadolu Haber
Diyarbakır'da ve Trabzon'da Peygamber Sevdalıları Platformu ve Kuran Nesli Platformu üyelerinin düzenlediği mitingde, Kur'an-ı Kerim kopyalarının yakılması protesto edilerek, ABD bayrağı yakıldı.

Bağlar ilçesindeki Batıkent semtindeki boş alanda ABD'nin Tennessee eyaletinde bir rahibin Kur'an-ı Kerim yakmasına karşı düzenlenen mitingde konuşan Peygamber Sevdalıları Platformu ve Kuran Nesli Platformu sözcüsü Mehmet Erol, son günlerde İslam'a ve Kuran'a yönelik saldırıların arttığını söyledi.

İslam'a ve Kur'an'a karşı haçlı zihniyetinin siyonist zihniyet ile birlikte hareket ettiğini savunan Erol, ''Amerika'da son günlerde bazıları Kur'an-ı Kerim'e karşı yaptıkları alçakça hareketlerle Allah'a karşı savaş açmıştır. bizler İslam'a ve Kur'an'a sahip çıkmak için ceddimiz Selahaddin'in yolunda ilerliyoruz. Sizler dün amaçlarınıza ulaşmadığınız gibi bugün de ulaşamayacaksınız. Madem ki onlar 11 eylülü ''Kur'an-ı Yakma Günü'' ilan ettiler, bizde bugünü ''Kur'an'a sahip çıkma günü ilan ediyoruz. Kur'an'a sahip çıkmak, onu okumakla, manasını öğrenip, amel etmekle olur. Çocuklarımızı kur'an'a göre yetiştirmekle olur'' dedi.

Evlerinden getirdikleri Kur'anları ellerinde tutan binlerce kişi tekbir getirip, ABD ve İsrail aleyhine slogan attı.

Konuşmaların ardından bir grup ABD bayrağını yaptı.

TRABZON'DA PROTESTO

Trabzon'da bir grup, ABD'de, ''11 Eylül saldırılarını protesto'' bahanesiyle Kur'an-ı Kerim yakılmasını protesto etti.

Kendilerini ''Trabzon Kur'an Aşıkları'' olarak adlandıran bir grup, ellerinde ''Kur'an bizim onurumuzdur'', ''Kur'an'a canlar feda'' yazılı pankartlar ve Kur'an-ı Kerimlerle Meydan Parkı'ndaki Atatürk Anıtı önünde toplandı.

Grup adına basın açıklaması yapan İbrahim Karaman, sözde 11 Eylül olaylarını protesto adı altında Uluslararası Kur'an Yakma Günü planlayan Amerikan emperyalizminin, Kur'an-ı Kerim'e karşı şimdiye kadar sergilenen düşmanlığın en barbarcasını gerçekleştirdiğini iddia ederek, ''Kur'an-ı Kerim'i yırtıp yakmaya yeltenen eller, 1.5 milyar Müslüman'ın mukaddesatına karşı kabul edilemez bir hakaret ve tecavüzü sahneleyerek, batının İslam'a karşı sürdürdüğü azılı savaşının yüzünü ifşa etti. Son olarak belirtmek istiyoruz ki Kur'an-ı Kerim'i yakma girişimlerinin sorumlusu ne kilise, ne Hristiyanlar ne de onların din adamlarıdır. Bu şeytanca saldırının ardındaki güç, Amerikan emperyalizmi ve bir kanser uru olan siyonizmdir'' dedi.

Açıklamanın ardından yanlarında getirdikleri ABD ve İsrail bayraklarını yakan grup, daha sonra dağıldı.

ABD'deki Kur'an Yakma Girişimi Cizre'de Protesto Edildi

ABD'lilerin Beyaz Saray önünde Kur'an-ı Kerim'i hem yırtmaları hem de yakmaları Cizre'de protesto edildi. Cizre Huzur Camii önünde toplanan grup erlerinde Kur'an-ı Kerimlerle, pankart açarak, İsrail ve Amerikan aleyhine sloganlar attı.

Burada bir basın açıklaması yapan Cizre Mustazaf-Der şube başkanı Ferhan Dündar, "Allah'ın bütün insanlık için göndermiş olduğu hidayet kaynağı Kuran-ı Kerime yönelik bu çirkin girişimleri telin ediyoruz. Bu saldırıları gerçekleştirenlerin şahsında büyük şeytan ve Siyonist şer güçleri ve uzantıları olan fitne odaklarını nefretle kınıyoruz."dedi.

Konuşmanın ardından protestocular yanlarında getirdikleri Amerikan ve İsrail bayraklarını ateşe verdiler. Bir süre slogan atan kalabalık grup eylemin ardından olaysız şekilde dağıldı. haber1001

Viranşehir'de Öcalan Yürüyüşü

10 Ekim 2010
BDP Viranşehir İlçe teşkilatı tarafından Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkışının yıldönümü nedeniyle yürüyüş düzenlendi. Akşam saatlerinde Karacadağ Caddesi üzerinde toplanan en önde BDP'li Viranşehir Belediye Başkan Vekili Sinan Burun, başkan yardımcıları Naif Aslan, Kemal Kodin'in de bulunduğu çoğunluğu kadın ve çocuk yaklaşık 500 kişilik kalabalık, Cumhuriyet Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Üzerinde, '9 Ekim Uluslararası Komplosunu Kınıyoruz' yazılı pankart taşıyan ve ellerinde daha önceki çatışmalarda ölen PKK'lıların fotoğraflarını taşıyan kalabalık, yürüyüş boyunca sık sık 'Öcalan', 'PKK halktır halk burada', 'Baskılar bizi yıldıramaz' sloganları attı. Kadınların da zılgıt çekerek eşlik ettiği yürüyüş güzergahı üzerinde bulunan bazı vatandaşlarda kalabalığa alkışlarıyla destek verdi.

Yaklaşık yarım saat süren yürüyüşün ardından Cumhuriyet Meydanı'na ulaşan kalabalık adına basın açıklamasını okuyan BDP ilçe yöneticisi Selahattin Uzun, Öcalan'ın Suriye'den komplo kurularak çıkarıldığını ileri sürerek, "Uluslararası komplo sonucu PKK lideri Sayın Öcalan'ın Şam'dan ayrılmasıyla başlayan süreç her ne kadar amacına ulaşmamış olsa da Kürt halkı üzerinde çeşitli senaryolar devam etmektedir. Bunun için Kürtlere ve Sayın Öcalan'a karşı yürütülen komployu kınıyoruz" diye konuştu. aktifhaber

İstiklal Caddesi’nde psikologlar yürüdü
6 Şubat 2011
Taksim Meydanı’nda toplanan bir grup psikolog, Sağlık Bakanlığı’nın danışma merkezlerini kapatıp uzmanların çalışma alanını kısıtladığı gerekçesiyle eylem yaptı.

Slogan atan ve dövizler taşıyan grup Galatasaray Lisesi önünde yaptıkları açıklamanın ardından olaysız dağıldı.

Meslek Hakkı Platformu üyesi bir grup psikolog, eylem yapmak amacıyla Taksim Meydanı'nda toplandı. ‘Serbest çalışma hakkımız elimizden alınamaz, ruh sağlığı çalışanları meslek yasalarını istiyor’ yazılı pankart açan grup, ‘bağımsız mesleğiz yasamızı isteriz’ şeklinde slogan attı. Haber10

Doktorlar Başkent'te Eylem Yaptı

14 Mart Tıp Bayramı öncesinde doktorlar Başkent Ankara'da "Tam Gün Yasası"nı protesto etti.
13.03.2011

Sıhhıye Meydanı’nda toplanan sağlık çalışanları "Tam Gün Yasası"nı protesto etti.

Öncülüğünü Türk Tabipler Birliği’nin yaptığı eylemde bazı sendikalar da hazır bulundu.

Tam gün yasasını protesto eden eylemciler performans denetimine de karşı çıktı.

Göstericiler sağlık çalışanlarının çalışma şartlarının iyileştirilmesini istedi. TRT

[img]AK Parti ilçe binası işgal edildi[/img]
31 Aralık 2011
2'si kadın 5 kişi ilçe binasını işgal etti.

Kapıyı akadan kilitleyerek bina camından pankart sarkıtan eylemciler, kapıyı kıran polis ekiplerince gözaltına alındı.

Öğrenci Kolektifi üyesi oldukları öğrenilen 5 kişilik öğrenci grubu, tutuklu arkadaşlarına dikkat çekmek için AK Parti Beşiktaş İlçe binasını işgal etti. İki kız öğrencinin başörtüsü takarak geldiği ilçe binasında öğrenciler gençlik kollarına üye olacaklarını söyledi. İlçe Gençlik Kolları yetkilileriyle birlikte birinci kattaki partiye giren öğrenciler kapıyı arkadan kilitleyerek pencereden pankart sarkıttı.

Parti binasındaki eşyalara zarar veren öğrenciler, toplantı masalarıyla kapıya barikat yaptı. Takviye polis ekiplerinin gelmesiyle kapı kırıldı, öğrenciler gözaltına alındı.
haber5

Belediye Otobüsüne Molotoflu Saldırı
01 Ocak 2012
Maltepe'de, bir İETT otobüsüne molotofkokteyli ile saldırı düzenlendi.
Gülsuyu Gülensu Mahallesi Mesut Caddesi'nde, içinde yolcuların bulunduğu Kadıköy-Gülsuyu arasında sefer yapan İETT otobüsünü durduran yüzleri maskeli kişiler, otobüse benzin döküp ardından ellerindeki molotofkokteyllerini otobüse attı. Bir süre olay yerinde slogan atan şahıslar yaya olarak kaçtı. Alevler içerisinde kalan otobüste bulunan şoför ve bir yolcu, kendilerini yanmaktan son anda kurtarırken hemen polis ve itfaiyeye haber verildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürdü.
aktifhaber
_________________
Bir varmış bir yokmuş...


En son Alemdar tarafından Pzr Oca 01, 2012 10:09 pm tarihinde değiştirildi, toplam 4 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et AIM Adresi
Alemdar
Site Admin


Kayıt: 14 Oca 2008
Mesajlar: 2406
Konum: Avustralya

MesajTarih: Pts Ekm 18, 2010 11:56 pm    Mesaj konusu: Taza Din Lideri Albay Cumay Suyunaliyev Kaçırıldı mı? Alıntıyla Cevap Gönder

ABD'nin İşgal ve Katliamları Protesto Edildi!

İstinye'deki ABD Başkonsolosluğu önünde toplanan Libya ile Dayanışma Platformu Usame Bin Ladin'in öldürülmesini protesto ederek, intikam yemini etti.

04 Mays 2011
Anadolu Haber

Libya İle Dayanışma Platformu , Usame Bin Ladin'in öldürülmesini ve ABD'nin işgallerini protesto etmek için ABD'nin İstinye'de bulunan konsolosluğu önünde toplandı. Eylem öncesi polis, konsolosluğun bulunduğu sokağı her iki taraftan bariyerlerle yaya ve araç trafiğine kapattı.

"MÜCAHİT LADİN"

Libya'yla Dayanışma Platformu adına açıklamayı Baran Dergisi Yayın Kurulundan Kazım Albayrak yaptı. Başında temsili kanlı bir bez olan Albayrak, Anti Emperyalist duruşu nedeniyle Kaddafi'nin yanında olduklarını söyledi. Bin Ladin'in Amerika'yla savaşan bir mücahit olduğunu belirten Albayrak, "Mücahit Usame Bin Ladin'in şehit edilmesi, Libya'da Kaddafi'nin çocuğunun ve torunlarının katledilmesini protesto etmek için burdayız" diye konuştu.

Kazım Albayrak, "Hıristiyan, Yahudi zorbaların katliamlarına boyun eğmediğimizi, bizleri kontrol etmek için dünya çapında tesis ettikleri zulüm mekanizmaları gönülleri İslam aşkıyla tutuşan Anadolu insanının hürriyet ve bağımsızlık ateşini söndüremeyecektir. Biz bunu ilan etmek için burada toplandık. Aynı zamanda büyük İslam kumandanı Usame Bin Ladin'in şehadetini kutlamak, katillerini lanetlemek ve bebek katili NATO'nun Libya'ya müdahalesini protesto etmek için biraraya geldik" dedi.

Bütün Müslüman coğrafyasının oluk oluk kanadığını belirten Albayrak, "Bağırlara saplanmış hançeri tutan el işbirlikçiler, emri verenlerse emperyalist ve Siyonistlerdir." dedi. Albayrak sözlerini şöyle sürdürdü: "Efendi ile uşak el ele devlet terörü uygulayan bu zalimler vatanını dinini milletini ve ailesini korumak için kendileriyle savaşan mücahitleri terörist ilan etmektedirler. Oysa en eski tarihlerden bu yana bunlardır asıl teröristlerdir. İşte bu teröristlerdir Kızılderelileri soykırıma uğratanlar. Bunlardır Afrikalıyı katledip köleleştirenler yine bu vampirlerdir Japonya'yı halkıyla kül edenler, hep bunlardır Vietnamı, Irak'ı Afganistan'ı Somalı'yi ve Libya'yı kan deryası ve harabeye çevirenler."

"Bizi dinimizden kültürümüzden hatta toprağımzdan kopararak zihni ve fiili olarak işgal eden ABD veya NATO, BM tüm unsurlarıyla birlikte vatanımızdan ve zihnimizden sökülüp atılması gerekendir ancak." Diyen Albayrak konuşmasının sonunda şöyle konuştu: "Hepsini reddediyor ve tüm bu zalimleri ve zulümlerini protesto ediyor, hepsini döktükleri kanda er geç boğmaya yemin ediyoruz. Onların dünya düzeninin tüm kurum ve kuruluşlarıyla reddediyor, tüm kurum ve kuruluşlarıyla artık kendi dünya üzenimizi istiyoruz. Zulme başkaldırıyor adalet istiyoruz.

ABD; Amerika kıtasını işgal etti!
ABD; Ortadoğu’yu işgal etti!
ABD; Ortaasya’yı işgal etti!
ABD; Afrika’yı işgal etti!
... ABD; Irak’ı işgal etti!
ABD; Pakistan’ı işgal etti!
ABD; Afganistan’ı işgal etti!
ABD; Türkiye’yi işgal etti!
ABD; zihinleri işgal etti!
ABD; zihinleri işgal ederek, işgal ve katliamlarını görünmezleştirdi!
ABD; dünyamızda, kıtamızda, evimizde, zihnimizde…
Bizi dinimizden ve kültürümüzden kopararak zihnî ve fiilî olarak işgal eden ABD-NATO-BM, diğer unsurlarıyla birlikte yakılması, yıkılması, sökülmesi ve atılması gereken “nesne” lerdir.
Dünyamızı, kıtamızı, zihnimizi, evimizi işgal eden bu “nesneler”i protesto ediyoruz!" diyerek açıklamasını tamamladı

Taza Din Lideri Albay Cumay Suyunaliyev Kaçırıldı mı?



19.10.2010
Kendisinden yaklaşık 1 haftadır haber alınamayan Kırgızistan'daki Taza Din Hareketi Lideri Albay Cumay Suyunaliyev için endişeli bekleyiş sürüyor...

Suyunaliyevin bir an önce bulunması için Türkiye'de de çeşitli eylem ve açıklamalar yapılıyor...

Yeni Devir Hukukçular Derneği bu konuda aşağıdaki açıklamayı yaptı:



YENİ DEVİR HUKUKÇULAR DERNEĞİ
BASIN AÇIKLAMASI

Kamuoyuna;
Dost ve kardeş ülke Kırgızistan’ın en önemli ve millî bir dinamiği olan TAZA
Din Hareketi’nin lideri ve değerli meslektaşımız Av. Cumay Suyunaliyev’den 19
Ekim 2010 itibariyle tam 7 gündür haber alınamamaktadır.
Değerli meslektaşımızın Kırgızistan devletinin içine yuvalanan ve adetâ bir
çete gibi faaliyet gösteren SNB tarafından kaçırılmış olması kuvvetle
muhtemeldir.
Bişkek Başsavcısı tarafından da “yasadışı bir örgüt olarak” tavsif edilen ve
yaptığı icraatlarla Kırgızistan'daki bütün iç karışıklıkların müsebbibi olarak
gösterilen SNB'nin Cumay Suyunaliyev’i kaçırmasına mukabil ilgili mercilerin
değerli meslektaşımızı hürriyetine kavuşturmak ve sorumluları yargılamak
hususunda hiçbirşey yapmaması, hem Türkiye'de ve hem de Kırgızistan'da büyük
bir hayret ve kaygıyla izlenmektedir.
Bütün bir Türkistan coğrafyasında üyesi bulunan, bu coğrafyada çok derin
bir nüfuzu ve etkinliği olan Gazi Vakfı Başkan Yardımcısı ve Afgan Gazileri ve
Gençler Partisi Genel Başkanı Sabur Bey de, C. Suyunaliyev'den haber
alınamamasının 3. gününde (15.10.2010) Bişkek'te yaptığı bir basın toplantısında;
“SNB tarafından (Kırgızistan İstihbaratı) yasadışı bir şekilde gözaltına
alındığına inandığımız Taza Din Lideri Cumay Suyunaliyev'in kılına bir zarar
geldiği anda bütün güçlerimizle bu yasadışı organizasyona karşı
savaşacağımızı bütün Kırgısiztan kamuoyuna duyururuz.”
sözleriyle ilgilileri ivedilikle göreve çağırmış, sürecin gecikmesi hâlinde yaşanacak
muhtemel süreci açık bir şekilde ifade etmiştir.
“Türkiye'nin dostu; dostumuz, düşmanı da düşmanımızdır.” diyerek
Atayurt'tan Anayurt'a desteklerini ileten TAZA Din Hareketi Lideri Av. Cumay
Suyunaliyev'in bulunması ve ilgililerin kanun önünde hesap vermesi hem
Kırgızistan, hem Türkiye ve hem de bütün bir Türkistan'ın menfaati icabıdır.
Kırgız ve Türk hükümetlerinin meslektaşımız Av. Cumay Suyunaliyev’in
hürriyetine kavuşturulması ve sorumluların cezalandırılması hususunda azami
gayret ve hassasiyeti göstermesini bekliyor, bu konunun her mahfilde sonuna
kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.
Saygıyla duyrulur.

Av. Ali Rıza YAMAN
(Yeni Devir Hukukçular Dernegi Genel Başkanı)
Av. Güven YILMAZ
(Yeni Devir Hukukçular Dernegi İstanbul Şube Temsilcisi)
Av. Ahmet ARSLAN
(Yeni Devir Hukukçular Dernegi Adana Şube Temsilcisi)
Av. Mehmet TIĞLI
(Yeni Devir Hukukçular Derneği Antalya Şube Temsilcisi)
Av. Ahmet CENGİZ
(Yeni Devir Hukukçular Derneği Gaziantep Şube Temsilcisi)
Av. Halil BİNGÖL
(Gaziantep Barosu Genel Sekreteri)
İsmail BULUT
(Yeni Devir Hukukçular Derneği Konya Şube Temsilcisi)
Av. Çağrı CENGİZ
Av. Halil KILIÇ
Av. Halil İbrahim YILMAZ
Av. Hasan ÖLÇER
Av. Hasan SOLAK
Av. Harun YÜKSEL
Av. Mehmet SARI
Av. Zafer ŞAHİN
Av. Zeliha KILIÇPARLAR

Bugün İstanbul'da Kırgızistan Başkonsolosluğu önünde toplanan bir grup da basın açıklaması yaparak kırgiziztan devletinden Suyunaliyev'in bir an önca sağ salim bulunmasını istedi.




Kaynak: http://millibirlikruhu.blogspot.com/

CEMAAT EVİNE MOLOTOF KOKTEYLİ ATILDI
23.11.2010
Diyarbakır’da Fethullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen bir cemaat evine molotof kokteyli atıldı.

ANF’nin haberine göre; olay Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde yaşandı.

Kendilerine Bismil Fedekar Gençlik İnisiyatifi adını veren bir grup, cemaat evindeki sohbetlerde Kürtçe konuşmanın yasaklanması üzerine bu eylemi yaptı.

Dün gece saat 22.30 civarında atılan molotof sonucu, cemaat evinde hasar meydana geldiği öğrenildi.

Odatv.com

Trabzon'da füze kalkanı eylemi

Trabzon'daki çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, NATO'nun füze kalkanının Türkiye'de kurulmak istenmesini protesto etti. TRABZON 'daki çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, NATO'nun füze kalkanının Türkiye'de kurulmak istenmesini protesto etti.

01 Aralk 2010
Anadolu Haber

Atatürk Alanındaki Meydan Parkı'nda toplanan yaklaşık 30 sendika ve sivil toplum örgütünün temsilcileri adına açıklama yapan gazeteci yazar Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu, NATO'nun bir savunma ittifakı olmadığını iddia ederek, "NATO'nun bugünkü varlık nedeni, yeni bir dünya düzeni oluşturulmasına direnen güçlerin şiddet ya da baskı yoluyla sindirilmesini sağlamaktır" dedi.

Lizbon'da yapılan son NATO zirvesinin en önemli gündem maddesinin füze kalkanı sisteminin ana unsurlarının Türkiye'ye yerleştirilmesi konusu olduğunu ifade eden Mollamehmetoğlu, "Ne yazık ki AK Parti hükümeti ABD, AB ve NATO kaynaklı bu baskılara boyun eğerek, ayrıntıları henüz belli olmamakla birlikte sistemin Türkiye'ye yerleştirilmesini kabul etmiştir. Hükümet bir yandan komşularla sıfır sorun politikası güttüğünü, bölgesel işbirliğini artırmayı amaçladığını söylemekte, öte yandan komşularımızı tehdit eden savaş araçlarını topraklarımıza konuşlandıracak adımları atmaktan geri durmamaktadır" dedi. Mollamehmetoğlu, sistemin önemli bir parçası olan bir kısım radar ya da dinleme istasyonlarının Trabzon ve Doğu Karadeniz'e kurulacağının söylendiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Karadeniz havzası giderek stratejik mücadelenin bir arenasına dönüşmektedir. 2008 yazındaki sıcak olaylar, Karadeniz'in ve boğazların statüsü konusundaki zorlama ve tartışmalar, bunun en önemli kanıtlarıdır. Karadeniz'e savaş gemilerini ve askeri üslerini sokamayan ABD ve NATO şimdi füze kalkanı sistemi ve radar istasyonları gerekçesiyle bu amacına ulaşmayı hedeflemektedir. Karadeniz'de seyir halinde olacak gemilere yerleştirilmesi tasarlanan füzeler, bölgede gerginliğin artmasına, Türkiye'nin egemenliğinin en önemli hukuksal belgelerinden biri olan Montrö Boğazlar Sözleşmesinin tartışmaya açılmasına yol açabilecektir."

Türkiye'nin, Karadeniz'in ve Trabzon'un, ABD ya da NATO'nun saldırı üssüne, ileri karakoluna, çatışma bölgesine dönüştürülemeyeceğini vurgulayan Mollamehmetoğlu, "Eğer bir korunma, savunma kalkan gerekiyorsa bu ABD ve NATO'dan korunma kalkanı olmalıdır. Hükümeti, henüz ayrıntıları belirlenmeyen bu vahim adımdan derhal geri dönmeye çağırıyoruz. Bu utanç verici girişimlere, her koşulda karşı duracağımızı ilan ediyoruz" diye konuştu.

Hükümet ve ABD aleyhine çeşitli sloganlar atan grup, açıklamanın ardından dağıldı.

Gözaltındaki öğrenciler için eylem
4 Aralık 2010
Taksim'de bir grup, Başbakan Erdoğan'ın rektörlerle toplantısını protesto ettikleri için gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılması istemiyle eylem yaptı.

Taksim tramvay durağında toplanan gruptakiler, gözaltılara tepki içeren ifadelerin yer aldığı pankart açarak, sloganlar eşliğinde Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüdü.

Burada grup adına açıklama yapan Türkan Yıldız, sabahki gözaltıların haksız olduğunu savunarak, fikir ve örgütlenme özgürlüğünden bahseden yetkililerin, gözaltılarla gerçek yüzlerini ortaya koyduklarını ileri sürdü.

Yıldız, gözaltına alınan arkadaşlarının derhal serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

Gözaltına alınan Genç-Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Emre Öztürk'ün babası Cihan Öztürk de oğlunun bir hak mücadelesi için eyleme katıldığını belirterek, ''Oğlum sanki terörist gibi müdahaleye uğrayarak, yaralandı. 'Açılım' diyen Başbakan'a gidip, YÖK'ün değiştirilmesini talep edecekken, öğrencilerin karşısına polisin çıkması manidardır'' diye konuştu. haber10

Öğrencilerden Kuzu ve Batum'a protesto

Ankara siyasal Bİlgiler Fakültesinde CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum ve AK Partili Burhan Kuzu öğrencilerin protestosuyla karşı karşıya geldi.

08 Aralk 2010
Anadolu Haber

CHP Genel Sekreteri ve Sözcüsü Süheyl Batum, konferans için gittiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde bir grup öğrenci tarafından protesto edildi.

Kürsüde öğrencilerin protestosuna maruz kalan Batum, kendisini ve partisini savunarak AK Parti hükümetini eleştirdi. 'Türkiye'de Anayasa Sorunu' başlıklı panele katılan Batum, "Bunu bana da yapsanız, Burhan Kuzu'ya da yapsanız adı faşizmdir. Eğer burada Başbakan ya da Egemen Bağış olsaydı çoktan dayak yerdiniz." diye konuştu.

Bu protestodan yaklaşık iki saat sonra, yine aynı panele katılan Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, öğrencilerin protestosuna maruz kaldı. Kuzu, önce yuhalamalara ve sloganlarla karşı karşıya gelirken öğrenciler protestoyu yumurta atarak sürdürdü.

Kuzu, atılan yumurtalardan korumalarının açtığı şemsiyeler sayesinde kurtulmaya çalıştı.

Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu: Üniversite yönetimi istifa etmelidir

Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen ''Türkiye'de Anayasa'' konulu konferansta öğrencilerin protestolarına maruz kaldı. Kuzu konuşmasını yapamadan salondan ayrıldı.

Saat 13.30 sıralarında CHP Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Süheyl Batum'un protesto edilmesinin ardından fakülteye Ak Partili Kuzu geldi. Konferansın yapıldığı salona gelen Kuzu bir grup öğrenci tarafından protesto edildi. Kuzu'nun konuşmasına izin vermeyen protestocu grup, yumurta ve pet şişe olmak üzeri bir takım cisimler atmaya başladı. Kuzu öğrencileri ikna etmeye çalıştı, ancak başaralı olamadı. Bunun üzerine salondan çıkarılan Kuzu yumurta saldırılarına karşı şemsiye altında yürüdü.

Kuzu'nun arkasından da protestocu grup yürümeye başladı. Burhan Kuzu, güvenlik görevlilerince üniversitede bir odaya götürüldü. Bu sırada içeriye giren çevik kuvvet ekipleri öğrencilere müdahale etti. Öğrencilerin koridordan uzaklaştırılmasının ardından Kuzu makam aracına bindirildi. Kuzu, kampüsten ayrılırken, üniversite yönetiminin istifa etmesini istedi. Kuzu'nun üniversiteden ayrılmasının ardından çevik kuvvet ekipleri gaz bombası kullanarak protestocu öğrencileri dağıttı.

İstanbul'da 8 araç yakıldı
Maltepe'de molotof kokteyli atılan 8 araçta hasar meydana geldi.
25 Aralık 2010
Güncelleme: 10:45 TSİ 25 Aralık 2010 Cumartesi
İstanbul Maltepe’de Gülsuyu Mahallesindeki 7 otomobil ve bir kamyonete akşam saatlerinde molotofkokteyli atıldı.

Araçlar itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü
Yeryüzü

Solcular DA Filistin için SOKAĞA ÇIKTI

Solcular da Filistin davası için ayaklandı. Mavi Marmara'nın yurduna dönmesiyle yeniden gündeme gelen Filistin meselesi için Taksim'de eylem yapan yüzlerce solcu, İsrail'i protesto etti. Hefefte ise ABD şirketleri vardı.

28 Aralk 2010
Anadolu Haber

'Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi', İsrail’in 27 Aralık 2008’de Gazze’ye yönelik olarak başlattığı Dökme Kurşun adlı kanlı saldırının yıldönümünde İstanbul’da bir eylem gerçekleştirdi. Yoğun yağışa rağmen Beyoğlu Tünel’de buluşan yaklaşık 500 kişi, İsrail’le ikili ilişkilerin kesilmesini talep eden sloganlarla Taksim’e kadar yürüdü

Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi’nin çağrısıyla Tünel’de buluşan sol kurum ve emek örgütü temsilcileri Filistin bayrakları ve flamalarla Taksim Meydanı’na kadar sloganlarla, alkışlarla yürüdü. Yürüyüş sırasında “Emperyalistler yenilecek direnen halklar kazanacak”, “Katil İsrail Ortadoğu’dan defol”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Bıji bıratiya gelan”, “Filistin’e özgürlük, İsrail’e boykot”, “Katil İsrail işbirlikçi AKP”, “Filistin’e özgürlük Denizbank’a boykot” sloganlarının atıldığı eylemde, İsrail’in işgal altındaki topraklardaki yerleşimlerine finansal destek sunan Dexia/Denizbank’ın boykot edilmesini talep eden dövizler taşındı.

Carlos Latuff’tan destek

Yürüyüşe Filistin’le dayanışmasıyla bilinen Brezilyalı ünlü karikatürist Carlos Latuff da katılarak destek verdi. Yürüyüş kolu Galatasaray’a ulaştığında bir konuşma yapan Latuff, Filistin halkının yıllardır İsrail işgali ve saldırıları altında yaşadığını unutmamak gerektiğini belirterek bu nedenle İsrail’in boykot edilmesini istedi. Türkiye halkının İsrail’i boykot etmek için iki nedeni olduğunu söyleyen Latuff, “Türkiye halkı yalnızca Filistin halkıyla dayanışmak için değil Mavi Marmara’da öldürülen 9 Türkiyeli için de İsrail’i boykot etmeli” dedi. Latuff, “Tayyip Erdoğan, İsrail konusunda samimiyse İsrail’le diplomatik ilişkileri hemen bugünden kesmelidir” dedi.

Yol boyunca yürürken Starbucks, McDonald’s, Burger King gibi pek çok İsrail destekçisi olduğunu iddia ettiği şirketin mağazalarını gördüğünü söyleyen Latuff, İsrail destekçisi şirketlerin boykot edilmesini istedi.

Yürüyüş kolu Taksim’e ulaştığında, Boykot Girişimi adına bir basın açıklaması okundu. Basın açıklamasında Gazze’ye yönelik ablukanın sürdüğüne dikkat çekilerek, saldırıları karşısında uluslararası alanda somut bir yaptırımla karşılaşmayan İsrail’in bu durumdan cesaret aldığına dikkat çekildi. İsrail’in durdurulmasının ancak somut yaptırımlarla mümkün olduğunu belirten Boykot Girişimi, bunun için de Filistin halkının hakları tanınıncaya kadar İsrail’le bütün ikili ilişkilerin kesilmesi gerektiğini belirtti.

Marmara Üniversitesi'nde kavga
İki öğrenci grubu arasında çıkan kavgada bir öğrenci yaralanarak hastaneye kaldırıldı
05 Ocak 2011

Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü'nde iki öğrenci grubu arasında çıkan kavgada bir öğrenci yaralandı.

Üniversitenin koridorlarında meydana gelen kavga sırasında yaralanan öğrenci, Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilk tedavisi yapıldıktan sonra Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Elinden yaralanan Duran B. isimli öğrencinin Plastik Cerrahi Servsi'nde tedavi altına alındı. habertürk

YOL KAPATAN 31 ÖĞRENCİ GÖZALTINDA!
27 Ocak 2011
Yol kapatan öğrencilerden 31'i gözaltına alındı.

Beşiktaş'ta yolu trafiğe kapatıp eylem yapan öğrencilerden 31'i gözaltın alındı. Polise yumurta ve taş atan öğrencilerle polis arasında arbede yaşandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Erzurum'da öğrencilerle buluşmasını protesto etmek için yol kapatan öğrencilere polis müdahale etti. Polis, kendisine taş ve yumurta atan öğrencilerden 31'ini gözaltına aldı
habertaraf

Sabah Yazarına Yumurta

23 Şubat 2011
İZMİR’de Dokuz Eylül Üniversitesi Sanayi İşbirliği Topluluğu tarafından düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz bir grup üniversiteli öğrencinin yumurtalı protestosuna uğradı. haber1001

’Vardiya Bizde Platformu’
13 Mart 2011

’Ergenekon’ ve ’Balyoz’ operasyonlarında cezaevine konulan amiral ve subayların eşlerinin oluşturduğu ’Vardiya Bizde Platformu’, Atatürk Anıtı önünde toplandı.
TÜRK Silahlı Kuvvetleri’nde general ve amirallerin yüzde 10’unun tutuklandığı ’Ergenekon’ ve ’Balyoz’ operasyonlarında cezaevine konulan amiral ve subayların eşlerinin oluşturduğu ’Vardiya Bizde Platformu’, bugün Gölcük’te Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yaptı.

TELEVİZYON KANLLARINA AÇIK TUTUKSUZ YARGILAMA

Donanma Komutanlığı’nın Merkez Komutanlığı binasının hemen karşısında basın açıklaması için toplanan amiral ve subay eşleri sahte CD’lerle hayatlarının çalındığını belirterek, adil ve televizyon kameralarına açık tutuksuz yargılama istedi. Bir çok sivil polis kamerasının kaydettiği basın açıklamasında, halen Hasdal Cezaevi’nde tutuklu bulunan Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Semih Çetin’in cezaevinde yazdığı ve eşi Nilüfer Çetin’in okuduğu şiir herkesi duygulandırdı. Başta Tümamiral Semih Çetin’in eşi Nilüfer Çetin olmak üzere birçok tutuklu amiral ve subayın eş ve çocuklarından oluşan yaklaşık 100 kişilik grup, Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi üyeleri ile birlikte Gölcük’te Anıtpark Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde toplandı.

"VARDİYA BİZDE"

Burada bir açıklama yapan, tutuklu amiral ve subayların eşlerinin oluşturduğu ’Vardiya Bizde Platformu’ sözcülerinden Tümamiral Cem Gürdeniz’in eşi Rengin Gürdeniz "Bizler asla yargılanmaya karşı değiliz. Ama adalet istiyoruz ve herkes için adalet istiyoruz. Bunun için çaba sarfediyoruz" dedi. Yaklaşık bir aydır kamuoyuna seslerini duyurmaya çalıştıklarını, bunu bir nebze olsun başardıklarını belirten Rengin Gürdeniz, "Herkesi yarınki duruşmaya davet ediyoruz. 30-40 bin üzerinde imza toplandı şu ana kadar. Bu kampanyaya herkesin destek vermesini istiyoruz. Televizyonlarda bu duruşmaların canlı olarak yayınlanmasını istiyoruz" diye konuştu.

TUTUKSUZ YARGILANMALARINI İSTİYORUZ

Emekli Tümamiral Deniz Kutlu’nun eşi İrem Kutlu da ’Vardiya Bizde Platformu’nun sözcülerinden olduğunu belirterek "Bizim istediğimiz adil bir yargılanma. Tutuksuz yargılanma tabi ki. Çünkü bu insanların ne kaçma riski var, ne de delil karartma gibi birşeyleri olabilir. Bu vakte kadar karartacak olsalardı yaparlardı. Burada, Gölcük’te çıktığı denilen belgeleri karartırlardı. Bunlar, mahkemeden 10 gün önce bulunan belgeler. Buralarda çok net sıkıntılar olduğunu görüyoruz ve halkımızdan da bunları görmesini istiyoruz" dedi.

"SAHTE CD’LERLE HAYATIMIZI KARARTTILAR"

Hasdal Cezaevi’nde tutuklu bulunan Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Semih Çetin’in eşi Nilüfer Çetin de kızları Gökçe ve Semay ile birlikte adil yargılama istedi. Nilüfer Çetin, "Tutuklandıkları gün de oradaydık. Herşeye tanık olduk. Şoke olduk. Eşimin üçüncü kez tutuklanışı. Bir içeri, bir dışarı böyle bir durumdalar" dedi. Aylardır görevlerinin başında olan komutanların, delil karatabilecekleri gerekçesiyle tutuklanmalarının saçma olduğunu kaydeden Nilüfer Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Zaten herşey ortada. İmzalı hiçbir belge yok. Bir süre sahte CD’ler ile hayatlarımızı kararttılar. Bizler aileler olarak mağduruz. Yaşlılarımız çok üzgünler. Onlara anlatmakta zorlanıyoruz. Gururla büyüttükleri evlatları hapishanede. Onlar dayanamıyor. Vefat edenler oldu. Görevdeyken bunu hazmedemeyip intihar eden arkadaşlarımız oldu. Çocuklarımız babasız. Biz sadece adalet istiyoruz, hukuk istiyoruz." Nilüfer Çetin, konuşmasının sonunda eşi Tümamiral Semih Çetin’in Hasdal Cezaevi’nde yazdığı ’Balyozname’ adlı şu şiiri okudu.

Bahçelievler'de molotofkokteylli korsan gösteri

Bahçelievler'de bölücü terör örgütü yandaşı bir grup, molotofkokteyli atıktan sonra bir ağaca bomba süsü verilmiş pankart asıp ardından kayıplara karıştı. Kaçan şüphelilerin yakalanması için soruşturma başlatıldı. 09.04.2011 İSTANBUL netgazete

“İnternetime dokunma”
16.05.2011

aksim Meydanı’nda bir araya gelen binlerce kişi, “İnternetime dokunma” pankartı açarak Tünel Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. İnternetin yasaklanmasına isyan eden binler, “İnternetime dokunma”, “Özgürlüğümüze tıklamayın”, “İnternete sehven giriyoruz” dövizleri taşıdı; “Tayyip elini internetten çek”, “Susma haykır sansüre hayır” sloganları attı. Eylemciler dövizleri, giysileri ve coşkulu sloganlarıyla renkli görüntüler oluşturdu.

ANKARA
Ankara Sakarya meydanındaki eyleme Elektrik Mühendisleri Odası Ankara şubesi, Ankara Barosu, İnci Sözlük , Ekşi sözlük katıldı. "Hüseyin Üzmez de Haydar mı üzer", "özgürce yaşamak istiyoruz" "faşizme karşı omuz omuza" "özgür bir internet istiyoruz" "Susma sustukça modem sana girecek" sloganları atıldı, modemler kırıldı.

22 AĞUSTOS'TA NE OLACAK?
22 Ağustos 2011’de ‘İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar’ isimli yönetmelik yürürlüğe girecek. Yönetmeliğe göre ‘sanal âlem’ de kullanıcı 4 internet filtresinden birini ‘yasa gereği’ seçmek zorunda. Bu dört filtre, ‘aile’, ‘çocuk’, ‘yurtiçi’ ve ‘standart paket’ olarak sıralanıyor. Ancak bu paketlerde resmen ‘yasaklı’ olmadığı halde birçok siteye girişe izin verilmeyecek. Filtreyi aşmak ya da aşmaya çalışmak suç sayılacak iken, internet servis sağlayıcıları filtrelerin aşılmasını engellemekle sorumlu tutulacak. Aynı zamanda kişilerin girdikleri siteler ve yaptıkları işlemler kayıt altına alınmış olacak. haber1001

Hes Projesinin Çalışmaları Durduruldu
11 Ağustos 2011
Muğla’nın Fethiye ilçesinde yapılmak istenen Hidroelektrik Santrali (HES)'nin yapımı durduruldu....
Muğla’nın Fethiye ilçesinde yapılmak istenen Hidroelektrik Santrali (HES)'nin yapımı durduruldu. Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü, bölgedeki ağaç kesimi dahil her türlü çalışmanın durdurulmasına karar verdi.

Fethiye’nin Kargı köyüne yapılması planlanan HES projesine karşı çıkan köylüler, projenin durdurulması için her yolu deniyor. Hafta sonunda Kargı Çayı üzerinde eylem yapan köy muhtarları ve çevreciler, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü’ne başvurarak çalışmaların durdurulmasını istedi. Köylülerin taleplerini kabul eden Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, bölgedeki ağaç kesimi dahil her türlü çalışmanın durdurulmasına karar verildi.
aktifhaber
_________________
Bir varmış bir yokmuş...


En son Alemdar tarafından Cum Ağu 12, 2011 1:12 am tarihinde değiştirildi, toplam 15 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et AIM Adresi
Alemdar
Site Admin


Kayıt: 14 Oca 2008
Mesajlar: 2406
Konum: Avustralya

MesajTarih: Pzr Ksm 21, 2010 12:38 am    Mesaj konusu: Türkiye kimseye 'kalkan' olmayacak! Alıntıyla Cevap Gönder

Kumandan Çakal Carlos'a destek eylemi
10 Şubat 2011
Kumandan Çakal Carlos olarak bilinen İlıch Ramirez Sanchez'in tutuklu bulunduğu Fransa'nın Poissy Cezaevi'nde kötü muameleye uğradığını açıklayan avukatları, Mazlum-Der İstanbul Şubesi ile basın açıklaması düzenledi.

Taksim'deki Fransa'nın İstanbul Başkonsolosluğu önünde saat 11.00'de düzenlenen açıklamada Carlos için özgürlük istenilen dövizler taşındı.Kalabalık grup, "Gönüldaş Carlos yalnız değildir", "İşkenceci Sarkozy hesap verecek" , "Carlos'a özgürlük" sloganları attı

"Mazlum –Der, İHH, İnsan Hakları Derneği ve Çağdaş Avukatlar Derneği'de bize destek veriyorlar" diyen Carlos'un avukatlarından Hasan Ölçer, açıklamasında şunları söyledi:

"Emperyalizm ve Siyonizm'e karşı verilen onurlu mücadelenin sembol isimlerinden biri Carlos, bu mücadelesi nedeniyle, 1994 yılında, CIA, MOSSAD ve Fransa Gizli Servisi'nin gerçekleştirdiği yasadışı bir operasyonla Fransa'ya teslim edildi. 17 yıldır hukuksuz şekilde, Fransa zindanlarında tutuluyor.

Ülkesi Venezuela'ya iadesini engellemek için, delilsiz, mesnetsiz suçlamalarla sürekli hakkında dava açılmaktadır. Bu nedenle, beş kere beraat etmiş olduğu bir suçlama ile ilgili yeni davanın duruşması için, 1 Şubat'ta cezaevinde, koridorda ilerlerken eli arkadan ters kelepçelenip, bir odaya alındı. Diğer gardiyan ve görevlilerin gözü önünde bu uygulamayı yapanların, Başkanlık Sarayı'nı korumaktan sorumlu üniformalı Cumhuriyet Muhafızları olduğu öğrenildi. Üst arama bahanesi ile elinde kelepçeler kalacak şekilde çırılçıplak soyuldu. Kafası ve vücudu duvarlara çarpılmak suretiyle, darp edildi. Soğuk kış şartlarına rağmen, üzerinde yalnızca tişort ve külot giymesine izin verilerek odadan çıkartıldı. Bu muhafızlardan biri kulağına eğilerek, Obama, Obama diye psikolojik baskı altında almaya çalıştı. Daha sonra araca konulan müvekkil, ayrı bir işkence metodu ile 60 km'lik yolu katetmek zorunda bırakıldı. Üzerinde sadece tişort ve külot olduğu halde, adliye içine sokulmuş, bu duruma oradaki görevliler de şahit olmuşlardır. Bu olanlar, mahkeme hakimi ve Carlos tarafından düzenlenen bir tutanakla imza altına alınmıştır.

Bu hukuksuz ve ahlaksız tutumun Fransa hükümetinin bilgi ve direktifinde olduğunu anlaşılmaktadır. Emperyalizm ve Siyonizm'in piyonluğunu yapan Fransa'nın yetkilileri bilmelidirler ki Güney Amerika'dan, Türkistan'a , Filistin'den Moro'ya kadar dünyanın her yerinde Carlos'un milyonlarca seveni, takipçisi, yoldaşı ve gönüldaşı vardır. Bu insanlar dünyanın her tarafından gelişmeleri büyük bir dikkatle takip ederek, Carlos'un yalnız olmadığını bütün dünyaya haykırmaktadır. Fransa Devleti, bu saldırıya maruz kalan Carlos'tan, ailesinden, ve tüm dünya insanından özür dilemeli, saldırı emrini verenler başta olmak üzere, işkenceyi fiilen gerçekleştiren şahısların cezalandırılmasını en kısa sürede sağlamalıdır."

KUMANDAN CARLOS KİMDİR?

İlıch Ramirez Sanchez (Çakal Carlos), 25 Mart 1949 yılında Venezuella'nın Caracas şehrinde dünyaya geldi. 1966 yılında annesi ve kardeşleriyle birlikte Londra'ya gidip, İngiltere'de üniversite eğitimi gördü. Uzun bir dönem Marksist gençlik örgütlenmelerinin içinde yer alan Carlos, 1975 yılında Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) kamplarında eğitilerek İsrail'e karşı savaşmaya başladı. Daha sonraki yıllar İsrail hükümetine karşı verdiği mücadeleyi Batı'nın büyük şehirlerine taşıyan Carlos, İsraille ilişkisi olan birçok banka, dernek, gazete ve elçiliğe bombalı saldırıda bulundu. 1980 yılında dünyanın en çok aranan adamı olarak ilan edilen Carlos, CIA, Mossad, Interpol ve Fransız istihbaratını birçok kez atlattı. Carlos, özellikle yakalanmamaktaki başarısı ve zekası ile dünya medyasının gündeminden hiç düşmedi. "Binbirsurat" olarak da tanınan Carlos, özellikle Viyana'daki OPEC toplantısında, aralarında 10 petrol bakanının da bulunduğu 70 kişiyi rehin alması ve olay sonrası rehineleri Cezayir'e kaçırması herkesi şaşırttı. Daha sonraki yıllar özellikle Fransa'ya yönelik eylemler gerçekleştirmeye başlayan Carlos, 25 yıllık bir kovalamacanın ardından 1994 yılında Fransız ve Sudan istihbarat örgütlerinin ortaklaşa düzenledikleri bir operasyonla yakalandı. Fransız mahkemeleri tarafından 3 yıl yargılanan Carlos, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
anadoluhaber

Türkiye kimseye 'kalkan' olmayacak!
21 Kasm 2010



NATO Füze kalkanının Türkiye'ye yerleştirilmesinin onaylanmasına Türkiyeli müslümanlardan tepki yağıyor.Yurdun dört bir yanında düzenlenen protestolarda 'Nato'nun askeri olmayacağız' mesajı verildi.

NATO'nun Lizbon Zirvesi'nde Füze Kalkanı'nın Türkiye'ye yerleştirilmesinin onaylanmasına Türkiyeli sivil toplum kuruluşları ve özgürlük platformlarından sert tepki geldi.

SAKARYA: TÜRKİYE İSRAİL'E KALKAN OLUYOR

Sakarya Adalet Girişimi 271. hafta basın açıklamasında NATO’nun Füze Kalkanı Projesi’nde asıl hedefin Doğu ve İslam ülkeleri olduğunu belirterek, projeye verilen destek ile ABD ve İsrail’in çıkarlarına hizmet edildiğini savundu

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu’nun haftalık devam ettirdiği adalet ve özgürlük eylemlerinde 271. hafta geride kaldı. Platform adına Sakarya Dayanışma Derneği’nden Kadrican Mendi’nin yaptığı açıklamada Lizbon Zirvesi’nde NATO’nun füze kalkanı projesine Türkiye’nin verdiği destek protesto edildi. Mendi, projeyle ilgili olarak “Her ne kadar bunun bir savunma sistemi olduğu söylense de gerçekte biliyoruz ki; Batı’nın ve bu arada NATO’ya katılması konuşulan İsrail’in çıkarlarını ve güvenliğini esas alan bir proje bu. ABD ve İsrail’in balistik füzelerinin tehdidine karşı hiçbir yaptırımı bulunmayan bu yeni konseptle başta İran olmak üzere İslam ülkeleri, ABD ve İsrail’in nükleer güç karşısında bir denge oluşturabilme şansından dahi yoksun bırakılacaklar. Bu konseptin tam meali ABD ve Batı, dünyanın istediği bölgesini istediği zaman vurabilir ama kimse onlara karşılık veremez, hatta bunu aklından dahi geçiremezdir.” değerlendirmesinde bulunarak projeyi savunmak için söylenenlerin kamuoyuyla dalga geçmekten başka bir anlam ifade etmeyeceğini söyledi.

Başörtüsü sorunuyla oynamayın!

Kadrican Mendi, başörtüsü sorununda gelinen noktayla ilgili olarak da “Bir zamanlar Cumhurbaşkanlığını başörtüsü meselesini çözmek için nihai hedef olarak gösteren kadro buraya yerleştikten sonra bu sefer Anayasa Mahkemesi’ni mazeret olarak kullandı ancak referandum sonrası bu “engeli” de aştığını bildiğimiz Hükümet halen, Başbakan’ın çok sevdiği futbol ağzını kullanırsak, orta sahada top çevirmektedir. Gül’ün eşine destek mesajının ardından Başbakan ise sorunun çözümünü bir kez daha seçim sonrasına atmaktadır. Kendisinin son seçimi olacağını aylar öncesinden ilan eden bir siyasetçinin meselenin çözümünü böyle bir final sahnesine bağlamasını nasıl izah edebiliriz? Bu son seçimden sonrada kalkıp “Kusura bakmayın arkadaşlar, ben artık gidiyorum, siz başınızın çaresine bakın” derse bunun hesabı kimden nasıl sorulacaktır? Yoksa Başbakanın son seçiminden sonra bir de Cumhurbaşkanı ya da devlet başkanı olmasını mı bekleyeceğiz? Kamuoyu ile adeta alay eden bu tavra karşı sessiz kalmamız söz konusu olamaz.” dedi. “Katil NATO’ya hayır!”, “Ne NATO ne kalkan” dövizlerinin taşındığı eylem “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla son buldu.

Basın açıklaması metni:

Dün Lisbon’da toplanan tarihi NATO zirvesinde kamuoyunda “füze kalkanı sistemi” olarak bilinen yeni konsept Türkiye’nin de onayı ile kabul edildi.

Tüm dünyanın bildiği gibi bu sistemin muhatabı Türkiye’nin komşusu Doğu-İslam ülkeleri ve yine herkesin bildiği gibi Amerika’nın öncelikli düşman ilan ettiği İran İslam Cumhuriyeti idi.

Her ne kadar bunun bir savunma sistemi olduğu söylense de gerçekte biliyoruz ki Batının ve bu arada NATO’ya katılması konuşulan İsrail’in çıkarlarını ve güvenliğini esas alan bir proje bu.

ABD ve İsrail’in balistik füzelerinin tehdidine karşı hiçbir yaptırımı olmayan başta İran olmak üzere İslam ülkeleri bu yeni konseptle ABD ve İsrail’in nükleer güç karşısında bir denge oluşturabilmek şansından dahi yoksun bırakılacaklar.

Bu konseptin tam meali ABD ve Batı dünyanın istediği bölgesini istediği zaman vurabilir ama kimse onlara karşılık veremez, hatta bunu aklından dahi geçiremezdir.

Türkiye’nin İslam ülkeleri nezdindeki itibarını ve Ortadoğu halklarının kaderini belirleyecek böyle önemli anlaşmaya dönük hükümetin geliştirdiği; “Anlaşmada hiçbir ülkenin adı geçmiyor, İran düşman olarak gösterilmiyor” şeklindeki savunuları kamuoyu ile alay atmaktan başka bir şey değildir.

Komşularla sıfır sorun gibi bir sloganı diline pelesenk eden “Davutoğlu konsepti”, Irak seçimlerinde ABD’nin planına alet olduktan sonra son NATO konseptini de onaylayarak inandırıcılığını yitirmiştir.

Bu sürecin devamında İsrail’in de aynı kalkan içine alınarak İran’a karşı dokunulmaz kılınması meselesi konuşulmaktadır.

Bu noktada “One minute” çıkışlarının “İsrail bizden özür dileyecek” laflarının samimiyetini kamuoyunun değerlendirmesine bırakıyoruz.

Dış siyasette yaşanan bu işbirlikçi tutum maalesef Başörtüsüne karşı takınılan resmi tutumun bir devamıdır.

Hayrünnisa Gül’ün ilköğretimde başörtüsünü savunan biz “cahilleri” eğitmekten bahseden açıklamasına destek veren Cumhurbaşkanı basının ısrarla bu meseleyi sorması üzerine “artık bu konuyu duymaktan rahatsız olduğunu” söylemektedir.

Oysa bizler çok iyi biliyoruz ki bir zamanlar Cumhurbaşkanlığını başörtüsü meselesini çözmek için nihai hedef olarak gösteren kadro buraya yerleştikten sonra bu sefer Anayasa mahkemesini mazeret olarak kullandı ancak referandum sonrası bu “engeli” de aştığını bildiğimiz hükümet halen, başbakanın çok sevdiği futbol ağzını kullanırsak orta sahada top çevirmektedir.

Gül’ün eşine destek mesajının ardından Başbakan ise sorunun çözümünü bir kez daha seçim sonrasına atmaktadır.

Kendisinin son seçimi olacağını aylar öncesinden ilan eden bir siyasetçinin meselenin çözümünü böyle bir final sahnesine bağlamasını nasıl izah edebiliriz?

Bu son seçimden sonrada kalkıp “Kusura bakmayın arkadaşlar, ben artık gidiyorum, siz başınızın çaresine bakın” derse bunun hesabı kimden nasıl sorulacaktır?

Yoksa Başbakanın son seçiminden sonra bir de Cumhurbaşkanı ya da devlet başkanı olmasını mı bekleyeceğiz?

Kamuoyu ile adeta alay eden bu tavra karşı sessiz kalmamız söz konusu olamaz.

Başörtüsü 8 yıl süren ilköğretimde, üniversitelerde ve hayatın her alanında serbest oluncaya kadar hesap sormaya devam edeceğiz.

Allah yolunda adanmışlığın şiarı olan Kurban Bayramını hayatımızı nelere adadığımızın muhasebesini yapmak için bir vesile sayıyoruz.

Bizlere Hakkı, Adaleti, Dürüstlüğü, Fedakârlığı emreden Rabb’imize adanmış bayramlarda buluşmak üzere hepinizi Allahın adı ile selamlıyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına

Sakarya Dayanışma Derneği

KONYA: NATO MÜSLÜMANLARIN TOPRAKLARINI İŞGAL EDEN BİR ÖRGÜTLENMEDİR

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu düzenlediği basın açıklaması eyleminde, NATO füze kalkanının Türkiye'ye yerleştirilmesinin onaylanmasına sert tepki gösterdi.

Basın açkılaması metni platform adına Abdurrahman Akcan tarafından okundu:

Basın açıklaması metni:

Rahman, Rahim, Allah’ın adıyla

Tehdit ederek her yolun başına oturup da Allah’ın yolundan O’na inananları çevirmeyin ve yolun eğriliğini, çarpıklığını arzu etmeyin. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı Bakın bozguncuların sonu nasıl olmuştur. (Araf Suresi 86. Ayet)

Sevgili dostlar, değerli basın mensupları;

İki kılıbık sohbet ediyorlarmış. Birisi: ‘’Evde otorite benim. İşlerime kimseyi karıştırmam.’’ demiş ve eklemiş: ‘’Önce yemek sonra bulaşık sonra da çamaşır işleriyle uğraşırım. Sıraya asla müdahale ettirmem.’’ deyince, diğeri: ‘’O da laf mı? Evde son sözü her zaman ben söylerim. Sen bilirsin hanım derim. Üzerine de söz söyletmem.’’ demiş.

Son günlerde etkin dış siyaset muhabbetleri, bu hikâyede olduğu gibi cereyan ediyormuş gibi geliyor bize… ‘’İran’ın adının anılmasına müsaade etmedik. Hedef ülkeler arasında zikredilmesine mani olduk. Komuta bizim kontrolümüzde olacak. Savunma sistemine Türkiye’yi de dâhil ettik.’’ gibi ifadeler, bize çok şirin geldi. Türk mizahına yapılmış önemli bir katkı gibi algıladık. Dümbüllü İsmail sizinle gurur duyuyordur. Dış siyaset mi, komedi dükkânı mı belli değil.

Terör örgütü İsrail’in resmi kuruluşundan bir yıl sonra kurulan NATO, 2. Dünya savaşından sonra bir savunma paktı olarak ortaya çıktı. Katılımcı ülkelerin savunulmasını esas alan bu yapılanmaya 1952 de Türkiye’de dâhil oldu. Sovyet yayılmacılığı tehlikesi bahane edilerek dâhil olunan NATO, Sovyetler birliğinin çökmesi ve dağılmasıyla birlikte varlık nedeni hususunda ciddi tartışmalar yaşadı.

Türkiye’nin bu ittifaka dâhil olma gerekçesi ortadan kalkmış olmasına rağmen, bu ittifakta bulunma, ülkemizde tartışmaya dahi açılmadı. Türkiye bu ittifakın önemli bir üyesi olarak ittifak bünyesinde kalmaya devam etti. NATO, Varşova paktının dağılmasıyla birlikte kendisine yeni düşman olarak, kızılın yerine yeşili belirledi. Artık sosyalizm tehlikesi bitmiş, yerine İslam bir tehlike olarak konulmuştu. O günden sonra da NATO, tüm stratejisini Müslümanlara düşmanlık üzerine belirledi. Irak ve Afganistan’ın işgali Müslümanlara yönelik saldırıların en uç noktasını oluşturdu.

NATO, Müslümanların topraklarını işgal eden bir işgal örgütlenmesidir! İkinci hedefi de, kendisinin işgal etmediği Müslümanların topraklarını işgal eden diğer devletleri destekleyip korumak, gözetmektir. İşgalci terör örgütü İsrail, bu destekleme listesinin başını çekmektedir.

Son günlerin önemli tartışma konusu olan Füze kalkanı projesinin, elinde nükleer güç bulunduran ve bulundurma ihtimali olan Müslüman ülkelere yönelik olduğu gayet açıktır. Ve bu ülkelerin, Türkiye’yle hiçbir sorunu yoktur. Açıkça düşmanının İsrail olduğunu belirten ve İsrail’i yeryüzünden sökülüp atılması gereken habis bir ur olarak nitelendiren İran’a yönelik bir savunma sistemi olduğu da gayet açıktır. Yani bu füze kalkanı sistemi, İsrail’i İran’a karşı korumak ve olası bir İran – İsrail savaşında NATO’nun İsrail’in yanında olacağı anlamına gelmektedir.

Komşularıyla sıfır problem politikası yürüten ve İsrail’le gemi krizinden sonra İsrail’e üç ay mühlet verip ‘’Özür dilemezlerse ilişkileri keseriz!’’ diyen bir dış politikanın gelmiş olduğu nokta Lizbon toplantılarının sonucunda, şerefli mağlubiyetler dönemi ve onurlu kılıbıklık diplomasisi diye nitelendirilebilecek bir haldedir.

Biz dış politika üretenlere daha sağlıklı bir yöntem öneriyoruz. Hem de daha mizahi olur. Füze kalkan sistemini ülkemize yerleştirin. Ülkemizdeki işgal edilmiş toprakların kilometre karesini arttırın. Fakat karşılığında NATO ülkelerine kılıç kalkan ekibi kurmalarını da şart koşun. Daha tutarlı davranmış hem de onurlu bir dış politika sergilemiş olursunuz. (!)

Acziyetin kudret, yenilgilerin zafer olarak adlandırılmadığı; izzet ve şerefin, Tevhid ve adalet üzere şekillendiği bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 168. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMUKOCAELİ: AMERİKA'YA KARAKOL, İSRAİL'E KALKAN, İRAN'A DÜŞMAN OLMAYACAĞIZ

Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformu 292.hafta basın açıklaması 20 Kasım 2010 Cumartesi günü, saat 12.30’da İzmit İnsan Hakları Parkı, Özgürlük Meydanında yapıldı.Basın açıklamasını Gönüllü Kültür Teşekkülleri üyelerinden MAZLUMDER Kocaeli Şubesi başkanı Çetin Tahtacı yaptı.Konusu ülkemize kurulması planlanan füze kalkanına halkın gösterdiği tepkiydi.

Basın açıklaması metni:

Değerli basın mensupları ve çok kıymetli halkımız,

292.Haftaya giren, Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformunun

basın açıklamasına hoş geldiniz.

ABD, kendi tehdit algısına göre İran’daki, Suriye’deki, Lübnan’daki ve Filistin’deki gelişmeleri dizginlemek ve sözde İsrail’in güvenliğini garanti altına almak için Türkiye’de Füze Kalkanı kurmak istemektedir. NATO patentli bu teklifle Türkiye’nin önüne getirilmek istenen gerçek anlamıyla koruculuktur. Türkiye uzunca bir süredir ithal tehdit algısıyla şekillenmiş olan NATO'nun Füze Kalkanı Projesini onaylaması yönünde baskı altında tutulmaktadır. Bu durumda ya komşularla sıfır sorun politikasını sürdürmek ya da gerçek hedefi kardeş halklar olan sipariş projede "cephe ülkesi" rolünü üstlenmek gibi iki farklı misyon arasında bir tercihte bulunmasına zorlanacaktı. Fakat dün Lizbon’ da gerçekleşen zirvede NATO, yeni yol haritası olan 'stratejik belge'yi ve bu çerçevede füze savunma sistemi oluşturulmasını kabul etmesiyle Türkiye’ye koruculuk görevini vermiştir.

Füze kalkanı projesinde hem Türkiye’yi hem de Batı dünyasını bölgeden kaynaklanan nükleer füzelere karşı korunacağından bahsedilmektedir. Herkesinde bildiği gibi Ortadoğu’da İsrail’in nükleer silahı elinde bulunduğu bilinmesine rağmen hiç konu bile edilmezken neden İslam coğrafyasındaki halklar tehdit olarak algılanmaktadır ? Bir realite karşısında sessiz kalanların bir ihtimal üzerinde kıyameti koparmaları ikiyüzlülüğün ta kendisidir. Buradan da anlaşılıyor ki Müslüman halkları tehdit olarak algılayan NATO füzeleri, Filistin işgalcisi İsrail devleti için "muhafız" rolü üstlenecektir.

Türkiye hükümetinin girişimiyle tehdit algısı ülke olarak herhangi bir ülkenin bu belgeye yazılmaması önemlidir. Fakat füze kalkanının yapıldığı takdirde Türkiye üzerinde imha edilecek olan nükleer füzelerin oluşturacağı serpintinin ülkemiz insanına vereceği zararı kim telafi edecektir. Daha öncesinde yaşadığımız Çernobil faciasının ülkemize verdiği zarar hala hafızalarımızda diri durmaktadır.

Hükümet’ten, NATO füzelerine ev sahipliği yapmak gibi kardeş halklar nezdinde hepimizin başını öne eğeceği kesin olan ve tarih önünde kendilerini de vebal altına alacak bu karara geri adım atması hepimizin dileğidir.

Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu adına

MAZLUMDER Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

Çetin TAHTACI


AKYAZI: NATO'NUN FÜZE KALKANI İSLAM ÜMMETİ'NE AÇILMIŞ BİR SAVAŞTIR

Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu düzenlediği basın açıklaması eyleminde NATO füze kalkanının Türkiye'ye yerleştirilmesine sert tepki gösterdi.

Basın açıklaması metni:

Hangi Çözümden Bahsediyorsunuz?

Başörtüsü yasağı artık çözüldü gibi açıklamaların kamuoyuna yansıması acaba hangi türden algılamalar için yapılmaktadır.

Onbinlerce başörtülü memur, öğretmen veya görevli hergün başlarını açmaya zorlanıyorken, bazı üniversitelerde başörtülü öğrenciler kampüse giremezken, orta öğretimde ve ilköğretimde başörtülü öğrencilere yönelik yasak sürerken hangi çözümden bahsediyorsunuz?

Biz çocuklarımızı yetiştirirken ‘firt laydlere’ soracak değiliz. İnancımızın gereği neyse çocuklarımızı o şekilde yetiştirmek en tabii hakkımızdır. Siz birilerine şirin gözükeceksiniz diye onların taktirlerine muhatap olacaksınız diye başörtüsüne yaş sınırlaması getirerek ailelere cahil yakıştırmasında bulunmak hakkını kullanamazsınız.

Milli güvenlik derslerini muvazzaf subayların vermesi olmazsa olmazmıdır. Bu dersleri görev yapan öğretmenlerden herhangi biri rahatlıkla verebilir. İktidarların görevi özgürlüklerin önünü açmaktır. Hayatın tüm alanlarında insanlar inançlarının gereğini yapabilmelidir.Eğer bir iktidarözgürlüklerin önünü açamıyorsa ‘Beyaz Türk’lerin’ hegomanyasından kurtulamamış demektir. İktidarın görevi bu hegomanyayı kırmaktır. Halka rahmen iktidarınızı sürdüremezsiniz.

Natonun füze kalkanı islam ümmetine açılmış bir savaştır.

Amerika natoyu kullanarak israile yapılacak saldırıları önlemek için için füze kalkanlarını türkiyede konuşlandırmak istiyor. İncirlik üssü israilin mefaatlerini korumak için yeterli gelmiyormu?

Akp hükümeti ağa babalarının ramına iş yapamadığı aşikar. İktidar küresel emperyalizmin oyununa alet olmamalıdır. İslam ümmetine karşı konuşlandırılması düşünülen füze kalkanlarına kesinlikle karşıyız. Füze kalkanlarının ülkemize konuşlandırılması ülkemize ihanettir. İktidar bu kirli oyundan derhal çekilmelidir.

Gelecek hafta cumartesi saat 12:30’da buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.

Akyazı Başörtüsüne Özgürlük Platformu Adına

Mazlum sözcüsü

İrfan ALEMDAR


ANKARA: TÜRKİYE TEHDİT ALTINDAKİ İSLAM TOPRAKLARINA KALKAN OLSUN

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu düzenlediği basın açıklaması eyleminde, NATO Füze Kalkanı'nın Türkiye'ye yerleştirilmesine sert tepki gösterdi.

Basın açıklaması metni:

Saygıdeğer gönül dostları Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu 251. Hafta basın açıklamasına hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Geçmiş Kurban bayramınızın hayırlara ve özgürlüklere vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Bugün NATO zirvesi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığında Lizbon’da düzenleniyor. ABD’nin üye tüm ülkelere füze kalkanı projesini kabul ettirmesi bekleniyor.

NATO ülkemizde üs kuracakmış..! Amerika’nın girdiği yerden çıktığı nerede görülmüş?! Afganistan ve Irak’ta yaşananlar ortadayken böyle bir proje nasıl kabul edilebilir? Bir İncirlik’ten kurtulmaya çalışırken yeni İncirlikler kabul edemeyiz. Amerikan askerleri bu topraklara asla girmemelidir.

NATO, İran’a, Suriye’ye ve bu bölgenin Müslüman halklarına karşı bir füze kalkanı kurmak istiyor. Müslüman bir ülke olan Türkiye’ye kurulacak füze kalkanıyla bu topraklar kirletilecektir. Bunun barış amaçlı bir proje olduğu büyük bir yalandır. Biz Türkiye’nin Avrupa’ya değil, tehdit altındaki İslam topraklarına; İran’a, Suriye’ye, Filistin’e kalkan olmasını istiyoruz.”

Bizler sesimizi yükselterek zulüm yapanlara kalkan olmak istemediğimizi ifade ediyoruz. Masum insanların üzerinde süper güçlerini çekinmeden kullanan katillere zulümlerini gizlemekte kalkan olmadık olmayacağız. Yapılacak bu antlaşmadan ötürü katillerle masaya oturanları kınıyoruz. Devlet büyüklerinin bebek katilleri ile sıkılan ellerin bir gün boğazımızı sıkmak için fırsat kolladıklarını unutmasınlar.

Hükümet ve diğer oy kaygısı güden partilerce bir oy deposu olarak görülen siyasete Allah’ın emrini alet etmekten çekinmeyen samimiyetsiz ve vicdan yoksunu parti liderleri bu sorunu çözmektense iyice kördüğüm edip kangrenli bir uzva dönüştürmeye çabalıyorlar. Eğitime %100 destek verdiklerini her türlü yayın organından gösteriş yapan eğitim gönüllülerinin aldığı yoklamaya tarladan, bağdan, bahçeden ve düğün evinden değil; okul kapılarından başörtümüzle ‘BURDA’ diyoruz. Kız çocuklarının çalıştırılması, küçük yaşta evlendirilmesi ve tarlada iş gördürülmesine karşı çıkan eğitim gönüllülerine başörtüsü ile okul kapılarında güvenlik görevlilerince şiddet görmesine sessiz kalması çok düşündürücüdür. İdeolojik ayrılıklar yüzünden kendilerinin her konuda haklı olduklarını fakat özgürlük mücadelesi veren mazlumları her konuda haksız gören yobazlar zulümden çekinmemekte. ‘Baba beni okula gönder’ diye türkü yakanlara karşılık olarak bizde ‘Baba beni okula almıyorlar’ diyoruz.

Devletin okullarına, hastanelerine, adliyelerine başörtülü hanımların okul kapılarında emir kulu olarak addedilen, kraldan çok kralcı, sistemin güvenlikçileri tarafından kapıdan içeri alınmayıp tartakladığı, hakaret ve kötü muamele ile karşılaştığı bu çarpık düzeni kınıyoruz. Hak, özgürlük, adaletten yüreklice bahsediyor ve buradayız diyoruz.

Kalpleri yerlerinden sökülmüşçesine, vicdanlarını geçirdikleri operasyonla aldırmışçasına tepkisiz ve ilgisiz duranlara Allah’dan acil şifalar diliyoruz. Bizler inanç özgürlükleri tam anlamıyla yaşanıncaya kadar mücadelemizi sürdürmeye söz veriyoruz. Haftaya 252. Basın açıklamasında buluşana kadar sizi Allah’a emanet ediyoruz. Selam ve dua ile…

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu Adına

MAZLUMDER Ankara Şubesi

velfecr.com

Kadınlar tecavüze karşı yürüdü
25 Kasım 2010
Bitlis'in Tatvan ilçesinde bir grup kadın 'tecavüze karşı' sloganlar atarak yürüdü.

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Tatvan İlçe Başkanlığı binası önünde toplanan ve ellerinde 'Tecavüz Kültürüne Karşı Özgürlük Mücadelemizi Yükseltelim' yazılı pankart taşıyan bir grup kadın, sloganlar atarak Cumhuriyet Caddesi üzerinden Yaşam Alışveriş Merkezi (AVM) önüne kadar yürüdü. haber10

4 Aralık 2010
Füze Kalkanına Elazığ Protestosu
Elazığ'da, Uusal Güç Birliği Platformu, NATO'nun Türkiye'de kurmayı planladığı füze kalkanı projesini protesto etti.

Elazığ'da, Uusal Güç Birliği Platformu, NATO'nun Türkiye'de kurmayı planladığı füze kalkanı projesini protesto etti. Hükümete çağrıda bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Elazığ Şube Başkanı Mehmet Arıkanoğlu, "Haydi, füze kalkanı anlaşması için halkımıza gidelim, referandum yapalım" dedi.

Elazığ'da NATO'nun Türkiye'ye kurmayı plandığı füze kalkanı projesi, siyasi parti, sendikalar ve dernekler tarafından protesto edildi. CHP, İşçi Partisi, Demokrat Parti, Atattürkçü Düşünce Derneği, Eğitim İş Sendikası, Sağlık İş Sendikası, Türkiye Gençlik Birliği ve Tüm Emekliler Sendikası'nın oluşturduğu 'Ulusal Güç Birliği Platformu' üyeleri, Gazi Caddesi'nde bir araya gelerek, Öğretmenevi'nin önüne yürüdü. Türk bayrakları açan grup, 'Mehmetçik Coni'ye kalkan olmaz', 'Kahrolsun Amerikan emperyalizmi', 'Ya İstiklal ya ölüm tam bağımsız Türkiye' şeklinde sloganlar attı.

''TÜRKİYE CANLI KALKAN OLACAK''

Öğretmenevi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Atatürkçü Düşünce Derneği Elazığ Şube Başkanı Mehmet Arıkanoğlu, füze kalkanı projesinin İran'dan İsrail'e gelebilecek balistik füze tehdidini önlemeyi amaçladığını söyledi. Türkiye'nun, üyesi olmadığı AB ülkelerini korumak için canlı kalkan yapıldığını belirten Arıkanoğlu, "İsrail'in geçmişle Irak ve Suriye deki tesisleri vurduğu dikkate alındığında, sıranın İran da okluğu da açıkça görülecektir. İran'daki nükleer tesisleri vurma hedefi olan İsrail'i olası İran saldırısından korumak için Türkiye'ye füze kalkanı monte edilecektir" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün açıklamalarının aldatmaca olduğunu savunan Arıkanoğlu şöyle dedi:

''REFARANDUM YAPALIM''

"Gerçekler halktan saklanmaya çalışılmaktadır. İktidar, ABD, AB ve İsrail çıkarlarına hizmet eden projelere boyun eğmektedir. Çevremizde İran'dan başka bir ülkede nükleer tesis yoktur. Fransa cumhurbaşkanı hedefin İran olduğunu açıkça söylemiştir. Abdullah Gül ise İran'ın adının geçmemesini ve karar mekanizmasında adımızın olmasını başarı olarak sunmakta ve bizleri aptal yerine koymaya çalışmaktadır. ABD ve AB kendi ülkelerini, insanlarını korumak için, ülkemizdeki yerli işbirlikçileri eliyle, Türkiye'yi nükleer serpinti tehlikesiyle karşı karşıya bırakmışlardır. İsrail'e karşı takiyye gösterileri yapanların gerçek yüzü, ABD'nin Irak'ı işgalindeki desteklerinden sonra, füze kalkanı anlaşmasını imzalamalarıyla, bir kez daha ortaya çıkmıştır. Hükümete şöyle bir çağrımız var, Haydi füze kalkanı Anlaşması için halkımıza gidelim, referandum yapalım."
aktifhaber

8.12.10
Öğrenciden yumurta yiyen politikacının açılan zihni ve tabii İsrail!..
Selçuk Salih Caydi

Taksi sahil yolunda ilerlerken, aşırı derecede düzgün diksiyonlu bir spiker, haberleri sunuyor...

(Aşırı derecede düzgün diksiyon şöyle oluyor: Mesela 'Dolar'ın 'A'sını, 'La havle'nin 'A'sı gibi, telaffuz ediyor!)

Ankara Siyasal'da öğrenciler, Süheyl Batum'u yirmi dakika protesto edip konuşturmamışlar.

Sesli sesli gülmeye başlıyorum.

Şoför radyonun sesini biraz daha açıyor.

Spiker, kibarlıktan dökülerek konuşmaya devam ediyor.

"Burhan Kuzu, polislerin etten duvarı arasından geçerek salona girdi."
(Sırf Süheyl Batum'la karşılaşmamak için herhalde, Batum'un konuşmasından bir saat sonra...)

Ben, daha yüksek perdeden gülmeye başlayınca, şoför de benden cesaret alıp radyonun sesini iyice açıyor.

"Burhan Kuzu'ya yüz yumurta atıldı."
(Demek birisi, Burhan Kuzu'nun kaç tane yumurta yediğini üşenmeyip saymış!)

Ben bunu duyunca koptum -yani gülme krizi!..

Kuzu, dekan dahil herkese esip gürledikten sonra öğrenciler için, "Yumurtayı yeselerdi zihinleri açılırdı" da demiş üstelik!

"Bol bol portakal yersen nezle olmazsın" cinsinden entelektüel bi' laf!..

Anlamı şu mu:

"Bol bol yumurta ye de, aklın başına gelsin..."

Şimdi öğrenciler politikacılara tam da bunu yapıyorlar...

Anlamadığım şudur...

Neoliberal "Müslümanlar"ınki nasıl bir rasyonel zihindir ki, 'yumurta' denince sadece fiyatı ya da besin değerini düşünür?!.. Bu ne can sıkıcı, ne yavan, ne espri fukarası bir zihindir? Yapılana neden gülemez, neden bir espriyle karşılık veremez?!.. Halbuki kendine, kendi haline gülebilse, kibirli olmasa, yumurtanın zararı değil yararı bile olabilir mesela...

Bu zihniyetin, adam olması için daha çok yumurta yemesi gerekiyor...

Ta ki demokrasiyi ve yumurtayı hazmetmeyi öğreninceye kadar...

Öğrenciler, kibirli karizmaları cayır cayır çiziyorlar...

Başbakan, eylemi "eleştirmiş."

"İki haftadır İstanbul'da planlanan oyun ne ise, iki haftadır İstanbul'daki tuzak tezgah ne ise, Siyasal bilgiler Fakültesi'ndeki olay aynıdır..." demiş.

İsrail'dir israil!.. İsrail tezgahlamıştır!..
(Yav bu adamlar sahiden mi böyle, yoksa kendileriyle kafa mı buluyorlar?!..)

"Oyun...", "Tuzak...", "Tezgah..."
(Bu nasıl bir iç dünyasıdır?!..)

Başbakan'ın rüyalarına giriyordur...
"Bunun adı asimetrik savaş!.."
O nazik bedenine, çizgili ipek kravatına yumurtalardan biri kazara deyse...
Yüz korumanın yüzü de otomatik silahlarını çekse...
-Aman Yarabbi!
Yumurta atana, kurşun da sıkılmaz ki...
Hem dünya ne der?!..
(Ne kabus ama!..)

Başbakan'ın "eleştiri"sinin tercümesi galiba şöyledir:
"Aman çocuklar!... Beni seçenler, etrafımdaki yalaka tipler, hepsi güce taparlar.

Beni yumurta atıp madara ederseniz, karizmamı çizerseniz, bunları bana güldürürseniz -biterim... Yumurtayı boşverin de tebeşir atın, kalem-silgi atın, hatta taş atın ama yumurta atmayın...
Yumurta olmaz!.."

Dirilen gençlik hareketinin sembolü, cillop gibi beyaz yumurta...

Ak ak!.. Silahtan daha etkili...
(Devrimci Yumurtayla Kurtuluş Partisi - Cephesi!..)

Yaşayın çocuklar!..

(Fikirlerinizin bir kısmı fena halde demode, hatta şablonist Kemalist olsa da...
Buna rağmen...)
Yaşayın!..

http://konstantiniye.blogspot.com/

Galata Kulesi eylemine gözaltı
17 Aralık 2010
Galata Kulesi'ne pankart asan eylemciler karga tulumba gözaltına alındı.

Beyoğlu'nda, ‘Hayata Dönüş’ operasyonlarını protesto etmek için Galata Kulesi'ne pankart asan eylemciler karga tulumba gözaltına alındı.

CHP Beyoğlu ilçe binasını dün 1 saatliğine işgal eden 'Halk Cephesi' üyeleri, bugün de Galata kulesine pankart açarak "Hayata Dönüş' operasyonlarını protesto etti. Güvenlik görevlileri tarafından içeri alınan eylemciler, polis ekipleri gelene kadar kulede tutuldu. Kuleye giren polis, 1’i kadın 3 eylemciyi karga tulumba gözaltına aldı. Eylemciler, ‘Adalet istiyoruz’ diye slogan attılar.
mızıkacılar

Okmeydanı'nda 'Hayata Dönüş' Protestosu
18 Aralık 2010

'Hayata Dönüş' operasyonunda ölenleri anmak için aralarında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) gibi birçok siyasi parti ve sivil toplum temsilcisi, Okmeydanı Dikilitaş Parkı'nda toplandı.

Ellerinde '19 Aralık katliamının sorumlusu devlettir', 'Katil devlet hesap verecek', '19 Aralık katliamını unutmadık, unutturmayacağız' yazılı pankart ve döviz taşıyan grup, 'Katil devlet hesap verecek', 'Hasta tutsaklar serbest bırakılsın' ve 'Anaların öfkesi katilleri boğacak' şeklinde slogan attı. aktifhaber

Cumartesi Anneleri 300. Kez Toplandı
25 Aralık 2010

'Cumartesi Anneleri' olarak bilinen kayıp yakınları Galatasaray Meydanı’nda 300’üncü oturma eylemlerini yaptılar.
Eyleme katılan yaklaşık 150 kişi arasında öldürülen Gazeteci Hırant Dink’in eşi Rakel Dink de vardı. Dink yaşanan kayıpların devletin ayıbı olduğunu söyledi. Eyleme katılan acılı anneler kaybettikleri yakınları için konuştular. Oğlunu kaybeden ve konuşma sırasında duygulanan bir anne Başbakandan kendileriyle görüşmelerini istedi.

Kaynak:Timetürk

Antalya'da Mahalleli, Belediye Meclisini Bastı!
13 Ocak 2011
Antalya'da Aksu Atatürk mahallesi sakinleri Büyükşehir Belediye meclis toplantısını bastı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'a taş attı.
Sandalyeleri söküp camları kıran öfkeli kalabalığın yarattığı arbede sınasında 2 kişi yaralandı
Haberler.com

TBMM'de görüşülen Torba Yasa Tararısını protesto eden DİSK, KESK,TMMOB, TTB üyeleri ve CHP'li vekiller Meclis'e doğru yürüyüşe geçtiler....
03 Şubat 2011
TBMM'de görüşülen Torba Yasa Tararısını protesto eden DİSK, KESK,TMMOB ve TTB üyeleri Kurtuluş Parkı'ndan Meclis'e doğru yürüyüşe geçti. Başlarında 57 CHP'li milletvekilinin olduğu iddia ediliyor.

İzmirli Belediye İşçileri Torba Yasa'yı protesto etmek için 40 otobüsle Ankara'ya hareket etti

Kurtuluş Parkı yanında yer alan Ziya Gökalp caddesinde bir araya gelen eylemciler polisin "eylemi sonlandırın" uyarısıyla karşılaştı. Anons yapan emniyet kuvvetleri eylemcilerin yaptığı eylemin yasa dışı oldu ve bu eyleme kesinlikle izin vermeyecekleri vurguladı.


Torba Yasa Tasarını protesto etmek için Meclis'e yürümek isteyen gruba polis engel oldu. CHP Grup Başkan Vekili Muharrem İnce, emniyet yetkililerinden yolu açmasını isteyerek, "Sen kimsin benim yolumu kesiyorsun, ben senin vekilinim burada geçeceğim" dedi. Protestocu grup polisin 'eyleminiz yasa dışıdır dağılın' uyarısına rağmen Meclise yürümekte kararlı olduğu dikkat çekti. Polis eylemcilerin toplandığı Ziya Gökalp Caddesinin tüm giriş ve çıkışlarını kapattı. Eylemcilerin Meclise gitmek için kullanacağı Meşrutiyet Caddesi güzergahında da barikat kuran polis, eylemcilerin geçişine izin vermedi.CHP Gurup Başkan Vekilleri ve eylemi organize eden Sendika ve STK Başkanlarının polisle yaptığı pazarlıklar sonuç vermedi.

Bu sırada CHP Grup Başkanvekili İnce'nin emniyet amirleriyle yaptığı tartışma dikkat çekti. İnce, polis yetkililerine "Sen kimsen benim yolumu kesiyorsun? Ben seni vekilinim bu yolu kullanacağım buradan geçeceğim" dedi.

Emniyet güçleri ve protestocu gurup arasında zaman zaman arbede yaşanıyor. Protestocu grup, polis panzerlerini aşmak ve Meclise yürümek için ısrarlı olduğunu ifade ederek, polis barikatını yarmaya çalışıyor.

Çevik kuvvet polisleri, eylemcileri uyararak, barikata yaklaşmak isteyenlere göz yaşartıcı gaz sıkarak müdahale ediyor

Görüşülmekte olan "Torba Yasa Tasarısı"nı protesto etmek üzere çeşitli illerden hareket eden KESK, DİSK, TMMOB ve TTB üyeleri, Ankara'ya gelmeye başladı.

Eylemcilerin amacı Meclis'in etrafında insan zinciri oluşturmak. KESK, DİSK, TTB ve TMMOB tarafından Torba Yasa Tasarısı'nı protesto etmek amacıyla organize edilen eylem, polis engeline takıldı.

Hafta başından itibaren Türkiye'nin dört bir yanından yürüyüşe geçen eylemciler Ankara'nın giriş noktalarında durdurularak geçişlerine izin verilmedi

Emniyet kuvvetleri ile sendika yöneticileri arasında grubun kente girişine izin verilmesi için diyaloglar sürüyor.Kurtuluş Meydanı'nda saat 11.00'de toplanmayı planlayan eylemciler, şehir dışından Ankara'ya girmeye çalışan arkadaşları aralarına katılamasa da Meclis'e yürüyerek Meclis çevresinde bir insan zinciri oluşturmaya çalışacak.Ankara Valiliği de hafta başında yaptığı açıklamada bu eylemi "yasadışı" ilan ederek, Meclis çevresinde herhangi bir eylemin yapılmasına izin verilmeyeceğini ve eylem yapılması konusunda ısrar edildiği takdirde emniyet kuvvetlerinin eylemcilere engel olacağını, yaşanan tüm olaylardan eylemi organize edenlerin sorumlu tutulacağını açıkladı.

Emniyet birimleri de valiliğin bu bildirisi doğrultusunda Ankara'nın tüm giriş noktalarında barikatlar kurarak gelen protestocu grupların kente girişine izin vermedi. Ancak Ankara'dan eyleme destek vermek isteyenler, Kurtuluş Meydanı'nda toplanmaya başladı. Şehir dışından Ankara'ya gelenler eyleme destek veremese de eylem planlandığı şekilde Meclis etrafında insan zinciri oluşturularak sürdürülecek.

Torba Yasa'yı protesto etmek amacıyla Ankara'ya yürüyen protestocuların Ankara'ya girişi için sürdürdükleri çalışmalar sonuç verdi. Emniyet birimleriyle sendika yöneticileri arasında yapılan görüşmeler sonrası, eylemcilerin kimlik kontrolünden geçirilmesiyle birlikte Kurtuluş Parkı'na girmelerine izin verildi. Burada toplanan ve sayıları 10 bine ulaşan eylemci gurup TBMM'ye yürümeye hazırlanıyor.

DİSK, KESK, TTB, TMMOB tarafından organize edilen "Torba Yasa Tasarısı Eylemi" için Ankara Kurtuluş Parkı'nda bir araya gelen protestocu gurup buradan Meclis'e yürümeyecek. Meclis çevresinde el ele tutuşup 'zincir halkası' oluşturarak Torba Yasa Tasarı'sını protesto etmeye hazırlanan eylemciler polisin yoğun güvenlik önlemleri altında yürüyüşe başladı.

Şehir dışından gelerek protestoya katılacak eylemcilerle birlikte sayının 20 bine ulaşılması beklenen eylemciler, Kurtuluş Meydanı'na doğru harekete geçti. Kurtuluş Meydanı'nda herhangi bir sorunun yaşanmaması için Polis yoğun güvenlik önlemleri aldı. Ayrıca havadan bir helikopter de eylemi dakika dakika takip ediyor.

Hafta başında Ankara Valiliği'nin yaptığı "Meclis çevresinde herhangi bir protestoya izin verilmeyecek" uyarısına rağmen, eylemci gurubun Meclise yürümesine kararlı olduğu öğrenildi.

POLİS BİBER GAZIYLA MÜDAHALE ETTİ

Torba Yasa Tasarı'nı protesto için Meclis'e yürümek isteyen eylemcilere biber gazıyla müdahale edildi.

Tasarıyı protesto için Kurtuluş Parkı'ndan Meclis'e yürüyüşe geçen grubu polis, Ziya Gökalp Caddesi üzerinde durdurdu ve dağılmaları uyarısında bulundu.

Aralarında CHP milletvekillerinin de bulunduğu bazı kişiler polis yetkilileriyle görüşerek, barikatın kaldırılmasını istedi. Güvenlik güçleri bu talebi reddederek, yürüyüşe izin verilmeyeceğini bildirdi.

Bu sırada bazı göstericilerle güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı ve bir süre sonra polis göstericilere biber gazıyla müdahale etti.

MİLLETVEKİLLERİ MECLİS'E DÖNDÜ

Torba Yasa Tasarısı'nı protesto eden işçilerin eylemine destek veren CHP milletvekilleri alandan ayrılarak TBMM'ye döndü.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB üyelerince gerçekleştirilen Torba Yasa Tasarısı protestosuna yaklaşık 50 CHP milletvekili katıldı.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, emekçilere yardımcı olabilmek için destek verdiklerini söyledi. Meclis'e en yakın mesafe olan Akay Kavşağı'nda bir basın açıklaması yapma taleplerinin güvenlik güçlerince kabul edilmediğini belirten İnce, şöyle konuştu:

''Sayın Başbakan ve Sayın İçişleri Bakanı umarım bu manzarayı seyrediyorlardır. Türkiye'de insanları yürütmeyen iktidar, Mısır'da yürüyen insanlara 'demokratik tepkilerini gösteriyor' diyebiliyor. Türkiye bir faşist devlet olmuştur, Türkiye parti devleti olmuştur.''

İnce, meclis çalışmalarına katılmak için eylem alanından ayrıldıklarını, işçilerin taleplerini Genel Kurul'da dile getireceklerini bildirdi. Konuşmanın ardından İnce ve beraberindeki CHP milletvekilleri eylem alanından ayrılarak TBMM'ye döndü.

Torba Yasa Tasarısı'nı protesto eden işçilerin Ziya Gökalp Caddesi'ndeki bekleyişi sürüyor. aktifhaber

Ankara'da YGS protestosu olaylı bitti
10/04/2011

Başkent'te bazı öğrenci ve sol gruplar, YGS'deki şifre iddiaları ile ilgili öğle saatlerinde Abdi İpekçi Parkı'nda toplandı.
Sakarya Caddesi'ne kadar yürüyen grup burada bir basın açıklaması yaptı. Açıklama öncesinde bir dersane önünde toplanan grup üyeleri, dersaneyi basmak istedi. Bunun üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Açıklamanın ardından grup üyeleri Yüksel Caddesi'ne geçerek protestolarını sürdürdü. Milli Eğitim Bakanlığı'na yürümek isteyen grup ile polis arasında pazarlık yapıldı. Polis ile grup üyeleri arasında pazarlık sırasında ilginç diyaloglar yaşandı. Polisin gruba izin vermemesi üzerine, yüzleri maskelerle kapalı eylemciler polise taş, şişe fırlattı. Bunun üzerine çevik kuvvet ekipleri gruba biber gazı ile müdahale etti.

Öte yandan Maltepe'de toplanan yaklaşık 1000 kişilik Halkevleri üyeleri şifre iddialarını protesto etmek için Kızılay Meydanı'na kadar yürüdü. Geniş güvenlik önlemler altında Kızılay Meydanı'na gelen grup üyeleri yapılan açıklamanın ardından dağıldı.

TAKSİM’DE ŞİFRE PROTESTOSU
Facebook’ta örgütlenerek Taksim Meydanı’nda bir araya gelen öğrenciler, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’nda (YGS) şifreli soru iddialarını düzenledikleri yürüyüşle protesto etti. ÖSYM Başkanı Ali Demir, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın istifa etmesini isteyen öğrenciler, sınavsız üniversiteye giriş sisteminin getirilmesi gerektiğini ifade ettiler.

Sosyal Paylaşım sitesi Facebook’taki "İstanbul ÖSYM şifreli soruları protesto etkinliği" grubu üzerinde bir araya gelen yaklaşık bin kişi, Taksim Meydanı’nda toplandı. Türkiye Gençlik Birliği (TGB), Liseli Gençlik Birliği (LÖB), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Emek Partisi (EMEP), Öğrenci Gençlik Birliği, Devrimci Liseliler’in (Dev-Lis) de aralarında bulunduğu öğrenciler, Taksim Meydanı’nda oturma eylemi gerçekleştirdi. Öğrenciler, "facebook e-posta: ösym@akp.com şifre: cemaatin elinde, şifre değil parasız eğitim, sınavsız üniversite istiyoruz", "İdealim tatmin olmak", "Seri üretim malı değiliz, iteat etmeyeceğiz", "Müslümanım dersiniz kul hakkı yersiniz, yapmayın beyler din kardeşiyiz", "ÖSYM elini geleceğimden çek", "Ben şifreye şifre demem, şifre benim olmadıkça", "Şifre düştü, kel göründü", "Şifreleri çözdük, başkaldırıyoruz", "Eğitim hakkı şifreyle satılamaz", "Ne YGS ne LGS Tayyip girsin strese"yazılı çeşitli döviz ve pankartlar açtılar.

FETHULLAH GÜLEN’Lİ PANKART PROTESTOSU
Alkışlar, ıslıklar ve düdükler çalarak YGS’deki şifre skandalını protesto edenler "Direne direne kazanacağız", "Susma haykır YGS’ye hayır", "Tayyip şaşırma sabrımızı taşırma","Amerikan imamı kaça sattın sınavı", "İmamın ordusu, liselerden defol", "Batsın sınav sisteminiz", "ÖSYM Başkanı Fethullah’ın uşağı", "Savaşa değil, eğitime bütçe", "Tayyip’ten hesabı gençlik soracak" şeklinde sloganlar attılar. Grup daha sonra ellerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen’in yan yana olan fotoğraflarını taşıyarak İstiklal Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında oturma eylemi gerçekleştirenlerin Galatasaray Lisesi önünden geçtiği sırada TGB üyesi bir grup, bir binanın penceresinden üzerinde Fethullah Gülen’in fotoğrafının yer aldığı "Yeni dönem LYS şifreleri gelmiştir" yazılı bir pankart açarak grubun eylemine destek verdi.

GENÇLİK AYNI OYUNLARI POLİS AKADEMİSİ VE KPSS’DE GÖRDÜ
Tünel’de grup adına basın açıklamasını Mihrişah Esen yaptı. Esen, gençliği doğrudan ilgilendiren, geleceğini elinden alan YGS skandalına tepkisiz kalmayacaklarını belirterek, "Ey cemaatçiler sınavdan önce müritlerinizi toplayıp verdiğiniz şifrelerin, kopyaların kokusu çıkmaz mı sandınız? Attığınız mesajlar yerine ulaştı. Ali Demir, Nimet Çubukçu ve üniversite öğrencilerinin başının belası Yusuf Ziya Özcan endişeniz olmasın; mesajınız yerine ulaşmıştır" dedi

CUMHURBAŞKANI OLDU GENÇLİK TATMİN OLMADI
Yaşanan skandalların gençlik tarafından ortaya çıkarıldığı ve bozulduğunu savunan Esen, "Sistem kendi kültüründen uzak, sosyal yaşantıdan kopuk, bilim ve sanattan habersiz hipodrom öğrencileri yetiştirmektedir. Ne bizim hakkımızı ne de katmerli dershane ücretlerini ödemek için dişini tırnağına takarak çalışan ailelerimizin hakkını ödeyebilir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ÖSYM Başkanı Ali Demir, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek yapılan açıklamalardan tatmin olduklarını açıklamışlardır. Yargı sürecini doğrudan etkilemişlerdir. Yaptıkları hukuksuzluktur. Gençlik tatmin olmamıştır. Şifre skandalı aydınlatılmalı, soruları dağıtanlar ve yararlananlar cezalandırılmalıdır" dedi.
Basın açıklamasının ardından grup üyeleri, bu hafta cuma günü YGS’deki şifre skandalını okula gitmeyerek protesto edeceklerini söylediler.

ZONGULDAK’TA 500 ÖĞRENCİ YÜRÜDÜ
Zonguldak’ın Ereğli İlçesi’nde yaklaşık 500 öğrenci, Yükseköğretime Geçiş Sınavı’ndaki (YGS) şifre iddialarını sloganlarla yürüyerek protesto etti.

Ereğli Liseli Öğrenci Platformu’nun düzenlediği eyleme, yaklaşık 500 öğrenci katıldı. Ereğli Belediye Başkanı CHP’li Halil Posbıyık ile bazı siyasi partilerin temsilcileri ve öğretmenlerin de destek verdiği eylem için Zübeyde Hanım Bulvarı üzerinde toplanan öğrenciler, Belediye Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na kadar polisin geniş güvenlik önlemi altında yürüdü. Ellerindeki dövizlerle yürüyen öğrenciler, ’ÖSYM defol, bu gelecek bizim’, ’ÖSYM bizi de tatmin etsene’, ’ÖSYM bizlere hesap verecek’, ’ÖSYM hesap ver, öğrencinle konuş’, ’Öğretmenim bize de şifre çalıştır’ sloganları attı.

Atatürk Anıtı önünde öğrenciler adına konuşan Anadolu Lisesi öğrencisi Hasan Cem Arslan, "Öğrenciler, sokaklarda, meydanlarda seslerine ses katarak çaresizliklerini haykırıyor. Bu sorun devlet büyükleri tarafından görmezden gelinirken, öğrenciler de gözaltına alınarak susturulmak isteniyor. Adil, eşit, oyunların sürmediği bir sınavla kendi geleceğimizi kendimiz belirlemek istiyoruz. Ve bu oyunların önünün kesilmesi için ÖSYM’nin yetkilisi konumundaki Ali Demir ve ekibini istifaya çağırıyoruz" dedi.

ELAZIĞ’DA TABUTLU EYLEM
Elazığ’da bugün akşam saatlerinde düzenlenen ikinci protesto eyleminde öğrenciler, tabut taşıdı. Çeşitli liselerden ve Türk Eğitim- Sen Şubesi üyelerinden oluşan 60 kişilik grup, akşam saatlerinde PTT Meydanı’nda toplandı. Öğrenciler, ’Eğitim hakkımız söke, söke alırız’, ’Ali Demir bizi ikna et’, ’Şifresiz eğitim istiyoruz’, ’Geleceğin avukatı doktorları bugünün hırsızları’ sloganları attı.

Türk Eğitim-Sen Elazığ Şube Başkanı Talat Efe, öğrencilere destek vermek amacıyla yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
"ÖSYM geçen yıl da KPSS’de patlak veren kopya skandalıyla sarsılmıştı. KPSS’deki kopya skandalına ilişkin soruşturma henüz sonuçlandırılmadı. Kamuoyunun büyük bir kısmı suçluların yakalanıp cezalandırılacağına asla inanmıyor. Yakın bir zamanda KPSS hırsızları bulunamadı. YGS suistimalini KPSS’den ayrı düşünemeyiz. Bugün yaşananların ana nedeni de KPSS’de yaşanan hırsızlığın sorumlularının bulunmamış olmasıdır. ÖSYM merkezli bir kaçak nedeniyle KPSS’de hırsızlık yaşandı. Ali Demir, ’ÖSYM üzerinden hiçbir şey elde edilmeye çalışılmasın’ diyor. Adam gibi sınav yapsaydınız bugün bu problem tartışılıyor olmazdı. ÖSYM Başkanı şifreleme, çalınma, sızdırma gibi sınavın güvenilirliğini tartışmalı hale getirdi. Bu konuda yaşanan olaylar Türkiye’de devlete ve yargıya olan güveni azaltmakta, güven bunalımı yaratmaktadır. Organize örgütler milyonların yarınını karartabilmekte, emeklerini ve alın terini heba etmektedir. Maalesef bunlara ciddi cezai bir müeyyide uygulanabilmiş değildir."

Konuşması liseli öğrenciler tarafından sık sık, ’Şifrenin hesabı sorulacak’, ’ÖSYM Başkanı istifa etsin’, ’Ali Demir bizi de ikna et’ sloganlarıyla kesilen Efe, "Bütün bu olaylar bir tesadüf olmayacağına göre buradan sormak istiyoruz; Devlet içinde örgütlenmiş bir gücün organize bir eylemi midir? YGS’nin yazılımlarını hangi şirket hazırlamıştır? Kimlerin bu yazılımlara müdahale şansı vardır? Eğer gerekli tedbirleri alarak adam gibi sınav yapmayacaksanız biz de ithal ÖSYM istiyoruz" diye konuştu.
Yapılan basın açıklamasının ardından gösterciler, YGS’ye hazırlık soru kitaplarını yakarak, üzerinde ÖSYM ve YGS yazılarının bulunduğu tabutu meydanda bulunan boş havuza attıktan sonra dağıldı.
Radikal

Lise Öğrencileri ÖSYM’yi Protesto Etti
13 Nisan 2011
Edirne’de bir grup lise öğrencisi Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)’ni protesto etti.
Yüksek Öğrenime Geçiş Sınavı (YGS) yaşanan şifre iddiaları Edirne'de de protestolara sebep oldu. Bu kapsamda Edirne merkezde bulunan değişik liselerde okuyan öğrenciler biraraya geldi.

Saraçlar Caddesi PTT yanında buluşan öğrenciler adına İlhami Ertem Lisesi’nde okuyan 12. sınıf öğrencisi Umutcan Özkaya yaptı. Yapılan basın açıklamasının ardından ellerinde dövizler taşıyan öğrenciler ÖSYM aleyhinde sloganlar attı.


Çok sayıda öğrenci daha sonra Çilingirler Caddesi üzerinden Tahmis meydanına geçerek oturma eylemi yapmak istedi. Ancak polisin uyarısı üzerinde grup yürüyüşünden vazgeçerek Saraçlar üzerinde oturma eylemi gerçekleştirdi. aktifhaber

Ayasofya önünde bayram namazı

Fetih'ten sonra Müslümanların en kutsal mekanlarından biryer olan ve İslam'ın haçlılara üstünlüğünün simgesi haline gelen Ayasofya camii önünde bayram namazı için saf tutuldu.

30 Austos 2011
Anadolu Haber
İbadete kapalı olan Ayasofya Camii önünde bir araya gelen İstanbul Alperen Ocakları üyeleri, yanlarında getirdikleri seccadeleri meydana sererek burada bayram namazını eda etti.

Namazın ardından bir açıklama yapan İstanbul Alperen Ocakları Başkanı Güven Hızarcı, ''Son yıllarda din ve millet adına her türlü bölücülüğün yapıldığı, açılım kisvesi altında asıl sorunların ideolojik hesaplaşmalara kurban edildiği bir süreç yaşanmaktadır. Bizler her bayram sabahı olduğu gibi mübarek sabahın hayrında yine taraf olmak adına bir araya geldik. Bizler tarihin ve takdirin bu millete yüklediği misyonun farkındayız'' dedi.

Hiçbir ideolojik kaygıya kapılmadan bu topraklarda yaşayan tüm dini ve etnik unsurları Ayasofya'dan yükselecek adalet güneşinin huzura kavuşturacağını inandıklarını belirten Hızarcı, ''Bu düşüncelerimizi her platformda korkmadan dile getireceğiz. Kendi kökleriyle barışık, 500 yılı aşkın bir süredir Ayasofya'dan yükselen adalet ışığı Üsküp'ten Kaşgar'a uzanan güçlü Türkiye'nin mihenk taşı olacaktır'' şeklinde konuştu.

ÇED toplantısı engellendi

Rize'nin Fındıklı İlçesi’nde yapılması planlanan hidroelektrik santrali (HES) projesi için düzenlenen ÇED bilgilendirme toplantısı, vatandaşlar salona girmediği için yapılamadı
24 Eylül 2011
Rize'nin Fındıklı İlçesi’nde yapılması planlanan hidroelektrik santrali (HES) projesi için düzenlenen ÇED bilgilendirme toplantısı, vatandaşlar salona girmediği için yapılamadı.

HES projesini yapacak firma ile Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü il müdürlüğü yetkilileri, Zuğu ve Yeşil Dere üzerinde yapılması planlanan 5 megavat kurulu gücündeki Üstün Regülatörü ve HES projesi kapsamında yapılacak ÇED bilgilendirme toplantısı için Fındıklı Halk Eğitim Merkezi’ne geldi. Ancak vatandaşlar toplantı için salona girmedi.

Salon dışında toplanan yaklaşık 200 kişilik grup, slogan atıp dövizler taşıyarak HES projesini yapacak olan firmaya tepki gösterdi. Daha sonra salona giren Fındıklı Derelerini Koruma Platformu yetkilileri ile bazı köy muhtarları, katılım olmadığı için toplantının yapılamadığı şeklinde tutanak tutulmasını istedi. Yetkililer de hazırladıkları toplantının yapılamadığı şeklindeki tutanakla salondan ayrıldı.

Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Gürkan, bilgilendirme toplantısının yapılamadığını belirterek, ''Halkın yoğun tepkisi dolayısıyla toplantı salonuna vatandaşlar girmemiş, dolayısıyla toplantı yapılmamıştır. Vadilerimizi, yaşam alanlarımızı sonuna kadar savunacağız'' dedi.

Bugünden sonra HES yapan firmaların Fındıklı'ya gelemeyeceklerini öne süren Gürkan, ''Bir daha da gelirlerse binlerce kişi olmalıyız. Bir başka Fındıklı yok. Bir başka Zuğu, Arılı ve Çağlayan Vadisi yok '' diye konuştu. Toplantıya girmeyen köylüler, Halk Eğitim Merkezi önünde tulum eşliğinde horon tepti.
gunebakis.com.tr

HES arbedesine 3 tutuklama...
Trabzon'un Çaykara İlçesi’ndeki Solaklı Deresi'nde yapılması planlanan hidroelektrik santrale (HES) ve bu projede kullanılacak şantiyenin yapılmasına karşı çıkan yöre sakinleri ile işçiler arasındaki kavgada gözaltına alınan 6 kişiden 3'ü tutuklandı
24 Eylül 2011
[img]http://www.gunebakis.com.tr/resimler/2/62618.jpg [/img]
Trabzon'un Çaykara İlçesi’ndeki Solaklı Deresi'nde yapılması planlanan hidroelektrik santrale (HES) ve bu projede kullanılacak şantiyenin yapılmasına karşı çıkan yöre sakinleri ile işçiler arasındaki kavgada gözaltına alınan 6 kişiden 3'ü tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, önceki gün ilçeye bağlı Karaçam Beldesi’nden geçen Solaklı Deresi üzerine kurulması planlanan hidroelektrik santrali inşaatı için şantiye kurmak için bölgeye gelen işçiler ile bazı yöre sakinleri arasında çıkan arbededen sonra gözaltına alınan 6 kişi, adliyeye sevk edildi.

Jandarma tarafından gözaltına alınan 6 kişi ifadelerinin ardından mahkemeye sevk edildi. Bu kişilerden M.S, İ.S, ve S.S tutuklanırken, Ş.S, A.Ö ve S.B ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Çaykara Adliyesi'ndeki ifade alma işlemi devam ederken, adliye binası etrafında güvenlik önlemleri alındı.

DERELERİN KARDEŞLİĞİ PLATFORMU'NDAN AÇIKLAMA

Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu, Solaklı Vadisi’nde yaşananların üzüntü verici olmasının yanında aynı zamanda endişe verici olduğu belirtildi.

Kuruldan yapılan yazılı açıklamada, artık HES'lerin doğal yaşam alanlarına verdiği geri dönüşümsüz zararın görülmesi ve işitilmesi gerektiği ifade edildi. Toplam 36 HES projesi ile ülke genelinde en fazla HES projesi planlanan vadilerden birisi olan Solaklı Vadisi’nin Karaçam Beldesi Derebaşı mevkisinde meydana gelen olaylarda facianın ve vahşetin eşiğinden dönüldüğü ileri sürüldü.

HES firmalarının siyasi gücü de arkalarına alarak vadilere dayatmış oldukları yıkım projeleri ile doğal yaşam alanlarının yanında tarihi, sosyal ve kültürel değerleri de yok ettikleri iddia edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Bizlerin içerisinden çıkan, asli görevleri yasal ve hukuksal sorumlulukları gereği halkın huzur ve güvenliğini korumak olan kolluk kuvvetleri ile halkı karşı karşıya getirmeye çalışan bu dayatmacılar, yasalara ve hukuka aykırılıkların yanında toplumsal huzursuzluğa yol açmakta ve halk güvenliğini de tehdit etmektedir. Solaklı Vadisi’nde yaşananlar üzüntü verici olmasının yanında, aynı zamanda endişe vericidir. Mahkeme süreci devam ederken enerji şirketinin adeta yangından mal kaçırır gibi gece yarısı iş makinelerini vadiye götürmesi, diğer vadilerde olduğu gibi tansiyonu yükseltmiştir. Ancak hiç kimse unutmasın ki vadilerimizde, yaylalarımızda, sularımızın etrafında doğal yaşam alanlarını kurup, üreterek var eden köylülerimiz vadilerine sahip çıkmaya devam ediyor.''
gunebakis.com.tr

Edirne'de tarihi köprüler için eylem
1 Ekim 2011
Edirne'de sivil toplum kuruluşları üyeleri, kentteki tarihi Tunca ve Meriç köprülerinin aydınlatılması için meşaleli eylem düzenledi.

Aralarında, Edirne Kent Konseyi, Edirne'yi Tanıtma ve Tava Ciğeri Koruma Derneği, Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği, gazeteci ve siyasi parti temsilcilerinin olduğu yaklaşık 50 kişi Meriç köprüsü başında toplandı.

Grup, yaktıkları meşalelerle Meriç Köprüsü üzerinden yaklaşık 500 metre Protokolevi'ne kadar yürüdü. Bu sırada düğün salonundan çıkan gelin ve damat da alkışlarıyla eyleme destek verdi. Protokolevi'ne dek yürüyen grup, meşaleleri bir süre de burada yaktı.

Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, burada yaptığı konuşmada, Edirne Belediyesi'nin defalarca köprülerin aydınlatılması için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na proje sunmasına rağmen bu projelerinin kabul edilmediğini söyledi.

Edirne Kent Konseyi Başkanı Yılmaz Eren de tarihi köprülerinin karanlıkta kalmasının Edirne'ye yakışmadığını ifade etti. haber10

Memur-Sen, Suriye'deki katliamı protesto etti

Memur-Sen üyeleri, "Suriye ordusunun Hama'da gerçekleştirdiği katliamı protesto etmek" için Suriye Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bıraktı. Suriye'deki kan ve gözyaşının durdurulması için Türkiye'nin bir yol haritası belirlemesini isteyen teşkilat, İslam İşbirliği Teşkilatı'nı da göreve çağırdı. 02.08.2011 ANKARA netgazete

Hama katliamı protesto edildi
31 Temmuz 2011
Suriye ordusuna karşı dünyanın tepkisiz kalması İstanbul'daki Suriye Konsolosluğu önünde protesto edildi.

Suriye Halkı ile Dayanışma Platformu tarafından Suriye Konsolosluğu önünde düzenlenen gösteride Suriye ordusu protesto edildi.

Yaklaşık 150 kişilik bir grup tarafından sloganlar eşliğinde yapılan gösteride Suriye ordusuna karşı dünyanın tepkisiz kalması kınandı. haber10



Esad TAKSİM'de Protesto Edildi

15 Temmuz 201

Taksim'de toplanarak Esad Yönetimi'ne karşı seslerini duyurmaya çalışan Suriyeliler'e Türk vatandaşlar da destek verdi.

Cuma namazı sonrası Suriye Başkonsolosluğu önünde toplanan Suriyeliler, Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu ve 16 Temmuz Gençlik Hareketi Suriye’deki Baas yönetiminin yaptığı katliamları protesto etti. Esad yönetimine bir an önce katliamdan vazgeçme çağrısı yapan göstericiler, ülkede yönetimin halka bırakılmasını istedi. Halka destek veren sloganlar atan protestocular, ellerinde taşıdıkları resimlerle Baas rejiminin yaptığı katliamları gösterdi. Bir grup genç de açtıkları ‘devrimciler haklı beyler’ pankartı ile Suriye halkına destek verdi.

Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu adına konuşma yapan İHH Yönetim Kurulu üyesi Osman Atalay, Srebrenitsa’da 16 yıl önce bir soykırım yapıldığını hala cesetler çıkarıldığını, 1982 yılında da Hama’da yapılan benzer katliamda 20 bin kişiden fazla kişinin katledildiğini hatırlattı. Atalay Suriye’de 902 çocuğun katledildiğini ve katliamların sürdüğünü belirtti. Esad yönetimine çağrı yapan Atalay, Beşar Esad ve yakınlarının bir an önce istifa etmesi gerektiğini vurguladı.

Suriye Halkıyla dayanışma platformu adına konuşma yapanlar, 16 Temmuz gençlik Hareketine destek verdiklerini açıkladılar. Konuşmacılar Suriye’de akan kanın durması ve halkın taleplerine kulak verilmesi çağrısı yaptı.

Suriye Dayanışma Platformu ve 16 Temmuz Gençlik hareketi adına Türkçe ve Arapça basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, “Suriye’de yaşananların Bosna’da Filistin’de yaşananlardan hiçbir farkı olmamasına rağmen Türkiye kamuoyu Suriye’de yaşananlar noktasında yeterince ses yükseltemedi.

İşte bu sessizlik duvarını yıkmak, Baas rejimine karşı özgürlük mücadelesi veren Suriye halkının yanında olduğumuzu dünyaya ilan etmek, emperyalistler tarafından çizilen ulusal sınırlara değil, ümmetin sınırlarına inandığımızı haykırmak, Suriye’ye karşı NATO ve benzeri güzlerin müdahalesine karşı olduğumuzu ifade etmek için Suriye sınırına doğru harekete geçiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından gelen arkadaşlarımızla birlikte yarın saat 10.00’de Kilis- Öncüpınar sınır kapısında olacağız. Suriye halkıyla devrimci gençlerle birlikte olduğumuzu haykıracağız” denildi.

aktifhaber

Suriye konsolosluğu önünde eylem
2 Temmuz 2011
Suriye Halkı ile Dayanışma Platformu, Cuma namazı çıkışı Nişantaşı’nda bulunan Suriye Konsolosluğu önünde protesto eylemi yaptı. Suriye’de yaşanan katliamları düzenledikleri fotoğraf sergisi ile kamuoyunun dikkatine sunarken Esad’a da ‘Defol’ dediler


Esad’a “defol” çağrısı

Suriye’de yaşanan olayların ilk gününden itibaren protesto eylemleri düzenleyen Suriye Halkı ile Dayanışma Platformu bu sefer de düzenledikleri fotoğraf sergisi ile dikkatleri Suriye’ye çekmeye çalıştı.

Suriye Halkı ile Dayanışma Platformu tarafından İstanbul’daki Suriye Konsolosluğunun bulunduğu Teşvikiye Meydanı’nda Suriye’de yaşanan olayları anlatan fotoğraf sergisi açıldı. Sergi öncesi Esad yönetimi protesto edildi.

Suriye Halkı ile Dayanışma Platformu üyelerinden Fevzi Zakiroğlu, halkın barışçıl gösterilerinin devam edeceğini belirterek Esad’a defol çağrısı yaptı. Zakiroğlu; “Halkımızın her Cuma olduğu gibi bugün de barışçıl protesto eylemlerine devam edecek. Ancak bugün özel bir gün. Çünkü bugün ‘Defol Cuması’. Halkımız, 100 günü aşkın süredir protesto eylemlerini bütün gücü ile devam ettirmektedir. Mezhep ve din ayrımcılığına hayır. Dış askeri müdahalelere hayır. Silahlanmaya hayır. Halkımız köylerde, kasabalarda ve şehirlerde bütün gücü ile bağırarak Esad’ın kurşunlarına göğüs geriyor. Yapılan onca zulme rağmen barışçıl gösteriler devam edecektir” diye konuştu.

Suriye Halkı ile Dayanışma Platformu Sözcüsü Osman Atalay da, 4 aydan beri halkın Esad’dan reform beklediğini ancak Esad’ın halkın beklentisi doğrultusunda hareket etmediğini söyledi. Halkın artık Esad’a güvenmediğini belirten Atalay, “Bu fotoğraf sergisi, Suriye’de yaşana katliamın boyutunu anlatacaktır” dedi.
haber10

KTÜ'de öğrenciler yerlerde sürüklendi
25/12/2012



Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde, "Üniversite Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi" toplantısını, "Üniversitede sermaye istemiyoruz" diyerek protesto eden öğrencilere özel güvenlik sert müdahale etti.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) “Üniversite Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi” konulu toplantıda, “Üniversiteye sermayenin girmesini istemiyoruz” diyerek protesto gösterisi yapan bir grup öğrenci, özel güvenlik tarafından sürüklenerek dışarı çıkarıldı.

KTÜ Osman Turan Kongre Merkezi’nde bugün Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından “Üniversite Sanayi İşbirliğinin Geliştirilmesi” konulu toplantı düzenlendi. Öğretim üyeleri ve iş çevrelerinin katıldığı toplantıda açılış konuşmalarının ardından sunum bölümüne geçilmesi beklenirken, KTÜ Öğrenci Kolektifi üyesi oldukları öğrenilen 5 öğrenci ayağa kalkarak, "Üniversitede sermaye istemiyoruz. Bizim de söyleyeceklerimiz var" diyerek toplantıyı protesto etti.
Üniversitenin özel güvenlik görevlileri tarafından zorla salondan çıkarılan öğrenciler direnmeyi sürdürdü. Kongre merkezinin koridorlarında yaşanan itiş kakışın ardından, özel güvenlik görevlileri öğrencileri yerlerde sürükleyerek dışarı çıkardı.
Radikal
_________________
Bir varmış bir yokmuş...


En son Alemdar tarafından Sal Arl 25, 2012 9:16 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et AIM Adresi
Alemdar
Site Admin


Kayıt: 14 Oca 2008
Mesajlar: 2406
Konum: Avustralya

MesajTarih: Pzr Ekm 02, 2011 7:57 pm    Mesaj konusu: Üniversiteliler tutuklanan arkadaşlarına sahip çıktı Alıntıyla Cevap Gönder

Kocaeli’nde üniversiteliler tutuklanan arkadaşlarına sahip çıktı
21.12.2011



22 Kasım sabahı Kocaeli’nde terör örgütü operasyonu adı altında delilsiz, hukuksuz tutuklanan 10’u üniversiteli olmak üzere 12 kişi için akademisyenlerin ve öğrencilerin katılımıyla bir yürüyüş düzenlendi

Öğrenci Kolektifleri ve Kolektif Basın Merkezi üyesi Necati Henden’in de aralarında bulunduğu 12 tutuklunun fotoğraflarıyla birlikte yürüyen üniversiteliler ve akademisyenler tutuklu üniversitelilere özgürlük istedi.

Yüzlerce kişinin katıldığı eylemde sık sık operasyonun hukuksuzluğu üzerine sloganlar atıldı. Üniversite Sosyal Tesisleri’nden Rektörlük’e yürüyen üniversiteliler, Rektörlük önünde bir basın açıklaması yaptı.

"Bizi de alın memleketi kurtarın!"

Yapılan basın açıklamasında üniversiteliler; “Şuan arkadaşlarımız Kandıra F tipi Cezaevindeler. Onlar Arızlılı depremzedeleri barınma hakkı mücadelesinde yalnız bırakmadıkları için, ucuz ulaşım istedikleri, ulaşım hakkına sahip çıktıkları için, parasız eğitim, demokratik üniversite istedikleri için, doğanın talanına karşı çıktıkları, AKP’nin en korktuğu yerde sokakta oldukları için, Mahir’e, Deniz’e, İbo’ya sahip çıktıkları için, AKP faşizmine meydan okudukları için oradalar. Bizler üniversiteliler olarak diyoruz ki; eğer bunlar suçsa bizde suçluyuz. Ve bu suçları işlemeye devam ediyoruz.” dediler.
kolektifler.net/Kocaeli

16 Temmuz Gençlik Hareketi Kuruldu

16 Temmuz Gençlik Hareketi çatısı altında toplanan İslâmî gençlik hareketlerinin ortak girişimi Suriye Halkıyla dayanışma için Türkiye-Suriye sınırına gidiyor.

01 Temmuz 2011
Anadolu Haber

Baas rejiminin 15 Mart'ta başlayan katliam politikalarına karşı Ulus Kimlikleri-sınırları reddeden ve İslami Kimliği ile Ümmet bilincini öne çıkartan hareket, yapay sınırlar kardeşliğimizi ayıramaz mesajı verecek. Gençler, 15 Temmuz'da İstanbul/Taksim'de basın açıklaması yaptıktan sonra Otobüslerle Hatay'a gidip kampta ikamet eden Suriyeli sığınmacıları ziyaret edecekler. Suriyeli devrimciler de sınırın öte yakasından eyleme destek verecekler. 15 Temmuz Cuması Suriye'de Türkiye halkıyla Dayanışma Cuması ilan edildi.

16 Temmuz Gençlik Hareketinin Bileşenleri Kimler?

Özgür-Der Gençliği, Anadolu Gençlik Derneği, Mavera Gençlik, Genç Öncüler, MTTB, Özgür Açılım, Kur'an Nesli Dergisi, Kurtuba Dergisi, İhtiyar Kafe, Büyüdüm Çocuk Oldum Platformu, Felah Gençliği

16 Temmuz Gençlik Hareketi Manifestosu:

Suriye'de 48 yıldır iktidarda olan baskıcı yönetime karşı gençlerin öncülüğünde Suriye halkı ayaklandı. Der'a şehrinde 15 Mart 2011 tarihinde başlayan protesto gösterileri ülkenin dört bir tarafına yayıldı. Yüzbinlerce insan "hürriyet" diyerek sokaklara indi. Baas yönetimi halkın hürriyet talebine sert bir şekilde müdahale ederek, resmi rakamlara göre şu ana kadar 3000'den fazla insanı katletti. Hayatını kaybedenler arasında 90 tane de çocuk var.

Suriye'de her geçen gün ölü sayısı artıyor. Baas yönetimi Suriyeli kardeşlerimizi sadece hürriyet istedikleri için sistematik bir soykırıma tabi tutuyor. Türkiye'nin yanı başında adeta yeni bir Srebrenitsa yaşanıyor.

Türkiyeli gençler olarak yaşanan bu vahşete seyirci kalmamak adına 15 Temmuz'da Türkiye'nin dört bir tarafından hareket edip, 16 Temmuz'da Hatay'da olacağız. Suriyeli kardeşlerimize destek için sınırlara dayanacağız. Suriye'deki vahşetten kaçıp Türkiye'ye sığınan misafirlerimizi ziyaret edeceğiz. Kardeşlerimizin acılarını bir nebze olsun dindirmek için elimizden geleni yapacağız. Bir asır evvel aramıza çizilen ve zihinlerimize psikolojik barikatlar kuran sınırların bir önemi olmadığını dile getireceğiz. Sınırların değil, kalplerin bir anlamının olduğunu haykıracağız.

Dünya tarihine baktığımızda her bir özgürlük hareketinin gençlerin omuzlarında yükseldiğini görüyoruz. Suriye'deki özgürlük ateşini Der'alı çocuklar yaktılar. Türkiyeli gençler olarak bizler, Suriyeli kardeşlerimizin sadece bayramlarda değil, bu zor günlerinde de yanlarında olduğumuzu göstereceğiz. Suriyeli kardeşlerimizin mutluluklarını paylaştığımız gibi, acılarını da paylaşacağız. Onların yalnız olmadığını tüm dünyaya ilan edeceğiz.

Ortadoğu'nun yolunu Ortadoğu halkları çizer. Bizler de bu coğrafyanın bir parçasıyız. Ve Ortadoğu'nun kaderine Türkiyeli gençler olarak biz de ortak olacağız. Dengeler adına değil, insanlık adına hareket edeceğiz.

16 Temmuz 2011 Cumartesi günü seni de sınırlara dayanmak için Hatay'a bekliyoruz. Unutma, birileri aramıza sınır koyabilir ancak hayallerimize asla sınır koyamazlar.

Gençler Suriye Sınırına Dayanıyor!

Türkiye'den bazı gençlik gruplarının organize ettiği Suriye Sınırına Dayanıyoruz etkinliğiyle Türk gençleri Suriyeli mültecilerle buluşacak.

25 Haziran 2011
Anadolu Haber

Baas rejiminin uyguladığı işkence ve cinayetler karşısında çaresiz kalan Suriye halkı çareyi Türkiye sınırına sığınmakta bulmuştu. Halen Suriye hükümetinin askerleri tarafından basılan köylerden kaçabilen insanlar Türkiye sınırına akın ediyor.

Türkiye hükümetinin sahip çıktığı mülteciler, ne kadar da sığınacak bir yer bulabileseler de zor günler geçiyor. Türkiye'den farklı gençlik örgütleri ise komşu ülke halkının dertlerini paylaşmak üzere Suriye sınırına gitmeyi kararlaştırdığını açıkladı.

Konvoy, 15 Temmuz'da İstanbul'dan yola çıkacak ve 16 Temmuz Cumartesi sabahı Hatay sınırında olacak. 17 Temmuz Pazar günü genel program bitecek. Suriye sınırına giden gençler, mülteci çocuklara hediyeler götürecek ve Suriye halkıyla kucaklaşacak. Aynı zamanda gençler uçan balonlara Arapça, İngilizce ve Türkçe destek mesajları yazıp sınırın diğer tarafına gönderecek..

Destek için ulaşım...

Fatih Kaşçıoğlu - 0534 356 37 57
İhsan Aslan - 0537 935 61 09

on5yirmi5.com

Suriye'deki iç karışıklıklarda hayatını kaybedenler için Fatih Camii'nde gıyabi cenaze namazı kılındı
25 Haziran 2011

Cuma namazından sonra Fatih Camii avlusunda toplanan İHH, Özgür Der, Mazlum Der'den oluşan 'Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu' üyesi yaklaşık 400 kişilik grup, Suriye'de hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kıldı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad aleyhine pankart açıp slogan atan eylemciler, Baas rejimini de protesto etti.

Gıyabi cenaze namazında yapılan konuşmalarda,Beşar Esad'ın ülke yönetiminden ayrılmasını istendi. Açıklamalarda, Müslüman ülkelerin el birliğiyle Suriye'deki Baas rejimini devirmesi talep edildi. haber1001

Suriye halkına İstanbul'dan destek
23 Haziran 2011

Suriye’de Baas yönetiminin zulmüne karşı Cuma günü İstanbul fatih Camii'nde protesto gösterisi yapılacağı bildirildi.

Suriye halkının taleplerini katliamla bastırmaya çalışan Baas diktatörlüğünün zulümleri devam ediyor. Bir bir şehirlere giren Suriye ordusu dilediğini tutuklayıp dilediğini katlediyor. Halk, katliam korkusuyla yerini-yurdunu terk edip sınırdaki ülkelere sığınıyor.

24 HAZİRAN CUMA, FATİH CAMİİ'NDE

Suriye halkının protestolarına yönelik Baas yönetiminin sert tutumunu protesto etmek halkın adalet, özgürlük taleplerine Türkiye'den ses vermek için çeşitli İslami kuruluşların bir araya gelerek oluşturduğu Suriye Halkıyla Dayanışma Platformu, 24 Haziran Cuma günü Cuma namazı sonrasında Fatih Camii avlusunda toplanma çağrısında bulundu.

Yapılan çağrıda Suriye'de şehit edilen kardeşlerimiz için gıyabi cenaze namazı kılınacağı bildirildi.
haber10

Suriye Başkonsolosluğu önünde protesto
7 Ağustos 2011
Saadet Partisi İstanbul İl Gençlik Kolları üyesi bir grup, Suriye'de yaşanan olayları, bu ülkenin İstanbul Başkonsolosluğu binası önünde protesto etti.

Şişli'deki, başkonsolosluk binası önünde toplanan grup adına açıklama yapan Saadet Partisi İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı İsmail Acar, Suriyelilerin, yıllardır devam eden Baas rejimine karşı hakları olan adil yönetim talebinde bulunduklarını belirtti.

Suriyeli yöneticilerin, ''bu masum talepleri hiçe saydığını'' ifade eden Acar, ''Baskı ve zulmün şiddetini arttırmışlardır. Hak tecelli edecek ve zulüm edenler cezasını çekecektir'' diye konuştu. haber10

Saç kesme eylemine milletvekillerinden destek
CHP milletvekili Şafak Pavey ve BDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, "Hopa olayları davası" kapsamında tutuklanan öğrencilere destek olmak için saçlarını keserek olayı protesto ettiler.Eğitim Sen Ankara Üniversitesi Şubesince, Cebeci Kampüsü girişinde, Hopa'da çıkan olaylarla ilgili, Ankara'da düzenlenen gösterilere dair başlatılan soruşturma kapsamında öğrencilerin tutuklanmasını protesto etmek için eylem düzenlendi 08.12.2011 ANKARA netgazete

Eğitim-Sen'den kanun değişikliğine protesto
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen üyesi bir grup, Milli Eğitim Bakanlığının değiştirilen teşkilat kanununu protesto etti. Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanan grup, bakanlık aleyhine ç eşitli pankartlar açıp, slogan attı. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, grup adına yaptığı açıklamada, değişikliğin bakanlığın merkez teşkilatında çalışanlar arasında huzursuzluğa yol açtığını savundu. 08.12.2011 ANKARA netgazete

İşten Çıkarılanlar AKP Binası Önünde Eylem Yaptı
31 Aralık 2011

Konya'da, Selçuk Üniversitesi Alaeddin Keykubat Öğrenci Yurdu'nun temizlik işlerini alan taşeron şirketin işten çıkardığı yaklaşık 40 işçi, Ak Parti il binası önünde toplanarak protesto gösterisi yaptı.
Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan ihaleyi alan yeni şirketin, kendi adamlarını çalıştırmak için yaklaşık 250 kişinin işine son verdiğini göne süren protestocular, zor durumda kaldıklarını söyledi. İşçiler adına konuşan 46 yaşındaki Yüksel Kaya, "Hepimiz taşeron temizlik şirketinde çalışan elemanlarız. Kredi ve Yurtlar Kurumu Müdürlüğü her sene yurdun temizlik işleri için ihale yapar. Şirketler ihaleye girer ve ihaleyi alan temizlik şirketleri bizi hiç işten çıkarmazdı. Ancak bu sene ihaleyi 3 seneliğine alan temizlik şirketi bizi çıkartarak kendi elemanlarını çalıştıracağını söyledi" dedi.

Yüksel Kaya, ihaleyi alan şirketin tazminat ödememek için bunu yaptığını ileri sürerek, "Çünkü bizimle işe başlasaydı. Bizim birikmiş tazminatlarımızı da ödemek zorunda kalacaktı" diye konuştu.
aktifhaber

İstanbul'da Patlama
01.03.2012



İstanbul'da polis aracına yönelik bombalı saldırıda 15'i polis,16 kişi yaralandı

Olay, Beyoğlu Sütlüce'deki MÜSİAD ve AK Parti İl binaları önündeki Çevik Kuvvet otobüsü yanında gerçekleşti.
İlk belirlemelere göre yol kenarına bırakılan motosiklette, polis minibüsünün geçişi sırasında patlama oldu.

15 polis memur ile yol kenarında çalışan bir inşaat işçisi yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.

Polis minibüsü ile yakınında bulunan sivil bir araçta büyük hasar meydana geldi. Çevredeki binaların camları kırıldı.
TRT

TGB, ABD askerlerinin korkulu rüyası olmaya devam ediyor



Pazar, 04 Mart 2012
Muğla'nın Bodrum İlçesi'ne 3 gün önce gelen ABD savaş gemisi "USS Sullivans" TGB'liler tarafından protesto edildi.

Hatırlanacağı gibi daha önce Bodrum'a ayak basan ABD askerleri TGB'lilerin öfkesiyle karşılaşmıştı. ABD subayının başına çuval geçiren TGB'liler olayı kaydetmiş daha sonra emniyetin olağanüstü çabalarıyla olaya ait tüm görüntülere el konulmuş ve kanunsuzca iade edilmemişti. Olaydan sonra basın açıklaması yapan TGB'liler "eğer görüntüler iade edilmezse yine ABD askeri yakalar yeniden çuvalı geçiririz" şeklinde açıklama yapmışlardı. İşte bu kararlılıkla TGB'liler bugün yine Bodrum sokaklarını conilere dar ettiler. TGB'liler Bodrum sokaklarında köşe bucak ABD askeri aradı. Başı çuvallı ABD askerleri korkularından pek ortalıkta görünmemeye dikkat ettiler.
Akşama doğru saat 17.00 sıralarında, Kumbahçe Sahili'nde toplanan TGB'liler ABD savaş gemisi 'USS Sullivans'ın demirli olduğu Bodrum Gemi Yanaşma İskelesi'ne doğru yürüyüşe geçti.

Şeytanın üzerine yürüyen gençler: "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz", "Katil ABD", "Kahrolsun ABD Emperyalizmi", "6. Filo'yu Unutmayın", "Atatürk Gençliği Görev Başında" ve "Yankee Go Home" sloganları attı.

Polis 'coni'ye kalkan oldu

Polisin geniş güvenlik önlemi altında Gemi Yanaşma İskelesi'nin yakınına gelen TGB'liler, ABD gemisini arkalarına alarak basın açıklaması yapmak istedi. Ancak, polis grubun caddenin sahil tarafına geçmesine izin vermeyip, ellerindeki megafon ile fotoğraf makinelerini almak istedi. Gençler direnince, İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Nevzat Erem, gözaltına alınmaları için talimat verdi.

Yaşanan arbede nedeniyle 40 kişilik takviye Çevik Kuvvet ekibi gönderildi. Basın açıklamasına müsade etmeyen polisler bazı TGB'lileri darp etti. TGB'lilerin kararlı duruşu karşısında olay yerine gelen İlçe Emniyet Müdürü Ömer Akgün, gruba istedikleri yerde açıklama yapabileceklerini söyledi. Polis TGB'lilerin kayıt yapmasını engellemeye çalışırken bütün bu olanlar savaş gemisindeki ABD askerleri tarafından kaydedildiği görüldü.

Eylemlerimiz giderek artacak

Grup adına açıklama yapan Türkiye Gençlik Birliği Muğla İl Başkanı Sefa Parlak, ABD'li askerlerin başına çuval geçirmek için çeşitli illerden Atatürk gençliğinin Bodrum'a geldiğini belirterek, "İki gündür elimizde çuvalla gezmemize rağmen ortalıkta bir tek ABD askeri göremedik. Türkiye'nin neresinde olursa olsun ABD askerinin başına çuval geçirmeye hazırız. Çünkü, ABD askerinin başına geçirdiğimiz çuval emperyalizmin başına geçirilmiştir."

Bu çuval, vatan savunmasının ve bağımsızlığımızın bir sembolüdür. ABD savaş gemisi Akdeniz'de dolaşarak sadece bölge ülkelerinin geleceğini değil ülkemizinde geleceğini tehlikeye atmakta, ülkemizin komşuları ile olan ilişkilerine darbe vurmaktadır.

Bu nedenle Atatürk'ün gençleri ve askerleri olarak ABD'li askerlere karşı bu tür eylemlerimizi giderek arttıracağız. Hakkımızda 16 yıl değil, 160 yıl hapis veya idam cezası da verseler de bizi asla yıldıramazlar" dedi.

Gece saatlerinde Bodrum sokaklarına ABD askeri arayan TGB'li 11 kişi gözaltına alınd. Emniyet Bodrum'da adeta seferberlik ilan etmiş durumda. Gözaltı sayısı artabilir. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
tgb.gen.tr

ODTܒde boykot: "Polis varsa, Ders Yok!"
20 ARALIK 2012



Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde, önceki gün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversiteye gitmesi nedeniyle düzenlenen gösterilere polisin sert müdahale etmesi bugün boykotla protesto ediliyor.
Boykot, Ortadoğu Öğretim Elemanları Derneği, Eğitim Sen ODTÜ Temsilciliği, ODTÜ Öğrencileri ve ODTÜ Mezunları Derneği'nin çağrısıyla düzenlendi.

Boykot "Polis varsa, Ders Yok! 20 Aralık 2012 günü ODTÜ'de ders vermiyoruz, derslere girmiyoruz" sloganıyla gerçekleştiriliyor.
Hem öğretim üyeleri, hem öğrenciler, hem de çalışanlar boykotun katılımcıları arasında.
Başbakan Erdoğan Salı günü, Çin’den fırlatılan Göktürk-2 uydusu için ODTÜ Uzay’da yapılan törene katılmak üzere üniversiteye gitmişti.
Başbakanın ziyareti dolayısıyla üniversiteye sevkedilen binlerce takviye polis, Erdoğan'ın ziyaretini protesto eden öğrencilere gaz bombaları ve tazyikli su ile sert bir şekilde müdahalede bulunmuş, hatta yaralananlar için yollanan ambulanslara bile engel olunduğu haberleri gelmişti.
Müdahale sırasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Barış Barışık, polisin gaz tabancasından attığı fişeğin başına gelmesi sonucu başından ağır yaralandı.
Aldığıdarbe sonucu beyin kanaması geçiren Barışık halen tedavi altında.
ODTÜ Rektörlüğü'nden yapılan açıklamada da polisin tavrı eleştirilmişti.
Yaşananlar önceki gün ve dün de Türkiye’nin farklı üniversitelerinde düzenlenen eylemlerle protesto edildi.
BBCT

Mümtazer Türköne'ye Yumurtalı Saldırı
12 Mart 2011
Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde konferans veren gazeteci-yazar Mümtazer Türköne'yi proteste eden 'Öğrenci Kollektifi' üyesi 15 kişilik bir öğrenci grubuna polis müdahale etti.

Mümtazer Türköne, bugün Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kültür Merkezi'nde 'Referandum sonrası Türkiye' konulu konferans verdi. 'Öğrenci Kollektifi' grubu, Mümtazer Türköne salona girince ıslıklarla protestoda bulundu. Türköne yerine otururken, alkışlarla protestoya devam eden grup, yumurta fırlatmaya başladı.

TÜRKÖNE: PARAZİTLERE ALDIRMAYIN

Polis, şemsiye açarak Mümtazer Türköne'yi korudu. Türköne'ye yumurta isabet etmedi.

Protestocu öğrenciler kol kola girerek, "AKP'nin kalemi üniversitemizden defol. Seni burada istemiyoruz. Üniversiteler bizimdir bizim kalacak" diyerek bağırdı.

ÖĞRENCİLER: BİZE HAKARET ETTİ ÖZÜR DİLESİN

Polis öğrencileri tekrar uyarırken, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Mehmet Bahar öğrencilerin yanına giderek, "Salonun onda sekizi bu konuşmayı bekliyor. Kimseyi engellemeyin. Sessizce dışarı çıkın" dedi. Bunun üzerine öğrenciler, "Bize hakaret eden kişi özür dilemeden çıkmayız. Senatoda karar alın özür dileyin, çıkalım" yanıtını verdi.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Bahar, "Özür dilemek yok. Önce hocanın konuşmasını dinleyin. Ondan sonra protestonuzu yapın" dedi. Öğrenciler ise, Mümtazer Türköne'yi konuşturmak istemediklerini söyledi.

Prof.Dr. Mehmet Bahar elini kaldırarak, "O zaman defolun gidin" diye sahneye doğru giderken, eliyle hareket yaparak dışarı çıkmalarını istedi. Öğrenciler çıkmamakta direnince polis ve özel güvenlik görevlileri müdahalede bulundu.

Dışarı çıkarılan öğrenciler yeniden içeri girmek isteyince polis izin vermedi. Mümtazer Türköne konuşmasına devam etti. Protestocu öğrenciler dışarıda basın açıklaması yaparak, hem üniversite yönetimi ve polisi, hem de Mumtazer Türköne'yi suçladı.
aktifhaber

TBMM'de sivil itaatsizlik eylemi: Kravatını çıkartıp mikrofana astı


AK Parti'ye bomba
2012-02-13
AK Parti Çekmeköy İlçe Başkanlığı Çamlık Mahallesi Teşkilatına atılan ses bombası patladı.
Bugun.com.tr
_________________
Bir varmış bir yokmuş...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et AIM Adresi
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    EntellektuelForum Forum Ana Sayfa -> İÇ SİYASET Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Powered by phpBB © phpBB Group. Hosted by phpBB.BizHat.com


Start Your Own Video Sharing Site

Free Web Hosting | Free Forum Hosting | FlashWebHost.com | Image Hosting | Photo Gallery | FreeMarriage.com

Powered by PhpBBweb.com, setup your forum now!
For Support, visit Forums.BizHat.com